MİLYONLARIN HABER MERKEZİ

haberturkiyeden.com

USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
SON DAKİKA

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Politika faizi sabit tutuldu | BIST 100 yeni rekor seviyede

Kategori

Dünya

Dünya kategorisindeki tüm haberler

Gece yarısı sıcak çatışma: ABD İran'ı vurdu, Tahran anında yanıt verdi
Dünya

Gece yarısı sıcak çatışma: ABD İran'ı vurdu, Tahran anında yanıt verdi

Hürmüz Boğazı'nda ABD ordusuna ait Apache tipi bir helikopterin düşmesinin ardından Washington-Tahran hattında gerilim zirveye tırmandı. ABD'nin "meşru müdafaa" gerekçesiyle İran'daki hava savunma sistemleri ve radarları vurmasına, İran Devrim Muhafızları Bahreyn ve Ürdün'deki Amerikan askeri üslerini hedef alarak sert karşılık verdi. Tahran, yeni bir ABD saldırısına anında yanıt verileceğini duyurdu. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan helikopter kazası, Ortadoğu'da pimini çektiği büyük bir krizin fitilini ateşledi. ABD ve İran güçleri arasında gece saatlerinde başlayan karşılıklı saldırılar, bölgeyi bir anda savaşın eşiğine getirdi. ABD'DEN GECE YARISI "MİSİLLEME" OPERASYONU ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), düşen Apache helikopterinin ardından harekete geçerek İran'a karşı misilleme saldırıları düzenlediğini açıkladı. Operasyonun "meşru müdafaa" kapsamında yapıldığını belirten CENTCOM, "Bu operasyon İran'ın haksız saldırganlığına orantılı bir yanıt niteliğindedir" ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların hemen ardından İran medyası; Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik şehri, Keşm Adası ve Bender Abbas bölgelerinde şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Olayların sıcağı sıcağına ABD Başkanı Donald Trump'tan da flaş bir açıklama geldi. ABC kanalına konuşan Trump, operasyonu doğrulayarak şu ifadeleri kullandı: "Tepki vermek çok önemli. Bir helikopteri düşürdüler ve şu anda misilleme yapıyoruz." CENTCOM: SALDIRI DALGASI 4 SAAT SÜRDÜ Sabaha karşı operasyonun detaylarını paylaşan CENTCOM, başlatılan saldırıların tamamlandığını ve yaklaşık 4 saat sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, ABD Hava Kuvvetleri ve Donanmasına ait savaş uçaklarından atılan hassas güdümlü mühimmatların kullanıldığı belirtildi. Saldırıda Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hava savunma sistemleri, yer kontrol istasyonları ve gözetleme radarı tesislerinin vurulduğu aktarılarak, operasyonun uluslararası ticari gemilere yönelik saldırılara da bir yanıt olduğu vurgulandı. İRAN CEVAPSIZ BIRAKMADI: ABD ÜSLERİNE İHA VE FÜZE YAĞMURU ABD'nin gece yarısı operasyonuna Tahran yönetiminden yanıt gecikmedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, saldırılar sonrası ABD'nin Ortadoğu'daki stratejik üslerinin hedef alındığını duyurdu. Yapılan resmi açıklamada, ABD'nin bölgedeki deniz ve hava üslerinde toplam 21 hedefin vurulduğu belirtildi. İran'ın misilleme dalgasında şu kritik noktalar hedef alındı: Bahreyn'deki ABD 5. Filosu: İnsansız hava araçları (İHA) sürüsüyle yoğun saldırı altına alındı. Ürdün'deki Muvaffak Salti Askeri Üssü: Balistik füzelerle hedef alındı. İddialara göre, F-35 savaş uçaklarının bulunduğu hangarlar da dahil olmak üzere 4 önemli hedef imha edildi. "ABD İHA'SI DÜŞÜRÜLDÜ" İDDİASI ABD'nin saldırılarını "sahte bahanelerle" düzenlediğini savunan İran tarafı, ABD füzelerinin Sirik kentinde askeri hedeflerden ziyade 2 su deposunu vurduğunu ve 1 iletişim kulesine hasar verdiğini iddia etti. Öte yandan krizin boyutunu büyütecek bir diğer gelişme de ülkenin güneyindeki Buşehr eyaletinde yaşandı. İran, ABD ordusuna ait teknoloji harikası MQ-9 Reaper tipi bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü tüm dünyaya ilan etti. Bölgede tansiyon en üst seviyede seyrederken, gözler tarafların atacağı bir sonraki adıma çevrildi.

10 Haziran
Tahran'ın kararı piyasaları vurdu! Altın çakıldı, petrol fırladı

Tahran'ın kararı piyasaları vurdu! Altın çakıldı, petrol fırladı

İran'ın Lübnan’a yönelik saldırılar nedeniyle ABD ile müzakereleri askıya alması piyasaları sarstı. Altın bu restin ardından yüzde 3 düşerek Kapalı Çarşı'da 6 bin 620 liradan alıcı buluyor. Petrol ise 96 dolar seviyesine yükseldi. Ortadoğu'daki sıcak çatışma ortamı, hem diplomatik köprülerin atılmasına hem de küresel emtia piyasalarında sert dalgalanmalara neden oluyor. İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi, İran ve ABD arasındaki ince diplomatik bağı kopardı. İRAN'DAN REST GELDİ İran resmi haber ajansı Tasnim tarafından bugün (1 Haziran) servis edilen habere göre, Tahran yönetimi Washington ile Pakistan'ın arabuluculuğunda yürüttüğü dolaylı mesaj alışverişini ve müzakereleri durdurma kararı aldı. Ajansın üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberde, bu kararın temel gerekçesi olarak İsrail'in Lübnan'daki eylemleri ve ateşkes sürecinin ihlali gösterildi. Yapılan resmi açıklamada, "İsrail’in Lübnan’daki eylemlerinin sürmesi ve Lübnan’ın ateşkesin ön koşulları arasında yer alması nedeniyle İran müzakere grubu, arabulucu vasıtasıyla yürütülen temasları sonlandırıyor" ifadelerine yer verildi. KRİZ PİYASALARI VURDU: ALTIN GERİLEDİ PETROL FIRLADI Diplomasi cephesindeki bu sertleşme, enerji ve değerli maden piyasalarında zıt yönlü ve keskin hareketlere yol açtı. Ortadoğu'daki petrol tedarik zincirine yönelik endişelerin artmasıyla enerji fiyatları zirve yaparken, altında geri çekilme yaşandı. Piyasalardaki son durum rakamlara şu şekilde yansıdı: Brent petrol: Küresel enerji piyasalarında sert bir sıçrama yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5'i aşan bir artışla 95,45 dolar seviyesine tırmandı. Spot altın: Küresel piyasalarda spot altın, yüzde 1,5 oranında değer kaybederek 4.467 dolar seviyesine geriledi. Gram altın: İç piyasada gram altın yüzde 1,4'lük düşüşle 6.594 TL seviyesinden alıcı buldu. Kapalıçarşı'da son durum: Fiziki altın talebinin kalbi olan Kapalıçarşı'da ise düşüş daha sert hissedildi. Gram altın fiyatı yüzde 3 oranında değer kaybederek 6.620 TL seviyelerine çekildi.

