Teknoloji
Teknoloji kategorisindeki tüm haberler

Trakya'nın Nostaljik Sesi
Davulun ritmi, zurnanın sesi... Trakya'nın en güzel türkülerini, halk müziğini ve nostaljik melodileri sizlerle buluşturuyoruz. Trakya’nın sevilen seslerinden Radyo Bababurgaz, mikrofon başına iddialı bir ismi ve yepyeni bir programı getirdi. Deneyimli radyocu Aylin Ayaz, "5. Mevsim" adlı programıyla hafta içi her gün dinleyicileriyle buluşuyor. İşte heyecanla beklenen yeni yayının tüm detayları: Takvimlerde Yeri Olmayan Bir Mevsim: 5. Mevsim Sıradan yayın akışlarından sıkılanlar ve akşam saatlerine anlam katmak isteyenler için tasarlanan program, çok özel bir felsefeyle yola çıkıyor. Her yayının açılışını "Takvimlerde yeri olmayan bir mevsim; 5. Mevsim" sözleriyle yapan Aylin Ayaz, dinleyicilerini günlük hayatın koşturmacasından çıkarıp bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamaya davet ediyor. Program formatı: "Umuda Dair Her Şey" "5. Mevsim" sadece müzik yayını yapan bir program olmanın ötesine geçiyor. Programın ana formatını ve ruhunu umuda dair her şey oluşturuyor. Hayatın içinden sıcak hikayeler, insanı gülümseten anlar, sevgi, dostluk ve en önemlisi geleceğe dair beslenen o umutlu duygular, Aylin Ayaz’ın samimi sunumuyla hayat buluyor. Akşam Saatleri Radyo Bababurgaz’da Şenleniyor Kaçıranlar ve günün yorgunluğunu umut dolu şarkılarla ve sohbetlerle atmak isteyenler için yayın saatleri ise şöyle: Günler: Hafta içi her gün (Pazartesi - Cuma) Saat: 19:00 - 21:00 arası Frekans: Radyo Bababurgaz 94 Unutulmayacak Bir Kapanış... Aylin Ayaz, her günün sonunda dinleyicilerine sadece veda etmiyor, akıllara kazınacak o anlamlı dileğini fısıldıyor: "Hayalleriniz gerçek, gerçekleriniz ise asla hayal olmasın..." Radyo Bababurgaz yönetiminden yapılan açıklamada, Aylin Ayaz’ın enerjisi ve "5. Mevsim"in sıcak formatıyla bölgenin akşam saatlerindeki vazgeçilmezi olacağı belirtildi. Hafta içi her gün saat 19:00'da umuda yolculuk başladı!
13 Ağustos
TİGAD 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda ilk gün sona erdi! Gazeteciliğin geleceği Iğdır'da ele alındı
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Iğdır'da gerçekleştirdiği 13. Dijital Medya Çalıştayı'na ilk günde katılım yoğun oldu. Çalıştayda Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur ve Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur da yer aldı. 150’ye yakın medya yöneticisi, gazeteci ve akademisyenin katıldığı çalıştayda dijital medyanın geleceği, yapay zekanın internet gazeteciliğinin geleceğine etkisi ele alındı. Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından gelenekselleştirilen Dijital Medya Çalıştaylarının 13’üncüsüne Iğdır ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 150 gazeteci, medya yöneticisi, akademisyen ve sektör temsilcisi çalıştayın ilk gününde, dijital medyanın geleceğini ve internet gazeteciliğinin dönüşümünü geniş biçimde ele aldı. TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, çalıştayda dijital medyanın geleceği ve internet gazeteciliğinin dönüşümünün masaya yatırıldığını söyledi. AÇILIŞ KONUŞMASINI BAKAN GÜRLEK YAPTI Çalıştayın resmi açılışı Iğdır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de katılarak bir konuşma yaptığı açılış programında; Haberler.com ve SonDakika.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur, Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, TİGAD Iğdır İl Temsilcisi Halit Öztürk, TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, gazeteci Hadi Özışık, milletvekilleri ve protokol üyeleri birer konuşma yaptı. "DİJİTAL MEDYA TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLANMALI" Çalıştayda gazetecilerle bir araya gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin tek bir çatı altında toplanması gerektiğine ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bir yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti: "Burada çok değerli üstatlarımız var, çoğuyla tanışıyoruz, İstanbul'dan tanışıyoruz. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunu daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş herhalde. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda sizin yaptığınız yasa çalışması varsa biz de bu yasanın gündeme getirilmesi ya da meclis gündemine alınması konusunda elimizden geldiğince destek oluruz. Ya da yasanın yapımı konusunda teknik olarak destek istiyorsanız o konuda da mevzuat birimimiz güçlüdür. Tüm bakanlıkların mevzuatını biz yapıyoruz, kanun çalışmalarımızı biz yapıyoruz. Ama çok faydalı olur, hayırlı olur inşallah." TİGAD BAŞKANI GEÇGEL: DESTEK VERİRSENİZ MEMNUN OLURUZ TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise yasa çalışması konusunda daha önce yapılan temaslara değinerek Adalet Bakanı Gürlek’ten destek talebinde bulundu: "Efendim bize tabii bu konuda yol gösteren, birincisi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey bizzat görüşmemde şunu söylemişti; bizim Medya Ankara Genel Başkan Yardımcımın ödül töreninde 'Böyle bir yasa çalışması yapın, getirin, ben de destek vereyim, Bakanımızla da görüşelim' dediler. Dolayısıyla bizim önümüzü açtılar. Siz de destek verirseniz çok memnun oluruz efendim." BAKAN GÜRLEK: KİMİN GERÇEK HABER YAPTIĞI ORTAYA ÇIKMALI, BİZ HAZIRIZ Geçgel'in talebi üzerine desteğini yineleyen Bakan Gürlek, düzenlemenin sektördeki sorumluluk bilincini ve birliği artıracağını vurgulayarak "Söyledim, desteğimi az önce söyledim. Çok teşekkür ediyorum efendim, sağ olun. İnşallah... Yani bu bir kere sizin açınızdan birlik olur. Aranızdaki bir kere bu işin yani herkes şu an internetten bir şekilde bir haber yapmaya çalışıyor. Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var. Bu faydalı olur, biz üzerimize ne düşerse hazırız yardıma" ifadelerine yer verdi. "HER ŞEYİ İNTERNETTEN TAKİP EDİYORUZ, BİR GÜÇ HALİNE GELDİ" İnternet medyasının günümüzdeki gücüne ve anlık haberciliğin önemine değinen Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Medya, sizin perspektifinizden, sizin gösterdiğiniz ekrandan insanlar özellikle internet medya son zamanlarda çok yaygın, gündemi takip etmeye çalışıyor. Sizler de yoğun olarak bu konuda emek mesai sarf ediyorsunuz. Bu çalıştaylar çok önemli, Sayın Başkanımız az önce söyledi, on üçüncüsü yapılıyormuş. İlk çalıştay benim memleketimde olmuş. İnşallah bu çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ben son zamanlarda artık internet gazeteciliği, internet basını bir güç. Yani ben kendi şahsım da öyle, her şeyi internetten takip ediyoruz. Anlık olarak televizyonumuza, pardon ekranımıza, telefon ekranımıza düşüyor. Bu yüzden sizler de canlı olarak, anlık olarak haberleri internet basınına veriyorsunuz. Ben çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum başkanım. İnşallah buradaki arkadaşlarımız için de faydalı olur." "EKİM AYINDA SOSYAL MEDYA YASASI MECLİSE GELİYOR" Son olarak dezenformasyonla mücadele ve yaklaşan yasal süreçler hakkında bilgi veren Bakan Akın Gürlek, Ekim ayını işaret ederek konuşmasını tamamladı: "Biliyorsunuz malum şu an bir sosyal medya yasamız var, sizi de ilgilendiriyor bu konuda bizim çalışmalarımız var. Bir kısmını basına duyurduk, şimdi tabi meclisimizin temel gündem maddesi Terörsüz Türkiye. İnşallah Terörsüz Türkiye'yle pazar günü genel kurula gelip pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha, yeni bir aydınlığa uyanacak. Ekim ayında da özellikle sosyal medya yasamız var. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz. Burada özellikle siz zaten yapmıyorsunuz, sizi ayrı tutuyoruz ama sosyal medyada maalesef bir dezenformasyon, bir bilgi kirliliği var. Yani bir haber üzerinden, bir algı üzerinden insanlar birbirlerine yani ithamlarda bulunuyorlar, birbirlerini özel hayatlarını ifşa ediyorlar, yalan haber yayıyorlar. Bu konuda ben bu çalıştaya çok önem veriyorum. Tekrardan TİGAD'ın faaliyetlerinin önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu konuda da başkanımıza bizi programa davet ettiği için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum." BİR SONRAKİ ÇALIŞTAYIN ADRESİ "BURDUR" TİGAD Genel Başkanı Geçgel, "13. çalıştayımızı gerçekleştiriyoruz. Sayın Bakanımız biraz sonra sizlerle sohbet edecektir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bize şeref verdi. Sayın Bakanım, bu 13. çalıştayımız. Ar-Ge faaliyetleri de yaptık. İlk çalıştayımızı da Sayın Bakanımın şehrinde yapmıştık. Yani çalıştaya Nevşehir'de başlamıştık. Son çalıştayımız, 12. çalıştayı Kırşehir'de yapmıştık 1,5 ay önce. Bugün Iğdır'dayız. Bundan sonra da Burdur'la devam edeceğiz inşallah. Müsaadenizle Sayın Bakanım, efendim sizi sahneye arz ediyorum." sözleriyle çalıştayın açılışını yaptı.
