Teknoloji
Teknoloji kategorisindeki tüm haberler

Microsoft yapay zekaya kırmızı çizgiyi çekti! Yapmasına izin verilmeyecek
Teknoloji devi Microsoft, yapay zeka güvenliği konusunda dikkat çeken bir adım attı. Şirket, gelecekte geliştireceği yapay zeka modellerinin insan kontrolünü aşmasını engellemek amacıyla "Hümanist Yapay Zeka Davranış Kuralları" taslağını yayımladı. Yeni kurallara göre modeller; silah üretimine yardımcı olmayacak, tehlikeli maddelerin teminini kolaylaştırmayacak, şiddet içeren veya cinsel açıdan açık içerikler üretmeyecek. Microsoft yapay zekaya yönelik yeni kurallar için düğmeye bastı. Yapay zekanın gelecekte insan kontrolünü aşmasını engellemeyi hedefleyen şirket, modellerin hangi sınırlar içerisinde hareket edeceğini belirleyen bir taslak hazırladı. İNSAN KONTROLÜNÜ AŞAMAYACAK Microsoft, yeni taslağını "Hümanist Yapay Zeka Davranış Kuralları" başlığıyla yayımladı. Taslağın merkezinde yapay zeka modellerinin güvenli biçimde çalışması ve insan kontrolü altında kalması bulunuyor. Buna göre modeller insan kontrolünü aşmayacak, insanlığa tabi kalacak ve anlamlı bir gözetim altında faaliyet gösterecek. Microsoft böylece gelecekte geliştireceği modellerin davranışlarına ilişkin temel sınırları şimdiden belirlemeyi amaçlıyor. SİLAH ÜRETİMİNE YARDIM ETMEYECEK Taslakta yapay zekanın yanıt vermemesi veya yardımcı olmaması gereken alanlar da sıralandı. Microsoft'un gelecekteki yapay zeka modellerinin silah üretimine ilişkin taleplere yardımcı olmaması hedefleniyor. Modeller aynı zamanda tehlikeli maddelerin temin edilmesini kolaylaştırmayacak. Kurallara göre yapay zeka sistemleri şiddet içeren veya cinsel açıdan açık içerikler de üretmeyecek. Böylece şirket yalnızca yapay zekanın insan kontrolünde kalmasını değil, modellerin oluşturabileceği içeriklere ve verebileceği desteğe de belirli sınırlar getirmeyi hedefliyor. 6 HAFTA BOYUNCA GÖRÜŞ ALINACAK Microsoft'un açıkladığı kurallar henüz nihai halini almadı. Şirket, kamuoyuna açtığı taslak hakkında altı hafta boyunca görüş alacak. Bu süreçte gelen değerlendirmelerin ardından taslak yeniden ele alınacak. Microsoft, kuralları yıl sonunda revize edecek. Nihai hale gelecek kurallar ise 2027'den itibaren şirketin yapay zeka modellerinin geliştirilmesine rehberlik edecek. ALTMAN VE AMODEI'NİN ÇAĞRILARI SONRASI GELDİ Microsoft'un dikkat çeken adımı, yapay zeka sektöründe güvenlik tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei ile OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, yapay zeka güvenliğinin sağlanması amacıyla modellerin geliştirilme hızının kontrollü biçimde yavaşlatılması yönünde çağrılarda bulundu. Microsoft'un yeni taslağı da bu çağrıların ardından kamuoyuna açıklandı. Şirketin 2027'den itibaren uygulamayı hedeflediği yaklaşım, gelecekte geliştirilecek yapay zeka modellerinin davranışlarını doğrudan şekillendirecek. Kaynak: AA
15 Eylül
IMEI kayıt ücreti tarih mi oluyor? Apple bombayı lansmanda patlattı
Apple'ın iOS 27 ile duyurduğu iPhone Handoff, aynı telefon numarasının iki farklı iPhone arasında kullanılmasına imkan tanıyor. Türkiye'de yüksek IMEI kayıt ücretleri nedeniyle dikkat çeken özellik, IMEI kayıt zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Sistemin Türkiye'deki operatörler tarafından desteklenip desteklenmeyeceği ise henüz belli değil. Apple'ın iPhone 18 Pro serisi ve ilk katlanabilir telefonu iPhone Duo'yu tanıttığı lansmanın ardından yeni özelliklerin ayrıntıları ortaya çıkmaya devam ediyor. Bunlardan biri de iOS 27 ile kullanıma sunulan iPhone Handoff oldu. TEK NUMARA İKİ iPHONE'DA KULLANILABİLECEK Apple'ın yeni sistemi, aynı telefon numarasının iki farklı iPhone arasında kullanılmasına imkan sağlıyor. Kullanıcı bir cihazı ana iPhone, diğerini ise ikincil iPhone olarak belirliyor.
10 Eylül
Herkesin alabileceği Togg için tarih verildi! Yarı fiyatına satılacak
Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, şirketin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmayı hedefleyen yeni bir otomobil üzerinde çalıştığını açıkladı. Tosyalı, orta segmentte konumlandırılması planlanan modelin 2027'nin ortasında piyasaya sürülmesinin hedeflendiğini ve fiyatının mevcut Togg modellerinin yaklaşık yarısı seviyesinde olacağını söyledi. Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Bloomberg HT'ye verdiği röportajda şirketin yeni model planına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tosyalı, "her vatandaşın rahatça ulaşabileceği" bir otomobil üzerinde çalıştıklarını ve aracın 2027'nin ortasında piyasaya çıkmasının planlandığını söyledi. Yeni modelin fiyatına ilişkin de önemli bir ipucu veren Tosyalı, "Orta segmentte bir araç. Daha uygun fiyata, bugünkü fiyatın yarısı fiyatına piyasaya vereceğiz" dedi. MEVCUT TOGG'LARIN YAKLAŞIK YARI FİYATINA OLACAK Tosyalı'nın açıklamasındaki en dikkat çekici nokta, yeni model için verdiği "yarı fiyat" mesajı oldu. Yeni model için tarih veren Tosyalı, "2027 ortasında her vatandaşımızın rahatça satın alabileceği aracı piyasaya süreceğiz. Orta segmentte fiyatın yarısı kadar olacak." ifadelerini kullandı.
