Politika
Politika kategorisindeki tüm haberler

12. Yargı Paketi'nde memura kötü haber: Artık cezalar ertelenmeyecek
AK Parti'nin üzerinde çalıştığı ve Meclis'e sunulması beklenen 12. Yargı Paketi'ne ilişkin detaylar netleşmeye başladı. Taslağa göre; kamu görevlileri vatandaşa kötü muamelede bulunması gibi suçlardan dolayı aldıkları 2 yıla kadar olan cezalarda artık hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasından yararlanamayacak ve aldıkları cezalar ertelenmeyecek. Ak Parti kurmaylarının üzerinde çalıştığı ve Meclis’e sunulması beklenen 12. Yargı Paketinin detaylarında, toplumun pek çok kesimini ilgilendiren önemli konularda düzenlemeler yer alıyor. Ak Parti, toplamda 60 maddeyi bulan taslak paketten, görüşmeler sırasında tartışma çıkarabilecek maddeleri bir sonraki paketlere bırakarak sadeleştirme yapmayı planlıyor. Bu nedenle madde sayısının 25 dolayında olacağı ve üzerindeki çalışmaların önümüzdeki hafta tamamlanması durumunda Meclis Başkanlığı’na sunulacağı belirtildi. PAKETTE NELER VAR? Haberler.com Ankara Temsilcisi Şerife Güzel'in haberine göre; pakette yer alan düzenlemelerden biri, vatandaşa kötü muamelede bulunan kamu personeliyle ilgili. Mevcut durumda, kötü muamelede bulunan kamu personeli, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231’inci maddesinde yer alan ‘2 yıla kadar olan cezalar için uygulanan hükmün geri bırakılması’ hükmünden yararlanıyor ve cezaları 5 yıl denetimli serbestlik koşuluyla erteleniyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi, yasanın bu maddesini 10 Temmuz 2025’te iptal etmiş, Meclis’e de, yeni düzenleme yapılması için 9 ay süre vermişti. KÖTÜ MUAMELEDE BULUNAN MEMURA KÖTÜ HABER Ak Parti hukukçularının üzerinde çalıştığı 12. Yargı paketine Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına ilişkin düzenleme konuluyor. Yapılan hazırlıkta, kamu personelinin kötü muamele gibi suçlardan dolayı aldığı 2 yıla kadar olan cezaların hükmün geri bırakılması kapsamı dışında tutulması öngörülüyor. Bu düzenlemenin Meclis’ten geçmesi halinde, örneğin karakola gelen bir vatandaşa kötü muamelede bulunan ve bundan dolayı mahkemelik olan polis memuru, ceza alması durumunda bu cezayı çekmek zorunda olacak. Hükmün geri bırakılması imkanından yararlanamayacak. DURUŞMALAR EN FAZLA 3 AY SONRAYA VERİLECEK 12. yargı paketinde, yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin önemli bir düzenleme de olacak. Yurtdışından yazı istenmesi gibi uzun sürebilecek özel durumlar hariç, duruşmaların en fazla 3 ay arayla yapılmasını öngören madde de pakette yer alıyor. MAHKEMELİK OLAN MİRAS PAYLAŞIMLARINA DÜZENLEME 12. yargı paketinde yer alan bir başka düzenleme de geleneksel adıyla izale-i şüyu olarak bilinen ortaklığın giderilmesi satışını düzenliyor. Bu satış yöntemi, miras veya diğer yollarla ortak olunan mallar paylaşılamadığında, hissedarlardan herhangi birinin bu davayı açarak malın paylaşılmasını istemesi durumunu oluşturuyor. Mevcut durumda, ortaklığın giderilmesi (İzale-i şuyu) yoluyla satışa çıkan bir mal için yapılan ihale, internet ortamında herkese açık gerçekleştiriliyor. Örneğin Kars’ın bir köyündeki ev için Edirne’den bir kişi ihaleye girip evi alabiliyor. Bu durumun da, o köyde yaşayan akrabalar açısında sorun oluşturduğu ve bu konuyla ilgili yoğun şikayetlerin geldiği belirtiliyor. AK Parti kurmayları da toplumda oluşan bu tür şikayetlerin giderilmesi açısından ortaklığın giderilmesi yoluyla satışa çıkan bir mal için yapılacak ilk ihalenin sadece mirasçılara açılmasını içeren düzenlemeyi 12. Yargı paketine koyuyorlar. Eğer ilk ihalede mirasçılardan hiçbiri söz konusu malı almaz ise ikinci ihale herkese açık yapılacak. Ayrıca, mevcut durumda ihaleye katılan mirasçılar ihale bedeli karşılığında teminat yatırmazken bundan sonra mirasçılar da teminat yatırarak ihaleye katılabilecekler. YAŞLILARIN MALLARININ SATIŞINA DA ÇEKİ DÜZEN Pakette, vesayet altındakilerin mallarının satışına ilişkin düzenleme de yer alacak. Kimsesiz yaşlıların mallarını, ihaleye önceden planladıkları birkaç kişinin girmesini sağlayarak malları belirli kişilerin paylaşmalarını sağlayan ihale yöntemine son verilecek. Bundan böyle vesayet altındakilerin mallarının satışı da internet üzerinden herkese açık olarak yapılacak.
9 saat önce
Yıllık izin hesabı sil baştan! Artık o günler dahil edilemeyecek
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Resmi Gazete'de yayımlanan emsal kararında, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceğini hükme bağladı. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu üzerine oy birliğiyle alınan karar uyarınca; iş sözleşmesi sonlansa dahi hafta tatilleri nedeniyle eksik hesaplanan tüm izin sürelerinin çalışanlara son brüt maaş üzerinden nakden ödenmesi zorunlu hale geldi. Milyonlarca işçi ve işvereni doğrudan ilgilendiren, çalışma hayatındaki yıllık izin hesaplamalarında ezber bozan emsal niteliğinde bir yargı kararına imza atıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan Yargıtay kararına göre; yıllık izin hesaplamalarında hafta tatiline denk gelen günler, hiçbir şekilde yasal izin süresinden düşülemeyecek. Büyük önem taşıyan bu yeni karar, iş sözleşmesi sonlansa dahi geçmişte eksik hesaplanan tüm izin sürelerinin işçiye nakden ve ücret olarak geri ödenmesini yasal bir zorunluluk kılıyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanların yıllık ücretli izin haklarını kullanırken yapılan yaygın hesaplama hatalarına dair tarihi bir adım attı. 9 Haziran tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan bu son karar, yıllık izin günleri ile hafta tatillerinin iç içe geçirilerek eritilmesi uygulamasını kesin olarak yasaya aykırı buldu. SGK uzmanı İsa Karakaş'ın köşesinde aktardığı detaylara göre hukuki süreç; bir işçinin açtığı alacak davası ve hemen ardından Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu yapmasıyla Yargıtay gündemine resmen taşındı. YEREL MAHKEMENİN İZİN HESAPLAMASI HATALI BULUNDU Davanın arka planındaki süreç, bir işçinin üç farklı dönemde çalıştığı şirkette kendisine yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili talebiyle İş Mahkemesinde dava açmasıyla başladı. Davalı konumundaki işveren ise mahkemede kendisini savunarak, işçinin istifa ettiğini ve şirketten herhangi bir yıllık izin alacağı bulunmadığını iddia edip davanın tümden reddini talep etti. Dosyayı titizlikle inceleyen yerel mahkeme, işverenin istifa iddiasını destekleyen herhangi bir resmi belge bulunmadığını tespit etti. Ancak yıllık izin alacağı konusunda, dosyadaki belgelere dayanarak işçinin toplam 24 gün izin kullandığını ve bakiye bir alacağı kalmadığını belirterek davanın yalnızca kısmen kabulüne karar verdi. İlk derece mahkemesinin miktar itibarıyla kesin olarak verdiği bu karara karşı mevzuat gereği doğrudan istinaf yolu kapalı olduğu için, çalışan haklarının korunması adına devreye Adalet Bakanlığı girdi. ADALET BAKANLIĞI KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEDİ Adalet Bakanlığı, yerel mahkemenin verdiği bu kararda açık bir yasa ihlali ve usul hatası yapıldığını tespit ederek dosyayı "Kanun Yararına Temyiz" yetkisi kapsamında en üst yargı merci olan Yargıtay’a taşıdı. Bakanlığın mahkeme kararına karşı sunduğu itiraz gerekçelerinde; işçinin hizmet süresine göre yasal izin hakkının 24 gün değil aslında 28 gün olduğu, işçinin izinli olduğu günlere rastlayan hafta tatillerinin (pazar günleri) yıllık izin süresinden düşülmesinin mevcut iş mevzuatına tamamen aykırı olduğu açıkça belirtildi. YARGITAY YILLIK İZNİN ALTIN ESASLARINI HATIRLATTI Önündeki dosyayı derinlemesine inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma hayatındaki izin kullanımı ve hukuki ispat yükümlülüklerine dair şu temel yasal kuralların altını çok net bir şekilde çizdi: İspat Yükü İşverendedir: İşçinin yıllık izin kullandığını işveren; imzalı izin defteri veya eş değer hukuki bir belge ile kanıtlamakla yükümlüdür. Sözleşme Bitiminde Ücrete Dönüşür: İş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, kullanılmayan izinlerin ücreti son brüt maaş üzerinden nakden ödenmelidir. Kanun Maddesi Açıktır: İş Kanunu’nun 56/5 maddesi uyarınca; yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. HAFTA TATİLİ İZİN SÜRESİNE DAHİL EDİLEMEZ Önündeki somut olayı bu yasal kurallar çerçevesinde inceleyen Yargıtay, davacı işçinin kâğıt üzerinde toplam 28 gün izinli gösterildiğini ancak bu izin süresinin içerisine tam 4 gün hafta tatilinin (pazar günü) denk geldiğini tek tek belirledi. Yargıtay, hafta tatilinin işçinin anayasal ve yasal hakkı olduğunu, bu nedenle yıllık izin süresiyle iç içe geçirilemeyeceğini kesin bir dille hükme bağladı. Bu doğrultuda işçinin 4 günlük yıllık izin hakkının daha saklı bulunduğu ve bu sürenin brüt ücretinin işçiye ödenmesi gerektiği belirtilerek, İş Mahkemesinin vermiş olduğu hatalı karar oy birliğiyle kanun yararına bozuldu. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren bu yeni kararla birlikte, şirketlerin insan kaynakları departmanlarının izin hesaplamalarında pazar günlerini ve tüm resmi tatilleri yıllık izin süresinden tamamen ayrı tutması artık yasal bir zorunluluk haline geldi.
