USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
SON DAKİKA

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Politika faizi sabit tutuldu | BIST 100 yeni rekor seviyede

Kategori

Teknoloji

Teknoloji kategorisindeki tüm haberler

Geri sayım başladı! Telefon ve internet aboneliklerinde yeni dönem
Teknoloji

Geri sayım başladı! Telefon ve internet aboneliklerinde yeni dönem

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) abonelik işlemleri ve kimlik doğrulama süreçlerini kapsayan yeni düzenlemeleriyle telefon ve internet hatlarında güvenlik kuralları sıkılaştırıldı. 25 Haziran'da yürürlüğe girecek uygulama kapsamında yüz tanıma ve parmak izi gibi yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılabilecek. İşletmeciler aboneleri düzenli olarak denetleyecek, kimliği doğrulanamayan hatlar ise belirli sürelerin ardından kullanıma kapatılacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) telefon ve internet aboneliklerine yönelik yeni düzenlemeleri Resmi Gazete'de yayımlandı. 25 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek kurallarla birlikte abonelik işlemlerinde kimlik doğrulama süreçleri yeniden şekillenecek ve güvenlik önlemleri artırılacak. KİMLİK DOĞRULAMASINDA YENİ UYGULAMALAR Yeni düzenlemeye göre abonelik sözleşmeleri hem yazılı hem de elektronik ortamda yapılabilecek. Ancak sözleşme öncesinde başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması zorunlu olacak. Kimlik doğrulama işlemleri elektronik kimlik belgesi, şifre, yüz tanıma sistemi veya parmak izi özeti gibi yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Uzaktan yapılan abonelik işlemlerinde doğrulama tamamen elektronik ortamda yapılırken, yüz yüze başvurularda kimlik kontrolüne ek olarak işlem anına ait video kaydı da alınabilecek. Çipli kimlik kartları ve NFC özellikli kimlik belgeleriyle elektronik doğrulama yapılmasına imkan tanınırken, e-Devlet mobil uygulaması üzerinden de yakın alan iletişimi teknolojisi kullanılarak kimlik doğrulaması gerçekleştirilebilecek. Elektronik kimlik belgesi bulunmayan yabancıların kimlik bilgileri Göç İdaresi Başkanlığı kayıtları üzerinden doğrulanacak. Diplomatik misyon çalışanları ile ailelerinin kimlik doğrulama işlemleri ise Dışişleri Bakanlığı üzerinden yapılacak. AYNI KİŞİ ADINA AÇILABİLECEK HAT SAYISI DENETLENECEK Düzenlemeyle birlikte işletmecilere, BTK tarafından belirlenen sınırın üzerinde aynı kişi adına yeni abonelik açmama yükümlülüğü getirildi. Bu uygulamayla bir kişi adına açılabilecek telefon hattı sayısının daha sıkı şekilde kontrol edilmesi ve olası suistimallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. TÜM HATLAR ÜÇ AYDA BİR KONTROL EDİLECEK Yeni kurallar kapsamında işletmeciler, tüm abonelerin aktiflik durumunu üç ayda bir denetleyecek. Gerçek kişi abonelerin yanı sıra kurumsal aboneliklerde de yetkili kişilerin kimlik bilgileri resmi kayıt sistemleri üzerinden doğrulanacak. Şirket aboneliklerinde ayrıca firmanın faaliyetinin devam edip etmediği de kontrol edilecek. DOĞRULANAMAYAN HATLAR KULLANIMA KAPATILACAK Denetimler sırasında abonelik bilgilerinin doğrulanamaması halinde ilk aşamada aboneye kısa mesaj gönderilecek. Bildirimden sonra 30 gün içinde doğrulama yapılmaması durumunda hatta kısıtlama uygulanacak. Doğrulama işleminin 90 gün boyunca tamamlanmaması halinde ise ilgili hat tamamen kullanıma kapatılacak. Kurumsal aboneliklerde yalnızca yetkili kişinin doğrulanamaması durumunda hat kapatılmayacak ancak yeni bir yetkili belirlenene kadar abonelik işlemleri gerçekleştirilemeyecek. AMAÇ KAYIT DIŞI HATLARIN ÖNÜNE GEÇMEK BTK, yeni düzenlemelerle kimlik sahteciliğini önlemeyi, abonelik işlemlerindeki güvenliği artırmayı ve kayıt dışı hat kullanımını azaltmayı amaçlıyor.

