Finans
Finans kategorisindeki tüm haberler

Ormanda bedava, pazarda kilosu 600 lira! Kova kova topluyorlar
Bolu'da yağışların ardından ormanlarda yetişmeye başlayan kanlıca mantarı vatandaşlara gelir kapısı oldu. Sabahın erken saatlerinde ormana giren vatandaşlar, kova kova topladıkları mantarları pazara getiriyor. Büyük ilgi gören kanlıca mantarının kilosu 500 ile 600 lira arasında alıcı buluyor.
7 Ekim
"Annem hasta" deyip izin alan işçi tazminatsız kovuldu, mahkeme işvereni haklı buldu! İşte sebebi
Perakende satış elemanı olarak çalıştığı şirketten "annem hasta" diyerek izin alan İ.B., o gün kız arkadaşıyla buluştu. Yalanı kısa sürede ortaya çıkan işçinin iş sözleşmesi tazminat ödenmeden feshedildi. İşe iade ve sendikal tazminat talebiyle açılan davada Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi), feshin haklı nedene dayandığına hükmederek davanın reddine karar verdi.
5 Ekim
Fon krizinde gece yarısı kararı! 4 portföy şirketinde ara ödeme yapılacak
SPK, gece yarısı yayımladığı kararla tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında parası bulunan yatırımcılar için yeni bir adım attı. Karara göre, ilk olarak para piyasası fonlarından başlanmak üzere yatırımcılara nihai tasfiye beklenmeden 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılacak. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye sürecindeki yatırım fonlarında parası bulunan yatırımcıları yakından ilgilendiren yeni bir karar aldı. Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi ve Hedef Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve tasfiye kapsamına alınan fonlarda, yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılmasının önü açıldı. NTV'de yer alan habere göre SPK'nın 30 Eylül 2026 tarihli bülteninde yer alan kararla, daha önce belirlenen genel tasfiye esaslarına ek bir yöntem oluşturuldu. Buna göre mutabakat işlemleri tamamlanan katılma payı sahiplerine, nihai tasfiye sonucunda hak kazanacakları tutardan mahsup edilmek üzere ara ödeme gerçekleştirilecek. 1 MİLYON TL'YE KADAR ARA ÖDEME YAPILACAK Yeni uygulamada yatırımcılara yapılacak ara ödemenin hesaplanmasında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından belirlenecek net yatırım tutarı esas alınacak. Ödeme tarihinde net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılara, söz konusu tutarın tamamına kadar ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL veya üzerinde bulunan yatırımcılara yapılabilecek ara ödeme ise en fazla 1 milyon TL olacak. Böylece tasfiye kapsamındaki fonlarda parası bulunan yatırımcıların, tasfiye işlemlerinin tamamen sonuçlanmasını beklemeden alacaklarının bir bölümüne erişebilmesi sağlanacak. ÖDEMELERİN HIZLA YAPILMASI BEKLENİYOR Mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılar ara ödeme uygulamasından yararlanabilecek. Yapılan ödeme, yatırımcının nihai tasfiye sonucunda hak kazanacağı toplam tutardan mahsup edilecek. Ara ödeme yapılması yatırımcının fondaki katılma paylarının iade edildiği anlamına gelmeyecek. Katılma paylarının iadesine ilişkin işlemler nihai tasfiye ödemeleri sırasında gerçekleştirilecek. İLK SIRADA PARA PİYASASI FONLARI VAR SPK'nın belirlediği ek tasfiye yönteminin uygulanmasına ilk olarak para piyasası fonlarından başlanacak. Böylece para piyasası fonlarında yatırımı bulunan ve gerekli mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılar, belirlenen şartlar doğrultusunda 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme alabilecek. A1 CAPITAL, BULLS VE PARDUS FONLARI İÇİN DE YOL HARİTASI SPK ayrıca A1 Capital Portföy Yönetimi, Bulls Portföy Yönetimi ve Pardus Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve daha önce tasfiye listesine alınan yatırım fonlarında sürecin hangi sırayla yürütüleceğini belirledi. Tasfiye işlemlerinde öncelik, unvanında "para piyasası" ibaresi bulunan yatırım fonlarına verilecek. Para piyasası fonlarının kendi içerisindeki sıralaması ise yatırımcı sayısına göre yapılacak. Buna göre yatırımcı sayısı en yüksek para piyasası fonundan başlanacak ve yatırımcı sayısı daha düşük olan fonlara doğru tasfiye işlemleri sürdürülecek. TASFİYE DIŞINDAKİ FONLAR YENİDEN İŞLEME AÇILACAK Yeni kararda, tasfiye kapsamında bulunmamasına rağmen 17 Eylül 2026 tarihli SPK kararları nedeniyle işlemleri durdurulan fonlara ilişkin düzenlemeye de yer verildi. Bu kapsamda hem Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) hem de TEFAS dışındaki dağıtım kanallarında alım satıma kapatılan ancak tasfiye listesinde bulunmayan fonlar yeniden işleme açılabilecek. Söz konusu fonların bütün dağıtım kanallarında alım ve/veya satım yönünde eş zamanlı olarak işleme açılabilmesine imkan tanınacak. İŞLEME AÇILACAĞI TARİHİ PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİ BELİRLEYECEK Tasfiye kapsamında olmayan fonların hangi tarihte yeniden işlem görmeye başlayacağı ise tek bir takvime bağlanmadı. Fonun portföy yapısı, likidite durumu, mevcut piyasa koşulları ve yatırımcıların menfaatleri dikkate alınacak. Bu değerlendirmelerin ardından fonun yeniden işleme açılacağı tarih ile katılma paylarının alım-satım esasları ilgili portföy yönetim şirketi tarafından belirlenecek. TASFİYE TAMAMLANMADAN DA İŞLEMLER BAŞLAYABİLECEK Kararda dikkat çeken bir başka düzenleme ise tasfiye sürecinin tamamlanmasının beklenmesine ilişkin oldu. Tasfiye kapsamında bulunmayan ancak 17 Eylül tarihli karar nedeniyle işlemleri durdurulan fonlar, tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulması halinde süreç tamamen sonuçlanmadan da yeniden işleme açılabilecek. Bu durumda fonların bütün dağıtım kanallarında eş zamanlı olarak işlem görmesine imkan sağlanacak. TASFİYE SÜRESİ 3 AYDAN 6 AYA ÇIKARILMIŞTI SPK daha önce fonların tasfiye sürecine ilişkin belirlenen sürelerden birinde değişikliğe gitmişti. Fon portföylerinde bulunan varlıkların piyasa koşulları dikkate alınarak daha uygun şartlarda nakde çevrilebilmesi amacıyla ilgili süre 3 aydan 6 aya çıkarılmıştı. Ancak 6 aylık süre, tasfiye işlemlerinin mutlaka 6 ay boyunca devam edeceği anlamına gelmiyor. Piyasa koşulları ve fonların portföy yapısına bağlı olarak tasfiye işlemleri daha erken de tamamlanabilecek. 131 FONDA 455 BİN 758 YATIRIMCI BULUNUYOR SPK'nın 17 Eylül'de aldığı kararlar kapsamında 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 fonun tasfiyesine karar verilmişti. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Son kararla birlikte mutabakatı tamamlanan yatırımcıların nihai tasfiye sürecinin sonunu beklemeden, belirlenen koşullar çerçevesinde 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme alabilmesinin yolu açılmış oldu.