9 saat önce
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan BYD açıklaması: Firmanın yükümlülükleri hala geçerli
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri tarafından, Küresel elektrikli araç pazarının lider oyuncularından BYD firmasının Türkiye'deki üretim tesisi kurulumuna yönelik yatırım sürecine ilişkin yapılan açıklamada, firma ile yapılan yatırım anlaşması, yatırım anlaşmasındaki koşullar ile firmanın yükümlülüklerinin ve devlete sunduğu teminatların geçerli olduğu belirtildi. Elektrikli otomobil devi BYD firması, Türkiye'de 150 bin araç kapasiteli bir üretim tesisi kuracağını duyurmuştu. Bu kapsamda Manisa'da firma tarafından ödenen bedel karşılığında yatırım yeri için tahsis işlemleri yürütülmüş ve yatırım süreci başlamıştı. Bir süredir yatırımda öngörülen ilerleme kaydedilmediği için, Çin merkezli firmanın teşviklerden yararlanma süreci 2026 yılı başında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından askıya alınmıştı. TEMİNATLAR GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR Firmanın yatırımının ilerlememesine ilişkin sürece dair Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından edinilen bilgiye göre, firma ile yapılan yatırım anlaşması, yatırım anlaşmasındaki koşullar, firmanın yükümlülükleri ve devlete sunduğu teminatlar geçerliliğini koruyor. Bakanlık tarafından tüm süreçler ise resmi usüllere uygun olarak yürütülmeye devam ediyor. GERİ ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜLER Yatırımların tamamlanmaması durumunda, firmalar elde ettikleri teşvikleri, ilgili yasal düzenlemeler ile sundukları taahhüt ve teminatlar kapsamında geri ödemekle yükümlüler. Bakanlık yetkilileri, yerli ve yabancı hiçbir firmanın herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulmadığını, kuralların herkes için geçerli olduğunu, tüm süreçlerde kamunun çıkarlarının güçlü şekilde teminat altına alındığını ifade etti. NE OLDU? Çinli otomotiv üreticisi BYD İcra Başkan Yardımcısı Stella Li, Avrupa'daki üretim faaliyetlerine öncelik verdiklerini belirterek Türkiye'de planlanan fabrikanın ise şimdilik askıya alındığını söyledi. Londra'daki şirket merkezinde konuşan Stella Li, "Şu anda bir numaralı önceliğimiz Macaristan. İkinci önceliğimiz ise Avrupa'da ikinci bir üretim tesisi için uygun yer bulmak" dedi. Li, Macaristan'daki yeni fabrikada araç montajına bu yılın dördüncü çeyreğinde başlanacağını da açıkladı. Şirketin güney Szeged kentinde kurduğu fabrika, BYD'nin Avrupa'daki ilk üretim tesisi olacak. Ancak fabrikanın devreye alınması, şirketin ilk planlarının yaklaşık bir yıl gerisinde gerçekleşecek. TÜRKİYE FABRİKASI İÇİN TAKVİM BELİRSİZ BYD, 2024 yılında Türkiye'de 1 milyar dolarlık yatırımla bir üretim tesisi kuracağını ve fabrikanın 2026 yılında faaliyete geçeceğini duyurmuştu. Ancak Stella Li, Türkiye'deki proje için henüz inşaat çalışmalarının başlamadığını söyledi. Li, fabrikanın şu anda askıya alındığını ve üretimin ne zaman başlayacağına ilişkin net bir takvim bulunmadığını ifade etti. BYD'nin Avrupa'daki satışları geçen yıl yüzde 270 artarak yaklaşık 188 bin araca ulaştı. Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden biri olan şirketin Avrupa satışları, 2026 yılının ilk beş ayında da yüzde 144 yükselerek 100 bin adedi aştı. Şirket, Avrupa'da üretim yaparak Avrupa Birliği'nin Çin'de üretilen elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergilerinden kaçınmayı hedefliyor.
11 Haziran
Kılıçdaroğlu'nun ihraç edeceği 10 isim belli oldu iddiası
CHP'de mahkeme kararıyla Genel Başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Partiyi kirlilikten arındıracağız" açıklamasının ardından Ankara kulisleri hareketlendi. Kılıçdaroğlu'nun ilk aşamada aralarında ağır topların da bulunduğu 10 ismi ihraç edeceği iddia edildi. İşte o isimler... Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kurultay sürecine yönelik alınan "mutlak butlan" (geçersizlik) kararının ardından parti içindeki fay hatları kırılmaya devam ediyor. Mahkeme kararıyla yeniden Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM'deki grup toplantısı krizinin ardından Genel Merkez'de yaptığı zehir zemberek açıklamalar, partide yeni bir tasfiye sürecinin habercisi oldu. "KİRLİ OLANLARIN TAMAMININ İŞİNE SON VERECEĞİZ" Genel Merkez'deki konuşmasında partideki yozlaşma iddialarına ve pavyonlardaki delege pazarlıklarına sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "arınma" mesajı vererek şunları kaydetti: "Arınacağız, kirlilikten arınacağız, temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için önyargılı olmayacağım; bu kötüdür atalım partimizden demeyeceğim. Bu kurultay davasını başımıza bela edenlerden hesap soracağım." İŞTE İHRAÇ EDİLECEĞİ İDDİA EDİLEN 10 İSİM Kılıçdaroğlu'nun bu net mesajının ardından Ankara kulislerine bomba gibi bir iddia düştü. CHP'de bazı önemli isimlerin ivedilikle disiplin süreciyle karşı karşıya kalacağı öne sürüldü. Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Sinan Burhan'ın tv100 canlı yayınında aktardığı kulis bilgisine göre; parti yönetiminden ihraç edilmesi beklenen o 10 isim şöyle: Veli Ağbaba Ali Mahir Başarır Umut Akdoğan Burhanettin Bulut Gökhan Zeybek Taşkın Özer Özgür Karabat Adnan Beker Cemal Enginyurt Ümit Dikbayır GÜRSEL TEKİN: MYK'DA GEREĞİ YAPILACAK Öte yandan, ihraç iddialarını güçlendiren bir diğer açıklama da Kılıçdaroğlu'na yakınlığı ile bilinen Gürsel Tekin'den geldi. TGRT Haber canlı yayınına katılan Tekin, parti tüzüğüne ve hukukuna aykırı davrananlar için disiplin mekanizmasının hızla işletileceğini vurguladı. Sürecin nasıl işleyeceğine dair takvimi de paylaşan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Parti hukukuna uymayanlar için yarın gerçekleştirilecek Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında hiç tereddütsüz gereği yapılacaktır. Büyük olasılıkla yarın MYK'da sevkler ve ihraçlar resmi olarak gündeme gelir. Tabii listede kimlerin olacağını henüz detaylıca bilmiyorum ama buradaki süreçlerin ardından dosyalar perşembe günü Parti Meclisi'ne (PM) sunulacaktır. Nihai kararı tamamen Parti Meclisi verecektir."