11 Haziran
Evinde onaysız araç şarj eden doktora 840 bin liralık "kaçak elektrik" cezası

Evinde onaysız araç şarj eden doktora 840 bin liralık "kaçak elektrik" cezası

Son dönemde hızla artış gösteren elektrikli arabalar, şarj istasyonlarının da yaygınlık kazanmasına yol açtı. Bazı vatandaşlar, konut ya da villalarına elektrikli araç şarj istasyonu kurduruyor. Gerekli onay ve izin süreçlerinden geçmeyen, sayaç bağlantısı yapılmayan şarj istasyonlarına yüksek miktarlarda "kaçak" cezası kesiliyor. İstanbul'da sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullandığı tespit edilen bir doktora , 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası kesildi. İstanbul'da bir doktor, konutuna kurduğu elektrikli araç şarj istasyonunu sayaçtan geçirmeden kullandığı için 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası aldı. BEDAŞ denetiminde, şarj istasyonunun perakende satış sözleşmesi varken ayrı hat çekilerek sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığı tespit edildi. Uzmanlar, şarj istasyonlarının dağıtım şirketi onayı ve mevzuata uygun proje ile kurulması gerektiğini, aksi halde kaçak kullanım cezası uygulandığını belirtti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), Mart 2026 "Şarj Hizmeti Piyasası" raporuna göre, Türkiye'deki toplam elektrikli araç sayısı 411 bin 796'ya yükseldi. Şarj noktası sayısı 41 bin 938'e çıktı. İran-ABD savaşı'nın etkisiyle Brent petrol ve küresel piyasalarda motorin fiyatlarının fırlaması, Türkiye'de elektrikli araçlara olan ilgiyi artırdı. Satışlarda elektrikli araçlar öne çıktı. BİREYSEL İSTASYONALARA ZAMAN ZAMAN AĞIR CEZALAR KESİLİYOR Elektrikli araçlarla birlikte şarj istasyonları da yaygınlık kazanmaya devam ediyor. Vatandaşlar, kamuya açık yerlerde ya da kendilerine ait konut ve villalarına kurdurdukları istasyonlarda araçlarını şarj edebiliyor. Bu istasyonlar, zaman zaman ağır para cezalarıyla gündeme geliyor. DOKTORA MİLYONLUK CEZA İstanbul'da, Avrupa yakasında bir doktor, konutuna elektrikli araç şarj istasyonu kurdu. Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ), sahada yaptığı denetimlerde, söz konusu şarj istasyonunun bulunduğu konutu da inceledi. SAYAÇTAN GEÇMEDEN KULLANMIŞ Ekipler, denetimde, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekerek, sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığını saptadı. Bu şarj istasyonunun sahibi olan doktora, 840 bin TL'yi aşkın para cezası kesildi. UZMANLARDAN UYARI: MEVZUATTAKİ ADIMLARI YERİNE GETİRİN Uzmanlar, elektrikli şarj istasyonlarının belli bir proje dahilinde konut ya da villalara kurulabileceğini belirterek, "Bu projenin şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından ve izninden geçmesi, mevzuatta öngörülen koşulların yerine getirilmesi son derece önemlidir. Şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından geçmeyen, abonenin bilgisi olsun ya da olmasın sayaca bağlanmayan şarj istasyonları kaçak kullanım cezasıyla karşı karşıya kalır" uyarısında bulundu. Uzmanlar, abonelere, konutlarındaki şarj istasyonlarının proje süreçlerinin mevzuata uygun olup olmadığını gözden geçirmeleri önerisinde bulunarak, "EPDK'nın ilgili yönetmeliği açık. Dağıtım şirketleri, bu yönetmelik gereğince işlem yapıyor. Kaçak cezaları kesiyor. Yüklü miktarda kaçak cezasıyla karşı karşıya kalmamak için mevzuatta öngörülen adımların yerine getirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Kaynak: ANKA

18 Mayıs
TOGG'dan yeni anlaşma! Ucuz 3 yeni model geliyor

TOGG'dan yeni anlaşma! Ucuz 3 yeni model geliyor

Togg, B segmentinde üreteceği araçlar için önemli bir iş birliğine imza attı. Togg ve Çinli batarya devi CATL iştiraki CAIT, uygun fiyatlı B segmenti modeller için ortak bir platform geliştirilecek. Ortaklık kapsamında geliştirilecek üç modelin 2027’den itibaren Türkiye’de satışa sunulması hedefleniyor. Togg, CATL iştiraki CAIT ile 'Bedrock Şasi' platformu için stratejik iş birliği yaptı. İş birliğiyle 2027 ortasından itibaren B-SUV, B-Sedan ve B-Hatchback olmak üzere üç yeni model piyasaya sürülecek. Yeni B segmenti modeller, mevcut T10X ve T10F'ye göre daha erişilebilir fiyatlı olacak. Türkiye’nin yerli ve milli elektrikli otomobil markası Togg, dünyanın en büyük batarya üreticilerinden biri olan Çinli CATL ile dikkat çekici bir stratejik iş birliğine imza attı. Anlaşmanın merkezinde CATL’in iştiraki olan CAIT ile “Bedrock Şasi” adı verilen yeni nesil platformu bulunuyor. Bu yapıyla elektrikli araç üretim maliyetleri düşürülürken, verimliliği artırmayı amaçlıyor. FİYATI DAHA ERİŞİLEBİLİR OLACAK Togg, sadece hazır bir çözüm almakla kalmayıp sunacağı mühendislik katkısı ile platformun Türkiye pazarındaki ihtiyaçlara ve deneyimlere göre özelleştirilmesini sağlayacak. İş birliğiyle B-SUV (T6), B-Sedan ve B-Hatchback üç farklı modelin 2027 yılının ortasından itibaren yollara çıkması bekleniyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise fiyat tarafı. Yeni B segmenti ailesinin, mevcut T10X ve T10F modellerine göre çok daha erişilebilir fiyat seviyesinde konumlandırılması hedefleniyor. AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ ADIM Bu iş birliği aynı zamanda Togg’un Avrupa planları açısından da önemli. Marka, Almanya sonrası Fransa ve İtalya pazarlarına açılmayı hedeflerken, daha küçük ve uygun fiyatlı modeller Avrupa’daki büyümenin temel taşı olabilir. CATL tarafında ise bu anlaşma ayrı bir stratejik anlam taşıyor. Şirket, bugüne kadar ağırlıklı olarak batarya üreticisi kimliğiyle öne çıkıyordu. Ancak Bedrock platformuyla birlikte doğrudan araç mimarisi geliştiren teknoloji sağlayıcısına dönüşmeye başladı. Togg ortaklığı da CATL’in bu platformu Çin dışına taşıdığı ilk proje olarak öne çıkıyor. "GELİŞTİRME SÜRECİNDE AKTİF ROL ALIYORUZ" Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinin klasik bir tedarik anlaşmasından çok daha ileri seviyede olduğunu vurguladı. Fuat Tosyalı, "Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz." dedi. CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng ise, "Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Aynı zamanda küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek." ifadelerini kullandı. ENTEGRE AKILI ŞASİNİN DÜNYADAKİ İLK ÖRNEĞİ 2024 yılında seri üretime geçen Bedrock Şasi, binek araçlar için bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği olarak sunuldu. Bu yapı, batarya, elektrik motoru, termal yönetim sistemi ve elektronik kontrol birimlerini tek bir entegre mimaride birleştiriyor. Böylece hem üretim maliyetleri düşüyor hem de farklı gövde tiplerinin aynı altyapı üzerinde daha hızlı geliştirilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca modüler yapı sayesinde farklı batarya kapasiteleri ve motor seçenekleri de aynı altyapıya entegre edilebilecek.