12 Ağustos
Türkiye genelinde internet krizi! Dev şirketten açıklama var
Türkiye genelinde TürkNet kullanıcıları geniş çaplı internet erişim sorunu yaşadı. Kesinti nedeniyle binlerce abone internete bağlanamazken, mobil uygulama ve çağrı merkezine erişimde de sorun yaşandığı bildirildi. Şirketten yapılan açıklamada "Turknet internet hizmetlerinde Türkiye genelini etkileyen bir kesinti yaşanmaktadır. Teknik ekiplerimiz, sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir" ifadeleri yer aldı. Türkiye genelinde TürkNet kullanıcıları, internet erişiminde yaşanan geniş çaplı kesinti nedeniyle bağlantı sorunu yaşıyor. Kesintiden etkilenen binlerce abone, sabit internet hizmetine erişemezken TürkNet'in mobil uygulamasının da kullanılamadığı bildiriliyor. ÇAĞRI MERKEZİNE DE ULAŞILAMIYOR İnternet erişim sorununun ardından kullanıcılar, müşteri hizmetleriyle iletişime geçmeye çalıştı. Ancak çok sayıda abone, çağrı merkezine ulaşamadıklarını ve telefon hatlarının yanıt vermediğini ifade etti. SOSYAL MEDYADA ŞİKAYETLER ARTTI Kesintinin ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda kullanıcı, hem internet bağlantısının kesildiğini hem de müşteri hizmetlerine erişemediklerini belirten paylaşımlar yaptı. Sorunun Türkiye genelindeki aboneleri etkilediği öne sürüldü. RESMİ AÇIKLAMA GELDİ TürkNet'ten yaşanan kesintiyle ilgili resmi açıklamada geldi. X hesabından yapılan açıklamada "Değerli kullanıcılarımız, Turknet internet hizmetlerinde Türkiye genelini etkileyen bir kesinti yaşanmaktadır. Teknik ekiplerimiz, sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Gelişmeleri buradan paylaşacağız. Anlayışınız için teşekkür ederiz." ifadeleri yer aldı.
31 Temmuz
Otomotiv devi krizin pençesinde: Binlerce çalışanı işten çıkaracak
Almanya’nın en önemli otomotiv üreticilerinden BMW, çoğunluğu ülkede olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. Almanya'nın en önemli otomotiv üreticilerinden BMW, çoğunluğu ülkede olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. KRİZ ONU DA VURDU Almanya'da Volkswagen, Mercedes, Audi ve Porsche ile başlayan otomotiv sektöründeki kriz BMW'ye de sıçradı. Almanya'nın en önemli otomotiv üreticilerinden biri olan BMW, çoğunluğu Almanya'da olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. EN ÇOK ONLAR ETKİLENECEK Almanya basınında yer alan haberlere göre, işten çıkarmalar emeklilik ve süresi dolan sözleşmelerin uzatılmaması gibi doğal yolla ayrılma ile gönüllü işten ayrılma programları yoluyla gerçekleştirilecek. BMW'nin küçülme planını kapsamındaki adımın bu yılın ekim ayında başlaması ve 2027 sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Söz konusu işten çıkarma planının ağırlıklı olarak araştırma-geliştirme, planlama ve diğer kurumsal birimlerdeki personeli etkileyeceği, fabrika çalışanlarını kapsamayacağı belirtiliyor. İşten çıkarma kararının BMW'nin Münih'teki genel merkezine de ağır darbe vuracak. Şirket yönetiminin yanı sıra araştırma ve inovasyon merkezinin büyük bölümünün işten çıkarmalarda etkilenmesi bekleniyor. TAZMİNATLAR İÇİN MİLYONLARCA EUROLUK BÜTÇE BMW'nin işten çıkarma kapsamında ödeyeceği tazminatlarının miktarının gelire ve hizmet süresine bağlı olarak belirlenecek. BMW'nin bu amaçla bu yıl için milyonlarca euroluk bir bütçe ayırmayı planladığı belirtildi. BMW de tıpkı diğer Alman otomotiv üreticileri gibi en büyük pazarı olan Çin'deki talepteki keskin düşüş, Orta Doğu'daki savaşın yansımaları ve ABD'nin gümrük vergilerinden kaynaklanan baskılar nedeniyle küçülme kararı aldı. BMW'nin 87 binden fazlası Almanya'da olmak üzere dünya çapında 154 bin çalışanı bulunuyor. Kaynak: İhlas Haber Ajansı
30 Temmuz
e-Devlet'e giren herkes bunu kontrol etsin! Adınıza şirket kaydı çıkabilir
Kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması nedeniyle kişilerin bilgisi dışında şirketlerde ortak veya yetkili olarak gösterilmesi zaman zaman mağduriyetlere yol açabiliyor. Olası risklerin önüne geçmek isteyen vatandaşlar için Ticaret Bakanlığı'nın e-Devlet üzerinden sunduğu hizmet öne çıkıyor. Hizmet sayesinde adınıza kayıtlı ticari işletme ve şirket bilgilerini saniyeler içinde tek ekrandan kontrol etmek mümkün. Ticaret Bakanlığı tarafından e-Devlet üzerinden sunulan "Ticaret Siciline Kayıtlı Sahibi / Ortağı / Yetkilisi Olduğum Ticari İşletmeler veya Şirketler" hizmetiyle vatandaşlar, adlarına kayıtlı ticari işletme ve şirket bilgilerine kısa sürede ulaşabiliyor. Hizmet sayesinde ticaret siciline kayıtlı ortaklık ve yetki bilgileri tek ekranda görüntülenebiliyor. E-DEVLET'TEN SANİYELER İÇİNDE GÖRÜNTÜLENİYOR e-Devlet'e giriş yapan kullanıcılar, arama bölümüne "Ticaret Siciline Kayıtlı Sahibi / Ortağı / Yetkilisi Olduğum Ticari İşletmeler veya Şirketler" yazarak ilgili hizmete ulaşabiliyor. Açılan ekranda kişinin ticaret siciline kayıtlı sahibi, ortağı veya yetkilisi olduğu şirketler listeleniyor. TİCARİ KAYITLAR TEK EKRANDA Hizmet üzerinden şirket unvanı, ticaret siciline ilişkin bilgiler ve kişinin şirketle olan ilişkisi görüntülenebiliyor. Böylece kullanıcılar adlarına kayıtlı ticari işletme veya şirket bilgilerini resmi kayıtlar üzerinden kontrol edebiliyor. MERSİS'TE KISITLAMA İŞLEMİ DE BULUNUYOR Ticaret Bakanlığı ayrıca e-Devlet üzerinden sunulan "Ortak / Yetkili Olunmasına Yönelik Kısıtlama İşlemleri (MERSİS)" hizmetiyle, bilgileri dışında kimlik numaraları kullanılarak şirket veya ticari işletmeye ortak ya da yetkili olarak kaydedilmesinden endişe duyan vatandaşların kimlik numaraları üzerine kısıtlama koyabilmesine de imkan tanıyor.