10 Haziran
Ankara kulisleri hareketli! Özgür Özel’in yeni partisinin adı belli oldu
CHP'de kurultay ve "butlan" tartışmaları sürerken, partinin olası hukuki risklere karşı yeni parti hazırlığı yaptığı iddia edildi. Özgür Özel liderliğindeki ekibin yürüttüğü öne sürülen çalışmalarda, yeni bir parti kurulması halinde adının "İstiklal Partisi" olacağı konuşuluyor. Süreçte Ekrem İmamoğlu ile de görüş alışverişi yapıldığı belirtilirken, olası bir seçim senaryosuna karşı seçime girme yeterliliğine sahip başka bir siyasi partinin de yedekte tutulduğu öne sürülüyor. CHP'de kurultay tartışmaları ve olası "butlan" kararı üzerinden yürüyen süreçte dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. CHP'nin seçime sokulmama ihtimaline karşı yeni parti hazırlığı yaptığı, kurulacak partinin adının ise "İstiklal Partisi" olacağı öne sürüldü. CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel ekibi arasında diyalog kanalı bir ölçüde açıldı. Kılıçdaroğlu'nun görüşmeler için bir MYK üyesi ile avukatını, Özgür Özel'in ise iki isim belirlediği aktarıldı. Belirlenen isimlerin bir araya gelerek sorunları ve çözüm yollarını ele alacağı ifade edildi. Süreçte iki tarafla da diyaloğu bulunan Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç'un temaslarını sürdürdüğü belirtildi. Ancak iki tarafta da uzlaşma istemeyen isimlerin bulunduğu iddia edildi. Özgür Özel'in bayramda yaptığı açıklamada, "Bizi partimizden uzaklaştırmak istiyorlar ama ayrılmayacağız" dediği hatırlatılırken, 26 Temmuz'a kadar CHP kurultayının yapılmaması halinde partinin seçime giremeyebileceği öne sürüldü. Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk'ün aktardığına göre, CHP yönetiminin bu ihtimale karşı hazırlık yaptığı, bir değil iki siyasi partinin kurulmasının ve her ikisinin de erken seçime hazır hale getirilmesinin planlandığı iddia edildi. ÖNCELİK CHP KURULTAYI Özgür Özel'in önceliğinin CHP kurultayını toplamak olduğu belirtildi. Bu kapsamda 900 delegenin kurultayın toplanması için imza attığı, kurultay çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edileceği ve partinin 15 gün içinde kurultaya çağrılmasının isteneceği aktarıldı. Bu talebin yerine getirilmemesi halinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açılacağı ifade edildi. Bu süreç devam ederken, zaman kazanmak amacıyla yeni bir siyasi parti kurulması için de sessiz şekilde çalışma yürütüldüğü öne sürüldü. Parti kuruluşunun 30 kişinin bir araya gelerek dilekçeyi İçişleri Bakanlığı'na vermesiyle mümkün olduğu, ancak asıl sürecin kuruluş dilekçesinden sonra başladığı vurgulandı. SEÇİME GİRME ŞARTLARI Yeni kurulacak bir partinin seçime katılabilmesi için Siyasi Partiler Kanunu ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen şartları sağlaması gerekiyor. Buna göre partinin oy verme gününden en az 6 ay önce illerin en az yarısında, yani 41 ilde teşkilatını kurmuş olması gerekiyor. Bir ilde teşkilatlanmış sayılmak için merkez ilçesi dahil olmak üzere o ilin ilçelerinin en az üçte birinde ilçe teşkilatı kurulması zorunlu. Teşkilatlanmanın tamamlandığı illerde, oy verme gününden en az 6 ay öncesine kadar büyük kongrenin yapılması gerekiyor. Ayrıca parti tüzüğünde belirtilen süreler içinde ilçe, il ve büyük kongrelerin üst üste iki defadan fazla ihmal edilmemesi şartı aranıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın güncel üye ve teşkilat kayıtlarını inceleyeceği, yasadaki koşulları sağlayan ve seçime girme yeterliliği YSK tarafından tespit edilen partilerin seçimlerden önce Resmi Gazete'de ilan edileceği belirtildi. Bu listeye giremeyen partiler seçime katılamayacak. YENİ PARTİ İÇİN HAZIRLIK Yeni parti kuruluş sürecinin kolay olmadığına dikkat çekilirken, İYİ Parti'nin kuruluş süreci örnek gösterildi. Meral Akşener'in o dönemde parti kuruluşunun engelleneceği iddiaları üzerine, "Sandalyemle İçişleri Bakanlığı önüne gelip oturacağım" dediği hatırlatıldı. İYİ Parti'nin seçime katılabilmesi için CHP'nin 15 milletvekilini ödünç verdiği ve partinin grup kurarak seçime katılmasının önündeki engeli aştığı belirtildi. Ancak bugün yeni kurulacak bir partinin TBMM'de grubu olsa bile bunun seçime katılım açısından dikkate alınmadığı ifade edildi. Özgür Özel liderliğinde kurulabilecek bir partinin İYİ Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin kuruluş süreçleriyle aynı değerlendirilemeyeceği belirtildi. Çünkü Özgür Özel'in kuracağı partinin 110 milletvekiliyle kurulacağı, parti kurulduğu gün ana muhalefet partisi konumuna geleceği öne sürüldü. Ayrıca 420 CHP'li belediye başkanından yaklaşık 370'inin Özgür Özel'in yanında göründüğü iddia edildi. ÇALIŞMALARI ENSAR AYTEKİN YÜRÜTÜYOR CHP'de yeni parti kuruluş çalışmalarını, Özgür Özel'in genel başkanlığı döneminde Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yapan Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin'in yürüttüğü aktarıldı. Aytekin'in bu çalışmalara "butlan" kararından önce başladığı, çünkü böyle bir karar çıkabileceğinin değerlendirildiği ifade edildi. CHP'nin kurultaylarının geçersiz sayılması gerekçesiyle seçime katılmasının engellenebileceği ve CHP'nin kapatılabileceği iddiasının savcılık iddianamesinde yer aldığı belirtildi. Bu nedenle CHP'nin her türlü olasılığa karşı hazırlık yaptığı öne sürüldü. CHP'nin seçime sokulmaması ihtimaline karşı yedekte bir parti olacağı, bununla da yetinilmeyip seçime katılma hakkı bulunan 41 siyasi parti arasından az seçmenli bir partinin de yedekte tutulacağı iddia edildi. YENİ PARTİNİN ADI "İSTİKLAL PARTİSİ" OLACAK Özgür Özel bu çalışmaları yürütürken, 21 Mart 2025'ten bu yana cezaevinde tutulan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de görüş alışverişinde bulunuyor. Kulislerde, yeni bir parti kurulması halinde bu partinin adının "İstiklal Partisi" olacağı konuşuluyor. Bu ismin dar bir çevrede telaffuz edildiği, süreç içinde farklı isim önerilerinin de gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ayrıca seçime katılma yeterliliği bulunan az seçmenli bir partinin adının değiştirilmesi seçeneğinin de değerlendirildiği ifade ediliyor.
