USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
USD/TRY46,28+0.00%
EUR/TRY53,56+0.00%
ALTIN/GR6.279,54+0.00%
BTC/USD0,00+0.00%
ETH/USD0,00+0.00%
SON DAKİKA

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Politika faizi sabit tutuldu | BIST 100 yeni rekor seviyede

Kategori

Ekonomi

Ekonomi kategorisindeki tüm haberler

Borsaya açılan SpaceX'in hisseleri uçuşa geçti, Elon Musk dünyanın ilk dolar trilyoneri oldu
Ekonomi

Borsaya açılan SpaceX'in hisseleri uçuşa geçti, Elon Musk dünyanın ilk dolar trilyoneri oldu

SpaceX’in Nasdaq borsasındaki 75 milyar dolarlık tarihi halka arzı, dünya ekonomi tarihini değiştirdi. Şirketin piyasa değeri 2 trilyon doları aşarken; Tesla ve SpaceX'in patronu Elon Musk, 1,1 trilyon doları bulan servetiyle resmen "dünyanın ilk trilyoneri" olarak tarihe geçti. Dünya ekonomi tarihi, bugüne kadar görülmemiş bir zirveye şahitlik etti. Tesla ve SpaceX'in patronu Elon Musk, havacılık ve uzay şirketi SpaceX'in gerçekleştirdiği tarihi halka arzın ardından resmi olarak dünyanın ilk trilyoneri unvanını kazandı. SpaceX'in borsaya girişiyle birlikte Musk'ın kişisel serveti 1,1 trilyon dolar barajını aşarak rekor kırdı. "SPCX" KODUYLA BORSADA: TESLA'YI GERİDE BIRAKTI Space Exploration Technologies Corp (SpaceX) hisseleri, Nasdaq borsasında "SPCX" koduyla resmen işlem görmeye başladı. Yatırımcıların adeta akın ettiği halka arzda hisseler 150 dolardan açılış yaptı. Bu çılgın başlangıçla birlikte SpaceX'in toplam piyasa değeri 2 trilyon doları aşarak, Musk'ın 1,5 trilyon dolar değerindeki elektrikli otomobil devi Tesla'yı bile geride bıraktı. SpaceX bu değerle, dünyanın en değerli halka açık şirketleri listesinde 7. sıraya yerleşti. TARİHİN EN BÜYÜK HALKA ARZI: ARAMCO'NUN REKORU TARİH OLDU SpaceX, halka arz kapsamında 555,6 milyon A sınıfı hissesini hisse başına 135 dolardan satarak tam 75 milyar dolarlık devasa bir kaynak sağladı. Bu rakam, 2019 yılında Suudi petrol şirketi Aramco'nun 29,4 milyar dolarlık halka arz rekorunu ikiye katlayarak dünya tarihinin en büyük halka arzı olarak kayıtlara geçti. Şirketin halka arzına yatırımcılardan tam 4 kat fazla talep geldi. ŞİRKETİN TEK HAKİMİ YİNE ELON MUSK ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) sunulan belgelere göre, halka arz sonrasında da ipler tamamen Elon Musk'ın elinde kalacak. Şirketin oy haklarının yüzde 82,4'ünü elinde bulunduran Musk, hissedar onayı gerektiren tüm kritik kararlarda tek belirleyici konumunu koruyacak. Nasdaq’taki tarihi açılış zilini SpaceX Başkanı Gwynne Shotwell ve Mali İşler Direktörü Bret Johnsen çalarken, Elon Musk törene Texas'taki Starbase'den video konferansla bağlandı. Geçmişi yad eden Musk, şu duygusal açıklamayı yaptı: "El Segundo'daki bir depoda küçük bir şirket olarak yola çıkan SpaceX'in bugün halka arz edilmesine inanmak çok zor. İlk başlarda SpaceX'in başarılı olma ihtimaline yüzde 10'dan bile az şans veriyordum." DEV GELİR UZAY VE YAPAY ZEKAYA AKACAK SpaceX, bu tarihi halka arzdan elde ettiği 75 milyar dolarlık geliri uzay taşımacılığı, uydu internet hizmetleri, veri merkezleri ve yapay zeka altyapısında kullanacak. Bilindiği üzere şirket, geçtiğimiz dönemde Musk'ın yapay zeka girişimi xAI ile birleşerek gücüne güç katmıştı. Her ne kadar SEC belgelerinde şirketin 2025'te 4,9 milyar dolar, 2026'nın ilk çeyreğinde ise 4,28 milyar dolar zarar ettiği açıkılansa da, yatırımcıların geleceğe olan güveni Musk'ı dünyanın ilk trilyoneri yapmaya yetti. PARAM YOK DEMİŞTİ! Elon Musk geçmişte Twitter’ı (X) satın alma sürecinde medyaya yansıyan analizlerdeki gibi nakit parasının yeterli olmadığını açıklamıştı. Musk Servetinin çok büyük bir kısmı hisse senetlerinde olduğu için "nakitim yok" veya "likiditem yok" şeklinde serzenişlerde bulunmuştu. Kaynak: AA / Dilara Zengin Okay

9 saat önce
Altın yatırımcısı için kabus senaryosu

Altın yatırımcısı için kabus senaryosu

Ocak ayında 5.594 dolarla tarihi zirveyi gördükten sonra düşüş eğilimine giren altın için uluslararası finans kuruluşu Citi’den korkutan bir rapor geldi. Kısa vadeli risklerin yüksek olduğunu belirten analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik belirsizliklerin yaz sonuna kadar sürmesi halinde ons altının mevcut 4.357 dolar seviyesinden %20 değer kaybederek 3.500 dolara kadar gerileyebileceğini öngördü. Küresel piyasaların gözü kulağı altın fiyatlarındaki sert dalgalanmalara çevrilmişken, uluslararası finans devi Citi'den yatırımcıları alarma geçiren bir uyarı geldi. Bankanın analistleri, altının kısa vadede yüksek risk taşıdığını belirterek ons fiyatının 3.500 dolar seviyesine kadar düşebileceği bir çöküş senaryosunu masaya yatırdı. TARİHİ ZİRVEDEN SERT GERİ ÇEKİLME Altın fiyatları, geçtiğimiz Ocak ayında ons başına 5.594 dolar ile tüm zamanların tarihi zirvesini test etmişti. Ancak bu rekor yükselişin ardından piyasalarda rüzgar tersine döndü ve değerli metal sert bir geri çekilme sürecine girdi. Küresel piyasalarda oynaklık tırmanırken, altındaki o eski yükseliş ivmesi yerini belirgin bir düşüş trendine bıraktı. HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ ALTINI VURABİLİR CNBC'nin aktardığı Citi raporunda, kısa vadeli risklerin çok yüksek olduğuna dikkat çekildi. Rapordaki en çarpıcı detay ise jeopolitik gelişmelerin altın üzerindeki ters etkisi oldu. Analistler, küresel petrol ve ticaret ağının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'na ilişkin jeopolitik belirsizliklerin yaz sonuna kadar uzaması durumunda, ons altının 3.500 dolar seviyesine kadar gerileyebileceğini öngördü. Bu senaryonun gerçekleşmesi, altının şu an işlem gördüğü 4.357 dolar seviyesinden yaklaşık yüzde 20'ye yakın büyük bir değer kaybı yaşaması anlamına geliyor. GÜVENLİ LİMAN DEVRİ SALLANTIDA MI? Analistler, altının tarihsel süreçte her zaman bir "güvenli liman" olarak kabul görmesine rağmen, mevcut konjonktürde kısa vadede oldukça kırılgan bir görünüm sergilediğini vurguladı. Rapora göre kritik deniz geçiş hatlarında yaşanacak uzun süreli aksaklıklar, küresel altın talebini beklenenin aksine zayıflatabilir. Altın fiyatlarını baskılayan diğer majör faktörler ise şu şekilde sıralandı: Küresel ölçekte yüksek seyreden reel faizler, ABD dolarının uluslararası piyasalardaki güçlü duruşu, Gelişmekte olan piyasalardaki ekonomik aktivitenin zayıflaması, Merkez bankalarının sıkılaşan veya yön değiştiren para politikaları. DENGELENME İÇİN GÖZLER ENERJİ FİYATLARINDA Citi analistleri, bu karamsar senaryonun tersine dönmesinin yine jeopolitik yumuşamaya bağlı olduğunu belirtti. Raporda, Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri ve siyasi gerilimin azalması, buna bağlı olarak da enerji fiyatlarının gerilemesi durumunda altın üzerindeki satış baskısının hafifleyeceği ve piyasanın yeniden dengelenerek nefes alacağı kaydedildi.