27 Temmuz
Yeni ehliyet düzenlemesi resmen kabul edildi! Bunları yapanın sürücü belgesi iptal edilecek
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni torba kanun teklifiyle aday sürücülere yönelik oldukça sıkı kurallar hayata geçiriliyor. İki yıl boyunca aday sayılacak olan yeni sürücülerin, alkol veya ceza puanı gibi belirli trafik kurallarını ihlal etmeleri durumunda ehliyetleri doğrudan iptal edilecek. İptal sonrası yeniden ehliyet alabilmek için ise psikiyatri muayenesinden geçmek ve sürücü kursunu baştan tamamlama gibi zorlu şartlar aranacak. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 7 maddesi kabul edilerek yasalaşma yolunda önemli bir adım atıldı. Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan bu yeni değişiklikle birlikte trafikteki yeni sürücülerin sorumlulukları artırıldı. İKİ YILLIK SIKI DENETİM DÖNEMİ Kabul edilen düzenlemeye göre; ilk defa sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden belge almaya hak kazanan kişiler, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle "aday sürücü" olarak kabul edilecek. Bu süreçte sürücüler trafikte hata payı çok daha düşük, sıkı bir denetime tabi tutulacak. HANGİ İHLALLER EHLİYETİN İPTALİNE YOL AÇACAK? Aday sürücülük süresi içinde yapılan bazı kritik hatalar, telafisi zor sonuçlar doğurarak ehliyetin tamamen iptal edilmesiyle sonuçlanacak. Yasaya göre ehliyetin iptaline neden olacak başlıca ihlaller şunlar: Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren ağır bir ihlalin gerçekleştirilmesi. Trafik kurallarına uymayarak 75 ceza puanı sınırının aşılması. Araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi. Dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ve koruyucu sistemlerin (emniyet kemeri, kask vb.) kullanılması zorunluluğuna dair hükümlerden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi. YENİDEN EHLİYET ALMANIN ZORLU ŞARTLARI NELER? Kurallara uymayarak aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar direksiyon başına geçebilmeleri için zorlu bir süreci baştan tamamlamaları gerekecek. İptal işlemi trafik zabıtasınca gerçekleştirilecek olan bu kişilerin, öncelikle psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek "sürücülüğe engel hali bulunmadığını" gösterir bir sağlık belgesi almaları zorunlu tutulacak. Bu sağlık muayenelerinden başarıyla geçenler, kesilen idari para cezalarının tamamını ödedikten ve varsa bekleme sürelerini (veya geçici geri alma sürelerini) tamamladıktan sonra sürücü kurslarına sıfırdan kayıt olabilecekler. Adayların kurs eğitimlerine eksiksiz devam etmeleri ve yapılacak sınavlarda yeniden başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları şart koşulacak.
23 Temmuz
Altında rüzgar tersine döndü
ABD ile İran hattındaki jeopolitik gelişmeler, Orta Doğu'daki diplomatik adımlarla altın fiyatları yeniden tırmanışa geçti. Dolar ve petroldeki dalgalanmaların etkisiyle ons altın 4.000 dolar barajını aştı. Gram altın ise 6 bin 144 liraya yükseldi. Küresel piyasalarda gözler bir yandan Orta Doğu'dan gelen son dakika haberlerine, diğer yandan da ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz patikasına çevrilmiş durumda. ABD ve İran arasındaki çatışma riskini azaltmaya yönelik diplomatik çabalar, petrol fiyatlarını ve dolayısıyla küresel enflasyon beklentilerini doğrudan etkiliyor. KRİTİK EŞİK AŞILDI Piyasalardaki bu hassas dengelerin gölgesinde spot altın, yüzde 0,9 değer kazanarak ons başına 4.042,69 dolar seviyesine yükseldi. Gram altın yüzde 1 yükselişle 6145 TL'den işlem görüyor. Çeyrek altın ise 10101 TL seviyesine çıktı. Kapalı Çarşı'da ise fiyatlar şöyle: PETROLDE MÜZAKERE DURGUNLUĞU VE MASADAKİ ATEŞKES TEKLİFİ Petrol fiyatlarında ise Salı günü itibarıyla hafif bir gevşeme kaydedildi. Piyasalar bir yandan Washington ile Tahran arasındaki arabuluculuk temaslarını izlerken, diğer yandan sahadaki yeni karşılıklı saldırıları ve Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası tehditlerini değerlendiriyor. Husilerin deniz ablukası çıkışına rağmen, Tahran ve Washington yönetimlerinin geçen ay imzalanan ancak kırılganlığını koruyan geçici anlaşmayı kurtarmak amacıyla diplomasi kanalını açık tutmak istediği belirtiliyor. Üst düzey bir İranlı yetkilinin aktardığı bilgilere göre Tahran yönetimi, savaşı sonlandıracak kalıcı bir anlaşmaya zemin hazırlamak adına arabuluculardan 10 günlük bir ateşkes teklifi almış durumda. Kaynak: Haberler.com
21 Temmuz
Telefon piyasasında dengeleri değiştirecek karar! Geri sayım başladı
Akıllı telefon ithalatında uygulanan gözetim kıymeti 200 dolardan 250 dolara yükseltildi. 10 Ağustos'ta yürürlüğe girecek düzenlemeyle özellikle giriş ve orta segment telefonların ithalat maliyetlerinin artması, bunun da satış fiyatlarına yansıması bekleniyor. Düzenlemenin vergi kayıplarını azaltması ve yerli üretimi desteklemesi hedefleniyor. Akıllı telefon ithalatına ilişkin gözetim uygulamasında önemli bir değişikliğe gidildi. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle, ithal edilen cep telefonları için esas alınan gözetim kıymeti yüzde 25 artırıldı. GÖZETİM KIYMETİ 250 DOLARA ÇIKARILDI Yeni düzenlemeye göre, ithalat sırasında gözetim uygulamasında esas alınan birim değer 200 dolardan 250 dolara yükseltildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ithalat işlemlerinde gözetim kıymeti 250 dolar olarak uygulanacak. 10 AĞUSTOS'TA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK Tebliğde, düzenlemenin yayımlandığı tarihten 30 gün sonra yürürlüğe gireceği belirtilirken, yeni uygulama 10 Ağustos itibarıyla hayata geçirilecek. UYGUN FİYATLI TELEFONLAR ETKİLENEBİLİR Yeni düzenlemenin özellikle düşük fiyatlı akıllı telefonların ithalat maliyetlerini artırabileceği değerlendiriliyor. Sektör değerlendirmelerine göre, ithalatçılar 250 doların altında fatura ibraz etseler bile vergilendirme gözetim kıymeti olan 250 dolar üzerinden yapılabilecek. Bu durumun özellikle giriş ve orta segment akıllı telefonların maliyetlerini yükseltebileceği, artan maliyetlerin de satış fiyatlarına yansıyabileceği ifade ediliyor. HEDEF VERGİ KAYIPLARINI AZALTMAK Düzenlemenin, eksik faturalandırma uygulamalarının önüne geçilmesi, vergi kayıplarının azaltılması ve Türkiye'de üretim yapan firmaların desteklenmesi amacıyla hayata geçirildiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, döviz kurundaki hareketliliğe ek olarak gözetim kıymetindeki artışın uygun fiyatlı telefonlara erişimi zorlaştırabileceğini, buna karşılık Türkiye'de üretim yapan markalar açısından rekabet avantajı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
14 Temmuz
Otomotivde bir devir kapandı! 50 yıllık efsane emekliye ayrılıyor
Alman otomobil üreticisi Volkswagen, 50 yıldır satışta olan ve markanın en çok tercih edilen modellerinden biri olan dizel motorlu Golf'ü değişen pazar koşulları nedeniyle emekliye ayırıyor. Birleşik Krallık'ta satışların durdurulmasının ardından gözler Almanya ve İtalya gibi büyük pazarlara çevrildi. Otomotiv endüstrisindeki elektrifikasyon dönüşümü ve değişen tüketici alışkanlıkları, sektörün ikonik modellerinden birini daha emekliye ayırıyor. Volkswagen'in ilk kez 1976 yılında yollara çıkardığı, yakıt ekonomisi ve dayanıklılığı ile efsaneleşen dizel motorlu Golf modeli, 50 yıllık serüveninin sonuna geldi. BİRLEŞİK KRALLIK'TA SATIŞLAR DURDURULDU Dizel Golf tarihinde önemli bir dönemin kapanmasına neden olan ilk somut adım Birleşik Krallık'tan geldi. Bölgedeki dizel Golf satışlarının resmen durdurulacağı açıklandı. Bu hamleye paralel olarak, dizel motorların geleneksel olarak güçlü bir pazar payına sahip olduğu Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde de yakın zamanda benzer adımların atılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Kararın ardından Volkswagen UK (Birleşik Krallık) tarafından yapılan resmi açıklamada; pazar dinamiklerinin ve müşteri taleplerinin sürekli değerlendirildiği vurgulanarak, markanın bundan sonraki süreçte tüketici nezdinde çok daha popüler hale gelen benzinli ve hibrit motor seçeneklerine odaklanacağı belirtildi. PAZAR PAYINDAKİ KESKİN DÜŞÜŞ KARARI HIZLANDIRDI Volkswagen'in bu tarihi kararının arkasında yatan temel etken ise Avrupa otomobil pazarında yaşanan radikal değişim ve dizel motorlara olan talebin hızla erimesi oldu. Özellikle emisyon kurallarının sıkılaşması, efsane modelin üretim bandına veda etmesini hızlandırdı.