5 Haziran
Süresiz nafaka düzenlemesi iptal edildi
Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Yeni düzenleme yapılması için 9 ay süre verildi. Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal istemini Genel Kurul gündeminde esastan görüşerek karara bağladı. Antalya 12. Aile Mahkemesi, 2025'te baktığı bir davada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının "süresiz olması"na ilişkin düzenlemenin iptali için AYM'ye başvurdu. Yüksek Mahkeme, başvuruyu bugün Genel Kurul gündemine aldı. BAKAN GÜRLEK "ÇÖZECEĞİZ" DEMİŞTİ Son olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma davalarındaki sürenin uzunluğuna dikkati çekerek "Boşanma davaları 10 yıl sürüyor, bu süre zarfında nafaka ödeyen şahıs kendine yeni bir hayat kuramıyordu. Bunu çözeceğiz." demişti. SÜRESİZ NAFAKA İPTAL EDİLDİ Yüksek Mahkeme bu çerçevede bugünkü toplantısında başvuruyu karara bağladı. Oy çokluğuyla alınan karara göre Anayasa Mahkemesi, süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti. Yeni düzenleme yapılması için 9 ay süre verildi. MEDENİ KANUNUN 175. MADDESİ'NDE YER ALIYOR Türk Medeni Kanunu'nun "yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesi, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." hükmünü içeriyor. YENİ TASLAKTA NE VAR? AK Parti'nin masasındaki yeni nafaka düzenlemesinde evlilik süresinin esas alınması planlanıyor. 3 yıl evli kalanlara 5 yıl; 5 yıl evli kalanlara 7 yıl; 10 yıl evli kalanlara ise 12 süreyle nafaka ödenmesi öngörülüyor. Bu sürenin sonunda ise nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesi gündemde. Nafakanın sona ermesiyle maddi zorluk yaşayabilecek kadınlar için ise sosyal yardım mekanizmalarının devreye alınması düşünülüyor. Nafaka kesildiğinde oluşabilecek mağduriyetlerin devlet destekleriyle giderilmesi amaçlanıyor. Ayrıca çekişmeli boşanma davalarının azaltılması da düzenlemenin hedefleri arasında yer alıyor. Davaların uzamasına neden olan unsurların ayrıştırılarak ayrı davalar kapsamında ele alınması ve sürecin daha hızlı sonuçlandırılması planlanıyor.
4 Haziran
CHP'de "mutlak butlan" sonrası ilk grup toplantısı
CHP'de krize dönüşen grup toplantısı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun itirazlarına rağmen gerçekleşti. "Başkan Özgür" sloganlarıyla kürsüye çıkan Özgür Özel partililere hitap etti. İsmini anmadan Kılıçdaroğlu'na yüklenen Özel, "Bendeki madalya ne kadar büyükse, o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da, o görevi bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı!" ifadelerini kullandı. Mahkemenin mutlak butlan kararının ardından CHP Grup Başkanı seçilen Özgür Özel'in başvurularını değerlendiren TBMM Başkanlığı, grup toplantısının yapılmasına izin verdi. 2.5 yıl aradan sonra genel başkanlık koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu ise TBMM Başkanlığı’nın toplantı sorusuna "Böyle bir talebimiz yoktur" yanıtını gönderdi. Kılıçdaroğlu'nun itirazlarının gölgesinde kürsüye çıkan Özel, gündeme dair dikkat çeken açıklamalar yaptı. SALONDA "KURULTAY" SLOGANLARI Salonu hıncahınç dolduran partililer, Özgür Özel'i beklerken "Hain Kemal" sloganları attı. Özel kürsüye çıkarken salonda coşku iyice arttı ve "Başkan Özgür" sloganları yükseldi. Partililer, Özgür Özel'in konuşmasını zaman zaman sloganlarla bölerek "Kurultay" çağrısında bulundu. Özel'in konuşmasından satır başları şöyle: "Hepinizi selamlıyorum... Meclis çok grup toplantısı gördü, dışarıda bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Bu tarihin doğru tarafından durma, tarih yazma ve parti ile ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı yürüyüşe geçme ziyaretidir. Büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşıyacağız. "DOSTU DÜŞMANI BİRBİRİNDEN AYIRMAKTA BİRAZ DAHA USTALAŞTIK" Üç haftalık aranın ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde, milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz. Bizi soracak olursanız, biz bildiğiniz gibiyiz; biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta. Değerli arkadaşlar, bugün burada her biriniz partinin saatinin vidasından geliyorsunuz, bu partinin damarlarından, damarının içindeki alyuvardan, akyuvardan geliyorsunuz.
2 Haziran
60 milyar TL'lik operasyon! 4 şirket ve 15 akaryakıt istasyonuna kayyum atandı
İstanbul merkezli 27 ilde düzenlenen operasyonda, sahte yatırım grupları ve paravan şirketler üzerinden vatandaşları dolandırdıkları iddia edilen 89 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında işlem hacmi 60 milyar lirayı bulan şebekeye ait olduğu değerlendirilen 4 şirkete ve 15 akaryakıt istasyonuna kayyum atanırken, milyarlarca liralık mal varlığına da bloke konuldu. İstanbul merkezli 27 ilde düzenlenen operasyonda, dijital platformlarda oluşturdukları sözde yatırım grupları ve paravan şirketler üzerinden dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla 89 şüpheli gözaltına alındı. 60 MİLYAR TL'LİK İŞLEM HACMİ TESPİT EDİLDİ İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, dolandırıcılık suçunun engellenmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü. Çalışmalarda ekipler, şüphelilerin, banka kurumsal kimliğiyle yönetici veya yatırım uzmanlarına ait isim ve görselleri izinsiz kullanarak dijital platformlarda oluşturdukları sözde yatırım grupları ve paravan şirketler aracılığıyla haksız kazanç elde ettiklerini belirledi. Zanlıların kişisel ve şirket hesaplarında 60 milyar lira işlem hacmi olduğunu tespit eden ekipler, çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 27 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 89 şüpheliyi gözaltına aldı. 4 ŞİRKET VE 15 AKARYAKIT İSTASYONUNA KAYYUM ATANDI Operasyon kapsamında ise suçtan elde edildiği değerlendirilen ve değeri 4 milyar 606 milyon lira olan 4 şirkete, 15 akaryakıt istasyonu ile akaryakıt ve LPG dolum tesisine kayyum atandı. Ayrıca 1 taşınmaz, 11 araç, şirket ortaklık payları, banka ve kripto varlık hesapları ile diğer taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerinde bloke tedbiri uygulandı. Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü. BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA Adalet Bakanı Akın Gürlek operasyona ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içinde suç ve suç gelirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor; siber suçlar, yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık şebekelerine karşı amansız bir takibat gerçekleştiriyoruz. Bu sabah itibariyle, İstanbul ve Nevşehir illerimiz merkezli, ilki 27, ikincisi 28 ili kapsayan dev operasyonlar gerçekleştirerek vatandaşlarımızın ve kamunun haklarına göz diken suç odaklarına büyük bir darbe indirdik. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımızın, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğü soruşturma kapsamında; 27 ilde 114 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş; 269 mağdurdan 600 milyon TL zarar, şüpheli hesaplarda ise 60 milyar TL’lik işlem hacmi tespit edilmiş; suça konu milyarlarca liralık mal varlığına el koyma ve kayyum atama işlemleri başlatılmıştır. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen bir diğer başarılı operasyonda ise; vatandaşlarımızın banka ve kripto hesaplarını kullanarak 10 milyar TL para hacmine ulaşan yasa dışı bir sanal bahis çetesine yönelik 28 ilde, 120 ayrı adrese eş zamanlı baskınlar düzenlenmiş ve 107 şüpheli hedef alınmıştır. Bu başarılı soruşturmaları büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Anadolu ve Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı; operasyonları başarıyla gerçekleştiren İstanbul ve Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekiplerimizi tebrik ediyorum. Bu başarılı soruşturmaları büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığımızı, operasyonları titizlikle gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekiplerimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Siber alandaki her türlü suç organizasyonuna karşı adli ve idari mekanizmalarımız aynı kararlılıkla ve tavizsiz şekilde çalışmaya devam edecektir." Kaynak: AA / Emrah Gökmen
