Politika
Politika kategorisindeki tüm haberler

Akıllara durgunluk veren dolandırıcılık yöntemi! Vatandaşlar Bakan Gürlek'i etiketliyor
WhatsApp’ta ortaya çıkan yeni dolandırıcılık yöntemi pes dedirtti. Vatandaşların gerçek hesaplarını ele geçiren dolandırıcılar, geçmiş konuşma dilini taklit edip yakınlarından borç para isterken; numara sahibinin kendi hesabından atılan mesajları göremediği saptandı. Vatandaşlar Adalet Bakanı Akın Gürlek'i etiketleyerek "Lütfen gerekeni yapın" çağrısında bulundu. Dolandırıcıların geliştirdiği son yöntem, dijital güvenlikteki açıkları ve vatandaşı çaresiz bırakan yeni bir tehditi gözler önüne serdi. Dolandırıcıların, vatandaşların gerçek WhatsApp hesaplarını ele geçirerek yakınlarından borç para istediği, hesap sahibinin ise kendi numarasından atılan bu mesajları hiçbir şekilde göremediği ortaya çıktı. Sosyal medyada mağduriyetlerini dile getiren çok sayıda vatandaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nü etiketleyerek "Gerekeni yapın" çağrısında bulundu. EKRANDAKİ GEÇMİŞ MESAJLARA UYGUN DİL KULLANIYORLAR İnanırlığı son derece yüksek olan ve en dikkatli kişileri dahi tuzağa düşürebilen şok edici sistem adım adım şöyle işliyor: Gerçek numaradan gelen mesaj: Dolandırıcılar sahte veya yabancı bir numaradan değil, doğrudan yakınınızın kayıtlı gerçek WhatsApp numarasından iletişime geçiyor. Geçmiş sohbet analizi: Saldırganlar hesabın geçmiş mesajlaşma dökümüne eriştiği için, daha önceki konuşma diline ve samimiyetine uygun şekilde “Çok zor durumdayım, hemen borç para lazım” tarzı metinler gönderiyor. Farklı isimde IBAN: İnandırıcılığı sağladıktan sonra para transferi için bir IBAN iletiliyor. HESAP SAHİBİ MESAJLARI GÖREMİYOR Yöntemin en ürkütücü ve teknik bakımdan şaşırtıcı kısmı ise numarasına el konulan kişide yaşanıyor. Kendi numarasından yakınlarına "borç para" mesajları yağdırılan gerçek hesap sahibi, telefonundaki WhatsApp uygulamasından bu gönderilen mesajları göremiyor. Yakınlarının yanıt olarak yazdığı uyarı veya soru mesajları da hesaba ulaşmıyor. Kişi durumdan ancak bizzat telefonla arandığında haberdar olabiliyor.
22 Eylül
Pazartesi alarmı! Okulların açılış saati değişti
İstanbul Valiliği, 14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı öncesi alınan tedbirleri açıkladı. Tedbirler kapsamında 2.469 Emniyet ekibi, 335 jandarma ekibi, görev alırken, pazartesi günü okullarda eğitim 10.00’da başlayıp 15.00’te sona erecek. İstanbul Valiliği 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılında alınan tedbirleri açıkladı. Yapılan açıklamada, İl Emniyet Müdürlüğü sorumluluk alanında 719 noktada, 1.276 ekip, 207 MTS ve 2.469 personelle okul tedbirleri alınacağı açıklanırken yıl boyunca alınan önlemlerin devam edeceği belirtildi. 239 okula, 229 "Okul Kolluk Görevlisi", 2620 okula, 470 "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi, 1493 okula, 578 ekip "Okul Giriş Çıkış saatlerinde" sabit olarak görevlendirildi. TRAFİK EKİPLERİ DE SAHADA OLACAK Yapılan açıklamada ayrıca, 14- 25 Eylül tarihleri arasında 50 ekip (Okul Çevresinde Bulunan Önemli Kavşak ve Meydanlar) ile 100 noktada (okul önü, çevresi ve giriş/çıkış saatlerinde ring halinde) olmak üzere toplam 100 personel ile genel güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla tedbirleri alınacağı açıklandı. JANDARMA EKİPLERİ 335 KİŞİ İLE SAHADA OLACAK Jandarma bölgesinde yer alan okullar için jandarma ekiplerinin çalışmaları için, "Sorumluluk bölgesindeki okullarda ve okul çevrelerinde toplam 114 tim ve 335 personelle çok yönlü güvenlik, trafik ve asayiş uygulaması yapılacaktır. 07.30-09.30, 12.30-13.30 ile 15.00-18.00 yoğunlaştırılmış Trafik Jandarması Timleri tarafından okul servis sürücülerinin dikkat ve hassasiyetini en üst düzeyde tutmasını sağlayacak ve servis araçlarının karışabileceği trafik kazalarının önlenmesi, yakalanma risk duygusunun artırılması amacıyla "Okul Servis Araçlarına Yönelik Özel Denetim" gerçekleştirilecek, 07.30-18.00 saatleri arasında, en az 2 saat sürecek şekilde ve üç ayrı zaman diliminde, tüm ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve öğrenci yurtlarının çevrelerinde asayiş timleri tarafından okulla ilişkisi bulunmayan şüpheli şahıslara, bu yerlerin yakınındaki parklar, bahçeler, metruk binalar, alkol/tütün mamulleri satışı yapılan yerler, içkili işletmeler, iddia/ganyan bayileri, kahvehaneler, internet kafeler, elektronik oyun salonları vb. umuma açık yerlerde çocuk ve gençlerle ilgili denetim yapılacaktır." ifadelerine yer verildi. İl Tarım ve orman Müdürlüğü, okulların açılacağı 14 Eylül 2026 günü 10.00-15.00 saatleri arasında okul kantinlerinde hijyen denetimleri gerçekleştirileceği açıklandı. İLK GÜZE ÖZEL SAAT GÜNCELLEMESİ GELDİ Valilik tarafından yapılan açıklamada 19 bin servis aracı ve çocuklarını okula götürmek isteyen velilerin de trafiğe çıkacağı göz önüne alınarak ilk güne özel saat düzenlenmesi getirildi. Açıklamada düzenleme için, "Eğitim öğretimin ilk gününde servis ve okul güzergahlarının tespiti nedeniyle trafikte yaşanması muhtemel aksaklıkların önüne geçilebilmesi için 14.09.2026 Pazartesi günü ilimizde bulunan resmi - özel ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim öğretimin 10.00 - 15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi. 3 BİN BAHÇE GÖREVLİSİ 8 BİNDEN FAZLA TEMİZLİK PERSONELİ GÖREVE BAŞLAYACAK Ayrıca yapılan açıklamada öğrencilerin güvenli giriş çıkışlarının sağlanmasına ve okul bahçelerindeki güvenlik ve koordinasyona katkı sunacak 3 bin 13 bahçe görevlisi de 14 Eylül Pazartesi günü göreve başlayacağı belirtilirken "Bahçe görevlilerine gerekli eğitimin polisler tarafından verileceği belirtildi. Öte yandan, 8 bin 500 temizlik personelinin 14 Eylül itibariyle okullarda göreve başlayacağı da açıklandı.