3 Temmuz
Otonom araçlar için fren pedalı zorunluluğu kaldırılıyor
ABD'de geleceğin otomotiv teknolojisinde ezberleri bozacak bir adım atıldı. Yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanan araçlarda manuel fren pedalı bulundurma zorunluluğunun kaldırılması için resmi süreç başlatıldı. ABD’de Ulaştırma Bakanlığına bağlı Ulusal Kara Yolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanan araçlarda manuel fren pedalı bulundurma zorunluluğunu kaldırmak için kural koyma süreci başlattı. DURMA MESAFESİNE DAİR DİĞER FRENLEME PERFORMANSI GEREKSİNİMLERİ KORUNACAK NHTSA'dan yapılan açıklamada, bir insan tarafından kullanılmayacak araçlar için silecek veya dikiz aynası gibi geleneksel donanımlara duyulan ihtiyacın yeniden değerlendirildiği kaydedildi. Yalnızca otonom sürüş sistemleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış araçlarda manuel fren pedalı zorunluluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik kural değişikliği önerildiğine işaret edilen açıklamada, buna karşın durma mesafesine dair sıkı standartları da içeren diğer frenleme performansı gereksinimlerinin korunacağı vurgulandı. MANUEL SÜRÜŞ KONTROLLERİNE SAHİP OTONOM ARAÇLARDA DEĞİŞİKLİK YOK Açıklamada, manuel sürüş kontrollerine sahip otonom araçlar için ise mevcut tüm standart gereksinimlerin geçerli olmaya devam edeceği aktarıldı. NHTSA Yöneticisi Jonathan Morrison, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ABD'nin otonom sürüş teknolojilerinde öncü olması için düzenleyici çerçevenin yeniden tasarlanması gerektiğinin altını çizdi. Yenilikçi tasarımların önündeki anlamsız engelleri yıkarken, önemli temel güvenlik gereksinimlerini güçlendirdiklerini vurgulayan Morrison, bu yaklaşımın nihayetinde kara yolu kazalarını azaltacağını, can kayıplarını önleyeceğini ve mobiliteyi artıracağını belirtti. Kaynak: AA / Sevgi Ceren Gökkoyun
26 Haziran
Geri sayım başladı! Telefon ve internet aboneliklerinde yeni dönem
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) abonelik işlemleri ve kimlik doğrulama süreçlerini kapsayan yeni düzenlemeleriyle telefon ve internet hatlarında güvenlik kuralları sıkılaştırıldı. 25 Haziran'da yürürlüğe girecek uygulama kapsamında yüz tanıma ve parmak izi gibi yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılabilecek. İşletmeciler aboneleri düzenli olarak denetleyecek, kimliği doğrulanamayan hatlar ise belirli sürelerin ardından kullanıma kapatılacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) telefon ve internet aboneliklerine yönelik yeni düzenlemeleri Resmi Gazete'de yayımlandı. 25 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek kurallarla birlikte abonelik işlemlerinde kimlik doğrulama süreçleri yeniden şekillenecek ve güvenlik önlemleri artırılacak. KİMLİK DOĞRULAMASINDA YENİ UYGULAMALAR Yeni düzenlemeye göre abonelik sözleşmeleri hem yazılı hem de elektronik ortamda yapılabilecek. Ancak sözleşme öncesinde başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması zorunlu olacak. Kimlik doğrulama işlemleri elektronik kimlik belgesi, şifre, yüz tanıma sistemi veya parmak izi özeti gibi yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Uzaktan yapılan abonelik işlemlerinde doğrulama tamamen elektronik ortamda yapılırken, yüz yüze başvurularda kimlik kontrolüne ek olarak işlem anına ait video kaydı da alınabilecek. Çipli kimlik kartları ve NFC özellikli kimlik belgeleriyle elektronik doğrulama yapılmasına imkan tanınırken, e-Devlet mobil uygulaması üzerinden de yakın alan iletişimi teknolojisi kullanılarak kimlik doğrulaması gerçekleştirilebilecek. Elektronik kimlik belgesi bulunmayan yabancıların kimlik bilgileri Göç İdaresi Başkanlığı kayıtları üzerinden doğrulanacak. Diplomatik misyon çalışanları ile ailelerinin kimlik doğrulama işlemleri ise Dışişleri Bakanlığı üzerinden yapılacak. AYNI KİŞİ ADINA AÇILABİLECEK HAT SAYISI DENETLENECEK Düzenlemeyle birlikte işletmecilere, BTK tarafından belirlenen sınırın üzerinde aynı kişi adına yeni abonelik açmama yükümlülüğü getirildi. Bu uygulamayla bir kişi adına açılabilecek telefon hattı sayısının daha sıkı şekilde kontrol edilmesi ve olası suistimallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. TÜM HATLAR ÜÇ AYDA BİR KONTROL EDİLECEK Yeni kurallar kapsamında işletmeciler, tüm abonelerin aktiflik durumunu üç ayda bir denetleyecek. Gerçek kişi abonelerin yanı sıra kurumsal aboneliklerde de yetkili kişilerin kimlik bilgileri resmi kayıt sistemleri üzerinden doğrulanacak. Şirket aboneliklerinde ayrıca firmanın faaliyetinin devam edip etmediği de kontrol edilecek. DOĞRULANAMAYAN HATLAR KULLANIMA KAPATILACAK Denetimler sırasında abonelik bilgilerinin doğrulanamaması halinde ilk aşamada aboneye kısa mesaj gönderilecek. Bildirimden sonra 30 gün içinde doğrulama yapılmaması durumunda hatta kısıtlama uygulanacak. Doğrulama işleminin 90 gün boyunca tamamlanmaması halinde ise ilgili hat tamamen kullanıma kapatılacak. Kurumsal aboneliklerde yalnızca yetkili kişinin doğrulanamaması durumunda hat kapatılmayacak ancak yeni bir yetkili belirlenene kadar abonelik işlemleri gerçekleştirilemeyecek. AMAÇ KAYIT DIŞI HATLARIN ÖNÜNE GEÇMEK BTK, yeni düzenlemelerle kimlik sahteciliğini önlemeyi, abonelik işlemlerindeki güvenliği artırmayı ve kayıt dışı hat kullanımını azaltmayı amaçlıyor.
11 Haziran
Evinde onaysız araç şarj eden doktora 840 bin liralık "kaçak elektrik" cezası
Son dönemde hızla artış gösteren elektrikli arabalar, şarj istasyonlarının da yaygınlık kazanmasına yol açtı. Bazı vatandaşlar, konut ya da villalarına elektrikli araç şarj istasyonu kurduruyor. Gerekli onay ve izin süreçlerinden geçmeyen, sayaç bağlantısı yapılmayan şarj istasyonlarına yüksek miktarlarda "kaçak" cezası kesiliyor. İstanbul'da sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullandığı tespit edilen bir doktora , 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası kesildi. İstanbul'da bir doktor, konutuna kurduğu elektrikli araç şarj istasyonunu sayaçtan geçirmeden kullandığı için 840 bin TL'yi aşkın kaçak elektrik cezası aldı. BEDAŞ denetiminde, şarj istasyonunun perakende satış sözleşmesi varken ayrı hat çekilerek sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığı tespit edildi. Uzmanlar, şarj istasyonlarının dağıtım şirketi onayı ve mevzuata uygun proje ile kurulması gerektiğini, aksi halde kaçak kullanım cezası uygulandığını belirtti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), Mart 2026 "Şarj Hizmeti Piyasası" raporuna göre, Türkiye'deki toplam elektrikli araç sayısı 411 bin 796'ya yükseldi. Şarj noktası sayısı 41 bin 938'e çıktı. İran-ABD savaşı'nın etkisiyle Brent petrol ve küresel piyasalarda motorin fiyatlarının fırlaması, Türkiye'de elektrikli araçlara olan ilgiyi artırdı. Satışlarda elektrikli araçlar öne çıktı. BİREYSEL İSTASYONALARA ZAMAN ZAMAN AĞIR CEZALAR KESİLİYOR Elektrikli araçlarla birlikte şarj istasyonları da yaygınlık kazanmaya devam ediyor. Vatandaşlar, kamuya açık yerlerde ya da kendilerine ait konut ve villalarına kurdurdukları istasyonlarda araçlarını şarj edebiliyor. Bu istasyonlar, zaman zaman ağır para cezalarıyla gündeme geliyor. DOKTORA MİLYONLUK CEZA İstanbul'da, Avrupa yakasında bir doktor, konutuna elektrikli araç şarj istasyonu kurdu. Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ), sahada yaptığı denetimlerde, söz konusu şarj istasyonunun bulunduğu konutu da inceledi. SAYAÇTAN GEÇMEDEN KULLANMIŞ Ekipler, denetimde, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekerek, sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığını saptadı. Bu şarj istasyonunun sahibi olan doktora, 840 bin TL'yi aşkın para cezası kesildi. UZMANLARDAN UYARI: MEVZUATTAKİ ADIMLARI YERİNE GETİRİN Uzmanlar, elektrikli şarj istasyonlarının belli bir proje dahilinde konut ya da villalara kurulabileceğini belirterek, "Bu projenin şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından ve izninden geçmesi, mevzuatta öngörülen koşulların yerine getirilmesi son derece önemlidir. Şehir içi elektrik dağıtım şirketinin onayından geçmeyen, abonenin bilgisi olsun ya da olmasın sayaca bağlanmayan şarj istasyonları kaçak kullanım cezasıyla karşı karşıya kalır" uyarısında bulundu. Uzmanlar, abonelere, konutlarındaki şarj istasyonlarının proje süreçlerinin mevzuata uygun olup olmadığını gözden geçirmeleri önerisinde bulunarak, "EPDK'nın ilgili yönetmeliği açık. Dağıtım şirketleri, bu yönetmelik gereğince işlem yapıyor. Kaçak cezaları kesiyor. Yüklü miktarda kaçak cezasıyla karşı karşıya kalmamak için mevzuatta öngörülen adımların yerine getirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Kaynak: ANKA