10 Haziran
Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izinlerle ilgili önemli karar

Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izinlerle ilgili önemli karar

Yıllık izne çıkarken araya kaynayan hafta tatilleri için Yargıtay'dan milyonlarca çalışanı sevindirecek emsal bir karar geldi. Yüksek Mahkeme, yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatillerinin izin süresinden kesinlikle düşülemeyeceğine hükmetti. Çoğu işyerinde yanlış uygulanan bu kritik detay sayesinde, içeride henüz kullanmadığınız fazladan tatil gününüz veya yüklü bir izin paranız kalmış olabilir. Çalışanların kanunla korunan ancak bazı işverenler tarafından uygulamada ihlal edilen "yıllık izin haklarına" ilişkin Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz istemi üzerine bir davayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin yıllık ücretli izin kullandığı dönemlere rastlayan hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, bu günlerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek, çalışanın kullanmadığı bu günlere ait izin ücretini hak ettiğini belirtti. 4 GÜNLÜK BAKİYE ÇIKTI Dava dosyasına yansıyan olayda hesaplama şu şekilde yapıldı: Davacı işçinin toplamda 28 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunuyordu. İşverenin mahkemeye sunduğu belgelere göre işçi, iki farklı dönemde bu 28 günlük iznin tamamını kullanmış gibi görünüyordu. Ancak Yargıtay, işçinin izin kullandığı tarih aralıklarında toplam 4 günlük hafta tatili bulunduğunu saptadı. Kanun gereği bu 4 gün izinden sayılamayacağı için işçinin aslında 24 gün yıllık izin kullandığı, dolayısıyla içeride henüz kullanmadığı 4 günlük bakiye yıllık ücretli izin alacağı olduğu kesinleşti. İşyerinde haftada 6 gün çalışma düzeni bulunması nedeniyle, haftalık izinler her hafta için bir gün olarak hesaplandı. Ayrıca kararda, "Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu" detayı da hatırlatıldı. İŞ KANUNU NE DİYOR? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararının gerekçesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun sınırlarını net bir şekilde çizdi. Karara dayanak olan İş Kanunu 56/5 Maddesi'nde şu ifadeler yer alıyor: "Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz." Öte yandan emsal kararla birlikte, kanun kapsamında işçinin yıllık izinlerini tam olarak kullandığını ispat etme yükümlülüğünün işverene ait olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. İşverenler, çalışanların izin takibini tatil günlerini düşerek şeffaf bir şekilde belgelemek zorunda olacak.

9 Haziran
Sahte dolarları ATM'lerden sisteme sokup haksız kazanç sağlayan şebekeye operasyon: 9 gözaltı

Sahte dolarları ATM'lerden sisteme sokup haksız kazanç sağlayan şebekeye operasyon: 9 gözaltı

İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, sahte 50 dolarlık banknotları ATM'ler aracılığıyla sisteme dahil ederek 102 bin 750 dolar zarara yol açan 9 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da sahte 50 dolarlık banknotları ATM'ler aracılığıyla sisteme dahil ederek haksız kazanç sağladıkları belirlenen şüphelilere yönelik 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin bu yöntemle 102 bin 750 dolar zarara neden olduğu tespit edildi. İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA BAŞLATTI İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sahte döviz kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık yapanların tespit edilerek yakalanması için çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin sahte olduğu belirlenen 50 dolarlık banknotları banka ATM'leri aracılığıyla sisteme dahil ettikleri, ardından farklı banka ATM'lerinden dövizi Türk lirası olarak çekip haksız kazanç sağladıkları belirlendi. 9 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Çok sayıda işlem gerçekleştirdikleri tespit edilen şüphelilerin, bu yöntemle toplam 102 bin 750 dolar tutarında zarara neden oldukları saptandı. Çalışmaların ardından bu sabah saatlerinde İstanbul merkezli Artvin, Bursa, Edirne, Samsun ve Diyarbakır'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.

8 Haziran
20 bin konutluk açık satış kampanyasının ödeme planı netleşti!

20 bin konutluk açık satış kampanyasının ödeme planı netleşti!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TOKİ'nin 64 ilde yaklaşık 20 bin konutu satışa sunacağı Açık Satış Kampanyası'nın detaylarını paylaştı. 15 Haziran'da başlayacak kampanyada 2+1 konutlar 3,1 milyon liradan başlıyor, üç farklı ödeme planı sunuluyor. Öte yandan Ankara'daki örnek dairenin de görüntüleri paylaşıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) 64 ilde satışa sunacağı yaklaşık 20 bin konutluk Açık Satış Kampanyası'na ilişkin örnek daire görüntülerini paylaştı. Bakan Kurum, sanal medyadan yaptığı paylaşımda, "TOKİ ile yeni yapacağımız Açık Satış Kampanyamızla böyle 20 bin yuvamız daha sahiplerini bekliyor. Bu kapıların ardında huzur, mutluluk ve güven var" ifadelerine yer verdi. Bakan Kurum'un paylaştığı görüntülerde; Saraycık'taki 2+1 konutlardan detaylar yer aldı. Depreme dayanıklı, tünel kalıp sistemiyle inşa edilen örnek konutlar, salon, çocuk odası, yatak odası, banyo ve mutfaktan oluşuyor. Ankara'da 2+1 konutlar 3 milyon 100 bin liradan başlayan fiyatlarla ve 21 bin 400 lira taksitle, 3+1 konutlar ise 3 milyon 300 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. SATIŞLAR 15 HAZİRAN'DA BAŞLAYACAK TOKİ'nin açık satış kampanyası kapsamında 15 Haziran 2026 ile 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye Halk Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden doğrudan satış yapılacak. İkametgah, gelir, ön başvuru ve kura koşulları olmayan kampanyada T.C. vatandaşı olma, 18 yaşını doldurmuş olma ve başvuru sahibinin ve eşinin üzerine kayıtlı ev bulunmaması gerekecek.

8 Haziran
Restoranlarda yeni dönem! Tek kullanımlık sos paketleri tarihe karışıyor

Restoranlarda yeni dönem! Tek kullanımlık sos paketleri tarihe karışıyor

Avrupa Birliği, ambalaj atıklarını azaltmak amacıyla restoran ve kafelerde kullanılan tek kullanımlık ketçap, mayonez, hardal ve şeker paketlerini kaldırmaya hazırlanıyor. 12 Ağustos 2026'da yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme kapsamında bu ürünlerin yerini yeniden doldurulabilir sosluklar ve tekrar kullanılabilir kaplar alacak. Avrupa Birliği, plastik ve ambalaj atıklarını azaltmaya yönelik çevre politikaları kapsamında restoran ve kafalarda önemli bir değişikliğe gidiyor. Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR) çerçevesinde hazırlanan yeni kurallarla birlikte tek kullanımlık sos paketlerinin kullanımı kademeli olarak sona erecek. Yeni düzenlemenin 12 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor. TEK KULLANIMLIK SOS PAKETLERİ KALDIRILACAK Yeni kurallara göre Avrupa Birliği genelindeki restoran, kafe ve otellerde masada tüketilen yemekler için sunulan tek kullanımlık ketçap, mayonez, hardal, soya sosu, şeker ve benzeri ürünlerin paketli servis edilmesine izin verilmeyecek. Bu ürünlerin yerine yeniden doldurulabilen sosluklar, cam şişeler ve tekrar kullanılabilir kaplar kullanılacak. AMAÇ PLASTİK ATIKLARI AZALTMAK AB yetkilileri, kullanım süresi oldukça kısa olan küçük ambalajların önemli miktarda atık oluşturduğunu belirtiyor. Düzenlemeyle birlikte hem plastik kullanımının azaltılması hem de işletmelerin daha sürdürülebilir servis yöntemlerine yönlendirilmesi hedefleniyor. Avrupa Birliği verilerine göre ambalajlar, Birlik genelindeki plastik kullanımının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. BAZI ALANLAR MUAF TUTULACAK Yeni kurallar her alanda geçerli olmayacak. Paket servis ve eve teslim siparişlerde tek kullanımlık sos paketlerinin kullanılmasına devam edilebilecek. Ayrıca hastaneler ve bazı sağlık kuruluşları da hijyen gerekçesiyle uygulamanın dışında tutulabilecek. ÇEVRE POLİTİKALARININ PARÇASI Düzenleme, Avrupa Birliği'nin kişi başına düşen ambalaj atığını azaltmayı hedefleyen daha geniş kapsamlı çevre stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kuralların yürürlüğe girmesiyle birlikte Avrupa genelindeki restoran ve kafalarda tek kullanımlık sos paketlerinin yerini yeniden kullanılabilir servis sistemlerinin alması bekleniyor.