1 Ekim
Feridun Geçgel’in mal varlığına tedbir konuldu, şirketten açıklama geldi
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Geçgel ve Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Enver Geçgel'in mal varlıklarına el konuldu. Tedbir kararı verilen ve ardından tedbir kararları kaldırılan Astor Enerji'den ise açıklama geldi. Şirketten yapılan açıklamada sürecin takip edildiği ve ticari faaliyetlerin devam ettiği belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçlarına ilişkin fon soruşturmasında, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş için mal varlığı tedbiri uygulanması talep edildi. Soruşturma kapsamında ilgili kişilerin sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ve mal varlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istendi. FERİDUN GEÇGEL'İN MAL VARLIĞINA TEDBİREN EL KONULDU Fon soruşturması kapsamında Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Geçgel ve Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Enver Geçgel'in de mal varlıklarına ve şirketlerine tedbiren el konuldu. Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi. 45 FİRMANIN TEDBİRİ KALDIRILDI Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi. Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi. ASTOR NERJİ'DEN AÇIKLAMA Soruşturma kapsamında tedbir kararı verilen ve ardından tedbir kararları kaldırılan Astor Enerji sosyal medyadan açıklama yaptı. Şirketten yapılan açıklamada sürecin takip edildiği ve ticari faaliyetlerin devam ettiği belirtildi. Açıklamanın tamamında şu ifadeler yer aldı: "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında şirketimiz Astor Enerji A.Ş.'ye ilişkin tedbir kararı verildiği ve ardından tedbir kararlarının kaldırıldığı ilgili mercilerce açıklanmıştır. Yargı makamları tarafından yürütülen süreç şirketimizce hassasiyetle takip edilmektedir. Şirketimiz Borsa İstanbul'da işlem gören halka açık bir şirket olmanın getirdiği yüksek sorumluluk bilinciyle tüm faaliyetlerini Türkiye Cumhuriyeti Kanunları, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak titizlikle yürütmektedir. Şirketimizin ticari faaliyetleri ve operasyonları kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. Kamuoyunun ve değerli yatırımcılarımızın bilgilerine saygıyla sunarız."
28 Eylül
Fon soruşturması derinleşiyor! Doğa Sigorta'nın sahibi Nihat Kırmızı dahil 3 kişi daha tutuklandı
Türkiye'yi sarsan fon soruşturmasında yeni tutuklama kararları geldi. Doğa Sigorta'nın sahibi Nihat Kırmızı ile Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun tutuklandı. Çok sayıda şirket yöneticisinin yer aldığı soruşturmada, fon işlemlerinin yanı sıra yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile şüphelilerin mali hareketleri mercek altında. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada yeni tutuklama kararları geldi. 3 İSİM TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan Doğa Sigorta'nın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti. Savcılık, üç isim hakkında tutuklama talebinde bulunmuştu. Hakimlik işlemlerinin ardından Kırmızı, Özkan ve Uygun hakkında tutuklama kararı verildiği bilgisi geldi. SORUŞTURMADA ÇOK SAYIDA TUTUKLAMA Aynı soruşturma kapsamında daha önce Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Emre Alkin, Kerem Alkin, eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan da tutuklanmıştı. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada sermaye piyasalarındaki işlemler ile şirket yöneticilerinin mali hareketleri inceleniyor. Soruşturma kapsamında MASAK'tan şirket yöneticilerinin 2024'ten bu yana gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleri dahil mali hareketlerine ilişkin veriler talep edilmişti. FON SORUŞTURMASI NEDİR, NASIL BAŞLADI? Kamuoyunda “fon soruşturması” olarak anılan süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere yönelik yürütülen geniş kapsamlı soruşturmayı ifade ediyor. Dosyada bazı yatırım fonları ve şirketlerle bağlantılı işlemler, şirket yöneticilerinin mali hareketleri ile yurt dışına gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri mercek altına alındı. Soruşturmanın öne çıkan isimlerinden Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklanırken, ilerleyen süreçte inceleme farklı şirket ve yöneticilere doğru genişledi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da 17 Eylül'de aldığı kararla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere 7 portföy yönetim şirketinin bazı yatırım fonlarının tasfiye edilmesine karar verdi. Fonların tasfiye sürecinde Tera Portföy fonları için Türkiye İş Bankası, diğer şirketlerin fonları için Ziraat Bankası görevlendirildi. PARA VE KRİPTO HAREKETLERİ MERCEK ALTINDA Soruşturmanın mali ayağında Başsavcılık, MASAK'tan kapsamlı veri talep etti. Pusula Finans Holding, Tera Yatırım Menkul Değerler, Hedef Holding ve Bulls Yatırım Menkul Değerler ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerinin mali hareketlerinin incelenmesi istendi. Savcılık, yöneticilerin 2024'ten itibaren gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile hesaplarındaki para giriş ve çıkışlarının belirlenmesini talep etti. İnceleme, yöneticilerin birinci derece yakınlarının mali hareketlerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Soruşturma kapsamında bazı yüksek tutarlı para hareketleri de incelemeye alındı. Muhammed Yarız ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın hesaplarındaki yurt dışı bağlantılı transferler MASAK incelemelerinde yer aldı. Savcılık, söz konusu para hareketlerinin kaynağı ve şirketlerle bağlantısının araştırılmasını istedi. ŞİRKET YÖNETİCİLERİNE OPERASYON Dosyanın genişlemesiyle birlikte operasyonlar şirketlerin üst yönetimlerine kadar uzandı. Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Emre Alkin, Kerem Alkin, Tera Portföy yöneticisi Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan gözaltına alındıktan sonra çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Soruşturmanın önceki aşamalarında Muhammed Yarız'ın yanı sıra Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi hakkında da tutuklama kararları verilmişti. Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıkları da incelemeye alınırken, bazı isimlerin mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Savcılığın çalışmaları; şirketler arasındaki para hareketleri, fon işlemleri, yurt dışı transferler ve yöneticilerin mali ilişkileri üzerinden devam etti. SORUŞTURMA NİHAT KIRMIZI VE TERA YÖNETİCİLERİNE UZANDI Son operasyon dalgasında Doğa Sigorta'nın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun da soruşturma kapsamına alındı. Böylece dosya, yatırım fonları ve sermaye piyasası işlemlerinden başlayarak şirket yöneticilerinin hesap hareketleri, yurt dışı para ve kripto transferleri ile şirketler arasındaki mali ilişkilerin incelendiği geniş kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü.