29 Ağustos
İlk kez görücüye çıktı! Araç muayene sistemi sil baştan değişiyor
Türkiye’deki 34,5 milyon aracı ilgilendiren yeni araç muayene sistemi İstanbul Arnavutköy’deki Örnek Merkez’de tanıtıldı. 15 Ağustos 2027’de TURKA bünyesinde başlayacak yeni dönemde yapay zekâlı görüntüleme, robotik far denetimi ve temassız lastik kontrolü gibi ileri teknolojiler kullanılacak. 81 ilde 352 merkezle hizmet verecek yeni istasyonlar, olası afetlerde sahra hastanesi ve orman yangınlarında ilk müdahale noktası olarak da görev yapacak. Türkiye’deki 34,5 milyona yakın araç sahibini yakından ilgilendiren yeni araç muayene sistemi İstanbul Arnavutköy’de kurulan Örnek Merkez’de tanıtıldı. Lazer ölçümlerden robotik far kontrole, temassız lastik analizinden yapay zekâ destekli görüntülemeye kadar birçok teknolojinin yer alacağı yeni dönem 15 Ağustos 2027’de başlayacak. Araç muayene hizmetlerini 15 Ağustos 2027 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle üstlenecek olan TURKA, yeni nesil muayene altyapısını İstanbul Arnavutköy Yeşilbayır Mahallesi’nde kurduğu Örnek Merkez’de tanıttı. 81 ildeki istasyonlara temel oluşturacak merkezde, yapay zekâ ve robotik teknolojiler gerçek araçlar üzerinde canlı olarak denendi. TURKA Yönetim Kurulu Başkanı Halis Ezer’in ev sahipliğinde düzenlenen tanıtım toplantısına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Dr. Çağlar Tabak, Özelleştirme İdaresi Başkanı Bekir Emre Haykır ile TURKA’nın uluslararası ortakları ve basın mensupları katıldı. "ARACIN ADETA MR'INI VE TOMOGRAFİSİNİ ÇEKECEĞİZ" Tanıtım toplantısında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'deki araç muayene altyapısının köklü bir değişimden geçtiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’de araç muayenesini artık sadece bir kontrol işlemi olmaktan çıkarıp teknolojinin, güvenliğin, vatandaş memnuniyetinin ve çevre duyarlılığının bir araya geldiği yeni bir sisteme dönüştürüyoruz. Yeni araç muayene istasyonlarımızda yapay zekâ destekli görüntü işleme sistemlerinden yüksek çözünürlüklü kameralara, lazer ölçüm teknolojilerinden gelişmiş sensörlere ve robotik sistemlere kadar günümüzün en ileri teknolojilerinden yararlanacağız. Bu anlamda aracın MR’ını, tomografisini çekeceğiz."
22 Ağustos
Türkiye Ay aracını 2027'nin ilk aylarında uzaya fırlatacak
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ay Projesi kapsamında takvimin netleştiğini belirterek, "Kendi hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracımızı 2027'nin ilk aylarında uzaya göndereceğiz." dedi. Bakan Kacır, Afyonkarahisar'daki Emre Gölü'nde gerçekleştirilen 28. TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği'nde basın mensuplarına değerlendirmede bulundu. Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi iddiasında uzayın çok önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Kacır, uzay ve uzay teknolojilerinin savunma sanayisi gibi kritik alanlar için de en stratejik altyapıları oluşturduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çok kritik çalışmaları gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kacır, uydu teknolojileri alanında BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK-2, Türksat 6A ve İMECE ile çok önemli bir kabiliyet oluşturduklarına dikkati çekti. Kacır, Milli Uzay Programı kapsamında derin uzay projelerini sürdürdüklerini belirterek şunları ifade etti: "Mühendislerimiz, araştırmacılarımız, bilim insanlarımız Türkiye'nin kendi ay aracını geliştiriyorlar. Kendi hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracımızı 2027'nin ilk aylarında uzaya göndereceğiz. Şu anda fırlatma takvimi de netleşmiş oldu. Tüm testler başarıyla gerçekleşti. İnşallah böyle bir iddiayı da Türkiye olarak, dünyada çok az sayıda ülkenin başarabileceği bir teknolojik kabiliyeti ülkemize kazandırarak hayata geçirmiş olacağız." UZAY LİMANI PROJESİ Uzaya bağımsız erişimin Türkiye için stratejik bir hedef olduğunu söyleyen Kacır, Türkiye'nin roket ve füze teknolojilerinde çok önemli kabiliyetlere sahip olduğunu dile getirdi. ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve Delta V'nin de bu noktada çok önemli çalışmaları olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti: "Bu çalışmaların artık kendi uydularımızı kendi imkanlarımızla uzaya göndereceğimiz roketleri üretme noktasına gelmesine adım adım yaklaşıyoruz. Uzaya bağımsız erişim için uzay limanı altyapısına sahip olmayı da önceliklendiriyoruz. Uzay limanları uzaya erişimin en maliyet etkin olduğu noktalarda kuruluyor. Ekvator bölgeleri dünyanın dönüş hızından da yararlanıldığı için daha maliyet etkin yollarla uzaya erişim fırsatı sunan bölgeler. Türkiye olarak çok stratejik bir adım atıyoruz ve Somali'de kendi uzay limanımızı inşa ediyoruz. İnşallah o proje de hızla tamamlanacak ve Türkiye kendi roketleriyle kendi geliştirdiği uyduları ve uzay araçlarını kendi uzay limanından uzaya gönderme kabiliyetine erişecek." Kacır, bütün bunların bir ekosistemle mümkün olduğunun altını çizerek, ODTÜ'de kuracakları uzay teknoparkının, bu alanda tüm kurumların ve şirketlerin kümelendiği, AR-GE faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü bir altyapı olacağını söyledi. Türkiye'nin gerçekleştirdiği insanlı uzay bilim misyonlarına değinen Kacır, "Bunun devamı da gelecek. Türkiye inşallah önümüzdeki dönemde yeni kurulacak uluslararası uzay istasyonlarında teknoloji bileşenlerini geliştiren, üreten bir ülke olarak bu sürece katılmaya hazırlanıyor. Bu yönde pek çok uluslararası işbirliğine imza atmaya gayret ediyoruz." dedi. "IAC 2026'DA İLK KEZ ANTALYA'DAN BİR DEKLARASYON YAYIMLANACAK" Kacır, 5-9 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) Antalya'da ev sahipliği yapacaklarını belirterek, burada 100'den fazla ülkeden 10 binin üzerinde katılımcıyla Türkiye tarihinin en büyük bilimsel organizasyonlarından birinin gerçekleştirileceğini ifade etti. İlk kez böyle bir kongreye ev sahipliği yapmak ve dünyanın dört bir yanından katılım sağlayacak misafirleri Antalya'da ağırlamak konusunda çok heyecanlı olduklarını dile getiren Kacır, kongrenin Türkiye'nin hem kabiliyetlerini dünyaya tanıtmada büyük imkanlar sunacağına hem