12 Eylül
Tarımda destek tutarları artırıldı
Hayvansal üretimde 2026 yılı, bitkisel üretimde 2027 üretim yılı için destek tutarları Resmi Gazete’de yayımlandı. Ayrıca; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce müjdesini verdiği, bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, 2026 yılı için bitkisel üretimde temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” kapsamında, 2026 üretim yılı uygulamaları için dekar başına 310 TL olarak belirlenen destek katsayı değeri, 367 TL olarak güncellendi. Böylece 2025 üretim yılında 244 TL olan dekar başına destek katsayı değeri yüzde 50,4 artmış oldu. EN YÜKSEK DESTEK ARTIŞI MERCİMEK VE NOHUTTA 2027 üretim yılı desteklemeleri için ise; destek katsayı değeri 442 TL’ye çıkarıldı. Ürün bazında en yüksek artış ise mercimek ve nohut desteklerinde gerçekleşti. Planlama kapsamında yer alan mercimek ve nohut ürünlerinde planlı üretim desteği yüzde 141 artırılarak dekara 884 TL’ye yükseltildi. Mercimek ve nohut üreten üretici temel ve planlı üretim desteği olarak 2026 üretim yılı için dekara 734 TL destek alırken, 2027 üretim yılı için dekara 1.326 TL destek alacak. Üretim planlaması kapsamına giren ürünlerden buğday, arpa ve mısırda, temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 2026 üretim yılı için 806 TL olarak belirlenmişken, bu rakam 954 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılı içinse bu tutar 1.149 TL’ye yükseltildi. Ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada ise 2026 üretim yılı için temel destek ve planlama desteği toplamı 930 TL iken 1.101 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılında bu tutar 1.326 TL’ye çıktı. Pamukta ise 1.395 TL olan tutar 1.652 TL olarak güncellenirken, 2027 için 1.989 TL oldu. Patates, soğan ve aspirde ise 620 TL olan temel destek ve planlama desteği toplamı 734 TL olarak güncellendi, 2027 içinse 884 TL olarak belirlendi. Sertifikalı tohum kullanım desteğinde de önemli artışlar yapıldı. Buna göre 2027 üretim yılında sertifikalı tohum kullanımında dekar başına destek; soya ve yer fıstığında yüzde 101 artışla 442 TL’ye, nohut ve yem bezelyesinde yüzde 201 artışla 442 TL’ye, mercimekte yüzde 141 artışla 353,6 TL’ye çıktı. Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği de bir önceki yıla göre yüzde 40 artırılarak 345 bin 450 TL’den 483 bin 630 TL’ye yükseltildi. HAYVANCILIK DESTEKLERİNDE YÜZDE 43'E VARAN ARTIŞ "2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” kapsamında da 2026 yılı uygulamalarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleri artırıldı. Karara göre, büyükbaş hayvancılıkta hayvan başına buzağı temel desteği 1.400 TL’den 2.000 TL’ye, malak desteği ise 2.800 TL’den 4.000 TL’ye çıkarıldı. Bu desteklerdeki artış oranı yüzde 43 oldu. Küçükbaş hayvancılıkta ise hayvan başına kuzu ve oğlak temel desteği yüzde 43 artırılarak 300 TL’den 430 TL’ye yükseltildi. Çoban desteği de yüzde 43 artırılarak 81 bin TL’den 116 bin 100 TL’ye çıkarıldı. ARICILIK, İPEK BÖCEĞİ VE TİFTİK ÜRETİMİ İÇİN DESTEKLER DE ARTIRILDI Karar kapsamında, arıcılık desteğinde, üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına verilen temel destek 140 TL’den 250 TL’ye yükseltildi. Örgüt üyesi olmayan üreticiler için ise temel destek tutarı ise kovan başına 100 TL’den 200 TL’ye çıkarıldı. İpek böceği temel desteği yüzde 36 artırılarak kilogram başına 1.100 TL’den 1.500 TL’ye yükseltildi. Tiftik üretimi temel desteği ise yüzde 38 artırılarak kilogram başına 160 TL’den 220 TL’ye çıkarıldı. GEBE HAYVANLARINDA YAVRU KAYIPLARINA YÖNELİK DESTEKLERDE YENİ DÖNEM Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, atık desteğinin kapsamı genişletildi ve verilen desteklerde yüzde 100 artış yapıldı. Buna göre, gebe hayvanlarda, Bakanlık tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları için ödenen desteğin kapsamına, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da dâhil edildi. Buzağı/malak başına verilen destek 20 bin TL’ye, kuzu/oğlak başına verilen destek ise 4 bin TL’ye çıkarıldı. ÜRETİCİLERE İLAVE DESTEKLER Yeni düzenleme kapsamında ayrıca, bazı üretim alanlarında ilave destekler de sağlanacak. Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi kapsamındaki hayvanlarda, etçi ırk sperma ile yapılan tohumlama sonucunda doğan buzağılar için ilave 1.000 TL/baş destek verilecek. Göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilave 215 TL/baş, ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise ilave 860 TL/baş destek sağlanacak. Tam izole bölgelerde koruma altına alınan arı gen kaynaklarını tampon koruma bölgesinde muhafaza eden üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına ilave 75 TL, üye olmayanlara ilave 60 TL destek verilecek. Çiğ süt desteği kapsamında ise ürettikleri sütü, Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip çiğ süt toplama ve/veya depolama sorumluları aracılığıyla işleme tesislerine satan üreticilere temel desteğe ilave destek sağlanacak. Su Ürünleri ve Hayvan Gen Kaynakları Destekleri De Artırıldı Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekillerine göre verilen temel destek oranlarında yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen artışlar yapıldı. Hayvan gen kaynakları için verilen birim destek tutarları da bir önceki yıla göre yüzde 60 artırıldı.