24 Eylül
SPK: Tasfiye edilen 131 fondaki yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi
SPK, tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı. Kamuoyunda farklı rakamların paylaşılması üzerine açıklama yapan Kurul, yatırımcılara yalnızca resmi kaynaklardan yapılan duyuruları dikkate almaları çağrısında bulundu. Sermaye Piyasası Kurulu, son günlerde kamuoyunda tasfiye edilen fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin farklı bilgilerin yer alması üzerine açıklama yayımladı. 131 FON İÇİN TASFİYE KARARI SPK, Kurul Karar Organı'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildiğini hatırlattı. Kurul, tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımcıların sayısını da açıkladı. YATIRIMCI SAYISI 455 BİN 758 Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre, tasfiye edilmesine karar verilen 131 fondaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişi olduğu bildirildi. SPK'nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre anılan fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişidir.” YATIRIMCILARA “RESMİ KAYNAK” UYARISI SPK, süreç devam ederken yatırımcılara da uyarıda bulundu. Kurul, yatırımcıların fonlara ilişkin gelişmelerde yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almaları gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Bu süreçte yatırımcılarımızın sadece resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını önemle belirtmek isteriz” denildi. “PİYASA GÜVENİNİN SÜRDÜRÜLMESİ İÇİN GÖREVİMİZİ YERİNE GETİRECEĞİZ” SPK, sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişi ve yatırımcı haklarının korunmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini vurgulayarak açıklamasını şöyle tamamladı: “Sermaye piyasalarımızın sağlıklı işleyişi, yatırımcılarımızın haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi konusunda Kurulumuz görev ve sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir.” SPK, tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunu açıkladı. Kamuoyunda farklı rakamların yer alması üzerine açıklama yapan Kurul, yatırımcılara yalnızca resmi kaynaklardan yapılan duyuruları dikkate almaları çağrısında bulundu. FON KRİZİ NEDİR, NE OLDU? Fon krizi, bazı yatırım fonlarında yatırımcıların katılma paylarını nakde çevirmek istemesiyle birlikte ortaya çıkan ödeme ve temerrüt sorunlarıyla başladı. Sürecin büyümesi, fonların portföylerinde bulunan bazı hisselerde satış baskısının artmasına ve gelişmelerin Borsa İstanbul'a da yansımasına neden oldu. Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından Finansal İstikrar Komitesi de süreci değerlendirmek üzere toplandı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ise yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla harekete geçti. Kurul Karar Organı'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Tasfiye sürecindeki fonların yönetimi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi. Fonlarla bağlantılı işlemler aynı zamanda adli soruşturmaların da konusu oldu. Sermaye piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında şirket yöneticileri hakkında gözaltı ve tutuklama kararları verildi.
23 Eylül
9 şirketin yöneticilerinin mal varlığı donduruldu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturması kapsamında Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketlerinin dondurulduğunu açıkladı. Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturmanın mali boyutunda çok sayıda şirketle bağlantılı yönetici ve yetkili hakkında mal varlığı tedbirleri uygulandı. Soruşturmanın vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve hukuki sorumluluğu bulunan kişilerin adalet önünde hesap vermesinin sağlanması amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. 9 ŞİRKETLE BAĞLANTILI İSİMLERİN MAL VARLIĞI HAREKETLERİ DONDURULDU Soruşturmanın mali ayağında; Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketleri donduruldu. MAL VARLIKLARININ KAÇIRILMASINA KARŞI TEDBİR Soruşturma kapsamındaki mal varlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla da çok sayıda kuruma müzekkere gönderildi. Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK'a gerekli bildirimler yapıldı. YÖNETİCİLERİN EŞLERİ VE BİRİNCİ DERECE YAKINLARI DA KAPSAMDA Tedbirler yalnızca şirketlerin yöneticileriyle sınırlı tutulmadı. Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile imza yetkililerinin eşleri ve birinci derece kan hısımlarının mal varlıklarını azaltıcı nitelikteki işlemleri de mercek altına alındı. Bu kişilerin söz konusu işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi ilgili kurumlara bildirildi. 15 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA, 10 KİŞİ ARANIYOR Soruşturmanın adli ayağında ise 25 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 15'i gözaltına alınırken, firari 10 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği açıklandı. "HER KİM OLURSA OLSUN HESABI YARGI ÖNÜNDE SORULACAK" Soruşturmanın tüm yönleriyle titizlikle devam ettiği belirtilirken, hukuki sorumluluğu tespit edilen kişilerin kim olduğuna bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesinin sağlanacağı vurgulandı. Mağdur vatandaşların haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkanların kullanılacağı bildirildi.
21 Eylül
Bakan Şimşek: Piyasalarda yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, genele yayılmış risk yok
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek canlı yayında son günlerde piyasalarda yaşananlar ve fonların tasfiyesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek "Piyasalarda yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, genele yayılmış risk yok. Sınırlı sayıda fonda piyasa bozucu eylemler var. Alınan tedbirler yeterli. Tasfiye süreci borsayı baskı altına almayacak. Piyasaya güven devam ediyor" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler, SPK'nın tasfiye sürecine aldığı fonlar ve piyasalardaki risklere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Şimşek, yaşananların sınırlı sayıdaki fondaki kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını belirterek, "Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok" dedi. "SINIRLI SAYIDAKİ FONDA KREDİ VE LİKİDİTE PROBLEMİ VAR" Bakan Şimşek, Finansal İstikrar Komitesi'nin (FİK) toplandığını belirterek, piyasalarda sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Şimşek, "Dün FİK toplandı. Net bir şekilde, bütün ekonomi otoriteleri bir aradaydık. Bu kurullar piyasalarda sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik sürekli şekilde istişari bir kurul. Orada gereken tedbirlerin alınmasına yönelik kararlar alınıyor" ifadelerini kullandı. Piyasalarda yaşanan gelişmelerin sınırlı sayıdaki fondaki kredi ve likidite probleminden kaynaklandığını belirten Şimşek, "Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok" dedi. "TÜRKİYE'DE 2 BİN 38 FON VAR, SORUN 131 FONLA SINIRLI" Serbest fonların tüm dünyada daha esnek düzenlemelere tabi olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'de bu alanın özellikle TEFAS üzerinden işlem görmeye başlamasıyla büyüdüğünü söyledi. Şimşek, "Serbest fon dediğimiz alan tüm dünyada nispeten serbest bir alan. Nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan. Dışarıda bunlara hedge fon diyebiliriz. Oradaki regülasyon daha gevşek. 2019 yılından itibaren TEFAS'ta işlem görmeye başlayınca bu alan büyüyor" dedi. Türkiye'de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu belirten Şimşek, tasfiye sürecine alınan fonların sınırlı bir bölümü oluşturduğunu ifade etti. Şimşek, "Sınırlı sayıdaki fondan bahsediyoruz. 