8 Mayıs
Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun 2027 dönem başkanı Türkiye oldu

Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun 2027 dönem başkanı Türkiye oldu

Türkiye, ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği olarak kabul edilen Uluslararası Ulaştırma Forumu’nun 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildi. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle Türkiye seçildi. Türkiye, ITF'in kurucu üyeleri arasında yer almakta olup daha önce 2009 yılında başkanlık görevini yürüttü. Türkiye'nin dönem başkanlığı Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanı belli oldu. Azerbaycan’ın dönem başkanlığında düzenlenen 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu, Almanya'nın Leipzig kentinde gerçekleşiyor. Ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği kabul edilen forumun 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle "Türkiye" seçildi. TÜRKİYE 2009'DA DA BAŞKANLIK GÖREVİNİ YÜRÜTMÜŞTÜ Forumda Türkiye'yi temsil eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin bu önemli görevi üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek ülkenin ulaştırma vizyonunu paylaştı. Bakan Uraloğlu, konuşmasına Almanya'nın Leipzig kentinde araçla yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek başladı. Türkiye'nin 1953 yılında ITF'in kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve 2009 yılında başkanlık görevini başarıyla yürüttüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkez. Bu konum, bize kıtalar arasında dayanıklı ve kesintisiz ulaştırma bağlantıları sağlama sorumluluğu yüklemektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm ulaştırma politikalarını yeniden tanımlıyor" yorumunu yaptı. ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU VURGUSU Türkiye’nin otoyollardan yüksek hızlı demir yollarına, limanlardan lojistik merkezlere kadar devasa yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaret için kritik önemde olduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Dönem Başkanlığı süresince dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacağını ifade etti. Uraloğlu, konuşmasının sonunda ITF üyeliğine kabul edilen Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederek tüm meslektaşlarını kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti. TÜRKİYE'NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI ULAŞTIRMA KORİDORLARININ YENİDEN TASARLANDIĞI SÜRECE DENK GELİYOR Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) her yıl mayıs ayında dünya genelinden ulaştırma bakanlarını, sektör devlerini ve akademi dünyasını buluşturan, alanındaki en büyük küresel etkinlik olma özelliğini sürdürüyor. Merkezi Paris’te bulunan ve ulaştırma politikaları konusunda dünyanın önde gelen düşünce kuruluşu olarak kabul edilen ITF’in en üst karar organı ise Ulaştırma Bakanları Konseyi. Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen ve 80’den fazla ülkeden 1200’ün üzerinde üst düzey katılımcıyı bir araya getiren zirvede, küresel ulaştırma gündeminin geleceği masaya yatırılıyor. Panel tartışmaları, stratejik çalışma grupları ve bakanların oturumlarıyla şekillenen bu organizasyonun liderliği Türkiye’ye geçiyor. Türkiye’nin Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak olan dönem başkanlığı, dünya ulaştırma koridorlarının yeniden tasarlandığı kritik bir sürece denk geliyor. Bu süreçte Türkiye, tecrübe ve stratejik coğrafi avantajıyla ulaştırmanın geleceğine dair alınacak stratejik kararlarda en üst düzeyde oyun kurucu rolü üstlenecek.