9 Eylül
EYT'yi kaçıranlara yeni formül! Kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaş
8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı oldukları için EYT kapsamı dışında kalan çalışanlar için hazırlanan kademeli emeklilik modeli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na sunuldu. EMADDER'ın yaklaşık 4,5 milyon çalışanı kapsayacağını belirttiği modelde, emeklilik yaşının kadınlarda 43'ten 51'e, erkeklerde ise 45'ten 53'e kadar sigorta başlangıç yılına göre kademeli olarak artırılması öneriliyor. Model henüz resmi bir düzenlemeye dönüşmüş değil. Emeklilikte Yaşa Takılanlar ( Eyt ) düzenlemesinin hayata geçirilmesinin ardından gözler bu kez 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olan çalışanlara çevrildi. EYT kapsamının dışında kalan kesim, işe giriş tarihine göre emeklilik şartlarının aşamalı olarak belirlenmesini öngören kademeli emeklilik modelinin hayata geçirilmesini istiyor. KADEMELİ EMEKLİLİK NEDİR? Kademeli emeklilik talebinin temelinde, sigortalılık başlangıç tarihi ilerledikçe emeklilik yaşı ve gerekli prim gün sayısının da belirli basamaklarla artırılması bulunuyor. Talep edilen sistemde yaş şartının tamamen kaldırılması yerine, çalışanların ilk sigortalı oldukları tarihe göre farklı emeklilik koşullarına tabi tutulması öneriliyor. KADINLARDA 43, ERKEKLERDE 45 YAŞTAN BAŞLIYOR Gündeme getirilen modellerde, 1999-2000 yılları arasında sigortalı olan kadınların 43, erkeklerin ise 45 yaşından itibaren emekli olabilmesine yönelik talepler bulunuyor. İşe giriş tarihi ilerledikçe emeklilik yaşının da basamaklı şekilde yükselmesi öngörülüyor. Önerilerde kadınlar için 43-51, erkekler için ise 45-53 yaş aralığı öne çıkıyor. Bunun yanında gerekli prim gün sayısının da sigorta başlangıç tarihine göre kademeli olarak belirlenmesi isteniyor. EYT İLE ARASINDAKİ EN BÜYÜK FARK EYT ile kademeli emeklilik arasındaki temel fark ise yaş şartı. EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999'dan önce sigortalı olan ve diğer şartları sağlayan çalışanlar için yaş şartı kaldırıldı. Kademeli emeklilik talebinde ise yaş şartının tamamen ortadan kaldırılması yerine, sigortalılık başlangıcına göre daha düşük yaşlardan başlayıp aşamalı olarak yükselen bir sistem öneriliyor. BİR GÜNLE EYT'Yİ KAÇIRANLAR DA KAPSAMDA Talebin odağında özellikle 8 Eylül 1999 tarihini bir gün, birkaç ay veya birkaç yıl farkla geçtikleri için EYT kapsamına giremeyen çalışanlar bulunuyor. Bu kesim, 8 Eylül öncesi ve sonrasında sigortalı olan çalışanlar arasında emeklilik şartları bakımından oluşan farkın kademeli bir modelle azaltılmasını talep ediyor. Çeşitli dernek ve platformlar da bu yöndeki taleplerini gündemde tutuyor. HENÜZ YASALAŞMIŞ BİR DÜZENLEME YOK Kademeli emeklilik konusunda en önemli nokta ise henüz yürürlüğe girmiş bir yasal düzenlemenin bulunmaması. Gündeme gelen yaş ve prim tabloları kesinleşmiş emeklilik şartları değil, kamuoyunda tartışılan ve ilgili makamlara iletilen modellerden oluşuyor. Dolayısıyla 43-53 yaş aralığında emeklilik imkanı şu aşamada yürürlükte olan bir hak değil. Kademeli emekliliğin hayata geçirilebilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekiyor. MALİYET TARTIŞMASI DA GÜNDEMDE Kademeli emeklilik talepleri sürerken sistemin kamu maliyesine ve sosyal güvenlik sistemine getireceği yük de tartışılıyor. Uzmanlar, nüfus yapısı ve ekonomik koşullar dikkate alındığında 40'lı yaşlarda emeklilik sağlayabilecek geniş kapsamlı bir düzenlemenin mali sürdürülebilirlik açısından önemli sonuçları olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kademeli emeklilik bekleyen çalışanlar açısından gözler, hükümet ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan gelecek olası açıklamalara çevrilmiş durumda. MODEL BAKANLIĞA SUNULDU Kademeli emeklilik talebini gündeme taşıyan Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER), hazırladığı çözüm önerisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na iletti. Dernek yönetimi, Ağustos 2026'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirdiği görüşmede, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı oldukları için EYT kapsamına giremeyen çalışanların taleplerini ve kademeli emeklilik modelini aktardı. EMADDER'ın önerdiği modelde, sigorta başlangıç tarihine göre yaş ve prim şartlarının basamaklı olarak belirlenmesi talep ediliyor. Modelin yaklaşık 4,5 milyon çalışanı kapsayabileceği ifade edilirken, kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaştan başlayan ve işe giriş yılı ilerledikçe yükselen bir emeklilik sistemi öneriliyor. Bununla birlikte söz konusu model, Bakanlık tarafından hazırlanmış veya kabul edilmiş resmi bir düzenleme niteliği taşımıyor. Kademeli emekliliğe ilişkin şu aşamada yürürlüğe girmiş bir düzenleme veya açıklanmış resmi bir takvim bulunmuyor.
1 Eylül
Milyonları ilgilendiriyordu! Emeklilikte yeni dönem çıkmaza girdi
Emeklilik Sistemi (TES) için hedeflenen 2026 takvimi, Meclis'e henüz bir kanun taslağı sunulmaması nedeniyle belirsizliğe büründü. Maaşlardan yapılması planlanan yüzde 3'lük kesintinin çalışanın alım gücünü düşüreceği, işverene getireceği prim yükünün ise yüzde 44,75'e ulaşabileceği belirtilirken; uzmanlar "kıdem tazminatı kalkacak" iddialarına karşı çalışanları uyardı. Play Video
29 Ağustos
Ceplerine ne kadar para girecek? Memur ve emeklinin beklediği hesap yapıldı
Merkez Bankası ve piyasa devlerinin 2026 yıl sonu enflasyon beklentilerini güncellemesiyle milyonlarca SSK, Bağ-Kur ve memur emeklisinin Ocak 2027 zam oranları netleşti. Hazırlanan 4 farklı senaryoya göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri %8,70 ile %10,80; memur ve memur emeklileri ise %6,67 ile %8,73 arasında zam alacak. Maaş zamlarının netleşmesiyle en düşük memur maaşının 76 bin TL'yi, en düşük memur emeklisi aylığının ise 34 bin TL'yi aşması bekleniyor. Ocak 2027 zam dönemi yaklaşırken Merkez Bankası ve piyasa devlerinin yıl sonu enflasyon beklentilerini güncellemesiyle emekli ve memur maaş zamlarına ilişkin hesaplar netleşti. SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerini doğrudan etkileyecek 4 farklı zam senaryosuna göre maaş artışları kuruşu kuruşuna ortaya çıktı. 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerinin açıklanmasıyla birlikte milyonlarca çalışan ve emeklinin gözü Ocak 2027 zammına çevrildi. Yasaya göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri 2026’nın ikinci 6 aylık enflasyon oranı kadar zam alacak. Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına ise toplu sözleşme zammına ilaveten yüzde 7’yi aşan enflasyon farkı yansıtılacak. Piyasadaki beklentilere göre SSK ve Bağ-Kur zamları yüzde 8,70 ile yüzde 10,80; memur zamları ise yüzde 6,67 ile yüzde 8,73 arasında şekilleniyor. 4 FARKLI ENFLASYON SENARYOSU VE YENİ MAAŞLAR 1. Senaryo (Merkez Bankası %28 Yıl Sonu Tahmini): 6 aylık enflasyon %8,70 olarak gerçekleşiyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri %8,70 zam alırken, memur ve memur emeklilerinin maaş artışı %1,59 enflasyon farkıyla %6,67'ye ulaşıyor. En düşük memur maaşı 70 bin 224 TL’den 74 bin 908 TL’ye, en düşük memur emeklisi aylığı 31 bin 527 TL’den 33 bin 630 TL’ye, SSK ve Bağ-Kur taban aylığı ise 25 bin 601 TL’ye yükseliyor. 2. Senaryo (Piyasa Katılımcıları Anketi %29,43 Tahmini): Yıl sonu enflasyon beklentisinin gerçekleşmesi durumunda 6 aylık enflasyon %9,91 oluyor. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı %9,91 olarak hesaplanıyor. 3. Senaryo (AA Finans Anketi %29,55 Tahmini): 6 aylık enflasyon %10,01 seviyesine çıkıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri %10,01 zam alırken, memur ve memur emeklilerinin zam oranı %2,81 enflasyon farkıyla %7,95'e ulaşıyor. En düşük memur maaşı 75 bin 807 TL, en düşük memur emeklisi maaşı 34 bin 33 TL, SSK ve Bağ-Kur taban aylığı ise 25 bin 910 TL seviyesine geliyor. 4. Senaryo (Finansal Kurumlar Birliği %30,47 Tahmini): Masadaki en yüksek zam oranına işaret eden senaryoda 6 aylık enflasyon %10,80’e tırmanıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri %10,80 zam hakkı kazanırken, memurlar %3,55 enflasyon farkıyla toplam %8,73 zam alıyor. En düşük memur maaşı 76 bin 355 TL’ye, en düşük memur emeklisi aylığı 34 bin 279 TL’ye, SSK ve Bağ-Kur taban aylığı ise 26 bin 96 TL’ye çıkıyor.