2 bin 38 fon var Türkiye'de, bunların 131'inden bahsediyoruz" diye konuştu. "131 FON SPK TARAFINDAN TASFİYE SÜRECİNE KONULDU" Fon piyasasında piyasa bozucu eylemlerin görüldüğü sınırlı sayıdaki fon için gerekli adımların atıldığını söyleyen Şimşek, SPK'nın kapsamlı bir tasfiye yol haritası hazırladığını belirtti. Şimşek, "Sistemik risk yok. Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalara göre çok daha katı kurallara bağlayan Fon Rehberi ağustos sonunda açıklandı. Bazı konularda geçiş süreçleri var, piyasanın uyum sağlaması için" dedi. Teminat yapısının güçlendirilmesine yönelik adımlar atıldığını belirten Şimşek, "Sınırlı sayıda fonda piyasa bozucu eylemler var, buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konuldu. SPK tasfiyeye ilişkin kapsamlı yol haritasını ortaya koydu" ifadelerini kullandı. "TASFİYE SÜRECİ BORSAYI BASKI ALTINA ALMAYACAK" Bakan Şimşek, tasfiye sürecinin piyasalara etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Fon piyasasının büyük bölümünün sağlıklı şekilde çalışmaya devam ettiğini belirten Şimşek, "Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işlemeye devam etmiş" dedi. Şimşek, "Buradaki sorun sistemik değil derken, fonların tamamına bakarsanız fon birikimi olarak bakarsanız yüzde 10-11 civarında bir rakam. Bu da şu demek değildir, buradaki fonların hiçbir varlığı yok demek değildir" ifadelerini kullandı. SPK'nın tasfiye sürecini belirlenen ilkeler doğrultusunda yürüteceğini belirten Şimşek, "Tasfiye süreci borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacak. Nitelikli yatırımcı olsalar dahi, aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir" diye konuştu. "SORUNLU ALANI KARANTİNA ALTINA ALDIK" Şimşek, piyasanın tamamına yönelik risk oluşmaması için gerekli tedbirlerin alındığını belirtti. Şimşek, "Burada bir yoğunlaşma oluşmuş, bunun bulaşıcı olmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı. Süreç sağlıklı şekilde işleyecek. Sorunlu alanı karantina altına aldık. Yatırımcıların tasarrufları korunacak" dedi. SERBEST FONLAR İÇİN YENİ DÜZENLEME GELİYOR Bakan Şimşek, serbest fonlara yönelik yeni düzenlemelere de değindi. 2024 yılında para piyasası fonlarına yönelik getirilen düzenlemeyi hatırlatan Şimşek, fonların topladığı paranın belirli bölümünü düşük riskli Hazine kağıtlarında değerlendirmesine yönelik adımlar atıldığını söyledi. Şimşek, "2024 yılında genel olarak para piyasası fonlarına dedik ki, sıfır risk olarak görülen Hazine kağıtlarına koymak zorundasınız. O düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar için de geçiş dönemi öngörüyoruz" dedi. "EVİM ŞİRKETLERİNDE SORUN YOK, TAKİP SÜRÜYOR" Bakan Şimşek, tasarruf finansman şirketlerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Banka dışı finans sisteminde bir sorun olmadığını belirten Şimşek, bu alanın hızlı büyüdüğünü ve yakından takip edildiğini söyledi. Şimşek, "Şu anda banka dışı finans sisteminde bir sorun yok. BDDK'nın sunumunda orada sorun yok. Ancak bu alan hızlı büyüyor. Hızlı büyüyen alanların izlenmesi, kaynakların doğru alanda tutulması önemlidir" dedi. Bu alanların uzun vadede bankacılık sistemi gibi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şimşek, gerekli düzenleme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. "PİYASANIN YÜZDE 90'INDA SORUN YOKTU" Şimşek, alınan tedbirlerin ardından piyasalardaki görünümün takip edildiğini söyledi. "Dün bir dizi tedbir açıkladık, bir kısmını da açıklamadık" diyen Şimşek, ekonomi yönetiminin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu belirtti. Merkez Bankası'nın gerekli likiditeyi sağlayacağını açıkladığını hatırlatan Şimşek, BDDK'nın da bankaların kendi hisselerini almaları durumunda çekirdek sermayeden düşülmemesine yönelik düzenleme yaptığını söyledi. Şimşek, "SPK hızla sorunlu alanı, fonları karantina altına aldı. Biz düne baktığımız zaman şunu görüyoruz, güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında sorun yoktu" dedi. "BANKACILIK SİSTEMİNDE SORUN YOK" Bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, Türkiye'de katı kurallar uygulandığını söyledi. Şimşek, "Bankacılık sisteminde de çok katı kurallar uyguluyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün 2 katında. Varlık kalitesinde de sorun yok. Karlılıkta reel olarak baktığımızda genel olarak orada da sorun yok" ifadelerini kullandı. Piyasalardaki risk algısına ilişkin de konuşan Şimşek, "Risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi. Sınırlı olsa da düştü. Borsa dün pozitifteydi, genel olarak da pozitif hava vardı" dedi. Tahvil piyasasındaki hareketlere de değinen Şimşek, "Stresi nereden ölçtük; Hazine'nin tahvil piyasasında hissettik. 2-5-10 yıl vadeli tahvillerde stres kayboldu, faizler düştü. Aldığımız tedbirler doğru" açıklamasında bulundu. Şimşek, piyasa bozucu işlemlere ilişkin sürecin bundan sonra adli makamlar tarafından yürütüleceğini belirtti.
18 Eylül
Emekli ve memura ne kadar zam yapılacak? Bakan Şimşek'ten açıklama var
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında kamu çalışanları ve emeklilerin merakla beklediği maaş artışlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Maaşlara her zaman en az enflasyon oranında zam verdiklerini ve bu uygulamayı sürdüreceklerini belirten Şimşek, Orta Vadeli Program hedeflerini değerlendirirken dış faktörlerin enflasyona etkisine dikkat çekti ve jeopolitik savaşlar olmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük seyredeceğini ifade etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin merakla beklediği maaş zamlarına ilişkin net mesajlar verdi. Canlı yayında gündeme dair soruları yanıtlayan Bakan Şimşek, "Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Orta Vadeli Program (OVP) ve ekonomi politikalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Bakan Şimşek, OVP'nin kamu açısından bağlayıcı, özel sektör için ise yol gösterici bir harita olduğunu vurguladı. Temel hedeflerinin dezenflasyon olduğunu belirten Bakan Şimşek, küresel ölçekte yaşanan dış faktörlerin dezenflasyon sürecinin arzulanan hızda seyretmesini engellediğini kaydetti. "SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON 7 PUAN AŞAĞIDA OLURDU" Maaş zamlarının ve alım gücünün doğrudan bağlı olduğu enflasyon oranlarına değinen Bakan Şimşek, küresel jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskısına dikkat çekti. Savaş şartlarının tüm emtia fiyatlarını yukarı çektiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu. Bizde enflasyon yüksek olduğu için görece olarak daha fazla etkiliyor" değerlendirmesinde bulundu. BÜTÇE HEDEFLERİ VE BÜYÜME TAHMİNİ OVP kapsamındaki en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranında hedeflenenden daha başarılı bir performans sergilendiğini bildirmeden önce, uluslararası kuruluşların tahmin güncelleme süreçlerine de değindi. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yılda dört kez tahmin gözden geçirdiğini, kendilerinin ise bu güncellemeyi yılda bir kez gerçekleştirdiğini hatırlattı. 2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulanması sebebiyle kamunun ciddi bir gelirden feragat ettiğini dile getiren Bakan Şimşek, küresel şoklara rağmen ekonomik büyümenin yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ve yaşanan sapmanın dışarıdaki şoka oranla makul düzeyde kaldığını sözlerine ekledi.