de yeni uluslararası işbirliklerinin kapısını aralayacağına inandıklarını söyledi. Kacır, dünyada pek çok konuda çok derin ayrışmaların yaşandığı bir dönemde bulunulduğunu, Türkiye'nin böyle bir dönemde hem bölgesine hem dünyaya barış ve istikrar mesajı veren çok güçlü bir ülke olduğunu ifade etti. Uzayın işbirliklerine açık bir alan olduğunu söyleyen Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin kendi uluslararası misyonuyla ve iddiasıyla çok uyumlu bir alanda, dünyanın dört bir tarafından akla gelebilecek tüm ülkelerden katılımın sağlanacağı bir kongreye ev sahipliği yapmasını çok anlamlı bulduklarını dile getirdi. Kacır, söz konusu kongrelerin en büyüğüne Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını, tüm ön kayıt istatistiklerinde ve bilimsel makale başvurularında rekor kırdıklarını söyledi. Kongrede yeni nesil uzay teknolojisi girişimlerine yönelik de bir alan oluşturduklarını belirten Kacır, şunları kaydetti: "Bu alan 'Yeni Uzay'ın sadece büyük şirketlerin, büyük kurumların var olduğu değil, aslında pek çok alanda olduğu gibi paradigma değişimine odaklanan teknoloji girişimlerinin de güçlü şekilde temsil edildiği bir platform olacak. Bu da bu kongreye özgün bir yaklaşım kazandıracak. IAC 2026'da ilk kez Antalya'dan bir deklarasyon yayımlanacak. Önceki kongrelerde böyle bir uygulama da yoktu. Biz bu deklarasyonun da özellikle barış, güven ve istikrar mesajlarını içermesini hedefliyoruz. Bunu biz Uluslararası Uzay Federasyonuna teklif ettik. Kongrenin başlangıcından bir gün önce dünyanın dört bir yanından parlamenterlerin ve hükümet temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleşecek ve 'Antalya Deklarasyonu' buradan yayımlanacak. İstiyoruz ki uzay, barış ve işbirliği mecrası olmaya ve insanlığa hizmet edecek teknolojilerin geliştirilmesine bir platform sunmaya devam etsin. Antalya'daki kongre, aslında yaşamakta olduğumuz dünyadaki tüm uluslararası diplomatik süreçlere çok anlamlı ve güçlü bir mesaj vermemize vesile olacak." Kaynak: AA
15 Ağustos
Trakya'nın Nostaljik Sesi
Davulun ritmi, zurnanın sesi... Trakya'nın en güzel türkülerini, halk müziğini ve nostaljik melodileri sizlerle buluşturuyoruz. Trakya’nın sevilen seslerinden Radyo Bababurgaz, mikrofon başına iddialı bir ismi ve yepyeni bir programı getirdi. Deneyimli radyocu Aylin Ayaz, "5. Mevsim" adlı programıyla hafta içi her gün dinleyicileriyle buluşuyor. İşte heyecanla beklenen yeni yayının tüm detayları: Takvimlerde Yeri Olmayan Bir Mevsim: 5. Mevsim Sıradan yayın akışlarından sıkılanlar ve akşam saatlerine anlam katmak isteyenler için tasarlanan program, çok özel bir felsefeyle yola çıkıyor. Her yayının açılışını "Takvimlerde yeri olmayan bir mevsim; 5. Mevsim" sözleriyle yapan Aylin Ayaz, dinleyicilerini günlük hayatın koşturmacasından çıkarıp bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamaya davet ediyor. Program formatı: "Umuda Dair Her Şey" "5. Mevsim" sadece müzik yayını yapan bir program olmanın ötesine geçiyor. Programın ana formatını ve ruhunu umuda dair her şey oluşturuyor. Hayatın içinden sıcak hikayeler, insanı gülümseten anlar, sevgi, dostluk ve en önemlisi geleceğe dair beslenen o umutlu duygular, Aylin Ayaz’ın samimi sunumuyla hayat buluyor. Akşam Saatleri Radyo Bababurgaz’da Şenleniyor Kaçıranlar ve günün yorgunluğunu umut dolu şarkılarla ve sohbetlerle atmak isteyenler için yayın saatleri ise şöyle: Günler: Hafta içi her gün (Pazartesi - Cuma) Saat: 19:00 - 21:00 arası Frekans: Radyo Bababurgaz 94 Unutulmayacak Bir Kapanış... Aylin Ayaz, her günün sonunda dinleyicilerine sadece veda etmiyor, akıllara kazınacak o anlamlı dileğini fısıldıyor: "Hayalleriniz gerçek, gerçekleriniz ise asla hayal olmasın..." Radyo Bababurgaz yönetiminden yapılan açıklamada, Aylin Ayaz’ın enerjisi ve "5. Mevsim"in sıcak formatıyla bölgenin akşam saatlerindeki vazgeçilmezi olacağı belirtildi. Hafta içi her gün saat 19:00'da umuda yolculuk başladı!
13 Ağustos
TİGAD 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda ilk gün sona erdi! Gazeteciliğin geleceği Iğdır'da ele alındı
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Iğdır'da gerçekleştirdiği 13. Dijital Medya Çalıştayı'na ilk günde katılım yoğun oldu. Çalıştayda Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur ve Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur da yer aldı. 150’ye yakın medya yöneticisi, gazeteci ve akademisyenin katıldığı çalıştayda dijital medyanın geleceği, yapay zekanın internet gazeteciliğinin geleceğine etkisi ele alındı. Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından gelenekselleştirilen Dijital Medya Çalıştaylarının 13’üncüsüne Iğdır ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 150 gazeteci, medya yöneticisi, akademisyen ve sektör temsilcisi çalıştayın ilk gününde, dijital medyanın geleceğini ve internet gazeteciliğinin dönüşümünü geniş biçimde ele aldı. TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, çalıştayda dijital medyanın geleceği ve internet gazeteciliğinin dönüşümünün masaya yatırıldığını söyledi. AÇILIŞ KONUŞMASINI BAKAN GÜRLEK YAPTI Çalıştayın resmi açılışı Iğdır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de katılarak bir konuşma yaptığı açılış programında; Haberler.com ve SonDakika.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur, Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, TİGAD Iğdır İl Temsilcisi Halit Öztürk, TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, gazeteci Hadi Özışık, milletvekilleri ve protokol üyeleri birer konuşma yaptı. "DİJİTAL MEDYA TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLANMALI" Çalıştayda gazetecilerle bir araya gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin tek bir çatı altında toplanması gerektiğine ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bir yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti: "Burada çok değerli üstatlarımız var, çoğuyla tanışıyoruz, İstanbul'dan tanışıyoruz. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunu daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş herhalde. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda sizin yaptığınız yasa çalışması varsa biz de bu yasanın gündeme getirilmesi ya da meclis gündemine alınması konusunda elimizden geldiğince destek oluruz. Ya da yasanın yapımı konusunda teknik olarak destek istiyorsanız o konuda da mevzuat birimimiz güçlüdür. Tüm bakanlıkların mevzuatını biz yapıyoruz, kanun çalışmalarımızı biz yapıyoruz. Ama çok faydalı olur, hayırlı olur inşallah." TİGAD BAŞKANI GEÇGEL: DESTEK VERİRSENİZ MEMNUN OLURUZ TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise yasa çalışması konusunda daha önce yapılan temaslara değinerek Adalet Bakanı Gürlek’ten destek talebinde bulundu: "Efendim bize tabii bu konuda yol gösteren, birincisi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey bizzat görüşmemde şunu söylemişti; bizim Medya Ankara Genel Başkan Yardımcımın ödül töreninde 'Böyle bir yasa çalışması yapın, getirin, ben de destek vereyim, Bakanımızla da görüşelim' dediler. Dolayısıyla bizim önümüzü açtılar. Siz de destek verirseniz çok memnun oluruz efendim." BAKAN GÜRLEK: KİMİN GERÇEK HABER YAPTIĞI ORTAYA ÇIKMALI, BİZ HAZIRIZ Geçgel'in talebi üzerine desteğini yineleyen Bakan Gürlek, düzenlemenin sektördeki sorumluluk bilincini ve birliği artıracağını vurgulayarak "Söyledim, desteğimi az önce söyledim. Çok teşekkür ediyorum efendim, sağ olun. İnşallah... Yani bu bir kere sizin açınızdan birlik olur. Aranızdaki bir kere bu işin yani herkes şu an internetten bir şekilde bir haber yapmaya çalışıyor. Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var. Bu faydalı olur, biz üzerimize ne düşerse hazırız yardıma" ifadelerine yer verdi. "HER ŞEYİ İNTERNETTEN TAKİP EDİYORUZ, BİR GÜÇ HALİNE GELDİ" İnternet medyasının günümüzdeki gücüne ve anlık haberciliğin önemine değinen Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Medya, sizin perspektifinizden, sizin gösterdiğiniz ekrandan insanlar özellikle internet medya son zamanlarda çok yaygın, gündemi takip etmeye çalışıyor. Sizler de yoğun olarak bu konuda emek mesai sarf ediyorsunuz. Bu çalıştaylar çok önemli, Sayın Başkanımız az önce söyledi, on üçüncüsü yapılıyormuş. İlk çalıştay benim memleketimde olmuş. İnşallah bu çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ben son zamanlarda artık internet gazeteciliği, internet basını bir güç. Yani ben kendi şahsım da öyle, her şeyi internetten takip ediyoruz. Anlık olarak televizyonumuza, pardon ekranımıza, telefon ekranımıza düşüyor. Bu yüzden sizler de canlı olarak, anlık olarak haberleri internet basınına veriyorsunuz. Ben çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum başkanım. İnşallah buradaki arkadaşlarımız için de faydalı olur." "EKİM AYINDA SOSYAL MEDYA YASASI MECLİSE GELİYOR" Son olarak dezenformasyonla mücadele ve yaklaşan yasal süreçler hakkında bilgi veren Bakan Akın Gürlek, Ekim ayını işaret ederek konuşmasını tamamladı: "Biliyorsunuz malum şu an bir sosyal medya yasamız var, sizi de ilgilendiriyor bu konuda bizim çalışmalarımız var. Bir kısmını basına duyurduk, şimdi tabi meclisimizin temel gündem maddesi Terörsüz Türkiye. İnşallah Terörsüz Türkiye'yle pazar günü genel kurula gelip pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha, yeni bir aydınlığa uyanacak. Ekim ayında da özellikle sosyal medya yasamız var. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz. Burada özellikle siz zaten yapmıyorsunuz, sizi ayrı tutuyoruz ama sosyal medyada maalesef bir dezenformasyon, bir bilgi kirliliği var. Yani bir haber üzerinden, bir algı üzerinden insanlar birbirlerine yani ithamlarda bulunuyorlar, birbirlerini özel hayatlarını ifşa ediyorlar, yalan haber yayıyorlar. Bu konuda ben bu çalıştaya çok önem veriyorum. Tekrardan TİGAD'ın faaliyetlerinin önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu konuda da başkanımıza bizi programa davet ettiği için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum." BİR SONRAKİ ÇALIŞTAYIN ADRESİ "BURDUR" TİGAD Genel Başkanı Geçgel, "13. çalıştayımızı gerçekleştiriyoruz. Sayın Bakanımız biraz sonra sizlerle sohbet edecektir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bize şeref verdi. Sayın Bakanım, bu 13. çalıştayımız. Ar-Ge faaliyetleri de yaptık. İlk çalıştayımızı da Sayın Bakanımın şehrinde yapmıştık. Yani çalıştaya Nevşehir'de başlamıştık. Son çalıştayımız, 12. çalıştayı Kırşehir'de yapmıştık 1,5 ay önce. Bugün Iğdır'dayız. Bundan sonra da Burdur'la devam edeceğiz inşallah. Müsaadenizle Sayın Bakanım, efendim sizi sahneye arz ediyorum." sözleriyle çalıştayın açılışını yaptı.
12 Ağustos
Türkiye genelinde internet krizi! Dev şirketten açıklama var
Türkiye genelinde TürkNet kullanıcıları geniş çaplı internet erişim sorunu yaşadı. Kesinti nedeniyle binlerce abone internete bağlanamazken, mobil uygulama ve çağrı merkezine erişimde de sorun yaşandığı bildirildi. Şirketten yapılan açıklamada "Turknet internet hizmetlerinde Türkiye genelini etkileyen bir kesinti yaşanmaktadır. Teknik ekiplerimiz, sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir" ifadeleri yer aldı. Türkiye genelinde TürkNet kullanıcıları, internet erişiminde yaşanan geniş çaplı kesinti nedeniyle bağlantı sorunu yaşıyor. Kesintiden etkilenen binlerce abone, sabit internet hizmetine erişemezken TürkNet'in mobil uygulamasının da kullanılamadığı bildiriliyor. ÇAĞRI MERKEZİNE DE ULAŞILAMIYOR İnternet erişim sorununun ardından kullanıcılar, müşteri hizmetleriyle iletişime geçmeye çalıştı. Ancak çok sayıda abone, çağrı merkezine ulaşamadıklarını ve telefon hatlarının yanıt vermediğini ifade etti. SOSYAL MEDYADA ŞİKAYETLER ARTTI Kesintinin ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda kullanıcı, hem internet bağlantısının kesildiğini hem de müşteri hizmetlerine erişemediklerini belirten paylaşımlar yaptı. Sorunun Türkiye genelindeki aboneleri etkilediği öne sürüldü. RESMİ AÇIKLAMA GELDİ TürkNet'ten yaşanan kesintiyle ilgili resmi açıklamada geldi. X hesabından yapılan açıklamada "Değerli kullanıcılarımız, Turknet internet hizmetlerinde Türkiye genelini etkileyen bir kesinti yaşanmaktadır. Teknik ekiplerimiz, sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Gelişmeleri buradan paylaşacağız. Anlayışınız için teşekkür ederiz." ifadeleri yer aldı.