25 Ağustos
Ev alıp satacak milyonları ilgilendiriyor! DASK’ta yıllardır uygulanan sistem değişti
Milyonlarca ev sahibini ve gayrimenkul alım satımı yapacak vatandaşları yakından ilgilendiren Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) düzenlemesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yapılan yeni değişiklikle birlikte, konut satışlarında eski mülk sahibine ait DASK poliçesinin yeni sahibine devredilmesi uygulaması resmen sona erdi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle konut satışlarında DASK sistemi değişti. SATIŞLARDA POLİÇE DEVRİ UYGULAMASI KALKTI Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın "Menfaat Sahibinin Değişmesi" başlıklı maddesinde yapılan güncellemeyle, gayrimenkul alım satım işlemlerindeki sigorta süreci tamamen yeniden şekillendirildi. Bugüne kadar ev satıldığında, evi satan kişiye ait mevcut DASK poliçesi doğrudan yeni mülk sahibine devredilebiliyordu. Ancak yayımlanan tebliğ ile bu devir işlemi yürürlükten kaldırıldı. Yeni döneme göre; taşınmazın satışla el değiştirmesi durumunda, tapudaki tescil tarihi itibarıyla mevcut DASK sözleşmesi otomatik olarak sona erecek. KULLANILMAYAN PRİMLER İADE EDİLECEK Düzenlemenin gayrimenkul satanları sevindirecek en önemli detayı ise ödenmiş primlerin akıbeti oldu. Sözleşmenin tapu devriyle birlikte sona ermesinin ardından, poliçenin kullanılmayan günlerine ait ödenmiş prim tutarları evi satan eski sigorta sahibine iade edilecek. Diğer yandan tapu müdürlükleri veya satış işlemini yapmaya yetkili diğer idareler, devir işlemleri sırasında yeni mülk sahibinin kendi adına sıfırdan bir Zorunlu Deprem Sigortası yaptırıp yaptırmadığını kontrol edecek. MİRAS KALAN KONUTLAR İÇİN 15 GÜN ŞARTI Tebliğ, ev satışlarının yanı sıra miras yoluyla el değiştiren gayrimenkuller için de özel şartlar barındırıyor. Taşınmazın miras gibi satış dışı yollarla el değiştirmesi halinde mevcut DASK sözleşmesi iptal edilmeyecek ve poliçe yeni hak sahibi ile devam edecek. Ancak konutun yeni sahibinin, mülkiyet değişikliğini ve sigorta sözleşmesinin varlığını öğrendiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde durumu sigorta şirketine bildirmesi zorunlu olacak. İlgili sigorta şirketi veya acente ise, bu bildirimi aldıktan sonra 24 saat içinde gerekli zeyilname (değişiklik belgesi) işlemlerini tamamlayarak güncel poliçeyi yeni sahibine teslim etmekle yükümlü olacak. Söz konusu düzenleme, Resmi Gazete'deki yayım tarihinden 15 gün sonra resmen yürürlüğe girecek.
21 Ağustos
Elektrik faturalarına dev zam mı yapılıyor? DMM'den açıklama geldi
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, elektrik tüketim ücretlerine yüksek oranda zam yapılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Yetkili kurumlar tarafından planlanmış güncel bir fiyat düzenleme çalışmasının bulunmadığını belirtilerek, vatandaşlara spekülatif haberlere itibar edilmemesi yönünde çağrıda bulunuldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), elektrik tüketim ücretlerine yüksek oranda zam yapılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını duyurdu. DMM'nin kurumsal kanallarından yapılan açıklamada, fiyat düzenlemesine yönelik güncel bir çalışmanın bulunmadığı belirtilerek kamuoyunun manipülatif haberlere karşı dikkatli olması istendi. "PLANLANMIŞ GÜNCEL HERHANGİ BİR FİYAT DÜZENLEME ÇALIŞMASI BULUNMAMAKTADIR" Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın organları ve sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan 'elektrik tüketim ücretlerine yakın zamanda çok yüksek oranlarda zam yapılacağı' yönündeki iddialar gerçek dışıdır. Yetkili kurumlar tarafından planlanmış güncel herhangi bir fiyat düzenleme çalışması bulunmamaktadır. Ekonomik beklentileri olumsuz etkilemek ve toplumsal algıyı manipüle etmek amacıyla ortaya atılan bu tür spekülatif ve provokatif iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur."
20 Ağustos
Tekirdağ'da içme suyu borusu patladı: Tonlarca su boşa aktı
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde içme suyu şebeke hattında patlama meydana geldi. Tonlarca içme suyu boşa aktı. Kentin en işlek noktalarından biri olan Hükümet Caddesi'nde, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'ne ait Tek Kafe'nin hemen yanında yer altından geçen şebeke hattında patlama meydana geldi. Yaklaşık 2 gündür devam eden kaldırım altındaki su patlağından caddeye akan içme suyu, göz göre göre boşa akıyor. Duruma tepki gösteren vatandaşlar, özellikle kuraklık uyarılarının yapıldığı bu dönemde yaşanan su israfına anlam veremediklerini söyledi. Vatandaşlar, suyla ilgili olan kurum Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin alt kurumu Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (TESKİ) şehrin göbeğinde günlerce akan bu suyu onarmamasına tepki göstererek, yetkilileri göreve çağırdı.