16 Eylül
75 yıllık devlet kurumu için çarpıcı iddia: Fiilen tasfiye edilecek
YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, planlanan köprü ve otoyol özelleştirmelerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye'deki otoyolların yüzde 90'ının özel şirketler tarafından işletileceğini öne sürdü. Yavuzyılmaz, devletin payının yüzde 60'tan yüzde 10'a gerileyeceğini savunarak Karayolları Genel Müdürlüğünü imha ederek vatandaşı özel şirketlerin zorunlu müşterisi haline getireceğini iddia etti. YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, planlanan köprü ve otoyol özelleştirmelerinin hayata geçirilmesi durumunda Türkiye'deki otoyol ağının yüzde 90'ının özel şirketlerin kontrolüne geçeceğini öne sürdü. Yavuzyılmaz, bu adımın 75 yıllık Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) fiilen tasfiyesi anlamına geleceğini savundu. İŞLETME ORANLARINDA BÜYÜK DEĞİŞİM BEKLENTİSİ Sosyal medya hesabı üzerinden konuyla ilgili istatistikleri paylaşan Yavuzyılmaz, Türkiye'deki bağlantı yolları dahil toplam otoyol uzunluğunun 3 bin 796 kilometre olduğunu belirtti. Mevcut tabloda bu yolların yüzde 60'ına denk gelen 2 bin 282 kilometresinin devlet tarafından, yüzde 40'ını oluşturan 1514 kilometresinin ise Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle özel şirketler tarafından işletildiğini aktardı. Yavuzyılmaz'ın paylaştığı verilere göre, planlanan özelleştirmelerin gerçekleşmesi halinde devletin işleteceği kısım 359 kilometreye (yüzde 10) düşerken, özel şirketlerin payı 3 bin 437 kilometreye (yüzde 90) çıkacak. "KGM ÇÖKERTİLECEK, GEÇİŞ ÜCRETLERİNE ZAM GELECEK" Söz konusu özelleştirme planını eleştiren milletvekili, bu durumun Karayolları Genel Müdürlüğünü imha ederek vatandaşı özel şirketlerin zorunlu müşterisi haline getireceğini iddia etti. Kurulacak otoyol tekelleriyle araç geçiş ücretlerine yüksek zamlar yapılacağını öne süren Yavuzyılmaz, kurum bünyesindeki binlerce işçi ve memurun da süreç nedeniyle kurum dışına itileceğini savundu. Yavuzyılmaz, hükümetin özelleştirme planlarının derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu. Kaynak: ANKA
15 Eylül
Araç sahipleri dikkat! 423 bin lira ödemeyen yola çıkamayacak
Zorunlu trafik sigortasında eylül ayı primlerine yaklaşık yüzde 2 zam geldi. İstanbul'da en riskli otomobil sürücüsünün primi 58 bin 214 liraya, ticari taksilerde 172 bin 447 liraya yükselirken, 31 ve üzeri koltuklu otobüslerde tutar 423 bin 661 liraya kadar çıktı. Araç sahiplerini yakından ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında eylül ayı primleri açıklandı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre trafik sigortası primlerine yaklaşık yüzde 2 oranında zam geldi. İstanbul'da otomobilini dördüncü basamaktan sigortalatacak bir araç sahibinin ödeyeceği prim 19 bin 405 lira olarak belirlendi. İSTANBUL'DA 58 BİN LİRAYI AŞTI İstanbul'da içten yanmalı otomobillerde en riskli sürücülerin yer aldığı 0'ıncı basamakta zorunlu trafik sigortası primi 58 bin 214 liraya yükseldi. Hasarsızlık seviyesi en yüksek olan 8'inci basamaktaki sürücüler ise 9 bin 702 lira ödeyecek. Böylece en riskli ve en düşük riskli sürücüler arasındaki prim farkı yaklaşık yüzde 500'e ulaştı. ANKARA VE İZMİR'DE YENİ TARİFELER Ankara'da 0'ıncı basamakta yer alan riskli bir otomobil sürücüsünün primi 56 bin 566 lira, 8'inci basamaktaki sürücünün primi ise 9 bin 428 lira oldu. NTV'de yer alan habere göre İzmir'de ise aynı tutarlar sırasıyla 54 bin 919 lira ve 9 bin 153 lira olarak belirlendi. TAKSİLERDE 172 BİN LİRAYI BULDU Ticari taksilerin zorunlu trafik sigortasında da yüksek rakamlar dikkat çekti. İstanbul'da 0'ıncı basamaktaki bir ticari taksinin primi 172 bin 447 liraya yükselirken, 8'inci basamaktaki tutar 28 bin 741 lira oldu. Ankara'da taksiler için prim 27 bin 928 lira ile 167 bin 566 lira, İzmir'de ise 27 bin 114 lira ile 162 bin 686 lira arasında değişiyor. OTOBÜSLERDE 423 BİN 661 LİRA En yüksek primlerden biri otobüslerde ortaya çıktı. İstanbul'da 31 ve üzeri koltuğa sahip bir otobüs için 0'ıncı basamak zorunlu trafik sigortası primi 423 bin 661 liraya çıktı. En düşük risk grubundaki 8'inci basamakta ise tutar 70 bin 610 lira olarak belirlendi. SİGORTASIZ ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLEBİLİYOR Zorunlu trafik sigortası bulunmadan trafiğe çıkan sürücülere 2026 yılı itibarıyla bin 246 lira idari para cezası uygulanıyor. Sigorta eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilebiliyor. Sigortasız bir aracın trafik kazasına karışması halinde ise poliçenin bulunmaması nedeniyle 2 bin 39 liralık cezanın yanı sıra karşı tarafa verilen zararın da araç sahibi veya sürücü tarafından karşılanması gerekiyor. HER 30 GÜNLÜK GECİKMEYE YÜZDE 5 ZAM Zorunlu trafik sigortasının zamanında yaptırılmaması veya yenilenmemesi halinde gecikilen her 30 gün için poliçe primine yüzde 5 sürprim uygulanıyor. Gecikme nedeniyle uygulanacak artış toplamda yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. EN RİSKLİ SÜRÜCÜYE YÜZDE 200 SÜRPRİM Trafik sigortasında 0'ıncı basamak en riskli sürücü grubunu ifade ediyor. Bir sürücünün 1'inci basamakta bulunduğu sigorta yılı içerisinde 3 veya daha fazla kusurlu trafik kazasına karışması ve sigortadan tazminat ödenmesi halinde 0'ıncı basamağa düşmesi söz konusu oluyor. Bu basamaktaki sürücülere zorunlu trafik sigortası priminde yüzde 200 sürprim uygulanıyor.
14 Eylül
Benzine dev zam pompaya yansıdı! 3 büyükşehirde 80 TL sınırı aşıldı
Benzinin litre fiyatına yapılan 3,20 TL'lik zam 12 Eylül itibarıyla pompaya yansıdı. Son artışla benzinin litresi İstanbul'da 80,12 TL, Ankara'da 81,25 TL, İzmir'de 81,52 TL'ye yükselirken, doğu illerinde fiyatların 82,88 TL'ye kadar çıktığı belirtildi. Küresel petrol piyasalarındaki hareketlilik ve döviz kurundaki dalgalanmaların etkisiyle benzinin litre fiyatına yapılan 3,20 TL'lik zam, 12 Eylül 2026 itibarıyla pompa fiyatlarına yansıdı. BÜYÜKŞEHİRLERDE YENİ FİYATLAR VE DOĞU İLLERİNDEKİ DURUM Akaryakıt fiyatlarındaki yeni artışın devreye girmesiyle birlikte pompaya yansıyan 3,20 TL'lik zammın ardından üç büyükşehirde de 80 TL sınırı aşılmış oldu. Güncellenen tarifeye göre benzinin litre fiyatı İstanbul'da 80,12 TL'ye, Ankara'da 81,25 TL'ye, İzmir'de ise 81,52 TL'ye yükseldi. Doğu illerinde fiyatların 82,88 TL seviyesine kadar çıktığı belirtilirken, akaryakıt fiyatlarının nakliye maliyetlerine bağlı olarak şehir, ilçe ve istasyonlara göre küçük çaplı farklılıklar gösterebildiği ifade edildi. JEOPOLİTİK RİSKLER VE KÜRESEL BASKI Fiyat artışının arka planında petrol piyasalarında yaşanan hareketlilik ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar yer alıyor. ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde yaşanan aksamalar ve azalan petrol sevkiyatları, küresel petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü ciddi bir baskı oluşturdu. EYLÜL AYINDAKİ İKİNCİ BÜYÜK ARTIŞ Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde uluslararası petrol kurları ve döviz piyasasının yanı sıra yurt içi vergi düzenlemeleri de belirleyici rol oynuyor. Tüketiciler, eylül ayı içerisinde üst üste gelen zamlarla karşı karşıya kaldı. Benzindeki son yüksek tutarlı artışlardan biri 4 Eylül tarihinde gerçekleşmiş; bu düzenlemeyle benzinin litre fiyatına 2,57 TL, motorine ise yaklaşık 7,79 TL zam yapılmıştı. Son gelen 3,20 TL'lik artışla birlikte akaryakıt maliyetlerindeki yükseliş ivmesi devam etti.