1 Haziran
Çin’deki kritik zirvede tek Türk konuşmacı olan Ali Babacan'dan önemli mesajlar

Çin’deki kritik zirvede tek Türk konuşmacı olan Ali Babacan'dan önemli mesajlar

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye'den tek davetli olarak katıldığı Çin'deki 2026 Küresel Finans Forumu'nda 'Uluslararası Para Sistemi'nin bugünü ve geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Nobel ödüllü ekonomistlerin ve küresel ekonomi yönetiminin yer aldığı zirvede konuşan Babacan, uluslararası finansal işleyişe yönelik sert eleştirilerde bulunarak yapısal reform önerilerini sıraladı. Tsinghua Üniversitesi PBCSF tarafından düzenlenen 2026 Küresel Finans Forumu'nda kürsüye çıkan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan ; iş, akademi ve ekonomi dünyasından üst düzey isimlerin katıldığı oturumda küresel ekonomik işleyişi değerlendirdi. Konuşmasında dünyaya yön veren ekonomi kuruluşlarında ülkelerin söz ve oy hakkına dair daha kapsayıcı bir model olması gerektiğini vurgulayan Babacan, çok taraflılık ve güven vurgusu yaptı. "FİNANSAL ARAÇLARIN SİLAH HALİNE GETİRİLMESİ..." Bazı ülkelerin finansal araçları birer silah gibi kullandığına dikkat çeken Ali Babacan, tek taraflı kısıtlamaların küresel sisteme zarar verdiğini belirterek şunları söyledi: "Bugün finansal araçların silah haline getirildiğini daha fazla görüyoruz. Bazı ülkelerin kendi rezervlerine erişiminin sınırlandırıldığını gördüğümüzde ya da işlemler bakımından sınırlamalar getirildiğini gördüğümüzde, özellikle de bu kararlar sadece tek bir ülke tarafından tek taraflı biçimde alındığında, endişe düzeyi giderek yükseliyor ve güven aşınıyor. Ne yapılması gerektiğine ilişkin öngörülebilir kurallara sahip olmamız gerekir. Rezervlere getirilecek sınırlamalar veya kısıtlamalar ya da işlemlere getirilecek sınırlamalar hakkında karar verecek çok taraflı bir mekanizmanın bulunması gerekir. Orantılılık gibi normlara sahip olmamız gerekir; ya da bu yaptırımlar uygulanmadan önce çok taraflı bir gözden geçirme mekanizması olmalıdır. Belki de yaptırımların son çare olarak kullanılması kural haline gelmelidir. Eğer bir yaptırım uygulanacaksa, buna Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya da bunu yapma yetkisine ve meşruiyetine sahip benzer bir mekanizma tarafından karar verilmelidir. Dolayısıyla güven çok önemlidir ve çok, çok hızlı biçimde aşınmaktadır." EKONOMİ KURULUŞLARINDA ÜLKELERE OY VE SÖZ HAKKI ÖNERDİ IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlardaki mevcut yönetim modelinin adaletsiz olduğuna değinen Babacan, söz ve oy ağırlığının dengelenmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: "Bretton Woods kurumları da dahil olmak üzere birçok uluslararası kurumda söz ve oy ağırlığı hiçbir zaman demokratik ya da adil olmadı. Bunun anlamı şu: Ülkelerin uluslararası kurumlardaki söz hakkının kendi ağırlıklarını yansıtacak şekilde temsil edilmesi gerekir ki bu uluslararası kurumların aldığı kararlar küresel ya da bölgesel meşruiyete sahip olabilsin. Dolayısıyla uluslararası finans kuruluşlarında karar alma süreçleri bakımından kapsayıcılık çok, çok önemli bir konudur. Kapsayıcılığın bir diğer boyutu da likiditeye erişimdir. Likiditeye erişim bazı ülkelerin ayrıcalığı olmamalı; bütün ülkeler için öngörülebilir ve erişilebilir bir imkân olarak görülmelidir. Özellikle IMF bünyesinde, ülkelerin belirli kriterlere göre ön yeterlilikten geçirilmesine ilişkin bazı çalışmalar zaten var. Böylece bir acil durum yaşandığında likidite çok hızlı biçimde sağlanabilir. Dolayısıyla kapsayıcılık açısından, söz ve oy ağırlığı ile acil durumlarda likiditeye erişim, üzerinde çalışılması gereken çok, çok önemli alanlardır diye düşünüyorum." "FARKLI SİSTEMLER GÜVENLİ ALTERNATİFLERE YÖNELTİR" Küresel ekonomide artık merkezi bir koordinatörün bulunmadığını ve birden fazla sistemin bir arada var olduğunu belirten Babacan, bu yapıların uyumuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Hedef daha fazla bağlantısallık ve daha fazla ortak protokol olmalıdır. Bu da mesajlaşma ve kimlik doğrulama alanlarında standartlara sahip olmamız gerektiği anlamına gelir. Birden fazla sistemin bulunması muhtemelen kaçınılmaz olacak. Sistemler derken ödeme ağlarından veya dijital para birimlerinden söz ediyorum. Rezerv para birimleri açısından da daha fazla çeşitlenme olacaktır ve bu giderek daha fazla yaşanacaktır. Çünkü güven eksikliği, insanları kaçınılmaz olarak yeni alternatifler, mümkünse daha güvenilir alternatifler bulmaya yöneltir. Farklı sistemler bir arada var oldukça, farklı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışabilmesi çok önemli bir konu haline gelecektir." "YENİ PARA DÜZENİNİN BAŞARISI KİMİN KAZANDIĞIYLA DEĞİL, NE KADAR UYUM İÇİNDE OLDUĞUYLA ÖLÇÜLECEK" Babacan, yeni kurulacak para düzeninin başarı kriterinin bir mücadele veya kazanan yaratmak olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: "Özetle, yeni para düzeninin başarısı kimin kazandığıyla ölçülmeyecek. Bu, birbirimizle savaştığımız bir mücadele değil ve mesele kimin kazanacağı meselesi de değil. Başarı nihayetinde sistemin ne kadar güvenilir ne kadar kapsayıcı ve farklı sistemlerle ne kadar uyum içinde olduğuyla ölçülecek. Türkiye gibi dünyayla güçlü bağları olan ekonomiler açısından hedef, kontrolsüz bir ayrışma değil, ortak kurallar çerçevesinde yönetilebilir bir rekabettir. Aksi halde kendimizi çok daha zor durumların içinde bulabiliriz. Unutmayalım ki mesele yalnızca tek bir rezerv para ihraç eden ülkeden kaynaklanan yayılma etkileri değildir; aynı zamanda orta ve uzun vadede nihayetinde hepimizi etkileyecek olası geri yansıma etkileridir." "ULUSLARARASI PARA SİSTEMİNDE KAÇINILMAZ BİR EVRİM YAŞANIYOR" Dünyanın geçmekte olduğu zorlu döneme dikkat çeken Babacan, uluslararası para sisteminin geleceğine ilişkin, "Şu an itibarıyla bu evrimin nereye varacağını veya nihayetinde sistemi nasıl şekillendireceğini henüz bilmiyoruz. Türkiye gibi bölgesel güçler açısından öncelik elbette finansal istikrar, ticaret akışlarının sorunsuz işlemesi ve acil durumlarda likiditeye erişimdir" ifadelerini kullandı. "G20 ŞU ANDA İYİ İŞLEMİYOR; EN ACİL İHTİYAÇ ABD-ÇİN ARASINDA İSTİKRARLI DİYALOGDUR" Konuşmasının ardından gelen soru-cevap bölümünde G20'nin işleyişine değinen Babacan, küresel güçlerin doğrudan iletişim kurması gerektiğini belirterek eleştirilerini şöyle tamamladı: "G20'nin iyi tarafı, yeterince temsil kabiliyetine sahip olması, ama aynı zamanda etkileşimli bir diyaloğa imkân verecek kadar da küçük olmasıdır. Büyük masalarda, büyük çok taraflı kurumlarda gerçek bir diyalog mekanizması kurmak çok zordur çünkü sayı buna izin vermez. Sadece açıklamanızı yapar ve oradan ayrılırsınız. Fakat G20 masası etkileşimli ve verimli bir görüşme yapılmasına imkân verecek kadar küçüktür. Buna rağmen, bazı ülkelerin kendi tek taraflı siyasi ve ekonomik hedeflerinin peşinden gitmesi G20'nin işleyişine bir ölçüde zarar vermiştir. G20 şu anda iyi işlemiyor. Fakat G20'den önce, bence en acil ihtiyaç ABD ile Çin arasında istikrarlı ve sürekli bir diyalog mekanizmasıdır. Çünkü finansal meselelere baktığımızda ABD ile Çin'in konuşması gerekir. Teknolojiye baktığımızda, özellikle yapay zekânın düzenlenmesi gibi konularda ABD ile Çin'in konuşması gerekir. Jeopolitikten bahsettiğimizde ister dünyanın bu bölgesinde ister başka bölgelerinde yaşansın, yine ABD ile Çin'in birbiriyle konuşması gerektiği görülüyor. ABD ile Çin'in Pekin'de İran hakkında konuşması, artık birçok jeopolitik meselede konuşmaları gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla bu iki ülke arasında doğrudan iletişim hatları ile istikrarlı iletişim ve diyalog mekanizmaları bulunmalıdır ki diğer çok taraflı platformlar daha verimli ve daha etkili biçimde işleyebilsin."