18 Mayıs
TOGG'dan yeni anlaşma! Ucuz 3 yeni model geliyor
Togg, B segmentinde üreteceği araçlar için önemli bir iş birliğine imza attı. Togg ve Çinli batarya devi CATL iştiraki CAIT, uygun fiyatlı B segmenti modeller için ortak bir platform geliştirilecek. Ortaklık kapsamında geliştirilecek üç modelin 2027’den itibaren Türkiye’de satışa sunulması hedefleniyor. Togg, CATL iştiraki CAIT ile 'Bedrock Şasi' platformu için stratejik iş birliği yaptı. İş birliğiyle 2027 ortasından itibaren B-SUV, B-Sedan ve B-Hatchback olmak üzere üç yeni model piyasaya sürülecek. Yeni B segmenti modeller, mevcut T10X ve T10F'ye göre daha erişilebilir fiyatlı olacak. Türkiye’nin yerli ve milli elektrikli otomobil markası Togg, dünyanın en büyük batarya üreticilerinden biri olan Çinli CATL ile dikkat çekici bir stratejik iş birliğine imza attı. Anlaşmanın merkezinde CATL’in iştiraki olan CAIT ile “Bedrock Şasi” adı verilen yeni nesil platformu bulunuyor. Bu yapıyla elektrikli araç üretim maliyetleri düşürülürken, verimliliği artırmayı amaçlıyor. FİYATI DAHA ERİŞİLEBİLİR OLACAK Togg, sadece hazır bir çözüm almakla kalmayıp sunacağı mühendislik katkısı ile platformun Türkiye pazarındaki ihtiyaçlara ve deneyimlere göre özelleştirilmesini sağlayacak. İş birliğiyle B-SUV (T6), B-Sedan ve B-Hatchback üç farklı modelin 2027 yılının ortasından itibaren yollara çıkması bekleniyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise fiyat tarafı. Yeni B segmenti ailesinin, mevcut T10X ve T10F modellerine göre çok daha erişilebilir fiyat seviyesinde konumlandırılması hedefleniyor. AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ ADIM Bu iş birliği aynı zamanda Togg’un Avrupa planları açısından da önemli. Marka, Almanya sonrası Fransa ve İtalya pazarlarına açılmayı hedeflerken, daha küçük ve uygun fiyatlı modeller Avrupa’daki büyümenin temel taşı olabilir. CATL tarafında ise bu anlaşma ayrı bir stratejik anlam taşıyor. Şirket, bugüne kadar ağırlıklı olarak batarya üreticisi kimliğiyle öne çıkıyordu. Ancak Bedrock platformuyla birlikte doğrudan araç mimarisi geliştiren teknoloji sağlayıcısına dönüşmeye başladı. Togg ortaklığı da CATL’in bu platformu Çin dışına taşıdığı ilk proje olarak öne çıkıyor. "GELİŞTİRME SÜRECİNDE AKTİF ROL ALIYORUZ" Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinin klasik bir tedarik anlaşmasından çok daha ileri seviyede olduğunu vurguladı. Fuat Tosyalı, "Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz." dedi. CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng ise, "Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Aynı zamanda küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek." ifadelerini kullandı. ENTEGRE AKILI ŞASİNİN DÜNYADAKİ İLK ÖRNEĞİ 2024 yılında seri üretime geçen Bedrock Şasi, binek araçlar için bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği olarak sunuldu. Bu yapı, batarya, elektrik motoru, termal yönetim sistemi ve elektronik kontrol birimlerini tek bir entegre mimaride birleştiriyor. Böylece hem üretim maliyetleri düşüyor hem de farklı gövde tiplerinin aynı altyapı üzerinde daha hızlı geliştirilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca modüler yapı sayesinde farklı batarya kapasiteleri ve motor seçenekleri de aynı altyapıya entegre edilebilecek.
8 Mayıs
Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun 2027 dönem başkanı Türkiye oldu
Türkiye, ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği olarak kabul edilen Uluslararası Ulaştırma Forumu’nun 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildi. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle Türkiye seçildi. Türkiye, ITF'in kurucu üyeleri arasında yer almakta olup daha önce 2009 yılında başkanlık görevini yürüttü. Türkiye'nin dönem başkanlığı Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak. Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 dönem başkanı belli oldu. Azerbaycan’ın dönem başkanlığında düzenlenen 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu, Almanya'nın Leipzig kentinde gerçekleşiyor. Ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması ve küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği kabul edilen forumun 2027 dönem başkanlığına oy birliğiyle "Türkiye" seçildi. TÜRKİYE 2009'DA DA BAŞKANLIK GÖREVİNİ YÜRÜTMÜŞTÜ Forumda Türkiye'yi temsil eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin bu önemli görevi üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek ülkenin ulaştırma vizyonunu paylaştı. Bakan Uraloğlu, konuşmasına Almanya'nın Leipzig kentinde araçla yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek başladı. Türkiye'nin 1953 yılında ITF'in kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve 2009 yılında başkanlık görevini başarıyla yürüttüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkez. Bu konum, bize kıtalar arasında dayanıklı ve kesintisiz ulaştırma bağlantıları sağlama sorumluluğu yüklemektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm ulaştırma politikalarını yeniden tanımlıyor" yorumunu yaptı. ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU VURGUSU Türkiye’nin otoyollardan yüksek hızlı demir yollarına, limanlardan lojistik merkezlere kadar devasa yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaret için kritik önemde olduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Dönem Başkanlığı süresince dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacağını ifade etti. Uraloğlu, konuşmasının sonunda ITF üyeliğine kabul edilen Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederek tüm meslektaşlarını kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti. TÜRKİYE'NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI ULAŞTIRMA KORİDORLARININ YENİDEN TASARLANDIĞI SÜRECE DENK GELİYOR Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) her yıl mayıs ayında dünya genelinden ulaştırma bakanlarını, sektör devlerini ve akademi dünyasını buluşturan, alanındaki en büyük küresel etkinlik olma özelliğini sürdürüyor. Merkezi Paris’te bulunan ve ulaştırma politikaları konusunda dünyanın önde gelen düşünce kuruluşu olarak kabul edilen ITF’in en üst karar organı ise Ulaştırma Bakanları Konseyi. Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen ve 80’den fazla ülkeden 1200’ün üzerinde üst düzey katılımcıyı bir araya getiren zirvede, küresel ulaştırma gündeminin geleceği masaya yatırılıyor. Panel tartışmaları, stratejik çalışma grupları ve bakanların oturumlarıyla şekillenen bu organizasyonun liderliği Türkiye’ye geçiyor. Türkiye’nin Mayıs 2027 ile Mayıs 2028 tarihlerini kapsayacak olan dönem başkanlığı, dünya ulaştırma koridorlarının yeniden tasarlandığı kritik bir sürece denk geliyor. Bu süreçte Türkiye, tecrübe ve stratejik coğrafi avantajıyla ulaştırmanın geleceğine dair alınacak stratejik kararlarda en üst düzeyde oyun kurucu rolü üstlenecek.