2 Haziran
Buca Belediyesi'ne operasyon! Belediye başkanı dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan "yolsuzluk" soruşturması kapsamında Buca Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında CHP'li Belediye Başkanı Görkem Duman ve önceki dönem Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında bulunduğu 53 kişi gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında, Buca Belediyesi'ne yönelik sabah saatlerinde büyük bir operasyon düzenlendi. ÖNCEKİ DÖNEM BELEDİYE BAŞKANI DA GÖZALTINDA Operasyon kapsamında aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve önceki dönem Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında bulunduğu 53 kişi gözaltına alındı. Sabah saatlerinde konutunda gözaltına alınan Duman'ın evinde arama yapılıyor. SUÇLAMALAR HAYLİ AĞIR Savcılık tarafından yapılan teknik ve fiziki çalışmalar neticesinde; belediye imkan ve kabiliyetlerinin kullanılarak suç örgütü kurulduğu ve yönetildiği, ilçede yürütülen inşaat faaliyetleri kapsamında müteahhitler ile belediye yöneticileri ve çalışanları arasında rüşvet alınıp verildiği, imar süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı ve belediye yönetiminin bu süreçlerde aktif rol aldığı, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı, belediye hakkında haber yapan veya sosyal medyada paylaşımda bulunan bazı kişilerin darp edildiği, fiilen çalışmayan şahıslara maaş ve çeşitli ödemeler yapıldığı (kamuoyunda “bankamatik personel” olarak bilinen uygulama) tespit edildi. ŞÜPHELİLERİN GÖREV DAĞILIMI ORTAYA ÇIKTI Buca Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan şüphelilerin görev dağılımı şu şekilde; - 2 Belediye Başkanı (mevcut ve önceki dönem) - 3 Belediye Başkan Yardımcısı - 1 İlçe Siyasi Parti Başkanı (önceki dönem) - 6 Müdür ve Müdür Vekili (imar, planlama, sosyal hizmetler, iştirakler, destek hizmetleri vb.) - 4 Birim Şefi ve teknik sorumlu - 6 İmar, ruhsat, hakediş ve yapı kullanma birimlerinde görevli teknik personel - 3 Belediye iştiraklerinde üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu - 5 Belediye büro personeli ve idari çalışan - 6 Belediye iştiraklerinde çalışan personel - 6 Kadın ve Aile Hizmetleri ile sosyal birimlerde görevli personel - 2 veri hazırlama ve kontrol işletmeni / teknik destek personeli - 2 belediye başkanlığına bağlı özel kalem ve asistan - 1 sosyolog - 1 sıfır atık ve iklim müdürü - 16 firma sahibi / müteahhit / iş insanı - 4 mimar / teknik danışman - 2 kamu dışı çalışan (hastane personeli ve emekli eski çalışan) OPERASYON KAPSAMINDAKİ ŞÜPHELİLER 1. Görkem Duman – Belediye Başkanı 2. Erhan Kılıç – Önceki Dönem Belediye Başkanı 3. Çağdaş Kaya – Önceki Dönem İlçe Başkanı 4. İbrahim Tunçol – Belediye Başkan Yardımcısı 5. Barış Özreçber – Belediye Başkan Yardımcısı 6. Ayşe Kalafat – Planlama ve İmar Müdürü 7. Asiye Avcı – Sosyal Hizmetler Müdür Vekili 8. Ceyda Akbulut – Özel Kalem Müdürü 9. Ahmet Çakar – Oturma Birim Şefi 10. Aras İş – İmar Durum Şefi 11. Refik Karakaya – Etüt ve Proje Müdürü 12. Ecem Eren – Mimar 13. Emrah Baş – Firma Sahibi 14. Doğan Sarıkaya – Firma Sahibi / Meclis Üyesi 15. Oğuzhan Aksoy – Hakediş ve Yapı Kullanma Personeli 16. Süleyman Omuzbüken – Ruhsat Birimi Çalışanı 17. Hakan Ördek – Firma Sahibi 18. Burcu Er Durmaz – Firma Sahibi / Meclis Üyesi 19. Serkan Altun – Firma Sahibi 20. Toygun Varol – Harita Müdürü 21. Nihat Taşçılar – Firma Sahibi 22. Mehmet Taşçılar – Firma Sahibi 23.Suat Tekdemir – Firma Sahibi 24. Rıdvan Demir – Firma Sahibi 25. Ramazan Altun – Firma Sahibi 26. Hakan Okutucu – İmar Müdürü 27. Bahadır Yılmaz – Hakediş/Yapı Kullanma Memuru 28. Fethi Kaplan – Oturma Birimi Memuru 29. Özgür Dalağan – Ruhsat Birimi Çalışanı 30. Akın Erkan Kalmaz – Bucamar Büro İşçisi 31. Sinem Öznur – İşletme ve İştirakler Müdür Vekili 32. Alparslan Ege – Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni 33. Belkız Özdemir – Kadın ve Aile Hizmetleri Müdür Vekili 34. Senem Akyüz – Büro Personeli 35. Zekiye Avcı – Eski Şef 36. Sude Kasapoğlu – Büro Personeli 37. Mergül Şen – Personel 38. Aykut Doğan – Sıfır Atık ve İklim Müdürü 39. Selin Öztürk Şükrüoğlu – Sosyolog 40. Nurten Çetinkaya – Bucamar Çalışanı 41. Erhan Akyüz – Bucamar Çalışanı 42. Bahar Burmalı – Büro Personeli / Taşınır Kayıt Yetkilisi 43. Canan Yücel – Destek Hizmetleri Müdür Vekili 44. Yağmur Güçerek – Başkan Asistanı 45. Burcu Altunçekiç – Bucamar Muhasebe Sorumlusu 46. Serhat Gökhan Karakaplan – Bucamar Çalışanı 47. Şahin Akçay – Bucamar Çalışanı 48. Hasan Kalkan – Bucamar Çalışanı 49. Sevgi Kazankaya – Belediye Çalışanı 50. Ahmet Kazankaya – Hastane Çalışanı 51. Muhammet Sercan Güneri – İmar/Hakediş/Yapı Kullanma Personeli (Cezaevinde) 52. İlker Bilici – Ruhsat ve Denetim Müdürü (Cezaevinde) 53. Cem Beşgül – Yapı Ruhsat Personeli (Cezaevinde) 54. Erdem Başer Balkır – Belediye Başkan Yardımcısı (Yurtdışı firari) 55. Mahmut Zengin – Mimar (Yurtdışı firari) 56. Mustafa Genç – Mimar / Meclis Üyesi (Yurtdışı firari) 57. Naciye Balcı – Emekli Eski Çalışan (Yurtdışı firari) 58. S. U. – Belediye Yöneticisi (Firari) 59. K. B. – Belediye İştiraki Yöneticisi (Firari) 60. M. K. – Firma Sahibi (Firari) 61. Ö. K. – Firma Sahibi (Firari) 62. D. Y. – Firma Sahibi (Firari)
1 Haziran
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’ya silahlı saldırı
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’ya silahlı saldırı düzenlendi. Ayağından yaralanan Başkan Karaca hastaneye kaldırıldı. Muğla’nın Fethiye ilçesinde Belediye Başkanı Alim Karaca silahlı saldırıya uğradı. Ayağından yaralanan Karaca hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay, Fethiye’nin Babataşı Mahallesi Karayolları mevkiinde meydana geldi. Edinilen ilk bilgilere göre Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’ya henüz bilinmeyen bir nedenle silahlı saldırı düzenlendi. AYAĞINDAN YARALANDI Saldırıda ayağından yaralanan Karaca için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Karaca, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. SAĞLIK DURUMU İYİ Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor." dedi.