5 Haziran
Bakan Şimşek yıl sonu için enflasyon tahmini verdi

Bakan Şimşek yıl sonu için enflasyon tahmini verdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026'da Türkiye'nin yeni ekonomik rotasını ve dev teşvik paketini dünyaya duyurdu. Enflasyonun bu yılı yüzde 20'lerin ortasında tamamlayacağını belirten Şimşek; çok uluslu şirketlere 20 yıllık vergi muafiyeti, hizmet ihracatçısına tam istisna ve yabancı sermayeyi çekecek 20 yıllık vergi avantajlı "non-dom" ikamet rejiminin müjdesini verdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026 kapsamında düzenlenen " Türkiye'nin Finansal İstikrara Giden Yeni Rotası" başlıklı oturumda küresel yatırımcılara seslendi. Küresel ve bölgesel şoklara rağmen ekonomi programının yönünden taviz verilmeyeceğini vurgulayan Şimşek, Türkiye'yi küresel bir yatırım merkezine dönüştürecek devasa teşvik paketini ilk kez detaylandırdı. "KUR HEDEFİMİZ YOK, ENFLASYON YÜZDE 20'LERİN ORTASINA İNECEK" Dezenflasyon programına olan güçlü bağlılıklarının altını çizen Bakan Şimşek, dünyada yaşanan büyük şoklara rağmen enflasyonun düşüş trendini sürdüreceğini ve 2026 yılını yüzde 20'li seviyelerin ortasında kapatmasını beklediklerini açıkladı. Türk lirası için belirli bir kur seviyesi hedeflemediklerini belirten Şimşek, sıkı para politikası, makroihtiyati adımlar ve güçlenen döviz rezervleri sayesinde TL'ye olan güvenin belirgin şekilde arttığını ifade etti. BÜTÇE AÇIĞI VE CARİ DENGEDE İYİLEŞME SİNYALİ Yüksek enerji fiyatlarının cari açığı artırma potansiyeli olsa da bu etkinin yönetilebilir düzeyde kalacağını belirten Şimşek, ihracattaki dayanıklılık ve iç talepteki yavaşlamanın dengeyi sağladığını vurguladı. Cari açığın uzun dönem ortalamasının altında, GSYH'nin yüzde 3'ü seviyesinde kalması bekleniyor. Bütçe performansına da değinen Şimşek, 2023 yılında yüzde 5,1 olan bütçe açığının, sıkı harcama kontrolü ve kayıt dışılıkla mücadele sayesinde 2025'te yüzde 2,9'a indirildiğini, 2026 ve sonrasında ise bu oranın yüzde 3'ün altında tutulacağını belirtti. TÜRKİYE'YE YABANCI SERMAYE YAĞDIRACAK DEV TEŞVİKLER Bakan Şimşek'in sunumunun en dikkat çekici bölümünü ise doğrudan yabancı yatırımları ve nitelikli iş gücünü ülkeye çekmek için hazırlanan kapsamlı teşvik paketi oluşturdu: Üretici şirketler için kurumlar vergisi yüzde 12,5'e düşürülecek. Yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik ve tasarım gibi hizmet ihracatı yapan firmalara tam vergi istisnası sağlanacak. Transit ticaretten kurumlar vergisi alınmayacak. Türkiye'yi çok uluslu şirketlerin üssü yapmayı hedefleyen yeni sisteme göre; Bölgesel merkez kuran dev şirketlere 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti ve çalışanlarına belirli bir ücrete kadar gelir vergisi istisnası sunulacak. Uluslararası sermayedarlar için 20 yıllık "Non-Dom" (Vergi avantajlı ikamet) rejimi başlatılacak. Bu sistemde yabancı kaynaklı gelirler vergilendirilmeyecek, veraset vergisi sadece yüzde 1 olacak ve yalnızca Türkiye kaynaklı gelirlerden vergi alınacak. "TERMİNAL İSTANBUL" GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ KURULACAK Şimşek, teknoloji ve girişimcilik ekosistemini büyütmek için Atatürk Havalimanı'nda "Terminal İstanbul" adıyla dev bir girişimcilik merkezi kurulacağını açıkladı. Şirket kuruluşu, vergi, arazi ve teşvik işlemleri Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulacak "One-Stop Shop" (Tek Durak Ofisi) üzerinden dijital ve hızlı bir şekilde yürütülecek. Ayrıca, nakit, altın ve menkul kıymetlerin Türkiye ekonomisine kazandırılması için FATF (Mali Eylem Görev Gücü) standartlarıyla tam uyumlu yeni bir "varlık geri getirme" çerçevesi devreye alınacak.

4 Haziran
Sıfır Atık Festivali’ne geri sayım: Dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olacak

Sıfır Atık Festivali’ne geri sayım: Dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olacak

İstanbul'da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın katılımıyla Sıfır Atık Festivali Basın Lansmanı gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, "Festival boyunca kullanılacak elektrik tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ve bu belgeleriyle doğrulanmış olacak. Böylece dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olmuş olacağız" dedi. Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek Sıfır Atık Festivali öncesinde düzenlenen basın lansmanında festivalin kapsamı, hedefleri ve programı kamuoyuyla paylaşıldı. Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen lansmana Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve Cop31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş katıldı. Lansmanda yapılan değerlendirmelerde, festivalin yalnızca çevre temalı bir etkinlik olmanın ötesinde, sürdürülebilir yaşam kültürünü toplumun günlük hayatına taşıyan kapsamlı bir dönüşüm platformu olduğu vurgulandı. Lansmanda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın sahip çıktığı büyük bir çevre ve sürdürülebilirlik markasına dönüştüğünü söyleyerek, “Bu vizyon sayesinde 30 Mart, Birleşmiş Milletler nezdinde Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edildi. Bu anlamda Türkiye çevre diplomasisinin öncü ülkelerinden biri haline gelmiştir. 1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası kapsamında İstanbul'umuz bu küresel hareketin merkezi olacak” dedi. “Hayatın Tüm Alanlarında Enerji Verimliliği ve Sıfır Atık Anlayışını Toplumumuzla Buluşturacağız” Hafta boyunca gerçekleşecek etkinliklerle sıfır atık kültürünün toplumun bütün kesimlerine yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti: “İstanbul öyle bir yer ki, Türkiye'nin her yerinden insanların her zaman ziyaret ettiği bir yer. Dolayısıyla tüm Türkiye'deki vatandaşlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı buraya bekliyoruz. Bu festivalde birçok vatandaşımızı çevre, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik yaşam konusunda bilinçlendirecek çok kapsamlı bir organizasyon inşallah olacak. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak saygıdeğer Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sıfır Atık Vakfımızla birlikte “Enerjide Verimlilik ve Gelecekte Dönüşüm” sloganıyla düzenlenecek bu festivalde, evlerimizde, işyerlerimizde, sanayide, ulaşımda, tarımda yani adeta hayatın ve ekonominin tüm alanlarında enerji verimliliği ve sıfır atık anlayışını toplumumuzda buluşturmayı hedefliyoruz.” “Enerjimizi Verimli Kullanmak Bir Zorunluluk” Dünyada çok büyük bir enerji krizi olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Böyle bir dönemde özellikle enerjimizi verimli kullanmak, kaynaklarımızı korumak ve atıklarımızı ekonomiye kazandırmamız hakikaten artık bir tercih değil, bir trend değil, bir zaruret, bir zorunluluk. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Enerji verimliliği ile sıfır atık aslında adeta siyam ikizi gibi. Yani bir anlayışın iki temel unsuru. Her ikisinin merkezinde de israfın önlenmesi var, kaynakların doğru kullanılması var ve nihai olarak da tabii sürdürülebilir bir kalkınma hedefi var. Biraz önce ifade ettiğim gibi, yani ekonominin tamamında, binalarımızda, sanayimizde, ulaştırmada, tarımda topyekün bir enerji verimliliği seferberliği yürütüyoruz” diye konuştu. “Dünyanın İlk Yenilenebilir Kaynak Sertifikalı Festivali Olacak” Festival içeriğine değinen Bakan Bayraktar şöyle devam etti: “ Festival alanında çocuklarımızdan gençlerimize, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar herkesin kendisine hitap eden farklı uygulamalar, farklı tecrübeler olacak. Yenilenebilir enerji teknolojilerinden yapay zeka destekli uygulamalara, geri dönüşüm atölyelerinden sürdürülebilir ulaşım çözümlerine kadar çok geniş bir içerik hazırlandı. Çok ciddi bir çalışma yapıldı burada ve ziyaretçilerimiz enerji verimliliği ile sıfır atık arasındaki bu güçlü ilişkiyi test ederek, deneyerek öğrenecekler. Ayrıca elektronik atıklardan kritik madenlerin geri kazanımına, biyogaz üretiminden sürdürülebilir tarım uygulamalarına kadar birçok yenilikçi çalışmayı da uygulamalı olarak görme fırsatı bulacaklar. Bu festivalin başka bir özelliği var. Dünyada bir ilke de bu anlamda ev sahipliği yapmış olacağız. Festival boyunca kullanılacak elektrik tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ve bu belgeleriyle doğrulanmış olacak. Böylece dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olmuş olacağız.”