31 Mayıs
Putin misilleme emri verdi, başkent Kiev Oreşnik füzeleriyle yerle bir edildi

Putin misilleme emri verdi, başkent Kiev Oreşnik füzeleriyle yerle bir edildi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in misilleme emri sonrası Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gece boyunca patlamalar yaşandı. Rusya’nın Oreşnik tipi balistik füze kullandığı saldırılarda en az 1 kişi öldü, 21 kişi yaralandı. Ukrayna, ABD ve Avrupa’dan saldırı istihbaratı aldıklarını açıkladı. Kiev yönetimi ayrıca Rusya’nın askeri tesisleri ve drone merkezlerine uzun menzilli saldırılar düzenlediklerini duyurdu. Gerilim sonrası bölgede savaşın daha da büyümesinden endişe ediliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya yönelik misilleme emri vermesinin ardından Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gece boyunca patlamalar yaşandı. ABD ve Ukrayna makamlarının Rusya’nın olası füze saldırısına karşı uyarıda bulunmasının ardından başlayan saldırılarda en az 1 kişi hayatını kaybetti, 20’den fazla kişi yaralandı. KİEV GECE BOYUNCA HEDEF OLDU Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, saldırılarda konutlar, öğrenci yurdu, araç servis merkezi ve alışveriş merkezinin vurulduğunu açıkladı. Kliçko, yaralı sayısının 21’e yükseldiğini, yaralananlar arasında 15 yaşında bir çocuğun da bulunduğunu duyurdu. Yaralılardan üçünün durumunun ağır olduğu belirtildi. 13 kişinin hastaneye kaldırıldığı, 8 kişinin ise olay yerinde tedavi edildiği aktarıldı.

24 Mayıs
Ceferin'den Türk futboluna övgü dolu sözler: Konuşmakla kalmayıp mükemmel tesisler inşa ettiler

Ceferin'den Türk futboluna övgü dolu sözler: Konuşmakla kalmayıp mükemmel tesisler inşa ettiler

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, UEFA Avrupa Ligi finali öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin 2032 Avrupa Şampiyonası için birçok Avrupa ülkesine karşı avantaj elde ettiği söyleyen Ceferin, "Bunu sadece kibarlık olsun diye söylemiyorum. Avrupa'daki pek çok ülke 20 yıldır yeni statlardan bahsediyor ve sonra hiçbir şey olmuyor. Türkiye ise sadece konuşmakla kalmadı, harekete geçip mükemmel tesisler inşa etti. Bu çok büyük bir fark yaratıyor'' dedi. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, 2019 yılından bu yana İstanbul'un 3 UEFA finaline ev sahipliği yapmasının Türkiye'nin büyük UEFA organizasyonlarını başarıyla gerçekleştirebileceğinin kanıtı olduğunu söyledi. ''GERÇEK FUTBOL ATEŞİNİ HİSSEDİYORSUNUZ'' Ceferin, Anadolu Ajansı muhabirine açıklamasında, Türkiye'nin gelişmekte olan bir futbol ülkesi değil büyük bir futbol ülkesi olduğunu belirterek "Aradaki fark, bazen algının gerçeklerin gerisinde kalmış olmasıdır. Buraya geldiğinizde statları, kulüpleri, taraftarları, medyanın ilgisini, hükümetin ve federasyonun kararlılığını görüyorsunuz, yani doğru olan tüm bileşenler mevcut. Ancak her şeyden öte, o gerçek futbol ateşini hissediyorsunuz. Türkiye'de futbol sadece maç günlerinde değil, her gün önemlidir. Bu sizin en büyük gücünüz ama aynı zamanda çok büyük bir sorumluluğunuzdur." diye konuştu. ''BURAYA DÖNMEK HER ZAMAN BİR ZEVK'' 2019 UEFA Süper Kupa ve 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerinde Türkiye'nin ev sahipliğinden memnun kalıp kalmadıkları sorusuna Ceferin, "Bence bu çok açık, federasyona ve şehre güvenmeseydik tekrar tekrar buraya dönmezdik. 2019 Süper Kupa, 2023 Şampiyonlar Ligi finali ve şimdi de Beşiktaş Park'taki 2026 Avrupa Ligi finali; bunların hepsi Türkiye'nin büyük UEFA organizasyonlarını başarıyla gerçekleştirebileceğinin kanıtıdır. Elbette her finalle birlikte standartlar da yükseliyor. Ulaşım, güvenlik, taraftar akışı, stadyuma giriş ve çıkışlar genel taraftar deneyimini hala geliştirebileceğimiz alanlar. Ancak genel sonuç olumlu. İstanbul, Avrupa'nın en büyük futbol şehirlerinden biri ve buraya dönmek her zaman bir zevk." yanıtını verdi.

20 Mayıs
Alıkonulan Sumud aktivistlerine insanlık dışı muamele!

Alıkonulan Sumud aktivistlerine insanlık dışı muamele!

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, aralarında Türklerin de bulunduğu alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerini Aşdod Limanı’nda provoke etmeye çalıştı. Bir kadın aktivistin Ben-Gvir'in yüzüne “Özgür Filistin” sloganı atmasının ardından İsrail polisinin sert müdahalede bulunduğu anlar kameralara yansıdı. Ardından Ben-Gvir’in “İşte böyle yapmak gerekiyor” dediği duyuldu. Aktivistlerin kelepçeli şekilde diz çöktürülerek tutulduğu görüntüler tepki çekti. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Aşdod Limanı'nda alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerini provoke etti. Bir kadın aktivist Ben-Gvir'in yüzüne 'Özgür Filistin' diye bağırdı, polis kadını yere yatırdı. İsrail ordusu, 18 Mayıs'ta uluslararası sularda 44 ülkeden 428 aktivisti taşıyan filoya saldırarak aktivistleri hukuka aykırı şekilde alıkoydu; filoda 78 Türk katılımcı vardı. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ülkesinin uluslararası sularda hukuka aykırı bir şekilde alıkoyup kötü muamelede bulunduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerini Usdud (Aşdod) Limanı'nda provoke etmeye çalıştı. ALIKONULAN AKTİVİSTLERE İSRAİL İŞKENCESİ Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu görüntüyü paylaştı. BEN GVIR'İN YÜZÜNE "ÖZGÜR FİLİSTİN" DİYE BAĞIRDI Görüntülerde, Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadın aktivistin "Özgür Filistin" diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansıyor. Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir'in "İşte böyle yapmak gerekiyor." dediği duyuluyor.