7 Mayıs
TSK'nın gizli ateş gücü ilk kez görücüye çıktı

TSK'nın gizli ateş gücü ilk kez görücüye çıktı

Dünya çapında bir marka haline gelen SAHA EXPO 2026, bu yıl sadece bir fuar değil, Türk mühendisliğinin ulaştığı noktanın bir kanıtı olarak tarihe geçiyor. Fuarda dengeleri değiştiren ileri teknoloji sistemlerin yanı sıra TSK’nın yeni ateş gücü sergilendi. İşte TSK'nın yeni silahları... TSK, SAHA 2026'da ALKA KAPLAN-HİBRİT, CİDA, NEŞTER, CİRİT ANTI-İHA, KEMANKEŞ 2, KORKUT 25, KIZILELMA, TOYCA-10, TUFAN, KUZGUN, CELLAT KİDA, KILIÇ, MIZRAK, SİVRİSİNEK ve YILDIRIMHAN gibi yeni nesil insansız kara ve hava araçları ile füzeleri tanıttı. YILDIRIMHAN füzesi yaklaşık 6.000 km menzil, Mach 9-25 arası hipersonik hız ve 3.000 kg patlayıcı taşıma kapasitesine sahiptir. NEŞTER, patlayıcı içermeyen, yaklaşma sensörü ve kesici bıçaklarla hedefi hassas şekilde vuran bir MAM-L varyantıdır. Savaş meydanındaki riskleri sıfıra indirmeyi hedefleyen Tsk, SAHA 2026’da yeni nesil ağır sınıf insansız kara ve hava araçlarını tanıttı. İşte TSK'nın son teknoloji gizli silahları ve özellikleri: ALKA KAPLAN-HİBRİT ALKA – KAPLAN HİBRİT Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi (YESS), bu kez opsiyonel olarak insanlı ve otonom kabiliyetleriyle SAHA 2026’da FNSS standında sergileniyor. KAPLAN Hibrit Araç, muharebe ve keşif senaryolarında FNSS tarafından geliştirilen yeni hibrit dizel elektrikli paletli araç tahrik sistemi sayesinde, eklenen sessiz sürüş, uzatılmış sessiz izleme, geliştirilmiş yakıt ekonomisi ve harici yüksek güç çıkışı ile paletli bir araç için olağanüstü saha performansı sunmaktadır. CİDA CİDA, uzun menzilli tanksavar füze sistemleri ailesinin en yeni üyesi olarak, görüş ötesi kullanım kabiliyeti, uzun menzili, hızlı taarruz yeteneği ve hibrit arayıcı başlığı sayesinde nokta atış hassasiyetiyle sahadaki ihtiyaçlara doğrudan cevap veren, yüksek teknolojili bir çözüm olarak sunuluyor. Rakip sistemlere kıyasla çok daha uzaktan hedefi etkisiz hale getirme kabiliyetine sahip bu sistem, kara, deniz ve havada görev alan farklı platformlara entegre edilebilmesiyle sahada çarpan etkisi yaratacak bir sistem olarak konumlanıyor. NEŞTER NEŞTER, MAM-L ürününün bir varyantı olarak, minimum ikincil hasar prensibiyle yüksek hassasiyetli vuruşlar yapmak üzere tasarlandı. Klasik çözümlerden farklı olarak NEŞTER, bulundurduğu yaklaşma sensörü sayesinde hedefe temas öncesinde devreye giren ve kesici bıçaklar içeren özgün bir harp başlığına sahip. Patlayıcı içermeyen bu yapı sayesinde, kitlesel imha yerine doğrudan noktasal hedeflere yüksek hassasiyetli vuruş sağlanabiliyor. CİRİT ANTİ-İHA 2,75 inç lazer güdümlü CİRİT füzesi, silahlı helikopterler için son derece isabetli ve uygun maliyetli bir çözümdür ve statik veya hareketli hafif zırhlı/zırhsız hedeflere karşı kullanım için optimize edilmiştir. Yeni nesil CİRİT, 2,75 inç güdümsüz roketler ve güdümlü tanksavar füzeleri arasındaki taktiksel boşluğu doldurmak üzere tasarlanmıştır. CİRİT Lazer Güdümlü Füze'nin çok yönlü tasarımı, farklı platformlarla kolay entegrasyon ve kullanım olanağı sunmaktadır. Hem havadan karaya hem de karadan karaya angajman senaryolarında yeteneklerini kanıtlamıştır. KEMANKEŞ 2 Bayraktar KEMANKEŞ 2 Yapay Zekâ Tabanlı Mini Seyir Füzesi, stratejik hedefleri hassasiyetle imha etmek üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilmiştir. Sistem adını zorlu koşullarda eşsiz isabet yetenekleriyle tanınan Türk okçularından ilham alır. Bayraktar KEMANKEŞ 2; yol veya pist erişimi sağlanamayan, konvansiyonel olmayan alanlardan fırlatılabilecek şekilde tasarlanmış, Roket Yardımlı Kalkış (RATO) sistemi ve kamyonet gibi mobil unsurlar üzerine konuşlandırılabilen bir sistemdir. Aynı zamanda Bayraktar AKINCI platformuna entegre edilerek görev icra edebilecektir. Bayraktar KEMANKEŞ 2 yapay zekâ destekli bir otopilot sistemiyle otonom olarak uçuş yapabilir. Jet motoruyla itki üreten bu Mini Seyir Füzesi, düşman hatlarının derinliklerinde kritik hedefleri etkisiz hale getirme kabiliyetine sahiptir. Yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi, en zorlu operasyonel şartlarda bile Bayraktar KEMANKEŞ 2'nin hedefleri hassas bir şekilde tanımlamasını ve etkili bir şekilde imha etmesini sağlar. ASELSAN KORKUT 25 Mini ve mikro İHA tehditlerine karşı geliştirilen KORKUT 25, yapay zeka destekli tespit ve teşhis, parçacık etkili ATOM 25 mühimmatı, küçük ve