23 Mayıs
Bilgi Üniversitesi kapatıldı! Binlerce öğrenci Mimar Sinan'da eğitime devam edecek
Türkiye’nin köklü vakıf üniversitelerinden İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Kayyum sürecinin ardından gelen karar sonrası binlerce öğrencinin eğitim hayatının nasıl devam edeceği merak konusu oldu. YÖK mevzuatı kapsamında öğrencilerin eğitimlerini garantör üniversite statüsündeki Mimar Sinan Üniversitesi’nde sürdüreceği değerlendiriliyor. Play Video 1996 yılından bu yana faaliyet gösteren İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversitelerinden biri için uzun süredir devam eden belirsizlik süreci kapanma kararıyla sonuçlandı. KAYYUM SÜRECİ SONRASI KAPATMA KARARI GELDİ Üniversiteyi bünyesinde bulunduran vakfa geçtiğimiz yıl kayyum atanmıştı. 2019 yılında Can Holding bünyesine geçen kurum, holdinge yönelik soruşturmalar ve çok sayıda şirkete el konulmasının ardından kayyum denetimine alınmıştı. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla mevcut mütevelli heyeti görevden uzaklaştırılmış, yerine Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve avukat Mehmet Çiçek’ten oluşan yeni bir yönetim atanmıştı. O dönem yapılan açıklamalarda eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceği ve öğrencilerin hak kaybı yaşamayacağı belirtilmişti. Ancak son karar ile birlikte üniversitenin faaliyetleri tamamen sona erdirildi. ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ DEVAM EDECEK Yükseköğretim Kurulu mevzuatına göre bir vakıf üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılması, öğrencilerin eğitim hakkının sona erdiği anlamına gelmiyor. NTV'nin haberine göre; Bu kapsamda devreye “garantör üniversite” sistemi girdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin eğitimlerine Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde devam edeceği açıklandı. Böylece öğrencilerin akademik süreçlerinin kesintiye uğramaması hedefleniyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerin eğitimleri, resmi garantör okul olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi kontrolünde ilerleyecek. Öğrencilerin diplomaları ve eğitim hakları Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi güvencesinde olacak. AKADEMİK VE İDARİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK? Kararın ardından gözler şimdi öğrencilerin kayıt, diploma, transkript ve bölüm geçiş süreçlerine çevrildi. Önümüzdeki günlerde YÖK ve ilgili üniversiteler tarafından detaylı yol haritasının paylaşılması bekleniyor. Bu süreçte yeni öğrenci alımının durması, mevcut öğrencilerin eğitimlerini başka bir üniversite çatısı altında tamamlaması ve diplomaların devralan kurum tarafından verilmesi öngörülüyor. Akademik ve idari personelin durumuna ilişkin sürecin ise YÖK ve yeni yönetim tarafından şekillendirilmesi bekleniyor. Öğrencilerin mevcut bölümlerine denk programlarda eğitimlerini sürdüreceği, akademik haklarının korunacağı ve devam eden eğitim süreçlerinin yeni üniversite çatısı altında tamamlanacağı ifade ediliyor. CAN HOLDİNG'E YÖNELİK OPERASYONDA REMZİ SANVER DE TUTUKLANMIŞTI Bilgi Üniversitesi 2019 yılında Can Holding’e geçmişti. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı da 11 Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik operasyon düzenlemişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlara “suç örgütü kurmak”, “kaçakçılık”, “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamaları yöneltilmişti. Soruşturma kapsamında, Bilgi Üniversitesi'nin eski rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin tutuklanmıştı. Kenan Tekdağ daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.
22 Mayıs
Borsa İstanbul'da manipülasyon soruşturmasında tutuklanan Kerim Toker tahliye edildi
Sermaye Piyasası Kurulu'nun şikayetiyle başlatılan borsa manipülasyonu soruşturmasında tutuklanan iş insanı ve siyasetçi Kerim Toker ile birlikte 15 şüpheli, Çağlayan Adliyesi'nde görülen duruşmada tahliye oldu. Borsa İstanbul'da manipülasyon soruşturmasında tutuklanan Kerim Toker ve diğer 14 şüpheli tahliye edildi. Soruşturma, bir şirket hisselerinde yapay fiyat hareketleri oluşturulması iddiasıyla başlatıldı. Gözaltı ve tutuklama işlemleri Ocak ayının ilk haftasında İstanbul, Ankara, Gaziantep, Burdur, Aydın ve Adana'da düzenlenen operasyonla gerçekleşti. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan şikayetler doğrultusunda bir şirket adına sosyal medya hesaplarından pay piyasasına yönelik manipülasyon yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında ocak ayının ilk haftasında gözaltına alınarak tutuklanan15 şüpheliden biri olan Aydınlı iş insanı ve siyasetçi Kerim Toker tahliye oldu. Çağlayan Adliyesi'nde görülen davada Kerim Toker ile birlikte tutuklu bulunan tüm şüphelilerin tahliye edildiği öğrenildi. BORSA İSTANBUL SORUŞTURMASINDA TÜM ŞÜPHELİLER TAHLİYE EDİLDİ Borsa İstanbul'da bir şirket hisselerinde yapay fiyat hareketleri oluşturdukları belirlenen şüphelilere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Ocak ayının ilk haftasında İstanbul, Ankara, Gaziantep, Burdur, Aydın ve Adana'da operasyon düzenlenmişti. Aydın'dan Kerim Toker'in de aralarında bulunduğu 15 kişi Çağlayan Adliyesi'nde hakim karşısına çıkarılmış ve mahkeme sonucu tutuklanmıştı. Bugün yapılan duruşmada Kerim Toker ile birlikte 15 kişinin tahliye olduğu öğrenildi. Kaynak: İhlas Haber Ajansı
21 Mayıs
ATM'lerde yeni düzen sessiz sedasız hayata geçiyor
Bankalar ATM’lerde küçük kupürleri sistemden çıkarmaya devam ederken, birçok cihazda 50 TL’lik banknotlar da kaldırıldı. En düşük para çekme limitinin 100 TL’ye yükselmesi özellikle öğrenciler, emekliler ve küçük esnafı zor durumda bırakırken, pazarlarda ve mahalle esnafında para üstü sorunu büyüyor. Bankalar, ATM kapasitesini verimli kullanmak için 5, 10, 20 ve 50 TL'lik banknotları kaldırdı, en düşük para çekme limiti 100 TL'ye yükseldi. Düşük bakiyeli vatandaşlar, özellikle öğrenciler, emekliler ve dar gelirliler, küçük miktarlı nakit çekemediği için zorlanıyor. Küçük banknot sıkıntısı semt pazarları ve mahalle esnafında para üstü sorununa yol açıyor; ekonomist Ahmet Karaoğlu durumun nedenini yüksek enflasyon olarak açıklıyor. Türkiye genelinde ATM’lerde dikkat çekmeden uygulamaya alınan yeni banknot düzeni, vatandaşın nakit paraya erişimini zorlaştırmaya başladı. Bankalar, ATM kapasitesini daha verimli kullanabilmek için önce 5, 10 ve 20 TL’lik banknotları sistemden çıkarırken, şimdi de birçok cihazda 50 TL’lik banknotların kaldırıldığı görülüyor. Çok sayıda ATM’de en düşük para çekme limitinin 100 TL’ye yükselmesi ise özellikle günlük küçük harcamaları doğrudan etkiliyor. DÜŞÜK BAKİYELİ VATANDAŞLAR ZORLANIYOR Yeni uygulamadan en çok hesabında düşük bakiye bulunan vatandaşlar etkileniyor. ATM’lerden küçük kupür çekemeyen vatandaşlar, paralarına erişmekte güçlük yaşıyor. Özellikle öğrenciler, emekliler ve dar gelirli vatandaşların günlük harcamalarını küçük tutarlarla yaptığı belirtilirken, düşük miktarda nakit çekememenin günlük yaşamı zorlaştırdığı ifade ediliyor. SEMT PAZARLARINDA PARA ÜSTÜ KRİZİ Türkiye gazetesinin haberine göre, dolaşımdaki en küçük kullanılabilir banknotun fiilen 100 TL’ye çıkması, semt pazarları ve mahalle esnafını da olumsuz etkiledi. Nakit alışverişin yoğun olduğu pazarlarda küçük tutarlı ödemelerde para üstü sorunu büyürken, hem müşteriler hem de esnaf zor durumda kalıyor. Özellikle gramaj kaynaklı fiyat değişimlerinin yaşandığı pazarlarda ödeme anlarında tartışmalar yaşandığı belirtiliyor. ESNAF BOZUK PARA ARIYOR Küçük banknot sıkıntısından en fazla etkilenen kesimlerden biri de küçük esnaf oldu. Bakkal, market, tekel bayii, eczane ve pazarcılar gün içerisinde müşterilere para üstü verebilmek için çevrede bozuk para aramak zorunda kalıyor. Bazı işletmelerin güne başka dükkânlardan para bozdurarak başladığı ifade ediliyor. Eczanelerde ilaç fark ücretleri ve küsuratlı alışverişlerde ödeme sorunlarının zaman zaman vatandaş ile işletmeleri karşı karşıya getirdiği belirtiliyor. “ENFLASYON KÜÇÜK PARAYI YUTTU” Ekonomist Ahmet Karaoğlu, yaşanan durumun temel nedeninin yüksek enflasyon olduğunu söyledi. Karaoğlu, “ATM haznelerinin fiziki bir sınırı var ve ortalama işlem tutarları artınca bankalar mecburen 100 ve 200 TL’lik banknotlara yer açmak zorunda kaldı. Ancak bunun sokaktaki maliyeti çok ağır. Fiyatların yukarı yuvarlanması dar gelirlinin cebine ‘gizli enflasyon’ olarak yansıyor. Ayrıca öğrencilerin veya emeklilerin düşük bakiyelerine erişememesi büyük problem” dedi. Karaoğlu, küçük esnafı ve dar gelirli vatandaşları rahatlatacak yeni bir nakit akışı planlaması yapılmaması halinde sokak ekonomisinde ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu.