20 Mayıs
Almanya, Türkiye’ye patriot ve 150 asker gönderiyor

Almanya, Türkiye’ye patriot ve 150 asker gönderiyor

Almanya, NATO’nun güneydoğu kanadını güçlendirmek amacıyla önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye Patriot hava savunma sistemi ve yaklaşık 150 asker sevk edeceğini açıkladı. Haziran 2026'da göreve başlayarak Türkiye'deki mevcut ABD birliğinin yerini alacak olan Alman görev gücü, Eylül 2026'ya kadar Türk Silahlı Kuvvetleri ile yakın iş birliği içinde NATO entegre hava savunma ağına bağlı olarak görev yapacak. Almanya, NATO’nun güneydoğu kanadındaki savunma kapasitesini güçlendirme planı kapsamında önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye patriot hava savunma sistemi konuşlandıracak. Alman yetkililer tarafından yapılan açıklamada, görevin NATO’nun bölgedeki hava sahası korumasını artırmayı amaçladığı belirtildi. Alman ordusu bünyesinde oluşturulacak “Hava ve Füze Savunma Görev Gücü”nün, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yakın iş birliği içinde çalışacağı ifade edildi. Almanya Savunma Bakanlığı, konuşlandırmanın NATO’nun entegre hava ve füze savunma sistemi çerçevesinde yürütüleceğini açıkladı. ABD BİRLİĞİNİN YERİNİ ALACAK Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, görevin NATO içindeki sorumluluk paylaşımının bir parçası olduğuna dikkat çekerek, Almanya’nın ittifak içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Pistorius, gönderilecek patriot birliği ve yaklaşık 150 askerin, halihazırda Türkiye’de konuşlu bulunan ABD birliğinin yerini alacağını belirtti. HAVA SAVUNMASINA KATKI VURGUSU Alman Hava Kuvvetleri’nin uluslararası alanda saygın bir görev icra ettiğini dile getiren Pistorius, daha önceki görev deneyimlerine atıf yaparak, “Profesyonellikleriyle NATO hava sahasının korunmasına önemli katkı sağlayacaklar” ifadelerini kullandı. Mevcut planlamaya göre Alman patriot birliği, Haziran 2026’da göreve başlayacak ve Eylül 2026’ya kadar Türkiye’de konuşlu kalacak. Görev süresince birlik, NATO’nun hava ve füze savunma ağına entegre şekilde faaliyet gösterecek. Kaynak: AA

19 Mayıs
Pekin'deki Trump-Şi zirvesinden yansıyan fotoğrafa "Liyakat" tepkisi

Pekin'deki Trump-Şi zirvesinden yansıyan fotoğrafa "Liyakat" tepkisi

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’deki zirvesinden yansıyan bir fotoğraf karesi, uluslararası kamuoyunda tepki topladı. Büyük Halk Salonu’ndaki üst düzey oturumda, dünyanın en büyük iki ekonomisini temsil eden delegeler arasında tek bir kadının bile yer almaması eleştirilere neden oldu. Görseli yorumlayan Harvard Üniversitesi'nden ekonomist Gita Gopinath, durumu liyakatin sonu olarak nitelendirdi. Trump-Şi zirvesinin resmi fotoğrafında hiçbir kadın temsilci yer almıyor. Harvard Üniversitesi'nden Gita Gopinath, fotoğrafı 'meritokrasinin sonu' olarak nitelendirdi. Gopinath, liyakat sisteminden uzaklaşıldığını ve yetenek yerine tanıdıklara önem verildiğini savundu. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de gerçekleştirdiği zirvede kaydedilen bir fotoğraf karesi, uluslararası kamuoyunda ve akademik çevrelerde tepkilere yol açtı. Çin'in başkenti Pekin'deki Ulusal Halk Kongresi binası bünyesinde yer alan Büyük Halk Salonu'nda gerçekleştirilen ikili oturuma ait resmi fotoğrafta, her iki ülkenin heyetleri ve delegeleri arasında hiç kadın temsilcinin yer almaması dikkat çekti. Dünyanın en büyük iki ekonomisinin kritik zirvesindeki bu tablo, yönetim kademelerindeki cinsiyet adaletsizliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. "MASADA TEK BİR KADIN BİLE YOK" Söz konusu fotoğraf karesine yönelik en net tepkilerden biri Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Gita Gopinath’tan geldi. Gopinath, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, kareyi "Meritokrasinin sonunun bir resmi" olarak nitelendirerek, "En büyük iki ekonominin bir araya geldiği toplantıda masada tek bir kadın bile yok" ifadelerini kullandı. "YETENEKLERİNİZE DEĞİL, KİMİ TANIDIĞINIZA ÖNEM VERİLİYOR" İngiliz Guardian gazetesine de konuyla ilgili mülakat veren Gopinath, liyakat esaslı sistemden uzaklaşıldığını savunarak şu değerlendirmede bulundu: "Yeteneklerinize değil, kimi tanıdığınıza önem verildiği bakış açısına geri döndük. Dünyada bu kadar yetenekli kadın varken, nasıl oluyor da masada sadece tek bir cinsiyet yer alabiliyor, bunu anlamak gerçekten imkansız."

17 Mayıs
Dev AVM satışa çıkarıldı! İşte fiyatı

Dev AVM satışa çıkarıldı! İşte fiyatı

TMSF, İzmir'deki Point Bornova AVM'yi 1 milyar 700 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkardı. İhale 17 Haziran’da gerçekleştirilecek. TMSF, Point Bornova AVM'yi 1 milyar 700 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkardı. Satış kapsamında 145 taşınmaz ve çeşitli mal, hak ve varlıklar yer alıyor. İhale 17 Haziran 2026'da kapalı zarf ve açık artırma yöntemiyle yapılacak. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kayyım olarak görevlendirildiği Nokta Bornova Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ait Point Bornova AVM Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nü satışa sundu. Dev alışveriş merkezi için belirlenen muhammen bedel ise 1 milyar 700 milyon TL oldu. 145 TAŞINMAZ SATIŞ KAPSAMINDA Satış kapsamında Point Bornova AVM işletmesine tahsis edilen 145 adet taşınmaz ile birlikte çeşitli mal, hak ve varlıkların yer aldığı belirtildi. İhaleye katılmak isteyen yatırımcıların 170 milyon 20 bin TL teminat yatırması gerekiyor. İHALE 17 HAZİRAN’DA YAPILACAK TMSF tarafından yürütülecek ihale sürecinde kapalı zarf ve açık artırma yöntemleri birlikte uygulanacak. Yatırımcıların tekliflerini en geç 16 Haziran 2026 saat 16.00’ya kadar Satış Komisyonu’na teslim etmesi gerekiyor. İhalenin ise 17 Haziran 2026 tarihinde saat 14.00’te TMSF’nin İstanbul Esentepe’deki merkez binasında gerçekleştirileceği açıklandı. PAZARLIK SEÇENEĞİ DE GÜNDEMDE Kapalı zarf aşamasında verilen en yüksek teklifin muhammen bedelin altında kalması halinde, Fon Kurulu kararıyla sürecin pazarlık yöntemiyle devam edebileceği belirtildi. Bu durumda pazarlık görüşmelerinin 19 Haziran 2026 tarihinde yapılmasının planlandığı aktarıldı. YATIRIMCILARA TESİS ZİYARETİ İMKANI Point Bornova AVM ile ilgilenen yatırımcıların 20 Mayıs 2026 ile 15 Haziran 2026 tarihleri arasında tesis ziyareti yapabileceği ve bilgi odasından yararlanabileceği bildirildi. İhaleyi kazanan yatırımcının, ihale bedeli ile birlikte yüzde 20 oranındaki KDV tutarını peşin ödemesi gerekecek.