31 Temmuz
Otomotiv devi krizin pençesinde: Binlerce çalışanı işten çıkaracak
Almanya’nın en önemli otomotiv üreticilerinden BMW, çoğunluğu ülkede olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. Almanya'nın en önemli otomotiv üreticilerinden BMW, çoğunluğu ülkede olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. KRİZ ONU DA VURDU Almanya'da Volkswagen, Mercedes, Audi ve Porsche ile başlayan otomotiv sektöründeki kriz BMW'ye de sıçradı. Almanya'nın en önemli otomotiv üreticilerinden biri olan BMW, çoğunluğu Almanya'da olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. EN ÇOK ONLAR ETKİLENECEK Almanya basınında yer alan haberlere göre, işten çıkarmalar emeklilik ve süresi dolan sözleşmelerin uzatılmaması gibi doğal yolla ayrılma ile gönüllü işten ayrılma programları yoluyla gerçekleştirilecek. BMW'nin küçülme planını kapsamındaki adımın bu yılın ekim ayında başlaması ve 2027 sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Söz konusu işten çıkarma planının ağırlıklı olarak araştırma-geliştirme, planlama ve diğer kurumsal birimlerdeki personeli etkileyeceği, fabrika çalışanlarını kapsamayacağı belirtiliyor. İşten çıkarma kararının BMW'nin Münih'teki genel merkezine de ağır darbe vuracak. Şirket yönetiminin yanı sıra araştırma ve inovasyon merkezinin büyük bölümünün işten çıkarmalarda etkilenmesi bekleniyor. TAZMİNATLAR İÇİN MİLYONLARCA EUROLUK BÜTÇE BMW'nin işten çıkarma kapsamında ödeyeceği tazminatlarının miktarının gelire ve hizmet süresine bağlı olarak belirlenecek. BMW'nin bu amaçla bu yıl için milyonlarca euroluk bir bütçe ayırmayı planladığı belirtildi. BMW de tıpkı diğer Alman otomotiv üreticileri gibi en büyük pazarı olan Çin'deki talepteki keskin düşüş, Orta Doğu'daki savaşın yansımaları ve ABD'nin gümrük vergilerinden kaynaklanan baskılar nedeniyle küçülme kararı aldı. BMW'nin 87 binden fazlası Almanya'da olmak üzere dünya çapında 154 bin çalışanı bulunuyor. Kaynak: İhlas Haber Ajansı
30 Temmuz
e-Devlet'e giren herkes bunu kontrol etsin! Adınıza şirket kaydı çıkabilir
Kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması nedeniyle kişilerin bilgisi dışında şirketlerde ortak veya yetkili olarak gösterilmesi zaman zaman mağduriyetlere yol açabiliyor. Olası risklerin önüne geçmek isteyen vatandaşlar için Ticaret Bakanlığı'nın e-Devlet üzerinden sunduğu hizmet öne çıkıyor. Hizmet sayesinde adınıza kayıtlı ticari işletme ve şirket bilgilerini saniyeler içinde tek ekrandan kontrol etmek mümkün. Ticaret Bakanlığı tarafından e-Devlet üzerinden sunulan "Ticaret Siciline Kayıtlı Sahibi / Ortağı / Yetkilisi Olduğum Ticari İşletmeler veya Şirketler" hizmetiyle vatandaşlar, adlarına kayıtlı ticari işletme ve şirket bilgilerine kısa sürede ulaşabiliyor. Hizmet sayesinde ticaret siciline kayıtlı ortaklık ve yetki bilgileri tek ekranda görüntülenebiliyor. E-DEVLET'TEN SANİYELER İÇİNDE GÖRÜNTÜLENİYOR e-Devlet'e giriş yapan kullanıcılar, arama bölümüne "Ticaret Siciline Kayıtlı Sahibi / Ortağı / Yetkilisi Olduğum Ticari İşletmeler veya Şirketler" yazarak ilgili hizmete ulaşabiliyor. Açılan ekranda kişinin ticaret siciline kayıtlı sahibi, ortağı veya yetkilisi olduğu şirketler listeleniyor. TİCARİ KAYITLAR TEK EKRANDA Hizmet üzerinden şirket unvanı, ticaret siciline ilişkin bilgiler ve kişinin şirketle olan ilişkisi görüntülenebiliyor. Böylece kullanıcılar adlarına kayıtlı ticari işletme veya şirket bilgilerini resmi kayıtlar üzerinden kontrol edebiliyor. MERSİS'TE KISITLAMA İŞLEMİ DE BULUNUYOR Ticaret Bakanlığı ayrıca e-Devlet üzerinden sunulan "Ortak / Yetkili Olunmasına Yönelik Kısıtlama İşlemleri (MERSİS)" hizmetiyle, bilgileri dışında kimlik numaraları kullanılarak şirket veya ticari işletmeye ortak ya da yetkili olarak kaydedilmesinden endişe duyan vatandaşların kimlik numaraları üzerine kısıtlama koyabilmesine de imkan tanıyor.
27 Temmuz
Yeni ehliyet düzenlemesi resmen kabul edildi! Bunları yapanın sürücü belgesi iptal edilecek
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni torba kanun teklifiyle aday sürücülere yönelik oldukça sıkı kurallar hayata geçiriliyor. İki yıl boyunca aday sayılacak olan yeni sürücülerin, alkol veya ceza puanı gibi belirli trafik kurallarını ihlal etmeleri durumunda ehliyetleri doğrudan iptal edilecek. İptal sonrası yeniden ehliyet alabilmek için ise psikiyatri muayenesinden geçmek ve sürücü kursunu baştan tamamlama gibi zorlu şartlar aranacak. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 7 maddesi kabul edilerek yasalaşma yolunda önemli bir adım atıldı. Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan bu yeni değişiklikle birlikte trafikteki yeni sürücülerin sorumlulukları artırıldı. İKİ YILLIK SIKI DENETİM DÖNEMİ Kabul edilen düzenlemeye göre; ilk defa sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden belge almaya hak kazanan kişiler, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle "aday sürücü" olarak kabul edilecek. Bu süreçte sürücüler trafikte hata payı çok daha düşük, sıkı bir denetime tabi tutulacak. HANGİ İHLALLER EHLİYETİN İPTALİNE YOL AÇACAK? Aday sürücülük süresi içinde yapılan bazı kritik hatalar, telafisi zor sonuçlar doğurarak ehliyetin tamamen iptal edilmesiyle sonuçlanacak. Yasaya göre ehliyetin iptaline neden olacak başlıca ihlaller şunlar: Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren ağır bir ihlalin gerçekleştirilmesi. Trafik kurallarına uymayarak 75 ceza puanı sınırının aşılması. Araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi. Dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ve koruyucu sistemlerin (emniyet kemeri, kask vb.) kullanılması zorunluluğuna dair hükümlerden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi. YENİDEN EHLİYET ALMANIN ZORLU ŞARTLARI NELER? Kurallara uymayarak aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar direksiyon başına geçebilmeleri için zorlu bir süreci baştan tamamlamaları gerekecek. İptal işlemi trafik zabıtasınca gerçekleştirilecek olan bu kişilerin, öncelikle psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek "sürücülüğe engel hali bulunmadığını" gösterir bir sağlık belgesi almaları zorunlu tutulacak. Bu sağlık muayenelerinden başarıyla geçenler, kesilen idari para cezalarının tamamını ödedikten ve varsa bekleme sürelerini (veya geçici geri alma sürelerini) tamamladıktan sonra sürücü kurslarına sıfırdan kayıt olabilecekler. Adayların kurs eğitimlerine eksiksiz devam etmeleri ve yapılacak sınavlarda yeniden başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları şart koşulacak.