17 Mayıs
Bayram öncesi otobüs biletlerinde yeni düzenleme!
Kurban Bayramı öncesi milyonlarca yolcuyu ilgilendiren otobüs bileti düzenlemesi yürürlüğe girdi. Yeni yönetmeliğe göre şehirler arası otobüs seferlerinde yolcular, hareket saatine 12 saat kalana kadar biletlerini kesintisiz iade edebilecek. Ayrıca sefer saatine kadar açık bilet düzenlenmesi de zorunlu hale getirildi. Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi zorunlu hale getirildi. Sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu oldu. Kapsam dışı taşımacılıkta kademeli ceza sistemi uygulanacak; ilk ihlalde 21.333 TL, beşinci ihlalde yetki belgesi iptal edilecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan, "Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yönetmeliğe ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, düzenlemeyle sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini aktardı. Yapılan düzenlemelerle birlikte, kara yolu taşımacılığında hizmet kalitesinin artırılacağını ve sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirten Uraloğlu, kara yolu taşımacılığında vatandaşların haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlattıklarını vurguladı. Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla, terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduklarını ifade etti. Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik düzenlemelerin de hayata geçirildiğine değinen Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin, yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını kaydetti. KURYE TAŞIMACILIĞINA YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER Uraloğlu, kara yolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarının altını çizerek, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni (UETS), zorunlu hale getirdiklerini ve UETS zorunluluğunu, 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacaklarını açıkladı. Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartları hakkında da bilgi veren Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin, geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek." ifadesini kullandı. Uraloğlu, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin, 45 günden 60 güne çıkarıldığını bildirdi. Kurye taşımacılığında da yeni yükümlülükler getirildiğini belirten Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların, kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. SRC kurye ve kurye faaliyet belgelerinin, 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, ayrıca 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgeleri ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını belirtti. "AÇIK BİLET DÜZENLEMESİ ZORUNLU OLACAK" Uraloğlu, yolcu haklarına yönelik yapılan düzenlemelere işaret ederek, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde, hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca, sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak. Otobüs firmalarının, ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandı. Firmalar, azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri, sisteme tanımlayabilecek ve gerekli durumlarda 10 gün içinde düzeltme başvurusu yapabilecek." değerlendirmesinde bulundu. Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığına değinen Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini vurguladı. Uraloğlu, ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde, yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini kaydetti. Turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde de otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını bildiren Uraloğlu, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin tercih edilmesi halinde, kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını ifade etti. "KADEMELİ CEZA SİSTEMİNİ DEVREYE ALIYORUZ" Uraloğlu, ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi (U-ETDS) veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını aktardı. Engelli ve diyaliz hastalarını, tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY (Orta Düzey-Üst Düzey Yönetici) şartının aranmayacağını bildirdi. Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların da düzenlendiğini belirterek, şunları kaydetti: "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre, ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek. Ayrıca, terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan, faaliyet gösterilmesi de engellenecek." Kaynak: AA / Mertkan Oruç
16 Mayıs
Varlık barışını içeren kanun teklifinin ilk 5 maddesi kabul edildi
TBMM Genel Kurulu'nda, varlık barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ilk 5 maddesi kabul edildi. Teklifle birlikte Türkiye'de yerleşmiş sayılan kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak. Varlık barışını içeren kanun teklifinin ilk 5 maddesi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Amme borçları için 72 ayı geçmemek üzere tecil yapılabilecek ve 1 milyon liraya kadar teminat alınmayacak. Türkiye dışında elde edilen kazançlar, belirli şartlarla 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, varlık barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TEKLİFİN İLK 5 MADDESİ KABUL EDİLDİ Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerinin 1'er dakikalık konuşmaları, grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri ve siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergeler üzerine görüşülmesinin ardından teklife geçildi. Görüşmeler neticesinde teklifin ilk 5 maddesi kabul edildi. 72 AYI GEÇMEMEK ÜZERE VE FAİL ALINARAK TECİL YAPILABİLECEK Kabul edilen maddelere göre; 'Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da değişiklik yapılıyor. Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşmesi halinde 72 ayı geçmemek üzere ve fail alınarak tecil yapılabilecek. Borçlunun toplam borcu 1 milyon lirayı aşmadığı halde teminat şartı alınmayacak. Bu tutarın üzerindeki borçların gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı olacak. Cumhurbaşkanı bu tutarı 10 katına kadar artırmaya ya da yarısına kadar indirmeye yetkili olacak. Diğer bir maddeyle ise 'Gelir Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Türkiye dışında elde edilen kazanç ve irat edilen gelir vergisinden müstesna tutulanlardan veya istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde verginin yüzde 1 oranında alınacak. Kabul edilen bir başka maddeyle; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri sağlayan teknogirişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnasında düzenleme yapılıyor. Buna göre, istisnaya konu edilebilecek üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirlenecek. “KİŞİLERİN TÜRKİYE DIŞINDA ELDE ETTİĞİ KAZANÇLAR 20 YIL BOYUNCA GELİR VERGİSİNDEN MÜSTESNA OLACAK” Teklifle birlikte Türkiye'de yerleşmiş sayılan kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak. Bu hüküm kapsamındaki gerçek kişilerin bu kapsama girmeden önce, Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecek. Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek. İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak. Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecek. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026'dan itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. TÜRKİYE VE OECD ARASINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMA KABUL EDİLDİ Teklifin ilk 5 maddesinin kabul edilmesinin ardından Türkiye ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) arasında, 'İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Yenilenmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasına Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi' üzerine görüşmelere başlandı. Meclis Başkanvekili Buldan maddeleri tek tek okuttu ve oylamaya sundu. Oylama sonucunda teklif kabul edildi. GENEL KURUL KAPANDI Ardından Meclis Başkanvekili Buldan, birleşimi 20 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. Kaynak: Demirören Haber Ajansı
15 Mayıs
Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2 bin 610 personel alacak
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde istihdam edilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel alınacağını açıkladı. Yazılı veya sözlü sınav yapılmaksızın 2024 yılı KPSS B grubu puanı esas alınarak, 18-24 Mayıs tarihleri arasında başvurular gerçekleştirilecek. Play Video Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2 bin 610 sözleşmeli personel alımı yapacak. Alımda 2024 KPSS B grubu puanı esas alınacak, yazılı veya sözlü sınav yapılmayacak. Başvurular 18-24 Mayıs tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden yapılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2 bin 610 sözleşmeli personel alınacağını açıkladı. Bakan Bak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gençlik Haftası'nı müjdelerle selamladıklarını belirterek, "Gençlik ve Spor Bakanlığımızın ülke genelindeki teşkilatlarında görevlendirilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel alımı sürecimiz başlamıştır. Gençlik ve spor çalışmalarımıza katkı sunmak isteyen adaylarımızı başvuru sürecine bekliyoruz. Bakanlığımızın farklı kadro ve görev alanlarına yönelik personel alımı çalışmalarımız da devam etmektedir. Yeni duyurularımızı çok yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Hayırlı olsun." ifadelerini kullandı. 2024 YILI KPSS B GRUBU PUANI ESAS ALINACAK Gençlik ve Spor Bakanlığı taşra teşkilatı birimlerinde istihdam edilecek personel alımında şunlar esas alınacak: "Yazılı veya sözlü sınav yapılmaksızın 2024 yılı KPSS B grubu puanı esas alınarak 150 lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi, 1000 ön lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi, ortaöğretim (lise ve dengi) okullardan mezun 783 destek personeli (temizlik), 114 elektrik tesisatçısı, 121 sıhhi tesisatçı, 204 iklimlendirme personeli, 180 havuz suyu operatörü, 58 marangoz olmak üzere toplam 2 bin 610 sözleşmeli personel alımı yapılacak." Başvurular, Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden 18-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kaynak: AA / Fatih Çakmak
15 Mayıs
Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatı verdi, yasa dışı bahisle ilgili yeni düzenleme geliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kökünü kazıyacağız" dediği yasa dışı bahis konusunda tarihi bir adım atılıyor. Adalet Bakanı Gürlek, "Türkiye'de özellikle sıkıntı, maalesef yasa dışı bahis oynayan bakımından suç değil. Oynatan, aracılık eden, havale eden, banka hesabı gönderen, bunlar suç. Ama yasa dışı bahis oynayana suç değil. Bunun suç olması konusunda bir düzenleme çalışması yapıyoruz" açıklamasını yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis oynayan kişilerin suç kapsamına alınması için düzenleme çalışması yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yasa dışı bahis ve kumarla mücadele için kapsamlı bir eylem planı uygulamaya konulduğunu belirtti. Hedef sürede dosyalarını bitiremeyen hakim ve savcılar hakkında HSK'nın gereğini yapacağı ifade edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Kökünü kazıyacağız" diyerek işaret ettiği yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede kritik bir adım daha atıldı. BAKAN GÜRLEK'TEN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER Adalet Bakanı Akın Gürlek, Karadeniz Bölgesi illerinin milletvekilleriyle Ankara Hakimevi'nde düzenlenen istişare toplantısında gençlerin ve çocukların sanal bahis, uyuşturucu, sanal kumar konusunda bir bataklığa düştüğünü belirtti. "YENİ BİR DÜZENLEME YAPIYORUZ" Bakan Gürlek "Türkiye'de özellikle sıkıntı, maalesef yasa dışı bahis oynayan bakımından suç değil. Oynatan, aracılık eden, havale eden, banka hesabı gönderen, bunlar suç. Ama yasa dışı bahis oynayana suç değil. Bunun suç olması konusunda bir düzenleme çalışması yapıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "HSK GEREĞİNİ YAPACAK" Yargının hızlandırılması konusunda "hedef süre"nin önemini vurgulayan Gürlek, hedef sürede hakim ve savcıların dosyalarını bitirememeleri durumunda HSK'nın gereğini yapacağını ifade etti. ERDOĞAN NE DEMİŞTİ? Cumhurbaşkanı Erdoğan, yasa dışı bahisle mücadele konusunda "İnsanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" ifadelerini kullanmıştı.