2 Haziran
Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar! Sistem sil baştan değişiyor

Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar! Sistem sil baştan değişiyor

Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan ilke kararına göre çalışanların mesai takibinin parmak izi, yüz tanıma, retina taraması ve benzeri biyometrik veriler kullanılarak yapılması hukuka aykırı bulundu. Kurul, çalışanın açık rızasının bulunmasının da yeterli olmayacağını belirtti. Mesai takibinde kartlı geçiş sistemleri, PIN kodu, imza çizelgeleri ve RFID/NFC kimlik kartları gibi alternatif yöntemlerin kullanılması gerektiği ifade edildi. Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinin biyometrik verilerle yapılmasını hukuka aykırı buldu. Resmi Gazete'de yayımlanan ilke kararıyla parmak izi, yüz tanıma ve retina taraması gibi yöntemlerle mesai kontrolüne sınırlama getirildi. KVKK'DAN EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun çalışanların biyometrik verilerinin işlenmesine ilişkin ilke kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kurul, çalışanların mesai takibinin parmak izi, retina taraması, yüz ve el geometrisi ile ses tınısı gibi biyometrik veriler kullanılarak yapılmasının kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuata aykırı olduğuna hükmetti. AÇIK RIZA OLSA BİLE YETERLİ DEĞİL Kararda, çalışanların açık rıza vermiş olmasının tek başına yeterli olmadığı vurgulandı. KVKK, biyometrik verilerin işlenmesinin ancak kanunlarda açıkça öngörülmesi halinde mümkün olabileceğini belirterek, mesai takibi amacıyla bu verilerin kullanılmasının hukuki dayanağının bulunmadığı değerlendirmesini yaptı. İŞVERENLER İÇİN YENİ DÖNEM Kararla birlikte birçok iş yerinde kullanılan parmak izi ve yüz tanıma sistemlerinin mesai kontrolü amacıyla kullanılması tartışma konusu haline geldi. Kurul, çalışanların devam durumunun takibi için daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. ALTERNATİF YÖNTEMLER SIRALANDI KVKK, mesai takibinin biyometrik veriler yerine farklı yöntemlerle yapılabileceğini de açıkladı. Buna göre işverenler; Şifreli kart sistemleri, PIN tabanlı giriş yöntemleri, Geleneksel imza uygulamaları, Kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID veya NFC kimlik kartları, Denetçi gözetiminde elle kayıt yöntemleri gibi alternatif sistemleri kullanabilecek. MİLYONLARCA ÇALIŞANI İLGİLENDİRİYOR Kararın, kamu ve özel sektörde parmak izi ya da yüz tanıma sistemiyle giriş-çıkış kontrolü yapılan çok sayıda iş yerini etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, ilke kararının işverenlerin kullandığı personel takip sistemlerini yeniden gözden geçirmesine yol açabileceğini değerlendiriyor.

2 Haziran
Alkol satışına yeni düzenleme geliyor

Alkol satışına yeni düzenleme geliyor

Meclis Genel Kurulu'nun gündemine gelecek yeni torba yasa teklifiyle; alkollü içki markalarının logo, amblem veya bunları çağrıştıracak her türlü görselin dolap, raf ve vitrinlerde kullanımı tamamen yasaklanacak, bira-rakı gibi fermente ve distile içkiler arasında çapraz marka kullanımı engellenecek. Ayrıca 22.00-06.00 saatleri arasındaki satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisi vali ve kaymakamlara devredilecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 10 günlük aranın ardından 2 Haziran Salı günü kritik bir torba yasa teklifini görüşmek üzere toplanıyor. "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" kapsamında alkollü içki satışı, reklamı, markalanması ve tarım arazilerinin korunmasına yönelik çok köklü değişiklikler masaya yatırılacak. Meclis Genel Kurulu, haftalık yoğun mesaisine alkol ve tarım sektörünü yakından ilgilendiren radikal bir kanun teklifiyle başlıyor. Sektör temsilcileri ve esnaf tarafından pürdikkat takip edilen torba yasa teklifinin, Salı günü başlayacak görüşmelerin ardından kısa sürede yasalaşması bekleniyor. Teklifin en çok tartışılan ve dikkat çeken başlığı ise alkollü içki üreticilerine getirilen yeni kısıtlamalar oldu. ALKOL MARKALARININ GÖRÜNÜRLÜĞÜ TAMAMEN BİTİYOR Yeni kanun teklifiyle birlikte alkollü içki üreticilerinin, ithalatçılarının ve pazarlamacılarının görünürlüğü neredeyse tamamen ortadan kaldırılacak. Yasalaşması beklenen maddelere göre; Alkollü içki üreten, ithal eden veya pazarlayan firmaların; isim, marka, logo, amblem ya da bunları çağrıştıracak her türlü sözcük, şekil, resim ve harf kullanımı sınırlandırılıyor. Bu ibareler; iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde (dolap, raf vb.) ve hiçbir etkinlik alanında kesinlikle bulundurulamayacak. BİRA MARKASI RAKIYA VERİLEMEYECEK Düzenleme, alkol sektöründeki pazarlama ve markalama stratejilerine de set çekiyor. Yeni kurallara göre, fermente alkollü içki (bira, şarap vb.) markaları, distile alkollü içki (rakı, viski, votka vb.) markası olarak kullanılamayacak. Aynı şekilde distile içki markaları da fermente içki markası olarak tescil edilemeyecek veya pazarlanamayacak. Böylece markalar arası geçiş tamamen engellenmiş olacak. 22.00 YASAĞI CEZALARINDA YETKİ VALİ VE KAYMAKAMDA Yurt genelinde halihazırda uygulanan 22.00 - 06.00 saatleri arasındaki alkollü içki satış yasağına ilişkin denetim ve yaptırım mekanizmasında da köklü bir bürokratik değişikliğe gidiliyor. Yeni torba yasa teklifi onaylandığı takdirde, belirlenen saatler arasında kural ihlali yapan işletmelere yönelik cezai yaptırımları uygulama yetkisi doğrudan mülki idare amirlerine (vali ve kaymakamlar) devredilecek. TARIM ARAZİLERİ KOOPERATİFLERE KAPATILIYOR Torba kanun teklifi sadece alkol düzenlemeleriyle sınırlı kalmıyor. Haftanın öne çıkan bir diğer önemli maddesiyle, yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet edinmesi veya sınırlı ayni haklar kurması tamamen yasaklanıyor. Bu hamleyle, tarım alanlarının kooperatifleşme yoluyla bölünmesinin ve amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kaynak: ANKA