16 Mayıs
Şi'den Trump'a Tayvan mesajı: Yanlış ele alınırsa, iki ülke çatışabilir

Şi'den Trump'a Tayvan mesajı: Yanlış ele alınırsa, iki ülke çatışabilir

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Tayvan konusu yeniden dünya gündeminin merkezine oturdu. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping’in, Trump’a Tayvan meselesinin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin çatışma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump ile görüşmesinde Tayvan sorununun Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele olduğunu ve yanlış ele alınırsa iki ülkenin çatışabileceğini söyledi. ABD, Aralık 2025'te Tayvan ile 11 milyar dolarlık silah anlaşması yaptığını duyurdu. ABD'li iki partili senatör grubu, Trump'a gönderdiği mektupta Washington'un Tayvan'a desteğinin müzakere konusu olmadığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği kritik ziyaret kapsamında yapılan görüşmelerde Tayvan meselesi öne çıkan başlıklardan biri oldu. Çin devlet medyasının aktardığına göre Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan konusunun Çin-ABD ilişkilerindeki en hassas mesele olduğunu vurguladı. Devlet televizyonu CCTV’nin haberine göre Şi Jinping, “Tayvan sorunu, Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli meseledir” ifadelerini kullandı. Şi ayrıca, “Yanlış ele alınırsa, iki ülke karşı karşıya gelebilir, hatta çatışabilir. Tüm Çin-ABD ilişkisini son derece tehlikeli bir duruma sokabilir” diyerek Washington yönetimine dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump ile görüşmesinde Tayvan sorununun Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele olduğunu ve yanlış ele alınırsa iki ülkenin çatışabileceğini söyledi. ABD, Aralık 2025'te Tayvan ile 11 milyar dolarlık silah anlaşması yaptığını duyurdu. ABD'li iki partili senatör grubu, Trump'a gönderdiği mektupta Washington'un Tayvan'a desteğinin müzakere konusu olmadığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği kritik ziyaret kapsamında yapılan görüşmelerde Tayvan meselesi öne çıkan başlıklardan biri oldu. Çin devlet medyasının aktardığına göre Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan konusunun Çin-ABD ilişkilerindeki en hassas mesele olduğunu vurguladı. Devlet televizyonu CCTV’nin haberine göre Şi Jinping, “Tayvan sorunu, Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli meseledir” ifadelerini kullandı. Şi ayrıca, “Yanlış ele alınırsa, iki ülke karşı karşıya gelebilir, hatta çatışabilir. Tüm Çin-ABD ilişkisini son derece tehlikeli bir duruma sokabilir” diyerek Washington yönetimine dikkat çeken bir uyarıda bulundu.

14 Mayıs
Pentagon açıkladı: Orta Doğu savaşının maliyeti 29 milyar dolara ulaştı

Pentagon açıkladı: Orta Doğu savaşının maliyeti 29 milyar dolara ulaştı

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri harcamaları, İran ile yaşanan gerilim ve İsrail’e verilen destekle birlikte devasa boyutlara ulaştı. Pentagon Mali İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Jules J. Hurst III, Kongre’de yaptığı açıklamada, yürütülen operasyonların maliyetinin kısa sürede 29 milyar dolara dayandığını duyurdu. Ekipman onarımı ve operasyonel giderlerdeki artış bütçeyi zorlarken, Savunma Bakanı Pete Hegseth bölgedeki varlıklarını gerekirse yeniden tırmandırabileceklerini vurguladı. Play Video ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a karşı yürüttüğü savaşın maliyeti 29 milyar dolara ulaştı. Maliyet daha önce 25 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Ekipman onarım ve değiştirme giderleri ile personel işletme maliyetleri artışın nedeni olarak belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Mali İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Jules J. Hurst III, ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a karşı yürüttüğü savaşın bugüne kadarki maliyetinin yaklaşık 29 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Pentagon’daki bütçe oturumunda konuşan Hurst, savaş giderlerinin kısa sürede milyarlarca dolar arttığını belirtti. Hurst, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile birlikte Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi Savunma Alt Komitesi’nde düzenlenen oturumda ifade verdi. “25 MİLYAR DOLARDI, 29 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI" Temsilciler Meclisi üyelerinin savaşın Pentagon bütçesine etkisine ilişkin sorularını yanıtlayan Hurst, daha önce 25 milyar dolar olarak açıklanan maliyetin güncellendiğini söyledi. Hurst, “Silahlı Kuvvetler Komitesi’ndeki ifadem sırasında rakam yaklaşık 25 milyar dolardı. Ancak ortak personel ekibi ve mali işler ekibi tahminleri sürekli gözden geçiriyor. Bu nedenle maliyetin şimdi 29 milyar dolara daha yakın olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ARTIŞIN NEDENİ: ONARIM VE OPERASYON GİDERLERİ Savaş maliyetindeki yaklaşık 4 milyar dolarlık artışın nedenine de değinen Hurst, güncellenen ekipman onarım ve değiştirme giderleri ile personelin görevde tutulmasına yönelik işletme maliyetlerinin etkili olduğunu belirtti. Pentagon yetkilileri, bölgede sürdürülen askeri operasyonların lojistik ve bakım yükünün her geçen gün arttığına dikkat çekti. “GEREKİRSE SAVAŞI YENİDEN TIRMANDIRMA PLANIMIZ VAR" Savunma Bakanı Pete Hegseth ise oturumda yaptığı açıklamada, Pentagon’un savaşın maliyetine ilişkin detayları gerektiğinde Kongre ile paylaşacağını söyledi. ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığıyla ilgili konuşan Hegseth, “Gerekirse savaşı yeniden tırmandırma planımız var, gerekirse geri çekilme planımız var. Varlıkları kaydırma planımız da mevcut” dedi. MALİYET 50 MİLYAR DOLARA ÇIKABİLİR ABD medyasında yer alan değerlendirmelerde ise mevcut maliyet hesabına İran’ın füze saldırılarında zarar gören ABD üslerinin onarım giderlerinin tam olarak dahil edilmediği belirtildi. Uzmanlara göre bölgedeki üslerde yapılacak onarım ve yeniden yapılandırma harcamaları eklendiğinde savaşın toplam maliyetinin 40 ila 50 milyar dolara ulaşabileceği ifade ediliyor. Kaynak: AA / Mücahit Oktay

13 Mayıs
Havza'da sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı

Havza'da sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı

Samsun'un Havza ilçesinde etkili olan sağanak yağışın ardından meydana gelen sel felaketinin boyutu günün ilk ışıklarıyla ortaya çıktı. İlçe genelinde çok sayıda araç sokaklarda takla atmış halde bulunurken, birçok iş yeri ise kullanılamaz hale geldi. Selin vurduğu bölgeler havadan görüntülendi. Havza'da kuvvetli yağış sonrası taşan Hacı Osman Deresi, ilçe merkezinde hayatı olumsuz etkiledi. Cumhuriyet Meydanı çevresi başta olmak üzere Çay ve Bahçelievler mahallelerinde selin izleri sabah saatlerinde net şekilde görüldü. ARAÇLAR ÇAMURA GÖMÜLDÜ Dron görüntülerinde sel sularının sürüklediği araçların çamura gömüldüğü, bazı otomobillerin ise devrilerek hurdaya döndüğü dikkat çekti. MADDİ HASAR ÇOK BÜYÜK Sel nedeniyle çok sayıda iş yerinde büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Çamur ve balçıkla kaplanan dükkanlarda esnaf sabahın erken saatlerinden itibaren temizlik çalışmalarına başladı. Kullanılamaz hale gelen iş yerlerinde zarar tespit çalışmaları sürerken, vatandaşlar yaşanan felaketin şokunu yaşamaya devam ediyor. Bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve ilçe belediyesi ekipleri tarafından su tahliye ve temizlik çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Yetkililer, selin etkili olduğu alanlarda hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Kaynak: İhlas Haber Ajansı

13 Mayıs
Benzeri görülmemiş kaza! Motosiklet trafik ışıklarında asılı kaldı

Benzeri görülmemiş kaza! Motosiklet trafik ışıklarında asılı kaldı

Kanada'da meydana gelen trafik kazasında motosiklet, otomobille çarpışarak trafik lambası direğine asılı kaldı. Motosiklet sürücüsü ağır yaralanırken kazayı görenler hayretler içerisinde kaldı. Kanada’nın British Columbia eyaletinde meydana gelen trafik kazası görenleri şaşkına çevirdi. Otomobille çarpışan motosiklet, trafik lambası direğine ters şekilde asılı kaldı. KAZA KAVŞAKTA MEYDANA GELDİ Kaza, 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü yerel saatle 15.00 sıralarında Kanada’nın British Columbia eyaletine bağlı North Delta bölgesinde meydana geldi. Surrey-Delta sınırı yakınındaki Scott Road (120th Street) ile 72nd Avenue kavşağında yaşanan kazada motosiklet ile sedan otomobil çarpıştı. MOTOSİKLET TRAFİK IŞIKLARINDA ASILI KALDI Çarpışmanın etkisiyle motosiklet havaya savrularak trafik ışıklarının direğine asılı kaldı. Ortaya çıkan görüntü çevrede bulunan vatandaşları hayrete düşürdü. MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ YARALANDI Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Yetkililer sürücünün hayati tehlikesinin bulunmadığını açıkladı. Sedan otomobilin sürücüsünün ise kazadan yara almadan kurtulduğu belirtildi.