yüksek manevra kabiliyetine sahip dronlara karşı yüksek etkinlik özellikleriyle öne çıkıyor. KIZILELMA Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı (İSU), Bayraktar insansız hava araçlarının elde ettiği çığır açıcı başarıların üzerine inşa edilmiş olup, ileri nesil teknolojileri bünyesinde barındırmaktadır. Bayraktar KIZILELMA’nın öne çıkan kabiliyetleri arasında, üstün manevra yeteneği sayesinde sağlanan yüksek seviyeli hava-hava muharebe performansı yer almaktadır. Düşük radar kesit alanı, platformun görünürlüğünü asgari düzeye indirerek hava savunma ve taarruz görevlerinde etkin bir kuvvet çarpanı olmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca sistem, akıllı filo otonomisi ile müşterek ve koordineli görev icrasına imkân tanımaktadır. Bunun yanı sıra, Bayraktar KIZILELMA’nın uçak gemilerinden operasyon icra edebilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Modüler mimarisi, farklı konfigürasyonlar ve görev profilleriyle kullanılabilmesini sağlayarak, yakın gelecekte yeni operasyonel konseptlerin geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. TOYCA-10 KAMİKAZE İHA Yeni nesil TOYCA-10, serinin bir önceki modeline göre daha yüksek taşıma kapasitesi ve artırılmış menzil özellikleriyle öne çıkıyor. SKYDAGGER’ın stratejik hedefi olan “5-15 kg arası harp başlığı taşıyan platformlar” vizyonunun bir parçası olan TOYCA-10, özellikle zırhlı araçlar ve korunaklı mevzilere karşı daha yıkıcı bir etki oluşturmak üzere tasarlandı. Şirketin paylaştığı verilere göre; TOYCA serisi İHA’lar sadece karadan değil, Baykar üretimi Bayraktar KALKAN gibi hava platformlarından da bırakılabiliyor. Bu yetenek, TOYCA-10’un operasyonel yarıçapını yüzlerce kilometreye çıkarırken, dost unsurların riskli bölgelere girmeden hedefi imha etmesine olanak tanıyor. TUFAN Yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyabilen TUFAN, sürü düzeninde görev yapabilen ve gelişmiş durumsal farkındalık ile otonomi kabiliyetlerine sahip bir İDA olarak dikkati çekiyor. TUFAN, su üstü hedeflerinin veya platformlarının yanı sıra kıyı şeridinde bulunan kritik tesislerin etkisiz hale getirilmesinde de kullanılabiliyor. Keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde tekli olarak ya da sürü düzeninde konuşlandırılabilen TUFAN, asimetrik taarruz formasyonları ve göreve özel alt gruplar oluşturarak farklı görevleri icra edebiliyor. Hareketli ve sabit engellerden otonom olarak kaçınabilen sistem, görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti de sunuyor.TUFAN, gelişmiş durumsal farkındalığı, otonomi özelliğinin yanı sıra yüksek hız ve manevra kabiliyetiyle Mavi Vatan’da kuvvet çarpanı bir güç olacak. Yüksek patlayıcılı harp başlığının yanı sıra sürü düzeninde otonom seyir ve görev icrası yapabilen TUFAN’ın görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti bulunuyor. STM KUZGUN STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, milli imkanlarla geliştirdiği, 1000 kilometrenin üzerindeki menzili ve yüksek patlayıcı harp başlığıyla dikkati çeken kamikaze İHA sistemi "KUZGUN"u, SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkardı. Milli imkanlarla geliştirilen sistem, 1000 kilometrenin üzerindeki uçuş menzili, 6 saate varan havada kalış süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığıyla dikkati çekerken 3 bin 500 metre irtifada etkin operasyon kabiliyeti sunuyor. CELLAT KİDA CELLAT KİDA, 5 metre uzunluk ve 1,7 metre genişliğe sahip bulunuyor. Yaklaşık 50 knot hıza çıkan, 450 deniz mili menzile sahip CELLAT, 500 kilogram faydalı yükle görev yapabiliyor. KILIÇ Deniz hedeflerini tespit ve imha etmek amacıyla tasarlanan insansız, tek kullanımlık, çok hafif sınıf kategorisinde yer alan KILIÇ 10, düşük görünürlük profiline sahip kompakt ve hidrodinamik tasarımıyla geliştirilen su altı sistemi olarak öne çıkıyor. Asimetrik deniz harbi ve su altı-yüzey operasyonları için optimize edilen KILIÇ 10, yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, kablo güdümlü kontrol, düşük tespit edilebilirlik gibi özellikleri sahada fark yaratıyor. KILIÇ ürün ailesinden KILIÇ 200 ürünü orta sınıf kategorisinde, KILIÇ 10 gibi düşük maliyetli, yüksek menzil ve yüksek patlayıcı miktarına sahip olan üyesi. KILIÇ 200, İDA ile bırakma, entegre harp başlığı ile yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, su üstü termal ve IR kamera ile artırılmış görev menzili ön plana çıkıyor.