31 Mayıs
Emekli ve memur zammında yeni hesap! İşte meslek meslek yeni maaşlar

Emekli ve memur zammında yeni hesap! İşte meslek meslek yeni maaşlar

Milyonlarca emekli ve memurun gözü Temmuz ayında yapılacak maaş artışına çevrildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ilk 4 aylık enflasyon verileri sonrası zam oranları büyük ölçüde şekillenirken, kesin rakamlar için mayıs ve haziran enflasyon sonuçları bekleniyor. İşte öğretmen, polis, doktor, hemşire ve mühendis başta olmak üzere kamuda çalışan birçok meslek grubu için zam hesabı.. Ocak ayında yüzde 4,84, şubat ayında yüzde 2,96, mart ayında yüzde 1,94 ve nisan ayında yüzde 4,18 olarak gerçekleşen enflasyon verileriyle birlikte, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için 4 aylık kümülatif zam oranı yüzde 14,64’e ulaştı. MAYIS ENFLASYONU 5 HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK TÜİK, mayıs ayı enflasyon verilerini Kurban Bayramı nedeniyle 5 Haziran Cuma günü saat 10.00’da duyuracak. Bu açıklama ve ardından gelecek haziran ayı verileriyle birlikte emekli ve memurların alacağı kesin zam oranı resmiyet kazanacak. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİSİ İÇİN YÜZDE 18,58 BEKLENTİSİ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Mayıs 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre ekonomistlerin mayıs ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,89, haziran beklentisi ise yüzde 1,52 oldu. Bu tahminlerin gerçekleşmesi durumunda 6 aylık toplam enflasyonun yüzde 18,58 seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayında alacağı zam oranının en az yüzde 18,58 olması bekleniyor. Mevcut Maaşlara Göre Değişim: 20 bin TL alan bir emeklinin aylığı 4 aylık verilere göre 22 bin 928 TL’ye, 25 bin TL alan emeklinin aylığı yaklaşık 28 bin 660 TL’ye, 30 bin TL alan emeklinin maaşı ise 34 bin 392 TL seviyesine yükselecek. MEMUR VE MEMUR EMEKLİSİNE ENFLASYON FARKI Memur ve memur emeklileri ise toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alacak. TCMB beklentilerine göre 6 aylık enflasyon farkının yüzde 6,83 olması öngörülürken, toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 7’lik artışla birlikte toplam zam oranının yüzde 14,31’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Kümülatif Zam Hesaplama Tablosu: 6 Aylık Enflasyon: %18.58 6 Aylık Enflasyon Farkı: %6.83 Toplu Sözleşme Zam Oranı: %7 Enflasyon Farkı Dahil Zam Oranı: %14.31 İŞTE MESLEK MESLEK YENİ ZAMLI MAAŞ HESABI Tahmini senaryolara göre memurların mevcut maaşları ile yüzde 10,51 ve yüzde 14,23'lük olası artışlara göre yeni maaş hesaplamaları şu şekildedir: Memur (Üniv. mez.) 9/1 Mevcut: 64.397 TL %10,51 Zamlı: 71.167 TL %14,23 Zamlı: 73.561 TL Şube Müdürü (Üniv. mez.) 1/4 Mevcut: 94.384 TL %10,51 Zamlı: 104.305 TL %14,23 Zamlı: 107.817 TL Mühendis 1/4 Mevcut: 96.211 TL %10,51 Zamlı: 106.324 TL %14,23 Zamlı: 109.900 TL Teknisyen (Lise mez.) 11/1 Mevcut: 66.870 TL %10,51 Zamlı: 73.899 TL %14,23 Zamlı: 76.385 TL Vaiz 1/4 Mevcut: 76.653 TL %10,51 Zamlı: 84.711 TL %14,23 Zamlı: 87.562 TL Uzman Öğretmen 1/4 Mevcut: 81.219 TL %10,51 Zamlı: 89.756 TL %14,23 Zamlı: 92.779 TL Öğretmen 1/4 Mevcut: 73.368 TL %10,51 Zamlı: 81.079 TL %14,23 Zamlı: 83.806 TL Araştırma Görevlisi 7/1 Mevcut: 90.568 TL %10,51 Zamlı: 100.088 TL %14,23 Zamlı: 103.449 TL Polis Memuru 8/1 Mevcut: 81.617 TL %10,51 Zamlı: 90.196 TL %14,23 Zamlı: 93.233 TL Başkomiser 3/1 Mevcut: 89.214 TL %10,51 Zamlı: 98.592 TL %14,23 Zamlı: 101.924 TL Avukat Mevcut: 90.000 TL %10,51 Zamlı: 99.459 TL %14,23 Zamlı: 102.807 TL Hemşire (Üniv. mez.) 5/1 Mevcut: 74.770 TL %10,51 Zamlı: 82.628 TL %14,23 Zamlı: 85.407 TL Profesör 1/4 Mevcut: 135.089 TL %10,51 Zamlı: 149.289 TL %14,23 Zamlı: 154.313 TL Uzman Doktor 1/4 Mevcut: 150.426 TL %10,51 Zamlı: 166.234 TL %14,23 Zamlı: 171.829 TL

31 Mayıs
Muhteşem Yedili para bastı! 3 ayda 240 milyar dolar kar

Muhteşem Yedili para bastı! 3 ayda 240 milyar dolar kar

Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta’nın açıkladığı son bilançolar teknoloji devlerinin kar rekoru kırdığını ortaya koydu. “Muhteşem Yedili” olarak anılan şirketlerin toplam çeyreklik karı yüzde 74 artarak yaklaşık 240 milyar dolara, gelirleri ise yüzde 25 yükselişle 645,8 milyar dolara ulaştı. Yapay zeka yatırımları ve veri merkezi büyümesi şirketlerin finansal sonuçlarına damga vururken, en yüksek karı Alphabet elde etti. Dünya borsalarının yönünü belirleyen teknoloji şirketleri, son açıkladıkları finansal sonuçlarla küresel ekonomideki ağırlıklarını bir kez daha ortaya koydu. Dünyanın en değerli şirketi Nvidia ile birlikte Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta’nın yayımladığı son bilançolar, özellikle yapay zeka yatırımlarının teknoloji devlerine milyarlarca dolar kazandırdığını gözler önüne serdi. 7 DEV ŞİRKETİN TOPLAM KARI 240 MİLYAR DOLARA DAYANDI AA muhabirinin şirketlerin açıkladığı finansal raporlardan derlediği bilgilere göre, “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan teknoloji devlerinin toplam çeyreklik karı yaklaşık yüzde 74 artış göstererek 239,8 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde toplam 138,1 milyar dolar kar açıklayan şirketler, bu yıl tarihi seviyelere çıktı. Şirketlerin toplam gelirleri ise yüzde 25 artarak 645,8 milyar dolara yükseldi. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 517 milyar dolar seviyesindeydi. YAPAY ZEKA RÜZGARI DEVLERİ UÇURDU Bilançolarda özellikle yapay zeka yatırımları, veri merkezi büyümesi, bulut teknolojileri ve devasa altyapı harcamaları öne çıktı. Şirketlerin neredeyse tamamı, yapay zekaya yönelik yatırımlarını hızlandırırken milyarlarca dolarlık veri merkezi ve sunucu yatırımları dikkat çekti. KARDA ZİRVE ALPHABET’İN OLDU Son çeyrekte en yüksek net karı 62,6 milyar dolarla Alphabet elde etti. Şirketin operasyonel başarısının yanı sıra yatırımlarından kaynaklanan değerleme kazançlarının da bu sonuçta etkili olduğu belirtildi. Alphabet’i 58,3 milyar dolarlık karla Nvidia takip etti. Microsoft 31,8 milyar dolar, Amazon ise 30,3 milyar dolar net kar açıkladı. Apple’ın karı 29,6 milyar dolar olurken, Meta 26,8 milyar dolar kazanç elde etti. Elektrikli araç devi Tesla ise yalnızca 477 milyon dolarlık kar açıklayarak “Muhteşem Yedili” arasında en düşük kar eden şirket oldu. NVIDIA KAR PATLAMASI YAŞADI Son bilanço döneminin en dikkat çekici şirketi Nvidia oldu. Yapay zeka çiplerine yönelik küresel talep patlaması sayesinde şirketin net karı yıllık bazda yüzde 211 arttı. Alphabet’in karı yüzde 81, Amazon’un yüzde 77, Meta’nın yüzde 61, Microsoft’un yüzde 23, Apple’ın yüzde 19 ve Tesla’nın yüzde 17 yükseldi. GELİRDE LİDER AMAZON Gelir tarafında zirvede Amazon yer aldı. E-ticaret ve bulut bilişim devi, çeyrek dönemde 181,5 milyar dolarlık gelir elde etti. Amazon Web Services (AWS) tarafındaki büyüme şirketin gelirlerini yukarı taşıdı. Amazon’u 111,2 milyar dolarla Apple, 109,9 milyar dolarla Alphabet izledi. Microsoft 82,9 milyar dolar, Nvidia 81,6 milyar dolar, Meta 56,3 milyar dolar ve Tesla 22,4 milyar dolar gelir açıkladı. TESLA DİĞER DEVLERİN GERİSİNDE KALDI Tesla’nın hem kar hem de gelir artışı bakımından diğer teknoloji devlerinin gerisinde kalması dikkat çekti. Elektrikli araç pazarındaki yoğun rekabet, fiyat indirimleri ve kar marjlarındaki baskının Tesla’nın performansını olumsuz etkilediği değerlendiriliyor. DEVASA YATIRIM PLANLARI DİKKAT ÇEKTİ Şirketlerin açıkladığı bilançolarda yatırımcıların en çok dikkat ettiği başlıklardan biri de sermaye harcamaları oldu. Meta, son dönemde yaklaşık 20 milyar dolarlık sermaye harcaması yaptığını açıklarken, 2026 yılı için hedefini 125-145 milyar dolar aralığına yükseltti. Microsoft ise 2026’da yaklaşık 190 milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Amazon ve Alphabet de veri merkezleri ve bulut altyapısı için on milyarlarca dolarlık yatırım planlarını sürdürdüklerini açıkladı. Tesla da Robotaksi ve insansı robot projeleri için 2026 yılında yaklaşık 25 milyar dolarlık sermaye harcaması yapmayı planladığını duyurdu.