7 Mayıs
TSK'nın gizli ateş gücü ilk kez görücüye çıktı
Dünya çapında bir marka haline gelen SAHA EXPO 2026, bu yıl sadece bir fuar değil, Türk mühendisliğinin ulaştığı noktanın bir kanıtı olarak tarihe geçiyor. Fuarda dengeleri değiştiren ileri teknoloji sistemlerin yanı sıra TSK’nın yeni ateş gücü sergilendi. İşte TSK'nın yeni silahları... TSK, SAHA 2026'da ALKA KAPLAN-HİBRİT, CİDA, NEŞTER, CİRİT ANTI-İHA, KEMANKEŞ 2, KORKUT 25, KIZILELMA, TOYCA-10, TUFAN, KUZGUN, CELLAT KİDA, KILIÇ, MIZRAK, SİVRİSİNEK ve YILDIRIMHAN gibi yeni nesil insansız kara ve hava araçları ile füzeleri tanıttı. YILDIRIMHAN füzesi yaklaşık 6.000 km menzil, Mach 9-25 arası hipersonik hız ve 3.000 kg patlayıcı taşıma kapasitesine sahiptir. NEŞTER, patlayıcı içermeyen, yaklaşma sensörü ve kesici bıçaklarla hedefi hassas şekilde vuran bir MAM-L varyantıdır. Savaş meydanındaki riskleri sıfıra indirmeyi hedefleyen Tsk, SAHA 2026’da yeni nesil ağır sınıf insansız kara ve hava araçlarını tanıttı. İşte TSK'nın son teknoloji gizli silahları ve özellikleri: ALKA KAPLAN-HİBRİT ALKA – KAPLAN HİBRİT Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi (YESS), bu kez opsiyonel olarak insanlı ve otonom kabiliyetleriyle SAHA 2026’da FNSS standında sergileniyor. KAPLAN Hibrit Araç, muharebe ve keşif senaryolarında FNSS tarafından geliştirilen yeni hibrit dizel elektrikli paletli araç tahrik sistemi sayesinde, eklenen sessiz sürüş, uzatılmış sessiz izleme, geliştirilmiş yakıt ekonomisi ve harici yüksek güç çıkışı ile paletli bir araç için olağanüstü saha performansı sunmaktadır. CİDA CİDA, uzun menzilli tanksavar füze sistemleri ailesinin en yeni üyesi olarak, görüş ötesi kullanım kabiliyeti, uzun menzili, hızlı taarruz yeteneği ve hibrit arayıcı başlığı sayesinde nokta atış hassasiyetiyle sahadaki ihtiyaçlara doğrudan cevap veren, yüksek teknolojili bir çözüm olarak sunuluyor. Rakip sistemlere kıyasla çok daha uzaktan hedefi etkisiz hale getirme kabiliyetine sahip bu sistem, kara, deniz ve havada görev alan farklı platformlara entegre edilebilmesiyle sahada çarpan etkisi yaratacak bir sistem olarak konumlanıyor. NEŞTER NEŞTER, MAM-L ürününün bir varyantı olarak, minimum ikincil hasar prensibiyle yüksek hassasiyetli vuruşlar yapmak üzere tasarlandı. Klasik çözümlerden farklı olarak NEŞTER, bulundurduğu yaklaşma sensörü sayesinde hedefe temas öncesinde devreye giren ve kesici bıçaklar içeren özgün bir harp başlığına sahip. Patlayıcı içermeyen bu yapı sayesinde, kitlesel imha yerine doğrudan noktasal hedeflere yüksek hassasiyetli vuruş sağlanabiliyor. CİRİT ANTİ-İHA 2,75 inç lazer güdümlü CİRİT füzesi, silahlı helikopterler için son derece isabetli ve uygun maliyetli bir çözümdür ve statik veya hareketli hafif zırhlı/zırhsız hedeflere karşı kullanım için optimize edilmiştir. Yeni nesil CİRİT, 2,75 inç güdümsüz roketler ve güdümlü tanksavar füzeleri arasındaki taktiksel boşluğu doldurmak üzere tasarlanmıştır. CİRİT Lazer Güdümlü Füze'nin çok yönlü tasarımı, farklı platformlarla kolay entegrasyon ve kullanım olanağı sunmaktadır. Hem havadan karaya hem de karadan karaya angajman senaryolarında yeteneklerini kanıtlamıştır. KEMANKEŞ 2 Bayraktar KEMANKEŞ 2 Yapay Zekâ Tabanlı Mini Seyir Füzesi, stratejik hedefleri hassasiyetle imha etmek üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilmiştir. Sistem adını zorlu koşullarda eşsiz isabet yetenekleriyle tanınan Türk okçularından ilham alır. Bayraktar KEMANKEŞ 2; yol veya pist erişimi sağlanamayan, konvansiyonel olmayan alanlardan fırlatılabilecek şekilde tasarlanmış, Roket Yardımlı Kalkış (RATO) sistemi ve kamyonet gibi mobil unsurlar üzerine konuşlandırılabilen bir sistemdir. Aynı zamanda Bayraktar AKINCI platformuna entegre edilerek görev icra edebilecektir. Bayraktar KEMANKEŞ 2 yapay zekâ destekli bir otopilot sistemiyle otonom olarak uçuş yapabilir. Jet motoruyla itki üreten bu Mini Seyir Füzesi, düşman hatlarının derinliklerinde kritik hedefleri etkisiz hale getirme kabiliyetine sahiptir. Yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi, en zorlu operasyonel şartlarda bile Bayraktar KEMANKEŞ 2'nin hedefleri hassas bir şekilde tanımlamasını ve etkili bir şekilde imha etmesini sağlar. ASELSAN KORKUT 25 Mini ve mikro İHA tehditlerine karşı geliştirilen KORKUT 25, yapay zeka destekli tespit ve teşhis, parçacık etkili ATOM 25 mühimmatı, küçük ve yüksek manevra kabiliyetine sahip dronlara karşı yüksek etkinlik özellikleriyle öne çıkıyor. KIZILELMA Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı (İSU), Bayraktar insansız hava araçlarının elde ettiği çığır açıcı başarıların üzerine inşa edilmiş olup, ileri nesil teknolojileri bünyesinde barındırmaktadır. Bayraktar KIZILELMA’nın öne çıkan kabiliyetleri arasında, üstün manevra yeteneği sayesinde sağlanan yüksek seviyeli hava-hava muharebe performansı yer almaktadır. Düşük radar kesit alanı, platformun görünürlüğünü asgari düzeye indirerek hava savunma ve taarruz görevlerinde etkin bir kuvvet çarpanı olmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca sistem, akıllı filo otonomisi ile müşterek ve koordineli görev icrasına imkân tanımaktadır. Bunun yanı sıra, Bayraktar KIZILELMA’nın uçak gemilerinden operasyon icra edebilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Modüler mimarisi, farklı konfigürasyonlar ve görev profilleriyle kullanılabilmesini sağlayarak, yakın gelecekte yeni operasyonel konseptlerin geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. TOYCA-10 KAMİKAZE İHA Yeni nesil TOYCA-10, serinin bir önceki modeline göre daha yüksek taşıma kapasitesi ve artırılmış menzil özellikleriyle öne çıkıyor. SKYDAGGER’ın stratejik hedefi olan “5-15 kg arası harp başlığı taşıyan platformlar” vizyonunun bir parçası olan TOYCA-10, özellikle zırhlı araçlar ve korunaklı mevzilere karşı daha yıkıcı bir etki oluşturmak üzere tasarlandı. Şirketin paylaştığı verilere göre; TOYCA serisi İHA’lar sadece karadan değil, Baykar üretimi Bayraktar KALKAN gibi hava platformlarından da bırakılabiliyor. Bu yetenek, TOYCA-10’un operasyonel yarıçapını yüzlerce kilometreye çıkarırken, dost unsurların riskli bölgelere girmeden hedefi imha etmesine olanak tanıyor. TUFAN Yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyabilen TUFAN, sürü düzeninde görev yapabilen ve gelişmiş durumsal farkındalık ile otonomi kabiliyetlerine sahip bir İDA olarak dikkati çekiyor. TUFAN, su üstü hedeflerinin veya platformlarının yanı sıra kıyı şeridinde bulunan kritik tesislerin etkisiz hale getirilmesinde de kullanılabiliyor. Keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde tekli olarak ya da sürü düzeninde konuşlandırılabilen TUFAN, asimetrik taarruz formasyonları ve göreve özel alt gruplar oluşturarak farklı görevleri icra edebiliyor. Hareketli ve sabit engellerden otonom olarak kaçınabilen sistem, görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti de sunuyor.TUFAN, gelişmiş durumsal farkındalığı, otonomi özelliğinin yanı sıra yüksek hız ve manevra kabiliyetiyle Mavi Vatan’da kuvvet çarpanı bir güç olacak. Yüksek patlayıcılı harp başlığının yanı sıra sürü düzeninde otonom seyir ve görev icrası yapabilen TUFAN’ın görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti bulunuyor. STM KUZGUN STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, milli imkanlarla geliştirdiği, 1000 kilometrenin üzerindeki menzili ve yüksek patlayıcı harp başlığıyla dikkati çeken kamikaze İHA sistemi "KUZGUN"u, SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkardı. Milli imkanlarla geliştirilen sistem, 1000 kilometrenin üzerindeki uçuş menzili, 6 saate varan havada kalış süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığıyla dikkati çekerken 3 bin 500 metre irtifada etkin operasyon kabiliyeti sunuyor. CELLAT KİDA CELLAT KİDA, 5 metre uzunluk ve 1,7 metre genişliğe sahip bulunuyor. Yaklaşık 50 knot hıza çıkan, 450 deniz mili menzile sahip CELLAT, 500 kilogram faydalı yükle görev yapabiliyor. KILIÇ Deniz hedeflerini tespit ve imha etmek amacıyla tasarlanan insansız, tek kullanımlık, çok hafif sınıf kategorisinde yer alan KILIÇ 10, düşük görünürlük profiline sahip kompakt ve hidrodinamik tasarımıyla geliştirilen su altı sistemi olarak öne çıkıyor. Asimetrik deniz harbi ve su altı-yüzey operasyonları için optimize edilen KILIÇ 10, yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, kablo güdümlü kontrol, düşük tespit edilebilirlik gibi özellikleri sahada fark yaratıyor. KILIÇ ürün ailesinden KILIÇ 200 ürünü orta sınıf kategorisinde, KILIÇ 10 gibi düşük maliyetli, yüksek menzil ve yüksek patlayıcı miktarına sahip olan üyesi. KILIÇ 200, İDA ile bırakma, entegre harp başlığı ile yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, su üstü termal ve IR kamera ile artırılmış görev menzili ön plana çıkıyor.