12 Ağustos
Yargıtay’dan emsal karar! Satış primleri kıdem tazminatı hesabına dahil edilecek
Yargıtay, maaşının yanında satış hedeflerine bağlı değişken prim alan çalışanların kıdem tazminatı hesabını ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Primlerin her ay düzenli ve aynı miktarda ödenmemesinin hesaptan çıkarılması için yeterli olmadığına hükmeden Yargıtay, son bir yılda alınan primlerin aylık ortalamasının giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiğini belirtti. Yargıtay, satış hedeflerine göre ödenen primlerin kıdem tazminatı hesabına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, primlerin her ay düzenli şekilde ve aynı miktarda ödenmemesinin, söz konusu ödemelerin kıdem tazminatına esas ücretten çıkarılması için tek başına yeterli olmadığına hükmetti. Buna göre çalışanın son bir yılda aldığı satış primlerinin aylık ortalaması hesaplanacak ve ortaya çıkan tutar kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenecek. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ PRİMLERİ HESAPTAN ÇIKARDI Türkiye gazetesindeki habere göre karara konu olayda çalışan, temel ücretinin yanı sıra gerçekleştirdiği satış miktarına göre prim aldı. Ancak prim ödemeleri sabit şekilde gerçekleşmedi. Çalışan yalnızca belirlenen satış hedeflerine ulaştığı dönemlerde prime hak kazandı. Bölge Adliye Mahkemesi, bordrolarda "ÇPS Bonus" olarak yer alan ödemelerin devamlılık taşımadığı gerekçesiyle söz konusu primleri kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretten çıkardı. Dosyanın temyiz edilmesinin ardından Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu değerlendirmesini hatalı buldu. YARGITAY’DAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME Yargıtay, satış rakamları veya başka verilere göre hesaplanan primlerin miktarının değişkenlik göstermesinin, bu ödemelerin kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kapsamında değerlendirilmesine engel olmadığına işaret etti. Böylece satış hedefinin tutturulduğu aylarda alınan ancak diğer aylarda alınmayan primlerin, yalnızca düzenli olmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı hesabından tamamen çıkarılamayacağı ortaya konuldu. SON 12 AYDAKİ PRİMLERİN ORTALAMASI ALINACAK Uzmanlar, karara göre çalışanın mevcut bordroları esas alınarak son bir yılda aldığı primlerin aylık ortalamasının hesaplanacağını ve bu tutarın kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete ekleneceğini belirtti. Örneğin sabit maaşının yanında yılın yalnızca belirli aylarında satış primi alan bir çalışanın son 12 ayda elde ettiği primler toplanacak ve aylık ortalaması hesaplanacak. Ortaya çıkan tutarın giydirilmiş ücrete dahil edilmesi, kıdem tazminatına hak kazanan çalışanın alacağı tazminatın daha yüksek hesaplanmasını sağlayabilecek. "KIDEM TAZMİNATINA YAN HAKLAR EKLENİR" Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, kıdem tazminatının hesabında asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin de eklendiğine dikkat çekti. Karakaş, "Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre süreklilik taşıyan her türlü düzenli menfaat giydirilmiş ücrete dâhildir. Değişken tutarlı satış ve performans primleri de hedefe bağlı olsa dahi son bir yıldaki aylık ortalaması alınarak hesaba dâhil edilir. Bu konuda çok sayıda emsal karar bulunmaktadır" dedi.
10 Ağustos
Ahbap Derneği'ne yönetim kayyumu atandı! Dernek resmen kapanıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Ahbap Derneği'nin feshedilmesi talebiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açıldı. Başlatılan hukuki sürecin ardından mahkeme, derneğe yönetim kayyımı atanmasına karar vererek derneğin tüm faaliyetlerini durdurdu. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu. 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye genelinde geniş çaplı yardım kampanyaları düzenleyen ve Haluk Levent'in başkanlığını yaptığı Ahbap Derneği, geçtiğimiz aylarda başlatılan soruşturmanın merkezinde yer aldı. Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Babala TV sunucusu Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. ÜNLÜ İSİMLER İFADE VERDİ Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte medya, sanat ve televizyon dünyasından çok sayıda isim de ifade verdi. Fatih Altaylı, Öykü Serter, Fatih Portakal, Ece Üner, Özlem Gürses, Ruşen Çakır, Gökhan Özoğuz ve Hazal Kaya, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan isimler arasında yer aldı. DERNEĞE YÖNETİM KAYYUMU ATANDI Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fesih için asliye hukuk mahkemesine dava açtı. Dava üzerine mahkeme tarafından derneğe yönetim kayyumu atandı. Daha önce yalnızca mal varlığının yönetimi amacıyla kayyım atanan dernekte, bu kez doğrudan derneğin yönetimi için kayyım görevlendirildi. TÜM FAALİYETLERİ DURDURULDU Tüm faaliyetleri durdurulan Ahbap Derneği'ne yönetim kayyumu olarak Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Profesör Doktor Ahmet Kasım Han atandı. BAŞSAVCILIK DERNEĞİN FESHİNİ TALEP ETTİ Başsavcılık dilekçesinde deprem bağışlarının amacı dışında kullanıldığı, dernek kaynaklarının kişisel işlerde değerlendirildiği, usulsüz para transferleri, taşınmaz devirleri ve mali raporlardaki usulsüzlükler gerekçe gösterilerek derneğin faaliyetlerinin durdurulması ve feshine karar verilmesi talep edildi. SORUŞTURMA DÖRT ANA BAŞLIK ALTINDA YÜRÜTÜLÜYOR Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında dört ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldüğü bildirildi. Açıklamada, şüphelilerle ilgili "konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler" başlığındaki soruşturmanın, Ahbap Derneği'nin 2023'te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında olduğu aktarıldı. P. Global A.Ş.'den ayrıca dernek adına konteyner satın alındığı belirtilen açıklamada, Ahbap Derneği satın alma müdürü Deniz Ş. hakkında da söz konusu satın alma, ödeme ve tedarik süreçlerindeki rolü nedeniyle işlem başlatıldığı kaydedildi. Açıklamada, soruşturmanın "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler"e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya'ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirtildi. Başaran Holding A.Ş. tarafından 22, P. İnşaat A.Ş. tarafından 10, K. Yapı A.Ş. tarafından 17 ve Orhan İ. tarafından da 10 taşınmazın Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'ya devredildiğinin belirlendiği vurgulanan açıklamada, bununla ilgili Başaran Holding A.Ş.'nin sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapıldığı kaydedildi. Soruşturmanın "dernek çeklerine ilişkin işlemler" kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçlerinin incelendiği belirtilen açıklamada, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel K. ile Muhammed A.Y. hakkında işlem başlatıldığı aktarıldı. Soruşturmanın "Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler" başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem yapıldığı belirtildi.
7 Ağustos
Pasaportlarda devrim gibi değişiklik
İçişleri Bakanlığı, yeşil ve gri pasaport başvurularında ıslak imza ile mühür zorunluluğunu kaldırarak tamamen dijital sisteme geçti. Elektronik talep formu uygulamasıyla evraklar anlık doğrulanacak, eksik belge kaynaklı gecikmeler azalacak ve başvuru süreci önemli ölçüde hızlanacak. İçişleri Bakanlığı, hususi (yeşil) ve hizmet (gri) damgalı pasaport başvurularında geleneksel mühür ve ıslak imza zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırdı. Hayata geçirilen elektronik talep formu uygulamasıyla evrak doğrulama işlemleri anlık olarak yapılacak ve günlerce süren bekleyişler saniyeler içinde tamamlanacak. DİJİTAL SİSTEMLE BÜROKRASİ HAFİFLEDİ Yeşil ve gri pasaport almak isteyen kamu çalışanları için başvuru süreci baştan aşağı yenilendi. İçişleri Bakanlığı'nın yürüttüğü teknolojik altyapı çalışmaları sonucunda, pasaport işlemlerindeki bürokrasi yükü azaltılarak tamamen dijital bir sisteme geçiş yapıldı. Yeni sistemle birlikte başvuru süreçlerinin çok daha pratik, hızlı ve güvenli bir şekilde ilerlemesi hedefleniyor. BASILI EVRAK DEVRİ SONA ERDİ Geçmişte pasaport hakkı kazanan personelin talep formları, kendi kurumları tarafından basılı evrak olarak hazırlanmak zorundaydı. Yeni düzenlemeyle bu evrak trafiği rafa kaldırıldı. Artık hak sahiplerinin kurumları tarafından hazırlanan belgeler, elektronik imza ve dijital onay ile doğrudan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderiliyor. BEKLEME SÜRESİ MİNİMUMA İNDİ İşlemlerin elektronik ortama taşınmasının sunduğu en büyük avantaj zaman tasarrufu oldu. Yeni sistemle nüfus müdürlüklerine giden formların sistem üzerinden eş zamanlı doğrulanabilmesi sağlandı. Geçmişte sıkça karşılaşılan eksik veya hatalı evrak kaynaklı gecikmeler ortadan kalktı. Vatandaşların gişelerde bekleme süresi minimum seviyeye indirildi.