11 Mayıs
Belçika Kraliçesi Mathilde'den milli teknolojiye tam not

Belçika Kraliçesi Mathilde'den milli teknolojiye tam not

Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden Kraliçe Mathilde, Baykar'ın insansız hava araçlarının geliştirildiği Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni gezdi. Ziyaret sırasında Kraliçe ve beraberindekilere detaylı brifing verilirken, Bayraktar AKINCI TİHA önünde hatıra fotoğrafı çekildi. Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. Heyet, Baykar'ın milli İHA ve SİHA platformlarının Ar-Ge ve üretim süreçlerini inceledi. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Baykar'ın dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olduğunu ve ihracat pazarının %60'ına sahip olduğunu belirtti. Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye gelen Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyet, Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. Milli SİHA platformlarının Ar-Ge ve üretim süreçlerini inceleyen heyet, dev tesiste detaylı brifing aldı. KRALİÇE BAŞKANLIĞI’NDA DEV HEYET Kraliçe Mathilde’e eşlik eden heyette Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Savunma Bakanı Theo Francken ve bölge hükümetlerinin başbakanları yer aldı. Ziyarete ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile SSB Başkanı Haluk Görgün de katılarak eşlik etti. MİLLİ SİHA’LARI İNCELEDİ Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Genel Müdür Haluk Bayraktar tarafından ağırlanan heyet, dünyada büyük yankı uyandıran milli İHA ve SİHA’ları yerinde gördü. Kraliçe, modern savunma sanayi teknolojilerinin geliştirildiği üretim alanlarını gezerek mühendislerden bilgi aldı. AKINCI ÖNÜNDE HATIRA FOTOĞRAFI Ziyaret sonunda Bayraktar AKINCI TİHA önünde bir hatıra fotoğrafı çektirildi. Selçuk Bayraktar, günün anısına Kraliçe Mathilde’e Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı olan Bayraktar KIZILELMA’nın maketini takdim etti. KRALİYETİN SOSYAL MEDYA HESABINDAN DA PAYLAŞILDI Kraliçe Mathilde'nin gerçekleştirdiği bu ziyaret Belçika Kraliyeti'nin resmi sosyal medya hesabından da paylaşıldı. Paylaşımda, "Kraliçe, insansız hava araçlarının tasarımı ve üretimi konusunda uzmanlaşmış Baykar Teknoloji şirketinin tesislerini ziyaret ediyor." ifadelerine yer verildi. "BAYKAR DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ" Ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, işbirliği imkanlarını konuşmak üzere yapılan bu ziyaretten memnuniyet duyduklarını belirtti. Ziyaretin ülkeler adına ortak teknoloji geliştirme imkanları adına faydalı olacağına inandıklarını dile getiren Bayraktar, "Bu girişimin Avrupa'daki güvenlik mimarisindeki ortak çabalarımız adına önemli olduğunu değerlendiriyorum. Baykar dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi. İhracat pazarının yüzde 60'ına tek başına sahip bulunuyor. Türkiye de yüzde 65'ine sahip. Geliştirdiğimiz teknoloji dünyaya damgasını vurmuş. Bütün dünyadan büyük rağbet görüyor. Yakın zamanda da SAHA 2026 fuarı bitti. Orada da özellikle dünyada gelişen güvenlik çatlakları konusuna büyük bir ilgi olduğunu gördük. Herkes kendi ulusunun güvenliğinin derdine düşmüş durumda." şeklinde konuştu.

11 Mayıs
Netanyahu'dan beklenmedik çıkış! ABD'nin İsrail'e yardımlarını sonlandırma zamanı geldi

Netanyahu'dan beklenmedik çıkış! ABD'nin İsrail'e yardımlarını sonlandırma zamanı geldi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin İsrail’e yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımının zamanla sona ermesini istediklerini açıkladı. CBS’e konuşan Netanyahu, İsrail ekonomisinin güçlendiğini savunarak “yardımdan ortaklığa geçmenin zamanı geldi” dedi. İran’ın “en zayıf halinde” olduğunu öne süren Netanyahu, Çin’in İran’ın füze üretimine destek verdiğini iddia etti. Hizbullah’ın füze kapasitesinin büyük bölümünü imha ettiklerini de söyledi. Netanyahu, ABD'nin İsrail'e yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımının zamanla sonlandırılmasını istedi. Netanyahu, İran'ın şu an en zayıf halinde olduğunu ve birçok tesisinin yok edildiğini söyledi. Netanyahu, Hizbullah'ın savaş öncesi 150 bin füze ve roketinin yüzde 90'ının imha edildiğini iddia etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan yayın kuruluşu CBS televizyonunda yayınlanan “60 Minutes” programında Major Garrett’e konuştu. Netanyahu, İsrail’in çok yüksek teknolojili dev bir ekonomiye sahip olduğunu belirterek, ABD’nin İsrail’e yılda 3,8 milyar dolar olan mali desteğini ve “askeri işbirliğinin mali bileşenini” sıfıra indirmek istediklerini söyledi. “İRAN ŞU AN EN ZAYIF HALİNDE” ABD ve İsrail’in ortak saldırıları sonucu İran’ın şu an “en zayıf halinde” olduğunu öne süren Netanyahu, İran’ın silah üreten ve ekonomisini ayakta tutan birçok tesisinin yok edildiğini ifade etti. İran’daki mevcut yönetimin öncekilere kıyasla güçlü olmadığını savunan Netanyahu, ABD ile birlikte İran üzerinde, özellikle Hürmüz Boğazı’na uygulanan deniz ablukasıyla baskı ve kontrolü sürdürdüklerini belirtti. ÇİN İDDİASI: “FÜZE ÜRETİMİNE DESTEK VERDİ” Çin’in İran’a destek verip vermediği sorusuna Netanyahu, “Çin, füze üretimine belirli miktarda destek ve bazı bileşenler sağladı. Bu hoşuma gitmedi. Ama bundan fazlasını söyleyemem.” yanıtını verdi. “HİZBULLAH’IN FÜZELERİNİN YÜZDE 90’I İMHA EDİLDİ” İsrail’in Lübnan’a saldırılarına da değinen Netanyahu, Hizbullah’ın savaş öncesinde 150 bin füze ve roketi bulunduğunu, bunların yaklaşık yüzde 90’ını imha ettiklerini ileri sürdü. Netanyahu, ABD ile İran arasında süren görüşmelerden ayrı olarak “Hizbullah’a karşı mücadelenin” devam edeceğini söyledi. “SOSYAL MEDYA BOTLARLA MANİPÜLE EDİLDİ” ABD kamuoyunda İsrail’e desteğin azalmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Netanyahu, bunun kendi yönetiminin politikalarıyla ilgili olmadığını savundu. Netanyahu, “Birkaç ülke, Amerikan halkının İsrail’e olan sempatisini kırmak ve Amerikan-İsrail ittifakını bozmak için sahte adreslerle bot çiftlikleri kullanarak sosyal medyayı manipüle etti.” dedi. “YARDIMDAN ORTAKLIĞA GEÇMENİN ZAMANI GELDİ” ABD’nin İsrail’e verdiği yıllık 3,8 milyar dolarlık desteğin sona erdirilmesini istediklerini belirten Netanyahu, “Bizim ekonomimiz patlama yaşıyor. Üç yıllık savaştan sonra paramız son 50 yılda, belki de daha uzun süredir hiç olmadığı kadar güçlü.” ifadelerini kullandı. Netanyahu, “Bence artık zaman içinde, üzerinde anlaşılmış bir programla Amerikan askeri yardımını sona erdirmenin ve yardımdan ortaklığa geçmenin zamanı geldi.” açıklamasında bulundu. Kaynak: AA / Islam Doğru