7 Mayıs
Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda bilim ve teknoloji rüzgarı esti

Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda bilim ve teknoloji rüzgarı esti

Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda düzenlenen bilim ve teknoloji etkinliğinde öğrenciler, doğanın gizemlerinden yapay zekanın sonsuzluğuna uzanan unutulmaz bir gün yaşadı. Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda düzenlenen bilim ve teknoloji etkinliğinde öğrenciler, doğanın gizemlerinden yapay zekanın sonsuzluğuna uzanan unutulmaz bir gün yaşadı. Geleceğin bilim insanları ve yazılımcıları olma yolunda ilerleyen öğrenciler; bilgiyi sadece teoride bırakmayıp, hayatın içine entegre eden 'Harezmi Eğitim Modeli' ışığında zengin bir etkinlikle buluştu. Disiplinler arası bir yaklaşımın benimsendiği etkinlikte fen, bilişim ve etik değerler harmanlanarak çocukların problem çözme yetenekleri ve merak duyguları tetiklendi. Günün ilk durağında 'Bilim Yolu: Bitkiler Dünyasına Yolculuk' projesi kapsamında Habitat Derneği eğitmenleriyle bir araya gelen 3/F sınıfının minik araştırmacıları, Habitat Kavramını ve Bitki Ekolojisi'ni derinlemesine inceledi. Doğayı koruma bilincinin aşılandığı bu bölümde, öğrencilerin bilimsel merakı hazırlanan interaktif sunumlarla tazelendi. Etkinliğin en dikkat çekici anları ise, teknoloji atölyesinde yaşandı. Yapay zeka (AI) kavramının temellerini öğrenen öğrenciler, teorik bilgileri sanal gerçeklik (VR) gözlüklerle deneyimleme fırsatı buldu. Öğrenciler sanal dünyada yaptıkları yolculukla teknolojinin sadece bir eğlence aracı değil, bir üretim sahası olduğunu keşfettiler. Sınıf öğretmeni Elif İlbars, "Çocuklarımızın dijital dünyada sadece tüketici değil, bilinçli birer üretici olmaları yolunda dev bir adım daha attık" dedi. - ESKİŞEHİR Kaynak: İhlas Haber Ajansı

28 Nisan
Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda Maximoto Yağlarını Tanıttı

Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda Maximoto Yağlarını Tanıttı