12 Eylül
Altında fırtına öncesi sessizlik
Perşembe ve cuma günleri açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri öncesinde değerli metaller kilit bir sınav veriyor. Altın ve gümüş fiyatları; bir yandan Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilimlerin sağladığı güvenli liman desteği, diğer yandan ise Fed'in faiz artırma ihtimalinin getirdiği baskı arasında sıkışmış durumda. Uzmanlar, gümüşteki fiziki arz açığı ve endüstriyel talebin fiyatlara taban oluşturduğunu, piyasada derin bir satış dalgası beklenmediğini ifade ediyor. Altın ve gümüş fiyatları, bir yandan jeopolitik krizler diğer yandan ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına dair belirsizlikler arasında dalgalı bir seyir izliyor. Piyasalar, yönünü netleştirmek için perşembe ve cuma günleri açıklanacak kritik ABD enflasyon verilerine kilitlendi. BÜYÜK BİR SATIŞ DALGASI BEKLENMİYOR Değerli metallerin kısa vadede çetin bir sınavdan geçtiğini belirten Alpine Macro Emtia Stratejisti Kelly Xu, buna rağmen piyasada derin bir düşüş dalgası öngörmediklerini ifade etti. Xu, özellikle gümüş tarafında yaşanan yapısal arz açığı ile fiziksel talepteki canlılığın fiyatlara güçlü bir taban oluşturduğunu vurguladı. Yapay zeka altyapısı, elektrifikasyon ve elektronik sektöründen gelen yoğun talebin de gümüşün uzun vadeli görünümünü desteklediği belirtiliyor. YÜKSEK FAİZ BEKLENTİSİ ALTININ CAZİBESİNİ DÜŞÜRÜYOR CME FedWatch verilerine göre, yatırımcılar Fed’in önümüzdeki toplantıda faiz artırma olasılığını yüzde 60 seviyesinde fiyatlıyor. Yüksek faiz ortamı, getiri sağlamayan altın ve gümüş gibi değerli metaller üzerinde baskı oluştursa da ABD'deki yüksek bütçe açıkları ve dolardaki olası değer kaybı beklentileri düşüşleri sınırlandırıyor. ORTA DOĞU'DA GERİLİM TIRMANDI ABD ile İran hattında yeniden yükselen askeri gerilim ise altına olan güvenli liman talebini desteklemeye devam ediyor. Bölgede tırmanan sıcak temasların detayları şöyle: Bölgesel yayılma: İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın çeşitli kentlerine düzenlediği saldırılar çatışmanın etki alanını genişletiyor. Karşılıklı misilleme: ABD güçlerinin İran'a ait petrol tankerlerini hedef almasının ardından, İran’ın da Ürdün’deki bir ABD üssüne direkt saldırı gerçekleştirdiği bildirildi. Jeopolitik risklerin oluşturduğu yukarı yönlü baskı ile Fed'in sıkı para politikası arasındaki bu denge, enflasyon verilerinin ardından yerini net bir trende bırakacak.
9 Eylül
Bankalar düğmeye bastı! Bu işlemleri yapanların kartı kapanacak
Finansal riskleri azaltmak isteyen bankalar, kredi kartı kullanım alışkanlıklarına yönelik kontrollerini sıkılaştırdı. Kart limitlerinin gerçek alışverişe dayanmayan işlemlerle nakde çevrilmesi, bireysel kartların ticari amaçla kullanılması, ödeme düzensizliği ve gelir-harcama uyumsuzluğu tespit edilirse nakit avans kısıtlanabilecek, limit düşürülebilecek veya kart tamamen kapatılabilecek. Bankacılık sektöründe risk yönetimine yönelik kontroller sıkılaşırken, kredi kartı sahiplerinin kullanım ve ödeme alışkanlıkları da bankaların yakın takibine girdi. Özellikle kart limitlerinin amacı dışında kullanılması ve gerçek bir alışverişe dayanmayan işlemlerle nakde dönüştürülmesi incelemeye konu olabiliyor. Bankalar, olağan dışı hesap ve kart hareketlerini risk analizleri kapsamında değerlendirirken bazı kullanım biçimleri kart sahibinin karşısına limit kısıtlaması veya kartın kapatılması olarak çıkabiliyor. BU İŞLEMLER İNCELEMEYE TAKILABİLİYOR Bankaların risk değerlendirmesinde öne çıkan durumlardan biri, kredi kartı limitinin sanal veya gerçek dışı işlemler üzerinden nakde çevrilmesi. Asgari ödeme tutarlarının uzun süre aksatılması ve borcun yasal takip aşamasına gelmesi de kartın kullanımını etkileyebilecek durumlar arasında bulunuyor. Bireysel kredi kartlarının yüksek hacimli ticari işlemlerde veya işletme giderlerinin karşılanmasında kullanılması da bankaların inceleme alanına girebiliyor. Bir diğer dikkat edilen nokta ise belgelenebilir gelir ile kart üzerinden gerçekleştirilen harcamalar arasındaki belirgin uyumsuzluk. BANKA BELGE VE AÇIKLAMA İSTEYEBİLİYOR Hesap hareketlerinde olağan dışı yoğunluk veya kartın amacı dışında kullanıldığına ilişkin bulgular tespit edilmesi halinde banka, müşteriden işlemlere ilişkin belge veya açıklama talep edebiliyor. Yapılan incelemenin ardından bankanın risk değerlendirmesine ve tespit edilen duruma göre kartla ilgili kısıtlamalar uygulanabiliyor. ÖNCE LİMİT DÜŞEBİLİR, SONRA KART KAPATILABİLİR Riskli veya kurallara aykırı kullanım tespit edilmesi halinde ilk aşamada nakit avans işlemleri sınırlandırılabiliyor veya kredi kartının toplam limiti düşürülebiliyor. Sorunun devam etmesi veya kredi kartı borcunun yasal takip sürecine girmesi durumunda ise kartın tamamen kullanıma kapatılması söz konusu olabiliyor. FİNANSAL TALEPLERİ DE ETKİLEYEBİLİR Kart kullanımındaki düzensizlikler ve ödeme sorunları yalnızca mevcut kredi kartını etkilemekle kalmayabiliyor. Müşterinin bankalar nezdindeki risk değerlendirmesinin olumsuz etkilenmesi, ilerleyen dönemde yeni kredi veya kredi kartı gibi finansal ürünlere erişimini de zorlaştırabiliyor. Bu nedenle kredi kartının amacı doğrultusunda kullanılması, ödemelerin zamanında yapılması ve gelir-harcama dengesinin korunması önem taşıyor.