11 Mayıs
Almanya tek kullanımlık elektronik sigaraları yasaklıyor

Almanya tek kullanımlık elektronik sigaraları yasaklıyor

Almanya, tek kullanımlık elektronik sigaraların yasaklanmasına yönelik yasa tasarısı hazırlıklarına başladı. Çevre, İklim, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider, bu yıl içinde Federal Meclis'e sunacaklarını belirttiği yasa tasarısının gerekçesini ise yangın riski olarak açıkladı. Almanya, tek kullanımlık elektronik sigaraları yangın riski gerekçesiyle yasaklayacak. Yasa tasarısı bu yıl içinde Federal Meclis'e sunulacak ve satışı yasaklanacak. Yeniden doldurulabilir e-sigaralar yasak kapsamı dışında tutulacak. Almanya Çevre, İklim, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider, tek kullanımlık elektronik sigaraların yasaklanmasına yönelik yasa hazırlığı yapıldığını açıkladı. GEREKÇE: YANGIN RİSKİ Schneider, Leipzig kentinde eyalet çevre bakanlarıyla gerçekleştirdiği toplantının ardından yaptığı açıklamada, bu yıl içinde tek kullanımlık elektronik sigaraların yasaklanmasına ilişkin bir yasa tasarısının Federal Meclis’e sunulacağını belirtti. Hazırlanacak yasa tasarısıyla tek kullanımlık e-sigaraların Almanya’da satışının yasaklanacağını belirten Schneider, yasağın gerekçesi olarak söz konusu cihazların neden olduğu yangın riskini gösterdi. Schneider, kullanıcıların tek kullanımlık e-sigaraları çoğunlukla evsel atıklarla veya geri dönüşüm torbalarıyla birlikte çöpe attığını ve bunun atık bertaraf tesislerinde yangınlara yol açtığını söyledi. Bu durumun çalışanların can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini kaydeden Schneider, ayrıca Almanya’nın geri dönüşüm altyapısına da zarar verdiğini aktardı. YENİDEN DOLDURULABİLİR CİHAZLAR KAPSAM DIŞI Yeniden doldurulabilir elektronik sigara cihazlarının ise yasak kapsamına alınmayacağı ifade edildi. Sektör verilerine göre Almanya’daki yasal elektronik sigara pazarı 2025 yılında yaklaşık 2,4 milyar euro ciroya ulaştı. Kaynak: AA / Cüneyt Karadağ

9 Mayıs
Brüksel Havayolları'nın 4-6 haftalık jet yakıtı kaldı

Brüksel Havayolları'nın 4-6 haftalık jet yakıtı kaldı

Belçika'nın bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi Lufthansa grubuna bağlı Brüksel Havayolları, Avrupa'da yaşanan jet yakıtı krizinin etkisiyle sadece 4 ile 6 haftalık jet yakıtı kaldığını açıkladı. Brüksel Havayolları'nın 4-6 haftalık jet yakıtı stoğu kaldı. Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar nedeniyle Avrupa'da jet yakıtı fiyatları geçen yıla göre iki katından fazla arttı. KLM 160 uçuş iptal edeceğini, Lufthansa ise ekim ayına kadar 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Belçika'nın bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi Brüksel Havayolları'nın 4 ile 6 haftalık jet yakıtı kaldığı bildirildi. JET YAKIT STOKU 6 HAFTA SONRA BİTECEK Belçika basınında yer alan habere göre, Avrupa'da yaşanan jet yakıtı krizi Brüksel Havayolları'nı da etkiliyor. Orta Doğu'daki çatışmanın petrol ticareti üzerindeki etkisinin yarattığı belirsizlikler nedeniyle Brüksel Havayolları'nın gelecek 4-6 hafta yetecek miktarda jet yakıtı bulunuyor. "YOLCULARA PARA İADESİ YAPILMASI PLANLANIYOR" Bu dönemin ötesinde, hava yolu şirketi tam kapasite faaliyete devam etmenin garantisini veremiyor. Jet yakıt kıtlığı nedeniyle uçuş iptallerinde ise yolculara para iadesi yapılması planlanıyor. Lufthansa Grubu'na bağlı Brüksel Havayolları, 90 noktaya uçuş yapıyor. 3 bin 700 civarında çalışanı olan şirketin 46 uçağı bulunuyor. JET YAKITI FİYATLARI 2 KATINDAN FAZLA ARTTI Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatların aksaması nedeniyle Avrupa'da petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı artış yaşandı. Avrupa'da özellikle jet yakıtı fiyatları geçen yıla göre 2 katından fazla arttı. AB rafinerileri normal şartlarda jet yakıtı tüketiminin yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Kalan kısmı ise özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, geçen ay Avrupa'nın kısa süre içinde jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu. KLM, 160 UÇUŞU İPTAL EDECEĞİNİ AÇIKLAMIŞTI Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle bu ay Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıkladı. Alman hava yolu şirketi Lufthansa da maliyet baskıları nedeniyle iştiraki CityLine'ın faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Lufthansa ayrıca, jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle ekim ayına kadar planlanan 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Düşük maliyetli hava yolu şirketleri Ryanair ve EasyJet ile turizm şirketi TUI, olumsuz pazar koşulları nedeniyle yıl sonu tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Kaynak: AA / Ata Ufuk Şeker

7 Mayıs
TRUMP'IN BEKLİĞİ MESAJ GELDİ

TRUMP'IN BEKLİĞİ MESAJ GELDİ

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimin sona ermesi için diplomatik çözüm yollarına açık olduklarını açıkladı. ABD ile İran arasında yaptırımların kaldırılması ve nükleer faaliyetlerin sınırlandırılmasını içeren geçici bir anlaşma için önemli ilerleme sağlandığı belirtildi. Axios ve CNN’e göre taraflar kapsamlı bir uzlaşmaya her zamankinden daha yakın. Görüşmelerin, Batı Asya’daki krizi sona erdirecek yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ve İsrail ile savaşı sonlandırmak için diplomasiye hazır olduklarını açıkladı. ABD ile İran arasında, İran'ın uranyum zenginleştirmeye moratoryum uygulaması ve ABD'nin yaptırımları kaldırmasını öngören tek sayfalık bir anlaşmaya yaklaşıldığı iddia edildi. İran'ın, Batı Asya'daki krizi sona erdirmeyi amaçlayan ABD destekli teklife yanıtını perşembe günü arabulucular aracılığıyla Washington'a iletmesi bekleniyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın sona ermesi için diplomatik yolları değerlendirmeye hazır olduklarını açıkladı. ABD ile İran arasında yaptırımlar ve nükleer faaliyetler konusunda geçici bir anlaşmaya yaklaşıldığı öne sürüldü. “İRAN’I SIRTINDAN BIÇAKLADILAR” İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, ülkesinin diplomatik çözüm yollarına açık olduğunu belirtirken İran halkının haklarının korunmasının öncelikleri olduğunu söyledi. İran Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada Pezeşkiyan, ABD’ye yönelik derin güvensizlik duyduklarını ifade etti. Washington yönetimini, ikili görüşmeler devam ederken İran’a saldırılar düzenlemekle suçlayan Pezeşkiyan, bu durumu “İran’ı sırtından bıçaklamak” sözleriyle değerlendirdi. AXIOS: TEK SAYFALIK ANLAŞMA MASADA Telefon görüşmesi, Axios’un yayımladığı dikkat çekici haberin ardından geldi. Haberde, ABD ile İran’ın savaşı sona erdirecek tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya yaklaştığı öne sürüldü. İddiaya göre anlaşma kapsamında İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerine moratoryum uygulamayı kabul edecek. Buna karşılık ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları kaldırması planlanıyor. Tarafların ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamalarını da kaldıracağı ileri sürüldü. TAHRAN’DAN KRİTİK YANIT BEKLENİYOR CNN’e konuşan bölgesel bir kaynak ise İran’ın, Batı Asya’daki krizi sona erdirmeyi amaçlayan ABD destekli teklife ilişkin yanıtını perşembe günü arabulucular aracılığıyla Washington’a iletmesinin beklendiğini söyledi. Haberde, tarafların kapsamlı bir çözüm için anlaşmaya her zamankinden daha yakın olduğu ifade edildi. Diplomatik kaynaklar, müzakerelerin yalnızca mevcut krizi sona erdirmeyi değil, aynı zamanda geniş kapsamlı nükleer görüşmeler için yeni bir çerçeve oluşturmayı hedeflediğini belirtti. “ÇATIŞMALARIN BAŞLAMASINDAN BU YANA EN BÜYÜK GELİŞME” Axios’un Amerikalı yetkililere ve müzakere sürecine yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, son temasların çatışmaların başlamasından bu yana en önemli ilerleme olarak değerlendirildiği aktarıldı. Buna rağmen taraflar arasında henüz nihai bir anlaşmanın sağlanmadığı ve görüşmelerin kritik aşamada devam ettiği vurgulandı.