28 Mayıs
Bayram yolculuğunun gizli maliyeti! Bir aile tek molada adeta servet ödüyor

Bayram yolculuğunun gizli maliyeti! Bir aile tek molada adeta servet ödüyor

Akaryakıt istasyonları ve dinlenme tesislerindeki fahiş fiyatlar bayram yolculuğunda vatandaşı isyan noktasına getirdi. 20-30 liralık suyun 100 liraya, 30 liralık gofretin 120 liraya satıldığı tesislerde dört kişilik bir ailenin tek molada ödediği hesap 3-4 bin lirayı buluyor. Tüketici dernekleri Ticaret Bakanlığı'nı denetimleri sıkılaştırmaya çağırırken, vatandaş çareyi evden yiyecek getirmekte buldu. Akaryakıt istasyonlarının marketleri ve yol kenarı tesisleri, şehir içindeki perakende fiyatlarını ikiye, hatta üçe katlamış durumda. Şehir içinde 20-30 lira olan sıradan bir küçük pet suyun otoban marketlerinde 100 liraya satılması, 30 liralık bir gofretin kasada 120 lira olarak bardağı taşırması vatandaşı isyan noktasına getirdi. Tesislerin “mecburi istikamet” mantığıyla, yani “vatandaşın yolda başka alternatifinin olmamasını” fırsat bilerek uyguladığı bu astronomik etiketler, bayram yolculuğunun gizli ve en ağır maliyet kalemi haline geldi. BİR AİLENİN DİNLENME TESİSİ FATURASI ASGARİ ÜCRETE ULAŞIYOR İşin yemek ve restoran boyutu ise artık sadece dudak uçuklatmıyor, doğrudan cep yakıyor. Özellikle yeni otoyol hatları üzerindeki bazı lüks dinlenme tesislerinde ve popüler yol üstü lokantalarında fiyatlar İstanbul’un lüks semtleriyle yarışıyor. Bugün otobanda mola veren tek bir kişinin; bir kase çorba, bir porsiyon ana yemek (kebap veya et yemeği), bir adet yan ürün (salata veya mücver) ve bir kutu içecekten oluşan standart dört çeşit yemeğinin hesabı 1.500-2.000 lirayı rahatlıkla geçiyor. Bir porsiyon çorbanın 250-300 liraya, etli ana yemeklerin 750-900 lira bandına fırladığı bu yerlerde, dört kişilik bir ailenin sadece karnını doyurmak için tek bir molada ödeyeceği rakam 3 bin ile 4 bin lira arasında değişiyor. Gidiş dönüş yolculuğunda birkaç defa mola vermek zorunda kalan bir ailenin dinlenme tesisi faturası, neredeyse bir asgari ücret tutarına ulaşıyor. VATANDAŞ KASAYA GİDENE KADAR FİYATI BİLMİYOR Akaryakıt istasyonları ise kar marjlarındaki daralmayı adeta market reyonlarından ve kahve otomatlarından çıkarma yarışına girdi. “Premium” ya da “Gurme” konsept adı altında işletilen benzinlik içi kafelerde, kağıt bardakta sunulan sıradan bir filtre kahve veya lattenin fiyatı 200 ile 300 lira arasında değişiyor. Yolculuk esnasında uykusu açılması için mecburen kahveye yönelen sürücüler kasada adeta şoke oluyor. Üstelik Fiyat Etiket Yönetmeliği’ne göre her ürünün üzerinde net bir etiket bulunması zorunlu olmasına rağmen, birçok yol üstü işletmesi barkodlu sistemi bahane ederek fiyatları gizliyor. Vatandaş ürünü alıp kasaya gidene kadar ne ödeyeceğini bilemiyor, kuyrukta mahcup olmamak için de katmerli fiyatı sineye çekerek ödemek mecburiyetinde kalıyor. "YAŞANANLAR 'SERBEST PİYASA' KILIFIYLA AÇIKLANAMAZ" Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; tüketici dernekleri bu durumun “serbest piyasa” kılıfıyla açıklanamayacağını belirterek Ticaret Bakanlığı’nı otoyol denetimlerini sıkılaştırmaya çağırıyor. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) yetkilileri, “Serbest piyasa, mecburi hizmet alan tüketiciyi fahiş fiyatla sıkıştırmak demek değildir. Vatandaşın otobanda başka bir tedarikçiye ulaşma şansı yoksa, o dükkânlar kamu hizmeti hassasiyetiyle denetlenmelidir” uyarısında bulunuyor. Yaşanan bu “otoban tarifesi” yüzünden bayram yolculuğu kültüründe de zorunlu bir değişim başladı. Dinlenme tesislerine adım atmaya korkan binlerce vatandaş, çareyi bagajda “seyyar mutfak” kurmakta buldu. Evde hazırlanan saklama kaplarındaki börekler, sarmalar ve ev tipi büyük termoslardaki çaylar, fahiş fiyatlı tesislere karşı vatandaşın en büyük savunma mekanizması haline geldi.

26 Mayıs
Türkiye'nin incisi "Dünyada Yemek İçin En İyi 15 Yer" listesinde

Türkiye'nin incisi "Dünyada Yemek İçin En İyi 15 Yer" listesinde

Çanakkale'nin turizm merkezi Bozcaada, National Geographic'in 2026 yılı için hazırladığı "Dünyanın en iyi 15 yemek destinasyonu" listesine girdi. Ada, köklü mutfak kültürü ve yerel üretimiyle dikkat çekti. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan Çanakkale'nin turizm merkezi Bozcaada, gastronomisi ile dünyanın gözdesi oldu. FARKLI BÖLGELERDEN YALNIZCA 15 DESTİNASYON SEÇİLDİ Dünyaca ünlü yayın kuruluşu National Geographic, 2026 yılı için hazırladığı "15 of the Best Places in the World for Food Right Now" (Şu Anda Dünyada Yemek İçin En İyi 15 Yer) listesinde Bozcaada'ya da yer verdi. Dünyanın farklı bölgelerinden yalnızca 15 destinasyonun seçildiği listede Bozcaada; köklü mutfak kültürü, yerel üretim ağı ve özgün ada yaşamıyla dikkat çekti. BİNLERCE YILLIK MİRAS SOFRALARDA YAŞATILIYOR Değerlendirmede, antik çağlarda Tenedos adıyla bilinen ve Homeros'un İlyada Destanı'nda da geçen Bozcaada'nın tarihi birikiminin günümüz mutfağına yansıdığı belirtildi. Türk ve Rum kültürlerinin izlerini taşıyan ada mutfağında yerel otlar, deniz ürünleri, geleneksel börekler ve özgün Ege tarifleri öne çıkıyor. Adanın meze kültürü, yerel üretimle hazırlanan reçeller ve Ege'nin ortak gastronomi mirasını yansıtan lezzetler de haberde geniş yer buldu. Yerel üreticiler arasında gösterilen Bozcaada Kadın Kooperatifi'nin ürettiği reçel ve meze çeşitleri, adanın sürdürülebilir yerel üretim anlayışının önemli bir parçası olarak değerlendirildi.