3 Eylül
Altının kaderi belli oluyor! Geri sayım başladı, gözler açıklanacak veride
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın şahin açıklamaları, Eylül ayına yönelik faiz artışı beklentileri ve Orta Doğu’da tırmanan Hürmüz Boğazı krizi altın fiyatlarını sert düşürdü. Ons altının 4.437 dolara gerilediği piyasalarda, yatırımcıların gözü bu hafta açıklanacak kritik ABD istihdam verilerine çevrildi. Altın fiyatları, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın şahin mesajları ve Orta Doğu’da tırmanan Hürmüz Boğazı geriliminin etkisiyle sert baskı altında. 4.437 dolar seviyesine gerileyen değerli metalde yatırımcıların odağı bu hafta açıklanacak ABD istihdam verilerine çevrildi. Geçen hafta son 3 ayın en yüksek seviyelerini test eden altın, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısındaki şahin açıklamaları sonrası başlayan sert satış dalgasını sürdürüyor. Haftanın ikinci işlem gününde spot altın ons başına %0,3 değer kaybederek 4.437,10 dolara gerilerken, ABD altın vadeli kontratları ise %0,1 artışla 4.485,30 dolar seviyesinde işlem gördü. WARSH'IN ŞAHİNLİK MESAJI VE FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ Fed Başkanı Warsh’ın enflasyon %2 hedefine ulaşana kadar Fed’in "yapacak işleri olduğunu" vurgulaması piyasalarda soğuk duş etkisi yarattı. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Eylül ayındaki faiz artırımı ihtimalini %66, Aralık ayını ise %89 oranında fiyatlamaya başladı. Yükselen faiz beklentileri, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltarak fiyatları aşağı çekti. ABD Başkanı Donald Trump da Warsh'a destek vererek kendisinden "yapılması gerekeni yapmasını" beklediğini ifade etti. HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL BASKISI Altın üzerindeki bir diğer önemli baskı unsuru ise Orta Doğu'da yeniden tırmanan askeri gerilim oldu. ABD ile İran arasındaki çatışma riski ve Hürmüz Boğazı'na yönelik endişelerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, enflasyon beklentilerini yeniden tetikledi. IG analisti Tony Sycamore, hem Warsh'ın faiz mesajlarının hem de Hürmüz krizinin altını aynı anda sıkıştırdığını belirterek; birden fazla ek faiz artışının altın için daha ciddi bir risk oluşturabileceğine dikkat çekti. GÖZLER ABD İSTİHDAM VERİLERİNDE Piyasaların kaderini belirleyecek kritik hafta başladı. Yatırımcılar; JOLTS açık iş ilanları, ABD özel sektör istihdamı ve cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine odaklandı. Gelecek veriler, Fed'in faiz patikasına dair net sinyaller verecek. Diğer Değerli Metallerde Son Durum: Spot Gümüş: %0,3 artışla 66,34 dolar Platin: %0,1 artışla 1.793,03 dolar Paladyum: 1.356,75 dolar (Yatay) DEV BANKADAN KRİTİK TAHMİN Öte yandan fiyatlardaki kısa vadeli geri çekilmeye rağmen ABD merkezli çokuluslu bir yatırım bankası Goldman Sachs Research, 2026 yılı sonuna ilişkin dikkat çeken bir altın raporu yayımladı. Dev banka, altının ons fiyatının 2026 sonuna kadar 4 bin 900 dolara yükselmesini beklediğini açıkladı. Kurum; merkez bankalarının döviz rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla güçlü altın alımlarını sürdürmesini ve piyasaların 2026'da Fed'den faiz artırımı beklentilerini azaltmasını yükselişin temel gerekçeleri olarak gösterdi. Ayrıca yatırımcıların hükümet politikalarındaki büyük ölçekli değişikliklere karşı portföylerini korumak amacıyla altın türevlerini kullanmasının piyasadaki volatiliteyi artırdığı belirtildi.
1 Eylül
15 yıllık altın birikimini bozdurdu! İşte eline geçen servet
Her ay düzenli olarak 2 Cumhuriyet altını aldığı belirtilen bir vatandaş, yaklaşık 15 yıllık birikiminin ardından elindeki 352 Cumhuriyet altınını bozdurmak için kuyumcuya götürdü. Altınları hesaplayan kuyumcu toplam değerin 16 milyon 494 bin 720 TL olduğunu söyleyerek ödemeyi havale yoluyla yapmayı teklif etti. Müşterinin bunun üzerine "Nakit alamaz mıyım abi?" diye sorması ise dikkat çekti. Her ay 2 Cumhuriyet altını satın alarak birikim yaptığı belirtilen bir vatandaş, yıllar içerisinde topladığı altınları bozdurmak için kuyumcunun yolunu tuttu. Vatandaşın yanında getirdiği 352 adet Cumhuriyet altınının hesaplanan toplam değeri ise milyonlarca liraya ulaştı. 352 CUMHURİYET ALTININI KUYUMCUYA GETİRDİ Bilgilere göre vatandaş, yaklaşık 15 yıl boyunca her ay düzenli olarak 2 Cumhuriyet altını satın aldı. Uzun yıllar boyunca sürdürdüğü birikimin ardından elindeki altınları nakde çevirmeye karar verdi. Kuyumcuya getirilen Cumhuriyet altınlarının sayısının 352 olduğu belirtildi. Altınların toplam değerini hesaplayan kuyumcu, müşterisine ortaya çıkan rakamı açıkladı. 16 MİLYON 494 BİN 720 TL HESAPLADI Kuyumcunun yaptığı hesaba göre 352 Cumhuriyet altınının toplam karşılığı 16 milyon 494 bin 720 TL oldu. Milyonlarca liralık rakamın ortaya çıkmasının ardından kuyumcu müşterisine, "16 milyon 494 bin 720 TL yapıyor, havale edelim" dedi. Kuyumcunun ödemeyi banka havalesiyle gerçekleştirmeyi teklif etmesi üzerine müşteri, "Nakit alamaz mıyım abi?" diye sordu.