23 Temmuz
Altında rüzgar tersine döndü
ABD ile İran hattındaki jeopolitik gelişmeler, Orta Doğu'daki diplomatik adımlarla altın fiyatları yeniden tırmanışa geçti. Dolar ve petroldeki dalgalanmaların etkisiyle ons altın 4.000 dolar barajını aştı. Gram altın ise 6 bin 144 liraya yükseldi. Küresel piyasalarda gözler bir yandan Orta Doğu'dan gelen son dakika haberlerine, diğer yandan da ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz patikasına çevrilmiş durumda. ABD ve İran arasındaki çatışma riskini azaltmaya yönelik diplomatik çabalar, petrol fiyatlarını ve dolayısıyla küresel enflasyon beklentilerini doğrudan etkiliyor. KRİTİK EŞİK AŞILDI Piyasalardaki bu hassas dengelerin gölgesinde spot altın, yüzde 0,9 değer kazanarak ons başına 4.042,69 dolar seviyesine yükseldi. Gram altın yüzde 1 yükselişle 6145 TL'den işlem görüyor. Çeyrek altın ise 10101 TL seviyesine çıktı. Kapalı Çarşı'da ise fiyatlar şöyle: PETROLDE MÜZAKERE DURGUNLUĞU VE MASADAKİ ATEŞKES TEKLİFİ Petrol fiyatlarında ise Salı günü itibarıyla hafif bir gevşeme kaydedildi. Piyasalar bir yandan Washington ile Tahran arasındaki arabuluculuk temaslarını izlerken, diğer yandan sahadaki yeni karşılıklı saldırıları ve Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası tehditlerini değerlendiriyor. Husilerin deniz ablukası çıkışına rağmen, Tahran ve Washington yönetimlerinin geçen ay imzalanan ancak kırılganlığını koruyan geçici anlaşmayı kurtarmak amacıyla diplomasi kanalını açık tutmak istediği belirtiliyor. Üst düzey bir İranlı yetkilinin aktardığı bilgilere göre Tahran yönetimi, savaşı sonlandıracak kalıcı bir anlaşmaya zemin hazırlamak adına arabuluculardan 10 günlük bir ateşkes teklifi almış durumda. Kaynak: Haberler.com
21 Temmuz
Telefon piyasasında dengeleri değiştirecek karar! Geri sayım başladı
Akıllı telefon ithalatında uygulanan gözetim kıymeti 200 dolardan 250 dolara yükseltildi. 10 Ağustos'ta yürürlüğe girecek düzenlemeyle özellikle giriş ve orta segment telefonların ithalat maliyetlerinin artması, bunun da satış fiyatlarına yansıması bekleniyor. Düzenlemenin vergi kayıplarını azaltması ve yerli üretimi desteklemesi hedefleniyor. Akıllı telefon ithalatına ilişkin gözetim uygulamasında önemli bir değişikliğe gidildi. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle, ithal edilen cep telefonları için esas alınan gözetim kıymeti yüzde 25 artırıldı. GÖZETİM KIYMETİ 250 DOLARA ÇIKARILDI Yeni düzenlemeye göre, ithalat sırasında gözetim uygulamasında esas alınan birim değer 200 dolardan 250 dolara yükseltildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ithalat işlemlerinde gözetim kıymeti 250 dolar olarak uygulanacak. 10 AĞUSTOS'TA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK Tebliğde, düzenlemenin yayımlandığı tarihten 30 gün sonra yürürlüğe gireceği belirtilirken, yeni uygulama 10 Ağustos itibarıyla hayata geçirilecek. UYGUN FİYATLI TELEFONLAR ETKİLENEBİLİR Yeni düzenlemenin özellikle düşük fiyatlı akıllı telefonların ithalat maliyetlerini artırabileceği değerlendiriliyor. Sektör değerlendirmelerine göre, ithalatçılar 250 doların altında fatura ibraz etseler bile vergilendirme gözetim kıymeti olan 250 dolar üzerinden yapılabilecek. Bu durumun özellikle giriş ve orta segment akıllı telefonların maliyetlerini yükseltebileceği, artan maliyetlerin de satış fiyatlarına yansıyabileceği ifade ediliyor. HEDEF VERGİ KAYIPLARINI AZALTMAK Düzenlemenin, eksik faturalandırma uygulamalarının önüne geçilmesi, vergi kayıplarının azaltılması ve Türkiye'de üretim yapan firmaların desteklenmesi amacıyla hayata geçirildiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, döviz kurundaki hareketliliğe ek olarak gözetim kıymetindeki artışın uygun fiyatlı telefonlara erişimi zorlaştırabileceğini, buna karşılık Türkiye'de üretim yapan markalar açısından rekabet avantajı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
14 Temmuz
Otomotivde bir devir kapandı! 50 yıllık efsane emekliye ayrılıyor
Alman otomobil üreticisi Volkswagen, 50 yıldır satışta olan ve markanın en çok tercih edilen modellerinden biri olan dizel motorlu Golf'ü değişen pazar koşulları nedeniyle emekliye ayırıyor. Birleşik Krallık'ta satışların durdurulmasının ardından gözler Almanya ve İtalya gibi büyük pazarlara çevrildi. Otomotiv endüstrisindeki elektrifikasyon dönüşümü ve değişen tüketici alışkanlıkları, sektörün ikonik modellerinden birini daha emekliye ayırıyor. Volkswagen'in ilk kez 1976 yılında yollara çıkardığı, yakıt ekonomisi ve dayanıklılığı ile efsaneleşen dizel motorlu Golf modeli, 50 yıllık serüveninin sonuna geldi. BİRLEŞİK KRALLIK'TA SATIŞLAR DURDURULDU Dizel Golf tarihinde önemli bir dönemin kapanmasına neden olan ilk somut adım Birleşik Krallık'tan geldi. Bölgedeki dizel Golf satışlarının resmen durdurulacağı açıklandı. Bu hamleye paralel olarak, dizel motorların geleneksel olarak güçlü bir pazar payına sahip olduğu Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde de yakın zamanda benzer adımların atılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Kararın ardından Volkswagen UK (Birleşik Krallık) tarafından yapılan resmi açıklamada; pazar dinamiklerinin ve müşteri taleplerinin sürekli değerlendirildiği vurgulanarak, markanın bundan sonraki süreçte tüketici nezdinde çok daha popüler hale gelen benzinli ve hibrit motor seçeneklerine odaklanacağı belirtildi. PAZAR PAYINDAKİ KESKİN DÜŞÜŞ KARARI HIZLANDIRDI Volkswagen'in bu tarihi kararının arkasında yatan temel etken ise Avrupa otomobil pazarında yaşanan radikal değişim ve dizel motorlara olan talebin hızla erimesi oldu. Özellikle emisyon kurallarının sıkılaşması, efsane modelin üretim bandına veda etmesini hızlandırdı.