PETROL Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. PETROL Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. Ayrıca güvenli sürüş alanında tanınan eğitmen Zafer Akçay da fuar boyunca stantta bulunarak motosiklet tutkunlarına sürüş teknikleri ve güvenlik konularında bilgi verdi. Petrol Ofisi Grubu, heyecanla beklenen Motobike Fuarı'nda bu yıl da motosiklet tutkunlarıyla bir araya geldi. 22-25 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını ziyaretçilere açan fuar, motosiklet sürücülerini ve dünyanın önde gelen üreticilerini bir araya getirdi. Motosiklet ekosistemine yönelik özel çözüm ve ürünler geliştiren Petrol Ofisi'nin uzmanları fuarda yüksek performans ve üstün motor koruması sunan Maximoto motosiklet yağlarını tanıttı. Ziyaretçiler, Petrol Ofisi standını ziyaret ederek markanın ileri teknoloji ile üretilen ürünleri hakkında detaylı bilgileri alma fırsatı buldu. Şirketin bu yılki sürprizlerinden biri de Türkiye'de motosiklet kültürü ve güvenli sürüş eğitimleri denildiğinde akla ilk gelen isimlerden uzman eğitmen Zafer Akçay oldu. Motosiklet İleri ve Güvenli Sürüş Akademisi Kurucusu Akçay, fuarın açık olduğu dört gün boyunca stantta misafirlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı, sürüş tekniklerinden ileri seviye güvenlik detaylarına kadar merak edilen pek çok konuda tecrübelerini ve bilgilerini paylaştı. Kaynak: Demirören Haber Ajansı

28 Nisan
Anadolu Hackathon Finali Sivas'ta Yapıldıçözüm üretti

Anadolu Hackathon Finali Sivas'ta Yapıldıçözüm üretti

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: - "Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor" - Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy: - "Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz" Gerçek sorunlara yenilikçi çözümler geliştirme odağıyla düzenlenen "Anadolu Hackathon" yarışmasının final heyecanı Sivas'ta gerçekleştirildi. Yandex Türkiye ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi işbirliği, Anadolu Üniversiteler Birliğinin desteğiyle düzenlenen etkinliğe 60'ı aşkın üniversiteden 100'ün üzerinde ekip katılım sağladı. Yarışmacılar, Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini geliştirmeye yönelik eğitimler, fırsatlar ve çeşitli destek programlarından yararlanma imkanı buldu. Katılımcılar, toplu taşımanın optimize edilmesi, teslimat rotalarının iyileştirilmesi ve hava durumu bilgilerinin kullanıcılara sunumunun geliştirilmesi olmak üzere üç farklı kategoride çevrim içi olarak yarıştı. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen programda konuşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, küresel manada yapay zekanın, dijital sistemlerin hayatın tam merkezine oturduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı'na yakışır olarak düzenlenen Anadolu Hackathon programında bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Güler, Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy'e işbirliğinden dolayı teşekkür etti. 60 üniversiteden 100'ün üzerinde takımın yarışmaya katılmasının kendisini çok memnun ettiğini dile getiren Güler, "Gerçekten biz yapay zeka derken, dijital sistemler derken, yüksek teknolojinin hayatımıza bu kadar yoğun bir şekilde girdiği bu dönemde öğrencilerimizin ilgisi, alakası ve projeleriyle yarışmalarda bulunuyor olması çok kıymetli, çok değerli." ifadesini kullandı. Güler, gelecek yıllarda hayatın merkezinde yapay zeka ve dijital sistemlerin her tarafı kapsamış olacağını söyledi. "Yeni meslekler artık devreye giriyor" Yapay zekanın birçok alanda hayata gireceğine dikkati çeken Güler, şunları kaydetti: "Yapay zeka uygulamaları, yargılamaları evrensel ve küresel manada birçok ülkede artık yürürlüğe girmiş durumda. Klasik manada bildiğimiz bir avukatlık mesleği veya diğer hukuk müşavirliği düzleminde belki meslekler kalmayacak. Bildiğimiz klasik düzeyde artık tıp dünyasında gerek teşhisler, gerek tedavi modelleri ve modellemeleri, gerekse bu manada tahlil ve film çekimleri başka bir düzleme artık evrilecek. Yani bildiğimiz mahiyette, bildiğimiz düzlemde birçok meslek artık tarihteki yerini alacak. Yeni meslekler artık devreye giriyor. Yapay zeka mühendisliği, yazılım mühendisliği, bu manada dijital sistemler mühendisliği, uygulamaları. Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor. Aksi takdirde birilerinin bizlere biçtiği, birilerinin bizlere belirlemiş olduğu alanlarda ancak hayatımızı sürdürebileceğiz." Yandex'in dünyada çok önemli bir teknoloji merkezi olduğunu ifade eden Güler, Alexander Popovskiy'e teşekkür etti. "Burada geliştirilen her fikir Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek de bilim ve teknolojide yaşanan hızlı dönüşümün ülkelerin kalkınma yarışında en belirleyici unsur haline geldiğini belirtti. Özellikle yapay zeka, veri analitiği ve dijital teknolojilerin üretimden sağlığa, ulaşımdan kamu hizmetlerine kadar hayatın her alanında köklü değişimlere öncülük ettiğini vurgulayan Şimşek, "İşte bu noktada, gençlerimizin bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda öncüsü olmaları büyük önem taşımaktadır. Anadolu Hackathon tam da bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Üniversite öğrencilerimizin akıllı lojistikten öngörülebilir ulaşıma, hava durumu tespitlerinden veri odaklı çözümlere kadar geniş bir yelpazede ortaya koydukları projeler, ülkemizin geleceği adına bizlere umut vermektedir. Aslında burada geliştirilen her bir fikir, Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır." ifadelerini kullandı. Şimşek, Anadolu Hackathon'un sadece bir yarışma olmadığını, aynı zamanda bir öğrenme, üretme ve gelişim platformu olduğunu belirterek, "Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Yandex Türkiye olmak üzere, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yönetimine, Anadolu Üniversiteler Birliği'ne, değerli akademisyenlerimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." dedi. "Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz" Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy de teknolojiye ve problem çözmeye tutku duyan yeteneklerle bir araya gelmekten mutlu olduğunu söyledi. Türkiye'nin 6 şehrinden ülkenin gerçek ihtiyaçlarına yaratıcı çözümler geliştirmiş 25 hackathon finalistini tebrik eden Popovskiy "Anadolu'da hackathon düzenleme fikri, şirketimizin stratejik vizyonundan doğdu. Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz. Bu da Türkiye'nin dijital ekonomisine yatırım yapmak, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını karşılayan yerel ürünler geliştirmek ve eğitime destek olmak anlamına geliyor." diye konuştu. Yandex'in hizmetleri hakkında bilgi veren Popovskiy, şöyle devam etti: "Yerel ihtiyaçlara ve özelliklere verdiğimiz önemi, başta Yandex Arama, Yandex Maps, Yandex Ads ve Yandex Go servisleri olmak üzere tüm ekosistemimizde görebilirsiniz. Bu yıl ayrıca Türk dili ve yerel kullanıcıların ihtiyaçları için sıfırdan geliştirilen sanal asistanı, yapay zeka destekli arama ve internet tarayıcıyı tek bir ara yüzde birleştiren yapay zeka odaklı süper uygulama Yandex AI uygulamasını da tanıttık. Yandex Türkiye olarak, sadece teknolojiye değil, aynı zamanda yaratıcılığın kalbi olan insana da yatırım yapıyoruz. Eğitim projelerini aktif olarak destekliyoruz. Yapay zekaya yön verecek gelecek nesillerin eğitimine destek olmak için, sektör ve akademi işbirliğiyle geliştirilen, ülkenin ilk yapay zeka master programını başlattık. Ek olarak, uluslararası programlama yarışmamız Yandex Cup'ın finallerini aralık ayında İstanbul'da gerçekleştirdik." Popovskiy, proje ortaklarına teşekkür ederek, 60'ın üzerinde üniversiteden 100'den fazla ekibin hackathona ilgi göstermesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi. Finalistleri tebrik eden Popovskiy, Türkiye'nin güçlü dijital geleceğine çözümler üreterek harika işler başardıklarını sözlerine ekledi. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ise Yandex Türkiye'nin küresel yapay zeka uzmanlığını, üniversitenin akademik desteğiyle birleştirerek, gençlere teorik bilginin ötesine geçme ve gerçek dünya sorunlarına ölçeklenebilir çözümler üretme fırsatı sunduklarını söyledi. Yarışmanın "Akıllı Lojistik", "Tahmin Edilebilir Transit" ve "Hava Durumu" gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen üç kritik kategoride kurgulandığını aktaran Kul, "Bu süreçte 60 farklı üniversitemizden 115 takımın başvuruda bulunmuş olması, gençlerimizin yapay zeka ve ileri teknolojiye olan yüksek ilgisinin en somut göstergesidir." dedi. Anadolu Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise Anadolu Hackathon'a katılım sağlayan tüm öğrencileri tebrik etti. Programda, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Zontul "yapay zeka", Yandex Search Türkiye Ürün Yöneticisi Rufat Mirza ise "insanların ihtiyaç duyacağı yapay zeka ürünlerinin geliştirilmesi" üzerine sunum yaptı. Programın sonunda dereceye giren takımlara ödülleri verildi. Kaynak: AA / Serhat Zafer