7 Mayıs
Trump'tan İran'a mesaj:

Trump'tan İran'a mesaj:

Trump'tan İran'a mesaj: Anlaşma olursa savaş bitecek, olmazsa bombardıman başlayacak ABD, 14 maddelik mutabakat zaptının imzalanması için İran'dan 48 saat içinde yanıt bekliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Trump, "Anlaşma olursa savaş bitecek, olmazsa bombardıman başlayacak" açıklamasında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşmayı kabul etmemesi durumunda bombalamanın başlayacağını ve eskisinden daha yüksek seviyede olacağını açıkladı. ABD ve İran, bölgedeki savaşı sona erdirmek ve nükleer müzakereler için 14 maddelik mutabakat zaptı imzalamaya yakın. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin 14 maddelik barış teklifini değerlendirdiklerini belirtti. ABD basını, ABD'nin İran ile savaşı sona erdirmek ve daha ayrıntılı nükleer müzakereler için Tahran yönetimiyle 14 maddelik mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğunu duyurdu. "BOMBARDIMAN ESKİSİNDEN ÇOK DAHA YÜKSEK BİR SEVİYEDE OLUR" ABD Başkanı Donald Trump yaptığı son açıklamada, "İran'ın kabul edilenleri vermeyi kabul etmesi durumunda -ki bu belki de büyük bir varsayımdır- şimdiden efsaneleşen Destansı Öfke sona erecek ve son derece etkili olan abluka, Hürmüz Boğazı'nın İran da dahil olmak üzere herkese açık olmasına izin verecektir. Eğer kabul etmezlerse, bombalama başlar ve bu, ne yazık ki, eskisinden çok daha yüksek bir seviyede ve yoğunlukta olacaktır" ifadelerinde bulundu. METNİN İÇERİĞİ Axios'un ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, mevcut haliyle mutabakat zaptının, bölgedeki savaşa son verilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması için ayrıntılı anlaşma üzerinde 30 günlük bir müzakere döneminin başlamasını öngördüğü aktarıldı. İki kaynak, bu görüşmelerin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da veya İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılabileceğini ifade etti. "HÜRMÜZ'DE ABLUKA KADEMELİ OLARAK KALDIRILACAK" ABD'li bir yetkili, söz konusu 30 günlük müzakere dönemi süresince İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişine getirdiği kısıtlamaların ve ABD'nin deniz ablukasının kademeli olarak kaldırılacağını iddia etti. Bazı kaynaklar, İran'ın nükleer programını askıya almayı öngören moratoryumun süresinin en az 12 yıl olacağını bazıları da 15 yıl olabileceğini öne sürdü. Kaynaklara göre ABD, İran'ın zenginleştirme konusunda herhangi bir ihlalde bulunması durumunda moratoryumun uzatılmasını öngören bir madde eklemek istiyor. ABD NÜKLEER KONUSUNDA TAAHHÜT İSTİYOR ABD'li yetkili, tarafların İran'ın yer altı nükleer tesisleri işletmeme taahhüdünde bulunacağı bir madde üzerinde görüştüklerini, ABD'nin İran'dan Birleşmiş Milletler (BM) müfettişleri tarafından yapılacak ani denetimler de dahil gelişmiş denetim rejimine uymayı taahhüt etmesini istediğini ifade etti. İRAN’DAN İLK AÇIKLAMA İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, müzakere sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "ABD'nin 14 maddelik barış teklifini değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

6 Mayıs
Katar ve BAE hava sahalarını kapattı

Katar ve BAE hava sahalarını kapattı

İran'ın Körfez'deki füze saldırılarının ardından bölgede savaş endişesi artarken, BAE ve Katar'dan peş peşe açıklamalar geldi. İki ülke de hava sahalarını trafiğe kapattı. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın füze ve İHA saldırıları sonrası hava sahalarını uçuş trafiğine kapattı. BAE, 4-11 Mayıs tarihleri arasında Emirates havayollarına ait FIR hattını kısmen kapattı; ticari uçuşlar yalnızca belirlenen koridorlardan yapılabilecek. BAE'ye İran'dan atılan 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 İHA'ya müdahale edildi; saldırılarda 3 kişi yaralandı, toplam yaralı sayısı 227, ölü sayısı 13 oldu. İran'ın Körfez ülkelerinde yeniden başladığı füze ve İHA saldırıları, savaş endişelerini zirveye taşıdı. Saldırıların ardından güvenlik alarmına geçen Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, sivil havacılık güvenliğini korumak amacıyla hava sahalarını uçuş trafiğine kapattıklarını duyurdu. BAE HAVA TRAFİĞİNİ KISMEN KAPATI BAE havacılık makamları tarafından yayımlanan A1722/26 numaralı NOTAM (havacılara bildiri) kararında konuya ilişkin bilgi verildi. Emirates hava yollarına ait FIR hattının (Flight Information Region - Uçuş Bilgi Bölgesi) 4-11 Mayıs tarihleri arasında kısmen kapatıldığı belirtildi. Karar doğrultusunda, ticari uçuşların yalnızca belirlenen özel geçiş noktaları üzerinden ve dar koridorlar aracılığıyla gerçekleştirilmesine izin verileceği aktarıldı. Kısıtlama kararına rağmen, ABD tarafından kullanılan Dafra Hava Üssü'nün operasyonel kalmaya devam edeceği, ancak üsse yönelik uçuşların da kısıtlı rotalar üzerinden kontrollü şekilde sağlanacağı kaydedildi. KATAR'DAN DA HAVA SAHASINI KAPATMA KARARI Katar'dan da benzer karar geldi. Katar, saldırıların ardından ülke hava sahasının kapatıldığını açıkladı. BAE'YE 12 FÜZE ATILDI Öte yandan BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin hava sahasında tespit edilerek müdahale edilen füze ve İHA'larla ilgili bilgi verildi. Hava savunma sistemlerinin İran'dan atılan 12 balistik füzenin yanı sıra 3 seyir füzesi ve 4 İHA'ya müdahale ettiği aktarılan açıklamada, söz konusu saldırılar sonucu 3 kişinin orta derece yaralandığı ifade edildi. Açıklamada, " İran'ın BAE'ye yönelik saldırıları başlattığı ilk günden bu yana müdahale edilen balistik füze sayısı 549, seyir füzesi 29 ve İHA sayısı 2 bin 260'e ulaştı." denildi. İran kaynaklı saldırılar sonucu BAE'de yaralananların sayısının 227'ye ulaştığı, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 13 olduğu belirtildi. PETROL TESİSİ HEDEF ALINDI Fuceyra Emirliği, İran kaynaklı İHA saldırısıyla hedef alınan Fuceyra Petrol Sanayi Bölgesi'nde yangın çıktığı ve Hindistan uyruklu 3 kişinin yaralandığını açıkladı BAE Savunma Bakanlığı, "İran'dan ülkeye yaklaşan 4 seyir füzesi tespit edildi. Bunlardan 3'ü ülkenin kara suları üzerinde başarıyla önlendi, bir tanesi ise denize düştü." açıklamasını yaptı: İçişleri Bakanlığı da kısa süre önce, ülkeye yönelik muhtemel füze tehditlerine karşı cep telefonlarına uyarı mesajları gönderdi. UZAKTAN EĞİTİME GEÇİLDİ Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, ülke topraklarına yönelik İran kaynaklı olduğu iddia edilen saldırıların ardından, tüm yükseköğretim kurumlarında eğitimin 3 gün süreyle uzaktan yapılmasını kararlaştırdı. Kaynak: AA

5 Mayıs