3 Ağustos
Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! e-Devlet'te bunu gören şaşkına dönüyor
e-Devlet'te birçok kişinin fark etmediği ekranlar, adınıza kayıtlı telefon hatlarından taşınmazlara, araçlardan şirket ortaklıklarına kadar birçok bilgiyi tek tıkla ortaya çıkarıyor. Uzmanlar, olası usulsüzlüklerin erken fark edilmesi için vatandaşlara bu bilgileri düzenli olarak kontrol etmeleri çağrısında bulunuyor. e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan bazı hizmetler, vatandaşların adlarına kayıtlı telefon hatlarından taşınmazlara, araçlardan şirket ortaklıklarına kadar birçok bilgiyi tek ekranda görmesini sağlıyor. Uzmanlar, özellikle dolandırıcılık riskine karşı bu bilgilerin belirli aralıklarla kontrol edilmesini öneriyor. e-Devlet Kapısı'nda yer alan bazı sorgulama hizmetleri, milyonlarca vatandaşa adlarına kayıtlı bilgileri tek tıkla görüntüleme imkânı sunuyor. Özellikle kimlik bilgilerinin kötüye kullanılmasına karşı vatandaşların belirli aralıklarla bu ekranları kontrol etmesi tavsiye ediliyor. ADINIZA KAYITLI TELEFON HATLARINI GÖREBİLİRSİNİZ Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) sunduğu "Adıma Kayıtlı Telefon Hatları" hizmeti sayesinde vatandaşlar, kimlik numaraları üzerine kayıtlı tüm mobil ve sabit hatları e-Devlet üzerinden görüntüleyebiliyor. Kendilerine ait olmayan bir hat tespit edilmesi halinde ilgili operatöre veya yetkili kurumlara başvuru yapılabiliyor. ARAÇLARINIZ VE TAŞINMAZLARINIZ TEK EKRANDA e-Devlet'teki "Araçlarım" hizmetiyle adınıza kayıtlı motorlu taşıtlar görüntülenebilirken, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün "Taşınmazlarım" hizmetiyle de üzerinize kayıtlı taşınmaz bilgilerine ulaşılabiliyor. ŞİRKET ORTAKLIĞI VE VERGİ KAYITLARI DA SORGULANABİLİYOR Vatandaşlar e-Devlet üzerinden şirket ortaklığı bilgilerini ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunduğu hizmetler aracılığıyla kendilerine ait vergi kayıtlarını da kontrol edebiliyor. Bu hizmetler, olası yanlış kayıtların veya usulsüz işlemlerin fark edilmesini kolaylaştırıyor. UZMANLAR DÜZENLİ KONTROL ÖNERİYOR Uzmanlar, kimlik bilgilerinin kötüye kullanılmasına karşı vatandaşların e-Devlet'te yer alan bu sorgulama hizmetlerini belirli aralıklarla kontrol etmelerini öneriyor. Adlarına kayıtlı bilgilerin düzenli olarak incelenmesi, olası usulsüzlüklerin erken fark edilmesine yardımcı olabiliyor.
28 Temmuz
Köfteci Yusuf'un başlattığı uygulama tüm restoranlarda zorunlu olacak
Geçtiğimiz yıl Köfteci Yusuf’un şubelerine evcil hayvan girişini yasaklamasıyla başlayan ve kamuoyunu ikiye bölen tartışmalar yasal boyuta taşınıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hazırladığı yeni taslak düzenlemeyle, gıda satışı yapan işletmelerin hem iç hem de dış alanlarına evcil hayvan girişi tamamen yasaklanacak. Geçtiğimiz yıl ünlü restoran zinciri Köfteci Yusuf’un şubelerine evcil hayvan girişini yasaklamasıyla fitili ateşlenen tartışmalar, artık yasal bir boyut kazanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda satışı yapılan tüm işletmelere evcil hayvan girişini tamamen yasaklayacak yeni bir mevzuat değişikliği üzerinde çalışıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte karar işletme sahiplerinin inisiyatifinden alınacak ve uymayanlara ağır para cezaları uygulanacak. TARTIŞMANIN FİTİLİNİ KÖFTECİ YUSUF ATEŞLEMİŞTİ Türkiye'nin en yaygın restoran zincirlerinden biri olan Köfteci Yusuf, geçtiğimiz yıl aldığı radikal bir kararla şubelerine evcil hayvanla girişleri yasaklamıştı. Bu hamle, kamuoyunu adeta ikiye bölmüştü. BAKANLIK DURUMA EL ATIYOR Sosyal medyada günlerce süren tartışmalarda; bir kesim karara hijyenik gerekçelerle tam destek verirken, hayvanseverler ise duruma tepki göstererek restoran ve kafe gibi alanlarda bu kısıtlamanın esnetilmesi gerektiğini savunmuştu. Mevcut yasalara göre evcil hayvanların bu tarz işletmelere girip giremeyeceği kararı tamamen restoran sahiplerinin inisiyatifindeydi. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın devreye girmesiyle bu durum tamamen değişiyor. HEM İÇ HEM DE DIŞ ALANLARA "TAM" KISITLAMA GELİYOR Gıda güvenliği ile üretim hijyen standartlarını belirleyen yasalara eklenmesi planlanan yeni taslak çalışma, evcil hayvanların gıda satışı yapılan yerlere erişimine tamamen son vermeyi hedefliyor. Bakanlığın yeni yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunmayı planladığı taslak yasalaşırsa: İşletmeler, artık müşteri kabul ettikleri hem iç hem de dış alanları (bahçe, teras vb.) hayvanların kullanımına açamayacak. Evcil hayvan kabul edip etmeme kararı işletmenin inisiyatifine bırakılmayacak. Yasak kurallarına uymayan ve işletmesinde evcil hayvan barındıran şirketlere idari para cezası kesilecek.