14 Mayıs
Bakan Tekin'den ezber bozan müfredat çıkışı: O ifadelerin hepsi değiştirildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni müfredatta “Haçlı Seferleri” ifadesinin “Haçlı Saldırıları”, “Coğrafi Keşifler” kavramının ise “Sömürgeciliğin Başlangıcı” olarak değiştirildiğini açıkladı. “Orta Asya” yerine “Türkistan” ifadesinin kullanılmasını savunan Tekin, eğitim sisteminde milli bilinç ve değerler vurgusunun artırıldığını belirtti. Müfredatta 'Haçlı Seferleri' ifadesi 'Haçlı Saldırıları' olarak değiştirildi. 'Coğrafi Keşifler' ifadesi 'Sömürgeciliğin Başlangıcı' olarak değiştirildi. 'Orta Asya' ifadesi 'Türkistan' olarak değiştirildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında müfredatta bazı kavramların değiştirildiğini açıkladı. Yeni düzenlemeyle birlikte “Haçlı Seferleri” ifadesinin yerine “Haçlı Saldırıları”, “Coğrafi Keşifler” yerine ise “Sömürgeciliğin Başlangıcı” ifadelerinin kullanılacağı belirtildi. “HAÇLI SEFERLERİ DEĞİL, HAÇLI SALDIRILARI” İstanbul’daki Büyük Çamlıca Camii yerleşkesinde bulunan 1071 Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliğinde konuşan Bakan Tekin, yeni müfredatta Batı merkezli kavramların yeniden değerlendirildiğini belirtti. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Tekin, bazı kavramların öğrencilerin zihin dünyasını doğrudan etkilediğini ifade etti. "Haçlı Seferleri" ifadesinin masumlaştırılmış bir kullanım olduğunu savunan Tekin, “Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey çağrıştırıyor. Oysa bu bir saldırıydı. Bu nedenle müfredatta ‘Haçlı Seferleri’ kavramını kaldırdık, yerine ‘Haçlı Saldırıları’ ifadesini kullanıyoruz” dedi. “COĞRAFİ KEŞİFLER DEĞİL, SÖMÜRGECİLİĞİN BAŞLANGICI” Bakan Tekin, yalnızca tarih terminolojisinde değil farklı alanlarda da kavramsal değişikliklere gidildiğini vurguladı. "Coğrafi Keşifler” ifadesinin de Avrupa merkezli bir bakış açısını yansıttığını belirten Tekin, “Coğrafi keşifler aslında sömürgeciliğin başlangıcıdır” ifadelerini kullandı. Yeni müfredatta bu yaklaşımın esas alınacağını ifade eden Tekin, tarih anlatımında kavramların önemine dikkat çekti. “ORTA ASYA DEĞİL, TÜRKİSTAN” Konuşmasında “Orta Asya” kavramına da değinen Yusuf Tekin, bu ifadenin İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan siyasi atmosferin ürünü olduğunu savundu. Tekin, “Bilimsel literatürde bunun karşılığı Türkistan’dır” dedi. Ayrıca geçmişte kullanılan “Adalar Denizi” ifadesini örnek göstererek kavramların milli bilinç üzerinde etkili olduğunu söyledi. “MİLLİ ŞUUR ZİNDE TUTULMALI” Bakan Tekin konuşmasında milli bilinç ve değerler eğitimi vurgusu da yaptı. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından okullarda çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Tekin, eğitim sisteminde adalet, insan hakları, dayanışma ve vatan sevgisi gibi kavramların öne çıkarıldığını söyledi. “Emperyal güçlerin gözü kulağı bizim üzerimizde” diyen Tekin, milli şuurun sürekli canlı tutulması gerektiğini ifade etti. “TALİBANİZM” ELEŞTİRİLERİNE YANIT Ramazan ayında okullarda yapılan etkinliklere yönelik eleştirilere de değinen Bakan Tekin, bazı çevrelerin bu faaliyetleri “Talibanizm” olarak nitelendirdiğini ifade etti. Etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına göre gerçekleştirildiğini belirten Tekin, öğrencilerin paylaşma, yardımlaşma, dürüstlük ve merhamet gibi değerleri öğrenmesini amaçladıklarını ifade etti. Program sonunda Ramazan ayı boyunca okullarını süsleyen öğrencilere ödüller verildi. Etkinlikte öğrencilerin Bakan Tekin’e yoğun ilgi gösterdiği görüldü.
12 Mayıs
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan "TÜİK" iddialarına yalanlama
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Erhan Çetinkaya'nın görev süresi dolmadan görevden alındığına yönelik iddialar kamuoyunda infial yarattı. Bazı basın yayın organlarında da yer alan haberlere tepki gösteren Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada "TÜİK eski Başkanı Sayın Erhan Çetinkaya'nın görev süresi ocak ayında bitmiş olup, yeni atama yapılana kadar görevini vekaleten devam ettirmiştir" ifadeleri yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK Başkanı'nın görev süresi dolmadan görevden alındığı iddialarını yalanladı. TÜİK eski Başkanı Erhan Çetinkaya'nın görev süresi ocak ayında sona erdi ve yeni atama yapılana kadar vekaleten görev yaptı. TÜİK Başkanlığına Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Mehmet Arabacı atandı. Hazine Ve Maliye Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı'nın görev süresi dolmadan görevden alındığı yönündeki iddialara tepki göstererek, bilinçli dezenformasyon yapıldığını, yanlış bilgiyi alenen kamuoyuna yayma girişimleri hakkında tüm hukuki hakların kullanılacağını bildirdi. HABERLERE DİKKAT ÇEKİLDİ Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında yer alan haberlere dikkat çekildi. Açıklamada, "Bugün bazı gazetelerin aynı başlıklarla 'Fatura TÜİK'e kesildi', 'TÜİK Başkanı görev süresi dolmadan görevden alındı' şeklinde yanlış bilgi paylaştıkları ve açıkça, bilinçli olarak dezenformasyon yaptıkları görülmüştür." ifadelerine yer verildi. "GÖREV SÜRESİ OCAK AYINDA DOLDU" Kamuoyuna alenen yanlış bilgi verildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bilindiği üzere, TÜİK eski Başkanı Sayın Erhan Çetinkaya'nın görev süresi ocak ayında bitmiş olup, yeni atama yapılana kadar görevini vekaleten devam ettirmiştir. Bu çerçevede ataması yapılmamışken görevden alındı diyerek zorlama yorumlarla, bir niyet ile yanlış bilgiyi alenen kamuoyuna bilinçli yayma girişimleri hakkında tüm hukuki haklar kullanılacaktır." YERİNE MEHMET ARABACI ATANDI TÜİK Başkanlığına, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan kararla Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Mehmet Arabacı'nın ataması yapılmıştı. Kaynak: AA / Seda Tolmaç
10 Mayıs