28 Nisan
RedotPay Türkiye'de yasal mı?

RedotPay Türkiye'de yasal mı?

Türk kullanıcılar arasında giderek yaygınlaşan kripto kart hizmeti RedotPay'in Türkiye'deki hukuki durumu tartışmalı olmaya devam ediyor. Uzmanlar tablonun "gri alan" olmadığını, yasağın açık ve net olduğunu vurguluyor. Geçmişte benzer konumda olan KAST ise Türkiye'den çekilmek zorunda kalmıştı. İşte detaylar… TCMB'nin 16 Nisan 2021 tarihli yönetmeliği, kripto varlıkların mal ve hizmet ödemelerinde doğrudan veya dolaylı kullanımını yasaklamaktadır. RedotPay'in Türkiye'de TCMB, SPK, bankacılık veya e-para kuruluşu lisansı bulunmamaktadır. RedotPay'in kendi web sitesi, hizmetlerinin yalnızca Hong Kong'da ikamet edenlere yönelik olduğunu ve diğer ülkelerden kullanıcılara aktif teşvik sunulmadığını belirtmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 16 Nisan 2021 tarihli yönetmeliği, kripto varlıkların mal ve hizmet ödemelerinde doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılmasını açıkça yasakladı. Bu yönetmelik yalnızca doğrudan kripto ödemesini değil, kripto varlığın dönüştürülerek ödeme aracı olarak kullanılmasını da kapsıyor. Yani işlemin temelinde kripto varlık bulunan her model, yasak kapsamında değerlendiriliyor. REDOTPAY NEDİR, TÜRKİYE'DEKİ DURUMU NE? Hong Kong merkezli Red Dot Technology Limited tarafından geliştirilen RedotPay, kullanıcıların kripto varlıklarını (BTC, ETH, USDT, USDC) dönüştürerek fiziksel ve sanal kartlarla 130 milyonun üzerinde iş yerinde ödeme yapmasına imkân tanıyan bir kripto kart hizmeti. Platform, 100'den fazla ülkede 5 milyon kullanıcıya ulaştığını belirtiyor. Uygulama Türkçe dil desteği sunuyor ve Türkiye'de aktif olarak kullanılıyor. Peki RedotPay Türkiye'de yasal mı? RedotPay'in ne TCMB düzenlemeleri kapsamında bir ödeme kuruluşu lisansı, ne SPK'dan kripto varlık hizmet sağlayıcısı izni, ne bankacılık lisansı ne de e-para kuruluşu statüsü bulunuyor. Uzmanlar, TCMB Yönetmeliği'nin "dolaylı kullanım" ifadesini de kapsadığını net biçimde ortaya koyuyor. Kripto varlığı TL ya da dövize dönüştürerek ödeme yapan bir modelin de tam olarak bu kapsamda değerlendirildiğini ve yasağın dışında kalmadığını vurguluyorlar. Türk lirası ödeme hizmetleri sunabilmek için ayrıca bankacılık ya da e-para kuruluşu lisansı gerekirken RedotPay'in bu lisansların hiçbirine sahip olmadığı da vurgulanan bir diğer kritik nokta. REDOTPAY'İN KENDİ WEB SİTESİNDEN İTİRAF: TÜRKİYE DIŞINDAN AKTİF TEŞVİK YOK Dikkat çekici bir diğer husus, RedotPay'in kendi resmi web sitesindeki uyarı notu. Platform sitesinde, Hong Kong dışında faaliyet göstermek için lisans gerekebileceğini ve içeriklerinin yalnızca Hong Kong'da ikamet edenlere yönelik olduğunu belirtiyor. Türkiye dahil diğer ülkelerden kullanıcıların siteye kendi inisiyatifleriyle giriş yaptığını, aktif bir teşvik ya da davet olmadığını da bu notta ifade ediyor. Bu ifade, platformun bizzat yasal belirsizliğinin farkında olduğunu ve uluslararası yükümlülükleri nedeniyle bu uyarıyı ekleme gereği duyduğunu gösteriyor. HUKUKİ RİSK HEM KULLANICIYI HEM PLATFORMU KAPSIYOR Uzmanlar, RedotPay'i kullanan Türk kullanıcıların hukuki açıdan belirli riskler taşıdığını da hatırlatıyor. Ödeme zincirinin temelinde kripto varlık bulunan işlemler TCMB Yönetmeliği'ni ihlal edebilir. Bunun yanında lisanssız bir yabancı platform üzerinden işlem yapmak, kullanıcıyı herhangi bir sorun anında hukuki güvenceden tamamen yoksun bırakıyor. Platform Türkiye'de yasal zemine sahip olmadığından şikâyet başvurusu yapılabilecek yetkili bir Türk mercii bulunmuyor. Kullanıcının tek muhatabı platformun kendi müşteri hizmetleri kalıyor.

28 Nisan
Meta, yapay zeka yatırımları için binlerce kişiyi işten çıkarıyor

Meta, yapay zeka yatırımları için binlerce kişiyi işten çıkarıyor

Meta Platforms, artan yapay zeka yatırımlarını finanse edebilmek için iş gücünde ciddi bir küçülmeye gitme kararı aldı. Şirketin yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkaracağı ve binlerce açık pozisyonu iptal edeceği belirtilirken, bu adımın teknoloji sektöründe hızlanan maliyet-kontrol sürecinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Meta’nın dev bütçeli yapay zeka hamlesi, istihdam politikalarında da köklü değişiklikleri beraberinde getiriyor. Meta Platforms, maliyetleri azaltmak ve yapay zeka yatırımlarını finanse etmek amacıyla iş gücünde ciddi bir küçülmeye gidiyor. Şirketin yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkaracağı, ayrıca 6 bin açık pozisyonu iptal edeceği bildirildi. İŞ GÜCÜNÜN YÜZDE 10'U ETKİLENECEK 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 78 bin çalışanı bulunan Meta’da planlanan kesintiler, toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor. Şirket içi yazışmalarda, bu kararın doğrudan yapay zekadan kaynaklanmadığı ancak artan yatırımların dengelenmesi için gerekli olduğu ifade edildi. YAPAY ZEKAYA DEV BÜTÇE Meta’nın 2026 yılı için yapay zeka harcamalarını 72 milyar dolardan 135 milyar dolara çıkarmayı planladığı belirtiliyor. Bu büyük yatırım hamlesi, şirketin maliyet yapısında yeniden düzenlemeye gitmesine neden oldu. “ZOR AMA GEREKLİ BİR KARAR” Meta İnsan Kaynakları Direktörü Janelle Gale, çalışanlara gönderdiği mesajda, “Şirketi daha verimli yönetmek ve diğer yatırımları dengelemek için bu adımı atıyoruz” ifadelerini kullandı. Gale, kararın zor olduğunu ancak kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı. TEKNOLOJİ DEVLERİNDE BENZER BİR TABLO Meta’nın yanı sıra Microsoft ve Amazon da benzer şekilde iş gücünde küçülmeye gidiyor. Microsoft’un binlerce çalışana gönüllü ayrılık teklif etmeyi planladığı, Amazon’un ise yıl başında 16 bin pozisyonda kesintiye gittiği biliniyor.

27 Nisan
Test News Article

Test News Article

This is a test article created during API testing.

22 Şubat
Teknoloji Devleri Türkiye'de Yatırım Yarışında

Teknoloji Devleri Türkiye'de Yatırım Yarışında

Küresel teknoloji şirketleri, Türkiye'deki veri merkezi ve yapay zeka altyapısı yatırımlarını artırıyor. Microsoft, Google ve Amazon'un ardından yerli teknoloji girişimleri de uluslararası fonlardan ciddi yatırımlar almaya devam ediyor.

22 Şubat