3 Temmuz
Otonom araçlar için fren pedalı zorunluluğu kaldırılıyor
ABD'de geleceğin otomotiv teknolojisinde ezberleri bozacak bir adım atıldı. Yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanan araçlarda manuel fren pedalı bulundurma zorunluluğunun kaldırılması için resmi süreç başlatıldı. ABD’de Ulaştırma Bakanlığına bağlı Ulusal Kara Yolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanan araçlarda manuel fren pedalı bulundurma zorunluluğunu kaldırmak için kural koyma süreci başlattı. DURMA MESAFESİNE DAİR DİĞER FRENLEME PERFORMANSI GEREKSİNİMLERİ KORUNACAK NHTSA'dan yapılan açıklamada, bir insan tarafından kullanılmayacak araçlar için silecek veya dikiz aynası gibi geleneksel donanımlara duyulan ihtiyacın yeniden değerlendirildiği kaydedildi. Yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış araçlarda manuel fren pedalı zorunluluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik kural değişikliği önerildiğine işaret edilen açıklamada, buna karşın durma mesafesine dair sıkı standartları da içeren diğer frenleme performansı gereksinimlerinin korunacağı vurgulandı. MANUEL SÜRÜŞ KONTROLLERİNE SAHİP OTONOM ARAÇLARDA DEĞİŞİKLİK YOK Açıklamada, manuel sürüş kontrollerine sahip otonom araçlar için ise mevcut tüm standart gereksinimlerin geçerli olmaya devam edeceği aktarıldı. NHTSA Yöneticisi Jonathan Morrison, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ABD'nin otonom sürüş teknolojilerinde öncü olması için düzenleyici çerçevenin yeniden tasarlanması gerektiğinin altını çizdi. Yenilikçi tasarımların önündeki anlamsız engelleri yıkarken, önemli temel güvenlik gereksinimlerini güçlendirdiklerini vurgulayan Morrison, bu yaklaşımın nihayetinde kara yolu kazalarını azaltacağını, can kayıplarını önleyeceğini ve mobiliteyi artıracağını belirtti. Kaynak: AA / Sevgi Ceren Gökkoyun
26 Haziran
Geri sayım başladı! Telefon ve internet aboneliklerinde yeni dönem
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) abonelik işlemleri ve kimlik doğrulama süreçlerini kapsayan yeni düzenlemeleriyle telefon ve internet hatlarında güvenlik kuralları sıkılaştırıldı. 25 Haziran'da yürürlüğe girecek uygulama kapsamında yüz tanıma ve parmak izi gibi yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılabilecek. İşletmeciler aboneleri düzenli olarak denetleyecek, kimliği doğrulanamayan hatlar ise belirli sürelerin ardından kullanıma kapatılacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) telefon ve internet aboneliklerine yönelik yeni düzenlemeleri Resmi Gazete'de yayımlandı. 25 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek kurallarla birlikte abonelik işlemlerinde kimlik doğrulama süreçleri yeniden şekillenecek ve güvenlik önlemleri artırılacak. KİMLİK DOĞRULAMASINDA YENİ UYGULAMALAR Yeni düzenlemeye göre abonelik sözleşmeleri hem yazılı hem de elektronik ortamda yapılabilecek. Ancak sözleşme öncesinde başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması zorunlu olacak. Kimlik doğrulama işlemleri elektronik kimlik belgesi, şifre, yüz tanıma sistemi veya parmak izi özeti gibi yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Uzaktan yapılan abonelik işlemlerinde doğrulama tamamen elektronik ortamda yapılırken, yüz yüze başvurularda kimlik kontrolüne ek olarak işlem anına ait video kaydı da alınabilecek. Çipli kimlik kartları ve NFC özellikli kimlik belgeleriyle elektronik doğrulama yapılmasına imkan tanınırken, e-Devlet mobil uygulaması üzerinden de yakın alan iletişimi teknolojisi kullanılarak kimlik doğrulaması gerçekleştirilebilecek. Elektronik kimlik belgesi bulunmayan yabancıların kimlik bilgileri Göç İdaresi Başkanlığı kayıtları üzerinden doğrulanacak. Diplomatik misyon çalışanları ile ailelerinin kimlik doğrulama işlemleri ise Dışişleri Bakanlığı üzerinden yapılacak. AYNI KİŞİ ADINA AÇILABİLECEK HAT SAYISI DENETLENECEK Düzenlemeyle birlikte işletmecilere, BTK tarafından belirlenen sınırın üzerinde aynı kişi adına yeni abonelik açmama yükümlülüğü getirildi. Bu uygulamayla bir kişi adına açılabilecek telefon hattı sayısının daha sıkı şekilde kontrol edilmesi ve olası suistimallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. TÜM HATLAR ÜÇ AYDA BİR KONTROL EDİLECEK Yeni kurallar kapsamında işletmeciler, tüm abonelerin aktiflik durumunu üç ayda bir denetleyecek. Gerçek kişi abonelerin yanı sıra kurumsal aboneliklerde de yetkili kişilerin kimlik bilgileri resmi kayıt sistemleri üzerinden doğrulanacak. Şirket aboneliklerinde ayrıca firmanın faaliyetinin devam edip etmediği de kontrol edilecek. DOĞRULANAMAYAN HATLAR KULLANIMA KAPATILACAK Denetimler sırasında abonelik bilgilerinin doğrulanamaması halinde ilk aşamada aboneye kısa mesaj gönderilecek. Bildirimden sonra 30 gün içinde doğrulama yapılmaması durumunda hatta kısıtlama uygulanacak. Doğrulama işleminin 90 gün boyunca tamamlanmaması halinde ise ilgili hat tamamen kullanıma kapatılacak. Kurumsal aboneliklerde yalnızca yetkili kişinin doğrulanamaması durumunda hat kapatılmayacak ancak yeni bir yetkili belirlenene kadar abonelik işlemleri gerçekleştirilemeyecek. AMAÇ KAYIT DIŞI HATLARIN ÖNÜNE GEÇMEK BTK, yeni düzenlemelerle kimlik sahteciliğini önlemeyi, abonelik işlemlerindeki güvenliği artırmayı ve kayıt dışı hat kullanımını azaltmayı amaçlıyor.
11 Haziran
Evinde onaysız araç şarj eden doktora 840 bin liralık "kaçak elektrik" cezası
Son dönemde hızla artış gösteren elektrikli arabalar, şarj istasyonlarının da yaygınlık kazanmasına yol açtı. Bazı vatandaşlar, konut ya da villalarına elektrikli araç şarj istasyonu kurduruyor. Gerekli onay ve izin süreçlerinden geçmeyen, sayaç bağlantısı yapılmayan şarj istasyonlarına yüksek miktarlarda "kaçak" cezası kesiliyor. İstanbul'da sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullandığı tespit edilen bir doktora , 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası kesildi. İstanbul'da bir doktor, konutuna kurduğu elektrikli araç şarj istasyonunu sayaçtan geçirmeden kullandığı için 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası aldı. BEDAŞ denetiminde, şarj istasyonunun perakende satış sözleşmesi varken ayrı hat çekilerek sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığı tespit edildi. Uzmanlar, şarj istasyonlarının dağıtım şirketi onayı ve mevzuata uygun proje ile kurulması gerektiğini, aksi halde kaçak kullanım cezası uygulandığını belirtti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), Mart 2026 "Şarj Hizmeti Piyasası" raporuna göre, Türkiye'deki toplam elektrikli araç sayısı 411 bin 796'ya yükseldi. Şarj noktası sayısı 41 bin 938'e çıktı. İran-ABD savaşı'nın etkisiyle Brent petrol ve küresel piyasalarda motorin fiyatlarının fırlaması, Türkiye'de elektrikli araçlara olan ilgiyi artırdı. Satışlarda elektrikli araçlar öne çıktı. BİREYSEL İSTASYONALARA ZAMAN ZAMAN AĞIR CEZALAR KESİLİYOR Elektrikli araçlarla birlikte şarj istasyonları da yaygınlık kazanmaya devam ediyor. Vatandaşlar, kamuya açık yerlerde ya da kendilerine ait konut ve villalarına kurdurdukları istasyonlarda araçlarını şarj edebiliyor. Bu istasyonlar, zaman zaman ağır para cezalarıyla gündeme geliyor. DOKTORA MİLYONLUK CEZA İstanbul'da, Avrupa yakasında bir doktor, konutuna elektrikli araç şarj istasyonu kurdu. Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ), sahada yaptığı denetimlerde, söz konusu şarj istasyonunun bulunduğu konutu da inceledi. SAYAÇTAN GEÇMEDEN KULLANMIŞ Ekipler, denetimde, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekerek, sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığını saptadı. Bu şarj istasyonunun sahibi olan doktora, 840 bin TL'yi aşkın para cezası kesildi. UZMANLARDAN UYARI: MEVZUATTAKİ ADIMLARI YERİNE GETİRİN Uzmanlar, elektrikli şarj istasyonlarının belli bir proje dahilinde konut ya da villalara kurulabileceğini belirterek, "Bu projenin şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından ve izninden geçmesi, mevzuatta öngörülen koşulların yerine getirilmesi son derece önemlidir. Şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından geçmeyen, abonenin bilgisi olsun ya da olmasın sayaca bağlanmayan şarj istasyonları kaçak kullanım cezasıyla karşı karşıya kalır" uyarısında bulundu. Uzmanlar, abonelere, konutlarındaki şarj istasyonlarının proje süreçlerinin mevzuata uygun olup olmadığını gözden geçirmeleri önerisinde bulunarak, "EPDK'nın ilgili yönetmeliği açık. Dağıtım şirketleri, bu yönetmelik gereğince işlem yapıyor. Kaçak cezaları kesiyor. Yüklü miktarda kaçak cezasıyla karşı karşıya kalmamak için mevzuatta öngörülen adımların yerine getirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Kaynak: ANKA