27 Ağustos
27 yıldır böylesi görülmedi! Altın yatırımcılarına önemli uyarı
Altın ons fiyatı, ağustosta %15'e ulaşan primle Eylül 1999’dan bu yana en hızlı aylık yükselişine imza atarak 4.697 dolarla rekor kırdı. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, ETF girişleri ve hedge fon talebiyle coşan piyasaya ilişkin uyarıda bulunarak, 4.770 dolar direnci öncesinde şahin Fed mesajları, doların toparlanması ve kâr satışları nedeniyle sert bir düzeltme yaşanabileceğine dikkat çekti. Küresel piyasalarda altın, Eylül 1999’dan bu yana en güçlü aylık performansını sergilemeye hazırlanıyor. Ağustos ayında ons fiyatı %15 değer kazanarak 4.697 dolar ile zirveyi görürken, emtia stratejisti Ole Hansen "dikey yükselişlerin keskin düzeltme riski taşıdığı" konusunda yatırımcıları uyardı. Sarı metalde son iki işlem gününde bir "soluklanma" yaşansa da küresel gelişmeler ve artan talepler fiyatları rekor seviyelere taşıdı. 26 Ağustos işlemlerinde TSİ 06:00 itibarıyla 4.655 dolardan işlem gören ons altın, tarihi yükseliş trendini sürdürüyor. 27 YILIN EN HIZLI AYLIK YÜKSELİŞİ Piyasalardaki sert ivmelenmeyle birlikte ağustos ayına damga vuran altındaki rekor hareketin öne çıkan verileri şöyle: ETF ve Fon Talebi: Küresel altın ETF varlıkları ay başından bu yana yaklaşık 60 ton artarak Eylül 2025'ten bu yana en güçlü aylık girişi kaydetti. Hedge Fonların Hamlesi: Hedge fonlar, altın vadeli işlemlerindeki net uzun pozisyonlarını son 11 ayın en yüksek seviyesine çıkardı. Tarihi Prim: Ons altının bu ay ulaştığı %15'lik prim, en son Eylül 1999'da görülen %18'lik artıştan bu yana kaydedilen en hızlı aylık yükseliş oldu. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, bu gelişmelerin teknik kırılmaların yanı sıra siyasi, mali ve finansal endişelerin külçe altına olan talebi ne kadar hızlı artırabileceğini kanıtladığını vurguladı. "KESKİN DÜZELTME" RİSKİNE KARŞI UYARI Hızlı yükselişlerin piyasada aceleci kararları tetiklediğine dikkat çeken Ole Hansen, dikey hareketlerin momentum kaybettiğinde sert düşüş risklerini beraberinde getirdiğini belirtti. Piyasanın daha sağlıklı ilerleyebilmesi için düzenli bir toparlanmanın şart olduğunu aktaran Hansen, piyasayı tehdit eden temel risk faktörlerini şu şekilde sıraladı: Güçlenen Dolar: Doların sürekli toparlanması altındaki önemli bir desteği ortadan kaldırabilir. Fed ve Jackson Hole: Jackson Hole toplantısından gelebilecek şahin mesajlar veya Fed'in faiz indirim beklentilerinin azalması kâr satışlarını başlatabilir. Jeopolitik İyileşme: Bölgesel ve küresel risklerin azalması güvenli liman talebini zayıflatabilir. Mali Kaygılar ve Spekülasyon: ABD'deki mali kaygıların azalması ve yüksek spekülatif pozisyonlar, makro ortamdaki ufak bir değişimde bile derin düzeltmelere yol açabilir. ONS ALTINDA KRİTİK SEVİYELER Teknik seviyeleri belirten Ole Hansen, altın yatırımcılarının takip etmesi gereken direnç ve destek noktalarını paylaştı: Direnç Seviyesi: 4.770 dolar (Ocak-Haziran düzeltmesinin %50 geri alma seviyesi ve Mayıs ayındaki yerel zirve noktası). İlk Destek: 4.519 dolar (200 günlük hareketli ortalama). İkinci Destek: 4.410 dolar seviyesi.
26 Ağustos
40 yıllık zeytin devinden kötü haber
1986’dan bu yana faaliyet gösteren ve ürünlerini hem Türkiye’de hem de Avrupa pazarında tüketiciyle buluşturan Baktat Zeytin, yaşadığı finansal darboğazın ardından konkordato sürecine girdi. Bursa 3’üncü Asliye Ticaret Mahkemesi, şirkete mali yapısını toparlaması için bir yıllık kesin mühlet verirken üç kişilik yeni konkordato komiser heyeti atadı. Manisa'nın Akhisar ilçesinde faaliyet gösteren ve 1986 yılından bu yana hem iç piyasaya hem de Avrupa'ya zeytin ürünleri sunan köklü firma Baktat Zeytin için yargıdan kritik bir karar çıktı. Yaşadığı finansal darboğazı aşmak amacıyla konkordato ilan eden şirkete, Bursa 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflastan önceki son çıkış olarak değerlendirilen bir yıllık kesin mühlet verildi. YENİ KOMİSER HEYETİ ATANDI Şirketin sahibi Ali Baklan'ın yönetimindeki Baktat Zeytin'in mali yapısının toparlanması ve sürecin şeffaf bir şekilde denetlenmesi amacıyla mahkeme tarafından yeni bir konkordato komiser heyeti oluşturuldu. Hukukçu Hakan Yıldız ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Engin Dinçeli ve Birol Aslan heyet olarak atandı. TEDBİRLER UZATILDI NTV'nin aktardığı bilgilere göre, geçici mühlet süresince şirketin finansal durumunun düzeltilmesi amacıyla devreye sokulan tüm ihtiyati tedbir kararlarının aynen devam etmesine hükmedilirken, atanan üç komiserin ücretlerinin de doğrudan şirketin mal varlığından karşılanması kararlaştırıldı.
25 Ağustos
Altında tarihi zirve için 4 dev bankadan tarih! Gram altında yeni rekor kapıda
Altın yatırımcılarının gözü kulağı dünya devlerinden gelen açıklamalarda. Morgan Stanley, Wells Fargo, Goldman Sachs ve UBS, merkez bankalarının hız kesmeyen fiziki alımları ve küresel ekonomideki belirsizliklerin ışığında altına yönelik orta ve uzun vadeli tahminlerini güncelledi. Piyasada yaşanan kısa vadeli geri çekilmelerin panik sebebi mi yoksa yeni bir fırsat mı olduğu tartışılırken, dev kurumların önümüzdeki yıllar için işaret ettiği tarihi zirveler piyasalarda yankı uyandırdı. Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar sürerken, altın yatırımcılarının gözü kulağı dünya devlerinden gelecek haberlerde. Morgan Stanley, Wells Fargo, Goldman Sachs ve UBS, altın fiyatları için orta ve uzun vadeli tahminlerini peş peşe güncelledi. PANBİK SEBEBİ Mİ, ALIM FIRSATI MI? Merkez bankalarının rekor seviyedeki alımları ve küresel ekonomideki belirsizliklerin tetiklediği yeni senaryolara göre, ons altının 2027 yılına kadar 5.600 dolar seviyelerini görmesi bekleniyor. Haftayı 4.604 dolardan kapatan ons altın için olası düşüşler ise dev kurumlara göre panik sebebi değil, sadece birer alım fırsatı. MORGAN STANLEY'İN TAHMİNİ Ons altının 4.450 dolarlık dördüncü çeyrek hedefine çok daha erken ulaştığını belirten Morgan Stanley, piyasadaki bu güçlü rüzgarın devam edeceğini öngörüyor. Çin ve Polonya gibi ülkelerin merkez bankalarının kasalarını altınla doldurmaya hız vermesi ve yatırımcıların yeniden güvenli limana yönelmesiyle, fiyatların 2027 yılında 5.000 dolar barajını rahatlıkla aşabileceği belirtiliyor. Ancak kurumun uzmanları, ABD'den gelecek enflasyon verilerinin piyasalarda sert ve ani dalgalanmalara yol açabileceği konusunda da yatırımcıları uyarıyor.
24 Ağustos