26 Mayıs
Manisa'da barajlar doldu, kapaklar açıldı

Manisa'da barajlar doldu, kapaklar açıldı

Manisa'da Afşar Barajı yüzde 100 doluluğa ulaşırken, yüzde 90 doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı'ndan Marmara Gölü'ne kontrollü su salımı başladı. DSİ yetkilileri bölgede incelemelerde bulundu. Manisa'da Afşar Barajı yüzde 100 doluluğa ulaşırken, yüzde 90 doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı'ndan kuruyan Marmara Gölü'ne kontrollü su salımı başladı. Manisa'nın Alaşehir ilçesinde bulunan Afşar Barajı, kış ve ilkbahar yağışlarının ardından yüzde 100 doluluk oranına ulaşınca dolusavaktan su bırakılmaya başlandı. Bölgedeki barajlarda yaşanan su bereketi üreticileri sevindirirken, DSİ yetkilileri hem sulama yatırımlarını hem de kontrollü su yönetimini sahada inceledi. "ÇALIŞMALAR, BÖLGE TARIMI AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR" İzmir DSİ 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, teknik ekibiyle birlikte Afşar Barajı'nda incelemelerde bulundu. Dolusavaktan bırakılan su dikkat çekerken, Bilgi baraj sahasında yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Afşar Barajı'ndan Alaşehir Ovası'na su taşınmasını sağlayacak kapalı sistem sulama projelerini yerinde inceleyen Bilgi, devam eden kanal çalışmalarını da değerlendirdi. Dünya Bankası desteğiyle hayata geçirilen "Manisa Alaşehir Sulaması Yenileme Projesi" kapsamında sürdürülen çalışmaların bölge tarımı açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. "GEREKLİ TEDBİRLER TİTİZLİKLE SÜRDÜRÜLÜYOR" Modern sulama sistemleriyle suyun daha verimli kullanılmasının hedeflendiğini ifade eden Bilgi, projelerin tamamlanmasıyla birlikte tarımsal üretimde önemli verim artışı sağlanacağını kaydetti. Öte yandan yaklaşık 1 milyar metreküp su depolayarak yüzde 90 doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı'ndan da Marmara Gölü'ne kontrollü olarak su salınmaya başlandı. DSİ 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, Demirköprü Barajı mansabında bulunan Adala Regülatörü ve kanallarda incelemelerde bulunarak alınan tedbirleri yerinde denetledi. Yetkililer, kontrollü su salımı sürecinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için gerekli önlemlerin titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. Kaynak: İhlas Haber Ajansı

25 Mayıs
Beklentilerin çok uzağında! Kulislerden sızan zam iddiası emekliyi üzecek

Beklentilerin çok uzağında! Kulislerden sızan zam iddiası emekliyi üzecek

SGK uzmanı İsa Karakaş, temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 18 civarında zam yapılabileceğini belirtti. Karakaş, seyyanen zam ve refah payı ihtimalinin ise şimdilik düşük göründüğünü ifade etti. Temmuz ayında yapılacak emekli maaşı zammı milyonlarca vatandaş tarafından beklenirken, SGK uzmanı İsa Karakaş’tan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Karakaş, Ankara kulislerinden gelen bilgiler doğrultusunda emekli maaşlarında oluşabilecek zam oranları ve olası refah payı ihtimaline ilişkin konuştu. “ZAM ORANI YÜZDE 18,58’E ULAŞABİLİR” Karakaş, kümülatif enflasyon hesaplamalarına göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarında yaklaşık yüzde 18,58 oranında artış ihtimali bulunduğunu söyledi. En kötü senaryoda bile zam oranının yüzde 17,5 ile yüzde 19,5 arasında oluşabileceğini ifade eden Karakaş, kesin rakamların mayıs ve haziran enflasyon verileriyle netleşeceğini belirtti. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI İÇİN BELİRSİZLİK Karakaş, en büyük soru işaretinin “en düşük emekli maaşı” uygulamasında yaşandığını dile getirdi. Hükümetin bu sistemi tamamen kaldırarak yalnızca sosyal yardıma ihtiyaç duyan emeklilere destek verilmesi yönünde yeni bir model üzerinde çalışabileceğinin konuşulduğunu aktaran Karakaş, bu durumun milyonlarca emekliyi belirli bir maaş sınırında sabitleyebileceğine dikkat çekti. “SEYYANEN ZAM ŞİMDİLİK UZAK GÖRÜNÜYOR” Emeklilerin en çok merak ettiği seyyanen zam ve refah payı konusunda da konuşan Karakaş, beklentilerin şu aşamada düşük olduğunu söyledi. Karakaş, Ankara kulislerinden gelen bilgiler doğrultusunda savaşların oluşturduğu küresel ekonomik belirsizlikler ve bütçe disiplini gerekçeleri nedeniyle ilave iyileştirme ihtimalinin zayıf göründüğünü ifade etti. GÖZLER HAZİRAN ENFLASYONUNDA Temmuz ayında yapılacak kesin zam oranı, TÜİK’in açıklayacağı mayıs ve haziran ayı enflasyon verilerinin ardından netleşecek.

24 Mayıs
Finansal İstikrar Komitesi toplandı: Türkiye ekonomisi şoklara karşı dayanıklı

Finansal İstikrar Komitesi toplandı: Türkiye ekonomisi şoklara karşı dayanıklı

CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından piyasalarda sert satış dalgası yaşandı. Borsa İstanbul’da düşüş yüzde 6’yı aşarken devre kesici sistemi devreye girdi. Gelişmeler sonrası Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü toplandı. Toplantı sonrası yayımlanan raporda "Türkiye ekonomisinin şoklara karşı önemli ölçüde dirençli olduğu değerlendirildi" ifadeleri yer aldı. CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından piyasalarda yaşanan sert dalgalanma ekonomi yönetimini alarma geçirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü toplandı. Toplantıda, finansal piyasalarda yaşanan son gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri ve piyasalardaki oynaklığın azaltılması için atılabilecek adımlar ele alındı. OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI SONRASI RAPOR AÇIKLANDI Zirve sonrası yayımlanan raporda ise şu ifadeler yer aldı; "Finansal İstikrar Komitesi Hazine ve Maliye Bakanımız Sn. Mehmet Şimşek başkanlığında 22 Mayıs 2026 tarihinde toplanmıştır. Toplantıda, yurtiçi ve yurtdışı gelişmelerin finansal piyasalara muhtemel etkileri ve alınabilecek tedbirler kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. "GEREKLİ TÜM ADIMLAR EŞGÜDÜM İÇİNDE ATILACAK" Komite, Türkiye ekonomisinin sağlıklı politika çerçevesi ve güçlü sermaye tamponları sayesinde şoklara karşı önemli ölçüde dirençli olduğunu değerlendirmiştir. Makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamı ve finansal sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli tüm adımların tam bir eşgüdüm içinde atılmasını kararlaştırmıştır. Komite, tüm gelişmeleri anlık ve yakından izlemeye devam edecektir."