18 Mayıs
TOGG'dan yeni anlaşma! Ucuz 3 yeni model geliyor
Togg, B segmentinde üreteceği araçlar için önemli bir iş birliğine imza attı. Togg ve Çinli batarya devi CATL iştiraki CAIT, uygun fiyatlı B segmenti modeller için ortak bir platform geliştirilecek. Ortaklık kapsamında geliştirilecek üç modelin 2027’den itibaren Türkiye’de satışa sunulması hedefleniyor. Togg, CATL iştiraki CAIT ile 'Bedrock Şasi' platformu için stratejik iş birliği yaptı. İş birliğiyle 2027 ortasından itibaren B-SUV, B-Sedan ve B-Hatchback olmak üzere üç yeni model piyasaya sürülecek. Yeni B segmenti modeller, mevcut T10X ve T10F'ye göre daha erişilebilir fiyatlı olacak. Türkiye’nin yerli ve milli elektrikli otomobil markası Togg, dünyanın en büyük batarya üreticilerinden biri olan Çinli CATL ile dikkat çekici bir stratejik iş birliğine imza attı. Anlaşmanın merkezinde CATL’in iştiraki olan CAIT ile “Bedrock Şasi” adı verilen yeni nesil platformu bulunuyor. Bu yapıyla elektrikli araç üretim maliyetleri düşürülürken, verimliliği artırmayı amaçlıyor. FİYATI DAHA ERİŞİLEBİLİR OLACAK Togg, sadece hazır bir çözüm almakla kalmayıp sunacağı mühendislik katkısı ile platformun Türkiye pazarındaki ihtiyaçlara ve deneyimlere göre özelleştirilmesini sağlayacak. İş birliğiyle B-SUV (T6), B-Sedan ve B-Hatchback üç farklı modelin 2027 yılının ortasından itibaren yollara çıkması bekleniyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise fiyat tarafı. Yeni B segmenti ailesinin, mevcut T10X ve T10F modellerine göre çok daha erişilebilir fiyat seviyesinde konumlandırılması hedefleniyor. AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ ADIM Bu iş birliği aynı zamanda Togg’un Avrupa planları açısından da önemli. Marka, Almanya sonrası Fransa ve İtalya pazarlarına açılmayı hedeflerken, daha küçük ve uygun fiyatlı modeller Avrupa’daki büyümenin temel taşı olabilir. CATL tarafında ise bu anlaşma ayrı bir stratejik anlam taşıyor. Şirket, bugüne kadar ağırlıklı olarak batarya üreticisi kimliğiyle öne çıkıyordu. Ancak Bedrock platformuyla birlikte doğrudan araç mimarisi geliştiren teknoloji sağlayıcısına dönüşmeye başladı. Togg ortaklığı da CATL’in bu platformu Çin dışına taşıdığı ilk proje olarak öne çıkıyor. "GELİŞTİRME SÜRECİNDE AKTİF ROL ALIYORUZ" Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinin klasik bir tedarik anlaşmasından çok daha ileri seviyede olduğunu vurguladı. Fuat Tosyalı, "Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz." dedi. CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng ise, "Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Aynı zamanda küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek." ifadelerini kullandı. ENTEGRE AKILI ŞASİNİN DÜNYADAKİ İLK ÖRNEĞİ 2024 yılında seri üretime geçen Bedrock Şasi, binek araçlar için bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği olarak sunuldu. Bu yapı, batarya, elektrik motoru, termal yönetim sistemi ve elektronik kontrol birimlerini tek bir entegre mimaride birleştiriyor. Böylece hem üretim maliyetleri düşüyor hem de farklı gövde tiplerinin aynı altyapı üzerinde daha hızlı geliştirilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca modüler yapı sayesinde farklı batarya kapasiteleri ve motor seçenekleri de aynı altyapıya entegre edilebilecek.
8 Mayıs
Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun 2027 dönem başkanı Türkiye oldu
Türkiye, ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği olarak kabul edilen Uluslararası Ulaştırma Forumu’nun 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildi. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle Türkiye seçildi. Türkiye, ITF'in kurucu üyeleri arasında yer almakta olup daha önce 2009 yılında başkanlık görevini yürüttü. Türkiye'nin dönem başkanlığı Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanı belli oldu. Azerbaycan’ın dönem başkanlığında düzenlenen 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu, Almanya'nın Leipzig kentinde gerçekleşiyor. Ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği kabul edilen forumun 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle "Türkiye" seçildi. TÜRKİYE 2009'DA DA BAŞKANLIK GÖREVİNİ YÜRÜTMÜŞTÜ Forumda Türkiye'yi temsil eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin bu önemli görevi üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek ülkenin ulaştırma vizyonunu paylaştı. Bakan Uraloğlu, konuşmasına Almanya'nın Leipzig kentinde araçla yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek başladı. Türkiye'nin 1953 yılında ITF'in kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve 2009 yılında başkanlık görevini başarıyla yürüttüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkez. Bu konum, bize kıtalar arasında dayanıklı ve kesintisiz ulaştırma bağlantıları sağlama sorumluluğu yüklemektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm ulaştırma politikalarını yeniden tanımlıyor" yorumunu yaptı. ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU VURGUSU Türkiye’nin otoyollardan yüksek hızlı demir yollarına, limanlardan lojistik merkezlere kadar devasa yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaret için kritik önemde olduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Dönem Başkanlığı süresince dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacağını ifade etti. Uraloğlu, konuşmasının sonunda ITF üyeliğine kabul edilen Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederek tüm meslektaşlarını kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti. TÜRKİYE'NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI ULAŞTIRMA KORİDORLARININ YENİDEN TASARLANDIĞI SÜRECE DENK GELİYOR Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) her yıl mayıs ayında dünya genelinden ulaştırma bakanlarını, sektör devlerini ve akademi dünyasını buluşturan, alanındaki en büyük küresel etkinlik olma özelliğini sürdürüyor. Merkezi Paris’te bulunan ve ulaştırma politikaları konusunda dünyanın önde gelen düşünce kuruluşu olarak kabul edilen ITF’in en üst karar organı ise Ulaştırma Bakanları Konseyi. Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen ve 80’den fazla ülkeden 1200’ün üzerinde üst düzey katılımcıyı bir araya getiren zirvede, küresel ulaştırma gündeminin geleceği masaya yatırılıyor. Panel tartışmaları, stratejik çalışma grupları ve bakanların oturumlarıyla şekillenen bu organizasyonun liderliği Türkiye’ye geçiyor. Türkiye’nin Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak olan dönem başkanlığı, dünya ulaştırma koridorlarının yeniden tasarlandığı kritik bir sürece denk geliyor. Bu süreçte Türkiye, tecrübe ve stratejik coğrafi avantajıyla ulaştırmanın geleceğine dair alınacak stratejik kararlarda en üst düzeyde oyun kurucu rolü üstlenecek.
7 Mayıs