18 Temmuz
Fitch'ten Türkiye kararı
Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Değerlendirmede Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "durağan" olduğu belirtildi. Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "durağan" olduğu bildirildi. Açıklamada, Türkiye'nin düşük kamu borcu, büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi, "BB" not grubundaki ülkelerin medyanına kıyasla yüksek kişi başına düşen geliri, stres dönemlerinde dış finansmana erişimini sürdürme geçmişi ve dayanıklı bankacılık sektörünün kredi notunu destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. BÜYÜME VE ENFLASYON BEKLENTİSİ BELLİ OLDU Türkiye'nin potansiyel büyüme oranının yüzde 4'e yakın olduğunun değerlendirildiği aktarılan açıklamada, büyüme oranının bu yıl yüzde 2,8 ve gelecek yıl yüzde 4,4 olmasının beklendiği kaydedildi. Açıklamada, Türkiye'de enflasyonun haziran ayındaki yüzde 32 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29,5'e gerilemesinin beklendiği aktarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) fonlama maliyetini 300 baz puan artırması ve kredi limitlerini sıkılaştırıcı son adımlarının, ABD-İran çatışmasının ilk döneminde lirayı istikrara kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilen döviz müdahalelerinin ardından uluslararası rezervlerde kısmi toparlanmayı desteklediği belirtilen açıklamada, brüt döviz rezervlerinin 2026 sonunda 167 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi. Açıklamada, özellikle dış finansman ihtiyacındaki sürdürülebilir azalmayla birlikte ülkenin dış tamponlarının kayda değer şekilde güçlenmesi ve enflasyondaki düşüşü destekleyen sıkı politika duruşunun korunacağına yönelik güvenin artmasının, kredi notunda yükselişe yol açabileceğine işaret edildi. Kaynak: AA / Dilara Zengin Okay
18 Temmuz
Bakan Çiftçi talimat verdi: Polislere mesai düzenlemesi ve lojman müjdesi
Polislerin yıllardır beklediği mesai saati düzenlemesi geliyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, polisleri mesai konusunda rahatlatmak istediklerini ifade ederek, mevcut kanunun, teşkilata dar gelmeye başladığını söyledi. Bakan Çiftçi, ayrıca lojman alımı konusunda da talimat verdiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CNN Türk'te yayınlanan Hakan Çelik'in sunduğu Hafta Sonu programında açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, polislerin yıllardır hayalini kurduğu mesai düzenlemesinin geleceği yönünde mesajlar verdi. Çiftçi, polisleri mesai konusunda rahatlatmak istediklerini ifade ederek, mevcut kanunun, teşkilata dar gelmeye başladığını söyledi. POLİSE MESAİ DÜZENLEMESİ Mesai saatleri ve lojman alımıyla ilgili düzenlemeye ilişkin Bakan Çiftçi, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul'da hayat şartları diğer illerimize göre pahalı. ‘İstanbul'da lojman alımına gidelim, polislerimize tahsil edelim’ dedik. Talimatı verdim. Bakmaya da devam ediyoruz. Buldukça almaya devam edeceğiz. Bu sene araç almayı durduruyoruz lojman alacağız. Başlangıç olarak 600 lojmanla başlayacağız. Polisimizi mesai konusunda rahatlatmak için çalışma saatlerini düzenleme yapmak istiyoruz. Yeni mesai düzenine geçtikten sonra fazla çalışma yapanlara ödeme yapmak için çalışmalarımız var. Mevcut kanun teşkilata dar gelmeye başladı. Düzenlemeler yapılacak" dedi. "ALMADIĞIMIZ TEDBİRİN AÇIKLAMASINI YAPAMAZDIK" Bakan Çiftçi, NATO Zirvesi için alınan güvenlik önlemlerine ilişkin yaptığı açıklamada ise, zirvede 56 bin 288 emniyet ve jandarma personelinin görev aldığını belirtti. Çiftçi, alınan önlemler için şunları söyledi: "Son yıllardaki en büyük organizasyonlardan biriydi NATO zirvesi. 2004 yılında bir önceki İstanbul'da gerçekleşmişti. Bu zirvede 56 bin 288 emniyet ve jandarma teşkilatımız rol aldı. Ankara'yı merkez aldık. Ankara'da çekirdek bölgemiz vardı. 3 katmanlı ve 3 aşamalı protokol uygulandı. Ankara'nın civarındaki iller. İllerin etrafını çevrelemek, sınır şehirlerimiz. Tedbirlerimiz 1 ay öncesinden başladı. Son 72 saate girdiğimizde zirveye ulaştık. Abartıldı diyenler oldu. Alınması gerektiği kadar tedbir aldık. Hiçbir sorun yaşamadan atlattık. Alınması gerektiği kadar tedbir aldık. Almasaydık bunu sorgulayacaklardı. Önemli bir zirveydi diyoruz. Almadığımız tedbirin açıklamasını yapamazdık."
11 Temmuz
Erdoğan'dan Meloni'ye: AB ile son pürüzleri kaldıralım
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’nde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile gerçekleştirdiği ikili görüşmede, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile artık engelleri değil, Türkiye'nin üyeliğinin önündeki son pürüzleri kaldırmayı konuşmak istediğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 36. NATO Zirvesi için Ankara'da bulunan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile görüşmesine ilişkin açıklama yaptı. GÜNDEM SAVUNMA SANAYİİ, YATIRIM, ENERJİ VE TİCARET İŞ BİRLİKLERİ Başkanlığın X hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'yi NATO Merkezi'nde kabul etti. Kabulde, Türkiye-İtalya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı." “AVRUPA BİRLİĞİ İLE ARTIK ENGELLERİ DEĞİL, SON PÜRÜZLERİ KALDIRMAYI KONUŞMAK İSTİYORUM” Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile artık engelleri değil, üyeliğimizin önündeki son pürüzleri kaldırmayı konuşmak istediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'nun Avrupa sütununun güçlendirilmesi gerektiğini, Türkiye olarak Avrupa Birliği'nin bu konudaki gayretlerini, NATO zeminini esas alması kaydıyla, destekleyeceğimizi ifade etti
9 Temmuz
NATO Zirvesi'nde ikinci gün! Liderlerin masasında 4 kritik başlık var
Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi'nin ikinci gününde liderler düzeyindeki kritik oturumlara geçiliyor. Savunma harcamaları, savunma yatırımları, NATO 3.0 vizyonu ve Ukrayna'ya desteğin masaya yatırılacağı zirvede, gözler ABD Başkanı Donald Trump'ın vereceği mesajlara çevrildi. Ortak bildiride ise Rusya, İran ve Ukrayna'ya ilişkin önemli mesajların yer alması bekleniyor. Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde bugün liderler düzeyindeki resmi oturumlara geçiliyor. Zirvenin kaderini belirleyecek toplantılarda savunma harcamaları, savunma yatırımları, NATO 3.0 vizyonu ve Ukrayna'ya destek başlıkları ele alınacak. Gözler ise ABD Başkanı Donald Trump'ın vereceği mesajlarda olacak. 7 Temmuz'da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyindeki çalışma yemekleriyle başlayan NATO Zirvesi'nde kritik gün geldi. Zirvenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, bugün gerçekleştirilecek liderler düzeyindeki resmi oturumların ardından netlik kazanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dostluğu nedeniyle zirveye katıldığını açıkça dile getiren ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk açıklamaları, toplantıların son ana kadar gergin geçebileceğinin sinyalini verdi. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sırasında Grönland konusunu yeniden gündeme taşırken, İran'a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden beklediği desteği göremediğini söyledi. ABD Başkanı ayrıca Avrupa'daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceği yönündeki açıklamalarını yineledi. NATO çevrelerinde ise Trump'ın öngörülemez tavrının zirve öncesinden itibaren dikkate alındığı belirtiliyor. Zirve öncesinde BBC Türkçe'ye konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı, "Her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. SAVUNMA HARCAMALARI ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci kez göreve başlamasının ardından savunma harcamaları NATO'nun en önemli gündem maddesi haline geldi. 2025 yılında düzenlenen Lahey Zirvesi'nde üye ülkelerin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması kararlaştırılmıştı. Ankara'daki zirvede ise bu hedef doğrultusunda kaydedilen ilerleme değerlendirilecek ve verilen taahhütlerin sahaya nasıl yansıtılacağı ele alınacak. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya belirlenen hedefi şimdiden aşarken, Türkiye'nin savunma harcamalarının milli gelire oranı da yüzde 2,33'ten yüzde 3,8'e yükseldi. SAVUNMA YATIRIMLARI Zirvenin önemli başlıklarından biri de savunma sanayisi yatırımları olacak. Üretim kapasitesinin artırılması, altyapının güçlendirilmesi, yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve ortak tedarik mekanizmalarının oluşturulması NATO'nun öncelikleri arasında yer alıyor. Zirvenin ilk gününde gerçekleştirilen NATO Savunma Forumu'nda açıklanan on milyarlarca dolarlık yatırım kararları, savunma harcamalarının somut projelere dönüşmeye başladığının göstergesi olarak değerlendiriliyor. Son 10 yılda NATO'nun Avrupa'daki üyeleri ile Kanada savunmaya toplam 1,2 trilyon dolar harcadı. Bu ülkelerin yalnızca 2025 yılındaki savunma harcamaları yaklaşık yüzde 20 artarak 139 milyar dolarlık ek harcamaya ulaştı. NATO bundan sonraki süreçte üyelerinin ekonomik gücünü askeri kapasiteye dönüştürmeyi hedefliyor. Bunun için farklı ulusal yaklaşımların uyumlu hale getirilmesi, bürokratik engellerin azaltılması ve yenilikçi çözümlerin ön plana çıkarılması planlanıyor. NATO 3.0 DÖNEMİ ABD'nin Avrupa'nın güvenliğini artık geçmişte olduğu gibi tek başına üstlenmeyeceğini açık şekilde ortaya koyması, NATO 3.0 konseptini gündeme taşıdı. Yeni dönemde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, özellikle konvansiyonel savunmada daha etkin rol alması bekleniyor. Nükleer caydırıcılıkta ise ABD'nin lider rolünü sürdürmesi öngörülüyor. Ankara Zirvesi, NATO'da daha güçlü bir Avrupa vizyonunun temellerinin atıldığı platform olarak değerlendiriliyor. NATO yetkilileri NATO 3.0'ı, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği ve ABD'nin ittifaka güçlü bağlılığını koruduğu yeni yapı olarak tanımlıyor. UKRAYNA'YA DESTEK SÜRECEK Liderlerin ele alacağı bir diğer önemli başlık ise Ukrayna'ya verilecek destek olacak. Zirvede Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajının verilmesi bekleniyor. NATO aynı zamanda Ukrayna'nın savaş alanında özellikle insansız hava araçları ve bu araçlara karşı geliştirilen savunma teknolojileri konusunda edindiği tecrübelerden yararlanmayı hedefliyor. Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda ise mevcut politikada herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Kısa vadede üyelik yönünde yeni bir adım atılması beklenmiyor. ZİRVE BİLDİRİSİ KISA OLACAK Zirve sonunda yayımlanacak ortak bildirinin, Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa tutulması planlanıyor. Bildiride NATO'nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması'nın 5. maddesi çerçevesindeki ortak savunma ilkesine bağlılık bir kez daha vurgulanacak. Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın Lahey Zirvesi'nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhütlerini yerine getirdiği de metinde yer alacak. İttifaktaki görev paylaşımını simgeleyen NATO 3.0 vizyonuna ilişkin bildiride şu ifadelerin yer alması bekleniyor: "Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor." Bildiride ayrıca Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği açısından uzun vadeli tehdit oluşturduğu vurgulanacak. Türkiye'nin hassasiyet gösterdiği "terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu" ifadesinin de bildiride yer alması bekleniyor. Son dönemde ABD ile bazı Avrupa ülkeleri arasında gerilime neden olan İran konusu da bildiride yer alacak. Metinde, "Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır." ifadelerinin bulunması öngörülüyor. Bildiride ayrıca Ukrayna'ya 2026 ve 2027 yılları için toplam 70 milyar avro seviyesinde askeri destek taahhüdünün de yer alması bekleniyor.
8 Temmuz
Amerikalılar şaşkın: Trump'ın kabullenmesi alışık bir durum değil
Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında kameralara yansıyan yakın temas, dünya medyasında büyük yankı uyandırdı. ABD basını, normal şartlarda fiziksel temasa kapalı olan Trump'ın bu samimiyeti içtenlikle kabullenmesini "alışılmadık bir durum" olarak yorumlarken; iki lider arasındaki ilişkinin diğer müttefiklerden çok daha özel ve farklı bir bağa sahip olduğuna dikkat çekti. Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın sergilediği samimi ve sıcak diyaloglarla dünya medyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. ABD Başkanı Trump'ın zirve sırasında sarf ettiği çarpıcı sözler ise küresel arenada geniş yankı uyandırdı. ANKARA'DA TARİHİ GÜN: 16 YIL SONRA İLK ZİYARET Küresel diplomasinin en kritik buluşmalarından biri olan 36. NATO Liderler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde dün başkent Ankara'da başladı. Bu zirve, Donald Trump'ın başkanlık döneminde Türkiye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Türkiye, en son Nisan 2009'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama'yı ağırlamıştı. Trump’ı taşıyan uçak dün saat 13.50’de Ankara Havalimanı’na teker koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçağın kapısında resmi törenle karşıladığı konuğuyla ilk andan itibaren yakından ilgilendi. Karşılama töreninde iki liderin kol kola yürüyerek sıcak görüntüler vermesi dikkat çekti. Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı Türkçe "Merhaba asker" diyerek selamlayan Trump, ayaküstü sohbet sırasında Katar tarafından hediye edilen yeni başkanlık uçağını işaret ederek, "Bu uçağın ilk uluslararası uçuşu. Yepyeni bir uçak. 800 milyon dolar." ifadelerini kullandı. DÜNYA MEDYASI ANKARA'YA KİLİTLENDİ: TRUMP HERKESE BÖYLE DAVRANMIYOR İki liderin havalimanındaki samimi görüntüleri ve zirve boyunca devam eden yakınlığı, uluslararası televizyon kanalları ve gazeteler tarafından anbean takip edildi. Fox News : Aradaki bağ farklı Amerikan haber kanalı Fox News, iki lider arasındaki beden dilini incelediği analizinde çarpıcı bir değerlendirmede bulundu: "Trump'a dokunulması alışıldık bir durum değil. Trump'ın bunu kabullenmesi, karşılık vermesi... Aralarındaki bağ... Erdoğan diğer NATO liderlerinden ayrılıyor. Başkan, diğer NATO liderlerine nazaran Erdoğan'a daha yakın." Kanal ayrıca, Trump'ın herkese bu şekilde yaklaşmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diğer liderlerden net bir şekilde ayrıştığını vurguladı.
8 Temmuz