7 Mayıs
Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda bilim ve teknoloji rüzgarı esti
Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda düzenlenen bilim ve teknoloji etkinliğinde öğrenciler, doğanın gizemlerinden yapay zekanın sonsuzluğuna uzanan unutulmaz bir gün yaşadı. Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu'nda düzenlenen bilim ve teknoloji etkinliğinde öğrenciler, doğanın gizemlerinden yapay zekanın sonsuzluğuna uzanan unutulmaz bir gün yaşadı. Geleceğin bilim insanları ve yazılımcıları olma yolunda ilerleyen öğrenciler; bilgiyi sadece teoride bırakmayıp, hayatın içine entegre eden 'Harezmi Eğitim Modeli' ışığında zengin bir etkinlikle buluştu. Disiplinler arası bir yaklaşımın benimsendiği etkinlikte fen, bilişim ve etik değerler harmanlanarak çocukların problem çözme yetenekleri ve merak duyguları tetiklendi. Günün ilk durağında 'Bilim Yolu: Bitkiler Dünyasına Yolculuk' projesi kapsamında Habitat Derneği eğitmenleriyle bir araya gelen 3/F sınıfının minik araştırmacıları, Habitat Kavramını ve Bitki Ekolojisi'ni derinlemesine inceledi. Doğayı koruma bilincinin aşılandığı bu bölümde, öğrencilerin bilimsel merakı hazırlanan interaktif sunumlarla tazelendi. Etkinliğin en dikkat çekici anları ise, teknoloji atölyesinde yaşandı. Yapay zeka (AI) kavramının temellerini öğrenen öğrenciler, teorik bilgileri sanal gerçeklik (VR) gözlüklerle deneyimleme fırsatı buldu. Öğrenciler sanal dünyada yaptıkları yolculukla teknolojinin sadece bir eğlence aracı değil, bir üretim sahası olduğunu keşfettiler. Sınıf öğretmeni Elif İlbars, "Çocuklarımızın dijital dünyada sadece tüketici değil, bilinçli birer üretici olmaları yolunda dev bir adım daha attık" dedi. - ESKİŞEHİR Kaynak: İhlas Haber Ajansı
28 Nisan
Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda Maximoto Yağlarını Tanıttı
PETROL Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. PETROL Ofisi Grubu, Motobike Fuarı'nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. Ayrıca güvenli sürüş alanında tanınan eğitmen Zafer Akçay da fuar boyunca stantta bulunarak motosiklet tutkunlarına sürüş teknikleri ve güvenlik konularında bilgi verdi. Petrol Ofisi Grubu, heyecanla beklenen Motobike Fuarı'nda bu yıl da motosiklet tutkunlarıyla bir araya geldi. 22-25 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını ziyaretçilere açan fuar, motosiklet sürücülerini ve dünyanın önde gelen üreticilerini bir araya getirdi. Motosiklet ekosistemine yönelik özel çözüm ve ürünler geliştiren Petrol Ofisi'nin uzmanları fuarda yüksek performans ve üstün motor koruması sunan Maximoto motosiklet yağlarını tanıttı. Ziyaretçiler, Petrol Ofisi standını ziyaret ederek markanın ileri teknoloji ile üretilen ürünleri hakkında detaylı bilgileri alma fırsatı buldu. Şirketin bu yılki sürprizlerinden biri de Türkiye'de motosiklet kültürü ve güvenli sürüş eğitimleri denildiğinde akla ilk gelen isimlerden uzman eğitmen Zafer Akçay oldu. Motosiklet İleri ve Güvenli Sürüş Akademisi Kurucusu Akçay, fuarın açık olduğu dört gün boyunca stantta misafirlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı, sürüş tekniklerinden ileri seviye güvenlik detaylarına kadar merak edilen pek çok konuda tecrübelerini ve bilgilerini paylaştı. Kaynak: Demirören Haber Ajansı
28 Nisan
Anadolu Hackathon Finali Sivas'ta Yapıldıçözüm üretti
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: - "Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor" - Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy: - "Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz" Gerçek sorunlara yenilikçi çözümler geliştirme odağıyla düzenlenen "Anadolu Hackathon" yarışmasının final heyecanı Sivas'ta gerçekleştirildi. Yandex Türkiye ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi işbirliği, Anadolu Üniversiteler Birliğinin desteğiyle düzenlenen etkinliğe 60'ı aşkın üniversiteden 100'ün üzerinde ekip katılım sağladı. Yarışmacılar, Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini geliştirmeye yönelik eğitimler, fırsatlar ve çeşitli destek programlarından yararlanma imkanı buldu. Katılımcılar, toplu taşımanın optimize edilmesi, teslimat rotalarının iyileştirilmesi ve hava durumu bilgilerinin kullanıcılara sunumunun geliştirilmesi olmak üzere üç farklı kategoride çevrim içi olarak yarıştı. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen programda konuşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, küresel manada yapay zekanın, dijital sistemlerin hayatın tam merkezine oturduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı'na yakışır olarak düzenlenen Anadolu Hackathon programında bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Güler, Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy'e işbirliğinden dolayı teşekkür etti. 60 üniversiteden 100'ün üzerinde takımın yarışmaya katılmasının kendisini çok memnun ettiğini dile getiren Güler, "Gerçekten biz yapay zeka derken, dijital sistemler derken, yüksek teknolojinin hayatımıza bu kadar yoğun bir şekilde girdiği bu dönemde öğrencilerimizin ilgisi, alakası ve projeleriyle yarışmalarda bulunuyor olması çok kıymetli, çok değerli." ifadesini kullandı. Güler, gelecek yıllarda hayatın merkezinde yapay zeka ve dijital sistemlerin her tarafı kapsamış olacağını söyledi. "Yeni meslekler artık devreye giriyor" Yapay zekanın birçok alanda hayata gireceğine dikkati çeken Güler, şunları kaydetti: "Yapay zeka uygulamaları, yargılamaları evrensel ve küresel manada birçok ülkede artık yürürlüğe girmiş durumda. Klasik manada bildiğimiz bir avukatlık mesleği veya diğer hukuk müşavirliği düzleminde belki meslekler kalmayacak. Bildiğimiz klasik düzeyde artık tıp dünyasında gerek teşhisler, gerek tedavi modelleri ve modellemeleri, gerekse bu manada tahlil ve film çekimleri başka bir düzleme artık evrilecek. Yani bildiğimiz mahiyette, bildiğimiz düzlemde birçok meslek artık tarihteki yerini alacak. Yeni meslekler artık devreye giriyor. Yapay zeka mühendisliği, yazılım mühendisliği, bu manada dijital sistemler mühendisliği, uygulamaları. Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor. Aksi takdirde birilerinin bizlere biçtiği, birilerinin bizlere belirlemiş olduğu alanlarda ancak hayatımızı sürdürebileceğiz." Yandex'in dünyada çok önemli bir teknoloji merkezi olduğunu ifade eden Güler, Alexander Popovskiy'e teşekkür etti. "Burada geliştirilen her fikir Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek de bilim ve teknolojide yaşanan hızlı dönüşümün ülkelerin kalkınma yarışında en belirleyici unsur haline geldiğini belirtti. Özellikle yapay zeka, veri analitiği ve dijital teknolojilerin üretimden sağlığa, ulaşımdan kamu hizmetlerine kadar hayatın her alanında köklü değişimlere öncülük ettiğini vurgulayan Şimşek, "İşte bu noktada, gençlerimizin bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda öncüsü olmaları büyük önem taşımaktadır. Anadolu Hackathon tam da bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Üniversite öğrencilerimizin akıllı lojistikten öngörülebilir ulaşıma, hava durumu tespitlerinden veri odaklı çözümlere kadar geniş bir yelpazede ortaya koydukları projeler, ülkemizin geleceği adına bizlere umut vermektedir. Aslında burada geliştirilen her bir fikir, Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır." ifadelerini kullandı. Şimşek, Anadolu Hackathon'un sadece bir yarışma olmadığını, aynı zamanda bir öğrenme, üretme ve gelişim platformu olduğunu belirterek, "Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Yandex Türkiye olmak üzere, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yönetimine, Anadolu Üniversiteler Birliği'ne, değerli akademisyenlerimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." dedi. "Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz" Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy de teknolojiye ve problem çözmeye tutku duyan yeteneklerle bir araya gelmekten mutlu olduğunu söyledi. Türkiye'nin 6 şehrinden ülkenin gerçek ihtiyaçlarına yaratıcı çözümler geliştirmiş 25 hackathon finalistini tebrik eden Popovskiy "Anadolu'da hackathon düzenleme fikri, şirketimizin stratejik vizyonundan doğdu. Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz. Bu da Türkiye'nin dijital ekonomisine yatırım yapmak, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını karşılayan yerel ürünler geliştirmek ve eğitime destek olmak anlamına geliyor." diye konuştu. Yandex'in hizmetleri hakkında bilgi veren Popovskiy, şöyle devam etti: "Yerel ihtiyaçlara ve özelliklere verdiğimiz önemi, başta Yandex Arama, Yandex Maps, Yandex Ads ve Yandex Go servisleri olmak üzere tüm ekosistemimizde görebilirsiniz. Bu yıl ayrıca Türk dili ve yerel kullanıcıların ihtiyaçları için sıfırdan geliştirilen sanal asistanı, yapay zeka destekli arama ve internet tarayıcıyı tek bir ara yüzde birleştiren yapay zeka odaklı süper uygulama Yandex AI uygulamasını da tanıttık. Yandex Türkiye olarak, sadece teknolojiye değil, aynı zamanda yaratıcılığın kalbi olan insana da yatırım yapıyoruz. Eğitim projelerini aktif olarak destekliyoruz. Yapay zekaya yön verecek gelecek nesillerin eğitimine destek olmak için, sektör ve akademi işbirliğiyle geliştirilen, ülkenin ilk yapay zeka master programını başlattık. Ek olarak, uluslararası programlama yarışmamız Yandex Cup'ın finallerini aralık ayında İstanbul'da gerçekleştirdik." Popovskiy, proje ortaklarına teşekkür ederek, 60'ın üzerinde üniversiteden 100'den fazla ekibin hackathona ilgi göstermesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi. Finalistleri tebrik eden Popovskiy, Türkiye'nin güçlü dijital geleceğine çözümler üreterek harika işler başardıklarını sözlerine ekledi. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ise Yandex Türkiye'nin küresel yapay zeka uzmanlığını, üniversitenin akademik desteğiyle birleştirerek, gençlere teorik bilginin ötesine geçme ve gerçek dünya sorunlarına ölçeklenebilir çözümler üretme fırsatı sunduklarını söyledi. Yarışmanın "Akıllı Lojistik", "Tahmin Edilebilir Transit" ve "Hava Durumu" gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen üç kritik kategoride kurgulandığını aktaran Kul, "Bu süreçte 60 farklı üniversitemizden 115 takımın başvuruda bulunmuş olması, gençlerimizin yapay zeka ve ileri teknolojiye olan yüksek ilgisinin en somut göstergesidir." dedi. Anadolu Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise Anadolu Hackathon'a katılım sağlayan tüm öğrencileri tebrik etti. Programda, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Zontul "yapay zeka", Yandex Search Türkiye Ürün Yöneticisi Rufat Mirza ise "insanların ihtiyaç duyacağı yapay zeka ürünlerinin geliştirilmesi" üzerine sunum yaptı. Programın sonunda dereceye giren takımlara ödülleri verildi. Kaynak: AA / Serhat Zafer
28 Nisan
RedotPay Türkiye'de yasal mı?
Türk kullanıcılar arasında giderek yaygınlaşan kripto kart hizmeti RedotPay'in Türkiye'deki hukuki durumu tartışmalı olmaya devam ediyor. Uzmanlar tablonun "gri alan" olmadığını, yasağın açık ve net olduğunu vurguluyor. Geçmişte benzer konumda olan KAST ise Türkiye'den çekilmek zorunda kalmıştı. İşte detaylar… TCMB'nin 16 Nisan 2021 tarihli yönetmeliği, kripto varlıkların mal ve hizmet ödemelerinde doğrudan veya dolaylı kullanımını yasaklamaktadır. RedotPay'in Türkiye'de TCMB, SPK, bankacılık veya e-para kuruluşu lisansı bulunmamaktadır. RedotPay'in kendi web sitesi, hizmetlerinin yalnızca Hong Kong'da ikamet edenlere yönelik olduğunu ve diğer ülkelerden kullanıcılara aktif teşvik sunulmadığını belirtmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 16 Nisan 2021 tarihli yönetmeliği, kripto varlıkların mal ve hizmet ödemelerinde doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılmasını açıkça yasakladı. Bu yönetmelik yalnızca doğrudan kripto ödemesini değil, kripto varlığın dönüştürülerek ödeme aracı olarak kullanılmasını da kapsıyor. Yani işlemin temelinde kripto varlık bulunan her model, yasak kapsamında değerlendiriliyor. REDOTPAY NEDİR, TÜRKİYE'DEKİ DURUMU NE? Hong Kong merkezli Red Dot Technology Limited tarafından geliştirilen RedotPay, kullanıcıların kripto varlıklarını (BTC, ETH, USDT, USDC) dönüştürerek fiziksel ve sanal kartlarla 130 milyonun üzerinde iş yerinde ödeme yapmasına imkân tanıyan bir kripto kart hizmeti. Platform, 100'den fazla ülkede 5 milyon kullanıcıya ulaştığını belirtiyor. Uygulama Türkçe dil desteği sunuyor ve Türkiye'de aktif olarak kullanılıyor. Peki RedotPay Türkiye'de yasal mı? RedotPay'in ne TCMB düzenlemeleri kapsamında bir ödeme kuruluşu lisansı, ne SPK'dan kripto varlık hizmet sağlayıcısı izni, ne bankacılık lisansı ne de e-para kuruluşu statüsü bulunuyor. Uzmanlar, TCMB Yönetmeliği'nin "dolaylı kullanım" ifadesini de kapsadığını net biçimde ortaya koyuyor. Kripto varlığı TL ya da dövize dönüştürerek ödeme yapan bir modelin de tam olarak bu kapsamda değerlendirildiğini ve yasağın dışında kalmadığını vurguluyorlar. Türk lirası ödeme hizmetleri sunabilmek için ayrıca bankacılık ya da e-para kuruluşu lisansı gerekirken RedotPay'in bu lisansların hiçbirine sahip olmadığı da vurgulanan bir diğer kritik nokta. REDOTPAY'İN KENDİ WEB SİTESİNDEN İTİRAF: TÜRKİYE DIŞINDAN AKTİF TEŞVİK YOK Dikkat çekici bir diğer husus, RedotPay'in kendi resmi web sitesindeki uyarı notu. Platform sitesinde, Hong Kong dışında faaliyet göstermek için lisans gerekebileceğini ve içeriklerinin yalnızca Hong Kong'da ikamet edenlere yönelik olduğunu belirtiyor. Türkiye dahil diğer ülkelerden kullanıcıların siteye kendi inisiyatifleriyle giriş yaptığını, aktif bir teşvik ya da davet olmadığını da bu notta ifade ediyor. Bu ifade, platformun bizzat yasal belirsizliğinin farkında olduğunu ve uluslararası yükümlülükleri nedeniyle bu uyarıyı ekleme gereği duyduğunu gösteriyor. HUKUKİ RİSK HEM KULLANICIYI HEM PLATFORMU KAPSIYOR Uzmanlar, RedotPay'i kullanan Türk kullanıcıların hukuki açıdan belirli riskler taşıdığını da hatırlatıyor. Ödeme zincirinin temelinde kripto varlık bulunan işlemler TCMB Yönetmeliği'ni ihlal edebilir. Bunun yanında lisanssız bir yabancı platform üzerinden işlem yapmak, kullanıcıyı herhangi bir sorun anında hukuki güvenceden tamamen yoksun bırakıyor. Platform Türkiye'de yasal zemine sahip olmadığından şikâyet başvurusu yapılabilecek yetkili bir Türk mercii bulunmuyor. Kullanıcının tek muhatabı platformun kendi müşteri hizmetleri kalıyor.
28 Nisan