23 Mayıs
'Evi nasıl aldıysan öyle bırak' dönemi bitiyor

'Evi nasıl aldıysan öyle bırak' dönemi bitiyor

Fahiş kira artışlarından, tahliye taleplerine kadar birçok derdi olan kiracının belini evden çıkarken daireyi boyatmak zorunda olması da büküyor. Ev sahibinin daireyi yeni boyanmış teslim etmiş olabileceğine dikkat çeken hukukçular; ev sahiplerinin o meşhur ‘Evi nasıl aldıysan öyle bırak' sözünün artık tarih olduğunu dile getiriyor. Kiracıların evi boşaltırken boya ve badana yapmak zorunda olup olmadığı tartışması Yargıtay'ın emsal kararıyla ayrı bir boyut kazandı. 'EVİ NASIL ALDIYSAN ÖYLE BIRAK' DÖNEMİ BİTİYOR Kiracı - ev sahibi ilişkisinde bir dönemin kapandığına dikkat çeken Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, evi yeni boyanmış teslim alan kiracının yıllar sonra daireden çıkarken ‘Boya-badana yap da öyle çık' talebiyle karşılaşabildiğini söyledi. Kiracının evi boyatmak zorunda olmadığını savunan Avukat Kaya, hatta kira sözleşmesinde ‘Boyanarak teslim edilecektir.' yazılmış olmasının bile yasal dayanak oluşturmayacağını dile getirdi. Ev sahibinin hor kullanma (kötü kullanım) kanıtlayamadığı sürece boya bahanesiyle depozitodan para kesemeyeceğini vurguladı. “KİRACI, TAŞINMAZDAKİ OLAĞAN KULLANIM KAYNAKLI AŞINMA VE BOZULMALARDAN SORUMLU TUTULAMAZ” Haksız kesinti yapılması durumunda e-Devlet Kapısı üzerinden veya doğrudan icra takibi başlatarak depozitonuzun iadesini yasal yollarla talep edilebileceğini anlatan Avukat Selman Nuri Kaya, şu uyarılarda bulundu; "Eğer duvarlara bilerek zarar vermediyseniz (çizme, hor kullanma yoksa) sadece yılların getirdiği olağan eskime solma veya tavan kirlenmesi yaşandıysa bu kiracının sorumluluğunda değildir. Doğal kullanım sonucu ortaya çıkan bu tür tadilat ve boya masrafları tamamen ev sahibine aittir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de verdiği emsal kararında sözleşmede yer alsa dahi boya badananın zorunluluk teşkil edilmediği belirtilmiştir. Kiracının sorumluluklarının sınırları, Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi ile çizilmiştir. Bu maddeye göre kiracı, taşınmazdaki olağan kullanım kaynaklı aşınma ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Örneğin, duvar boyalarının zamanla solması, küçük çiziklerin oluşması veya parkelerin renginin matlaşması gibi durumlar, kiracının doğal sorumluluk alanının dışında değerlendirilir. Bu kapsamda, tahliye sırasında kiracının taşınmazı boyatma zorunluluğu bulunmamaktadır." YARGITAY NE DİYOR? Öte yandan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin içtihat kararında şöyle denildi; "Depozito bedeli alınmış olup, tahliye sırasında kiracının mecuru borçsuz ve hasarsız tahliye ederek boş, temiz, boyalı ve bakımlı bir şekilde teslim edilmesi şartıyla depozitonun kiracıya aynen iade edileceği belirtilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur' denilmektedir. O halde eğer mecuru özenle kullandıysanız evi boşaltırken boya ve badana yapma zorunluluğunuz bulunmamaktadır. O halde eğer mecuru özenle kullandıysanız evi boşaltırken boya ve badana yapma zorunluluğunuz bulunmamaktadır." Kaynak: İhlas Haber Ajansı

23 Mayıs
Merkez Bankası'ndan kredi freni! İhtiyaç ve taşıt kredilerinde büyüme limiti düşürüldü

Merkez Bankası'ndan kredi freni! İhtiyaç ve taşıt kredilerinde büyüme limiti düşürüldü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla bireysel ve ticari kredilerde büyüme sınırlarını daralttı. Yeni düzenleme bugün itibarıyla yürürlüğe girerken krediye ulaşmak artık daha zorlaştı. TCMB, ihtiyaç ve taşıt kredilerinde büyüme sınırını yüzde 4'ten yüzde 3'e düşürdü. KMH limit büyümesi yüzde 2'den yüzde 1'e indirildi. KOBİ dışı işletmelere TL kredilerde büyüme sınırı yüzde 3'ten yüzde 2'ye çekildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla kredi büyümesine yönelik ilave tedbirleri devreye aldı. BİREYSEL VETİCARİ KREDİLERDE SINIRLAR DARALTILDI TCMB'nin internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, zorunlu karşılık uygulaması kapsamında kredi büyüme sınırları düşürüldü. Bireysel kredilerde tüm kredi türleri için sınırlar 1 puan daraltılırken, Türk lirası ticari kredilerde büyük ölçekli işletmelere kullandırılan krediler için 1 puan, KOBİ kredileri için ise 0,5 puanlık daraltmaya gidildi. Böylece 8 haftalık dönemde tüketicilere kullandırılan ihtiyaç ve taşıt kredileri için büyüme sınırı yüzde 4'ten yüzde 3'e çekilirken, tüketicilere tahsis edilen KMH limit büyümesi yüzde 2'den yüzde 1'e indirildi. KOBİ'lere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı yüzde 5'ten yüzde 4,5'e, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı ise yüzde 3'ten yüzde 2'ye düşürüldü. BAZI ALANLAR KAPSAM DIŞINDA Kredi büyüme hesaplama döneminin bugün sona ermesi nedeniyle yeni dönem için değişikliler bugün yayımlanarak uygulamaya alındı. TCMB, düzenlemeyle sıkı parasal duruşu desteklemeyi ve makrofinansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlıyor. İhracat, yatırım, tarım ve kamu gibi bazı alanlarda kullandırılan krediler büyüme sınırlamaları kapsamı dışında tutuluyor. Kaynak: AA / Uğur Aslanhan

23 Mayıs
Bakan Şimşek duyurdu! Türkiye’de kripto ATM’leri yasaklandı

Bakan Şimşek duyurdu! Türkiye’de kripto ATM’leri yasaklandı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kripto varlıkların kara para aklama ve suç gelirlerinin transferinde risk oluşturduğunu belirterek Türkiye’de kripto ATM’lerinin tamamen yasaklandığını açıkladı. Şimşek, stabil kripto para transferlerine günlük 3 bin dolar, aylık 50 bin dolar limit getirildiğini duyurdu. Ayrıca kurallara uymayan işlemler için zorunlu bekleme süresi uygulamasının başlatıldığını ifade etti. Türkiye'de kripto ATM'leri tamamen yasaklandı. Stabil kripto para transferlerine günlük 3 bin dolar, aylık 50 bin dolar limit getirildi. Seyahat kuralı şartlarını karşılamayan işlemler için zorunlu bekleme süreleri uygulanmaya başlandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kripto varlıkların finansal sistemde yeni risk alanları oluşturduğunu belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Şimşek, finansal inovasyonun fırsatlar kadar ciddi tehditler de barındırdığını ifade etti. Kripto varlık işlemlerinin saniyeler içinde gerçekleşebildiğine dikkat çeken Şimşek, bu sistemlerin sınır ötesine hızlı para transferine imkan sağladığını ve bazı araçların kullanıcı kimliklerini gizleyebildiğini söyledi. Şimşek, Mali Eylem Görev Gücü’ne (FATF) göre stabil coinlerin suç örgütleri tarafından giderek daha fazla tercih edildiğini belirterek, bu varlıkların kolay erişilebilir olmaları ve değerlerini korumaları nedeniyle suistimale açık hale geldiğini kaydetti. “SUÇLULAR HER ZAMAN EN ZAYIF HALKAYI BULACAK” FATF standartlarının tüm ülkelerde aynı şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Aksi takdirde suçlular her zaman en zayıf halkayı bulacak” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE’DE KRİPTO ATM’LERİNE TAM YASAK Türkiye’nin kara para aklamayla mücadele kapsamında erken adımlar attığını belirten Şimşek, 2021 yılında kripto varlık hizmet sağlayıcılarının yükümlülük kapsamına alındığını hatırlattı. Risklerin yüksek olması nedeniyle Türkiye’deki kripto ATM’lerinin tamamen yasaklandığını açıklayan Şimşek, bazı uygulamalarda FATF tavsiyelerinin de ötesine geçildiğini ifade etti. TRANSFERLERE LİMİT VE BEKLEME SÜRESİ Şimşek, stabil kripto para transferlerine günlük 3 bin dolar, aylık ise 50 bin dolar limit getirildiğini açıkladı. Ayrıca seyahat kuralı şartlarını karşılamayan işlemler için zorunlu bekleme sürelerinin uygulanmaya başladığını duyurdu. Uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Şimşek, şüpheli cüzdanlarla ilgili bilgi paylaşımının haftalar değil saatler içinde yapılması gerektiğini söyledi.

21 Mayıs